1. bölüm / 9
HENÜZ ÜNİVERSİTE 1Bölüm 1
Bölümler 9Şu an: Bölüm 1
Lefkoşa Edebiyat Üniversitesi 25 Eylül tarihinde açılmıştı. Edebiyat okuyan az öğrenci olmasına rağmen üniversite hızlıca yayılmıştı.
1. Sınıf öğrencileri sınıflara dağıtılmıştı.
A sınıfında yalnızca 8 kişi vardı. Dört kız ve dört erkekten oluşan bir sınıftı.
Kampüste hepsi bir araya geldi.
Hazal çok kibar ve tatlı bir akyazdı.
Fuat, sarışın kıvırcık saçlı, sporcu bir oğlandı.
Melis, kıvırcık kahverengi saçlı, kırmızı yanaklı, saygılı bir kızdı.
Uraz, derin bakışlı, kısa saçlı, yakışıklı ama kurnaz bir erkekti.
Lalin, düz saçlı, hoş bakışlı, çok enerjik bir kızdı.
Ayaz, çok saf, çok duygusal ve yakışklı bir erkekti. Kahverengi dalgalı saçları vardı.
Lara, kibar, anlayışlı, zeki bir kızıldı.
Koralp ise tam bir zengin aile çocuğuydu. Karizmatik bakışları, pahalı Kombinleri vardı.
Hazal: Ee tanışalım bakalım. Ben Hazal. 19 yaşındayım.
Uraz: Ben Uraz Tuncer. Buraya burslu girdim.
Koralp: Memnun oldum. Ben Koralp Tan Kardelen. Babam Ulus Kardelen. Bu üniversitenin kurucusu olur kendisi.
Ayaz: Biraderim, ne şanslı adamsın sen yaa! Baban Ulus Kardelen mi?!
Lalin: Babası Ulus Kardelen ise ne olmuş yani? Bir insandan nasıl ki babası kötü olduğu için nefret edemezsek, bir insanı babası iyi diye sevemeyiz. Hem bir kitabı kapağına göre yargılayamayız. Belki babası o kadar iyi değildir.
Fuat: Sınıfımızın inek öğrencisi de belli olduğuna göre, tam kadro hazır.
Lalin: Noldu kıskandın mı?
Lara: Hadi bırakın didişmeyi. Ben Lara bu arada.
Melis: Ben de Melis İrsem. Hepiniz ile tanıştığıma memnun oldum.
İlk tanışmada hepsi birbirine karşı küçük bir izlenim yaşamıştı. Amfiye girdiklerinde, öğretmen hepsinden ilk izlenimi ve duygularını yazmalarını istedi.
Hepsi birer kağıt çıkardı ve yazmaya başladı.
Şimdiden bir sürü aşk üçgeni olmuştu.
Hazal’ın kağıdı: “Normalde ilk görüşte aşka asla inanmam. Ama ilk görüşte şu Uraz isimli çocuğun bakışlarına düştüm.”
Fuat’ın kâğıdı: “Belki çocukça gelecek. Fakat ilk izlenimime göre Melis tam aşık olunacak bir kız. Sesi o kadar huzur verici ki.”
Melis’in kâğıdı: “Uraz’dan deli gibi hoşlanıyorum. Sanırım o da benden hoşlanıyor. Ama emin olamıyorum. Asıl korkum ise bu üniversiteye gelme nedenimi unutup, Uraz’ın derin bakışlarında boğulmak.”
Uraz’ın kâğıdı: “Aşık olmaya hiç niyetim yokken düştüm Melis’in bakışlarına. Yine kalbim yenik düştü. Söz vermiştim. Bir daha kimseyi sevmeyecektim.”
Lalin’in kâğıdı: “Ah Koralp, senin yüzünden bozuyorum yeminleri. Senin o zengin kumralı saçlarına, bembeyaz dişlerine yenildim. Senden aynı anda hem nefret ediyorum, hem de bir çekim hissediyorum.”
Ayaz’ın kâğıdı: “Bu belki de aşk değil. Ama nedense, Lara’ya her baktığımda yüzüme kocaman bir gülümseme geliyor. İçim kıpır kıpır oluyor.”
Lara’nın kağıdı: “Koralp, konusunda kafam çok karışık. Hiç tekin bir tipe benzemiyor. Hatta keko gibi. Yine de sanırım ondan hoşlandım.”
Koralp’ın kağıdı: “Açıkçası ben kimseye kolay kolay güvenmem. O yüzden ilk görüşte hiçbirine bir şey hissetmedim.”
Amfiden çıktıklarında, Lalin, Koralp’ın yanına gitti.
Lalin: Bak, benimle uğraşmayı bırak. Hatta benden uzak dur.
Koralp: İlk günden ne bu tripler? Aşık mısın kız bana?
Lalin: Ne saçmalıyorsun sen?!
Koralp: Aşık mısın bana? Takıntılı mısın?
Lalin: Ben aşka inanmıyorum. İnansam da, asla senin gibi birine aşık olmam.
Koralp: Mesela kiminle olursun? Ayaz mı?
Lalin: Bu sınıftan kimseyle olmam. Ama sen sanırım biriyle olmaya fazla meraklısın. Mesela Lara.
Koralp: Kıskandın mı?
Lalin: Yeter!
Lalin hızla uzaklaşır. Koralp gülümser. Lalin onda güzel bir etki bırakmıştır.
Bölüm etkileşimi
