BÖLÜM 4

Vaveyla Yazarı: Hazal Yaman

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: BÖLÜM 4

Haydar hızla ayağa kalkıp domatesleri tezgâha döktü ve çürük olanları aceleyle bir kaba doldurdu. Hayatta Hoppidiye’den korktuğu kadar hiç kimseden korkmuyordu. Bu domatesleri salça yapıp hem onun dırdırından kurtulacak hem de gözüne girecekti. Hatta kim bilir, belki bu iyiliğin üstüne o gizli altınları bile isteyebilirdi. Ama ortada çok büyük bir sorun vardı: Haydar hayatında hiç salça yapmamıştı.

Kara kara düşünürken aniden aklına gelen fikirle gözleri parladı. Gidip marketten hazır salça alacak, onları kavanozlara doldurup çürük domatesleri de çaktırmadan imha edecekti. Haydar planının kusursuzluğuna bakıp kıs kıs güldü. Hoppidiye ise çoktan odasına çekilmişti.

Haydar çürük domatesleri tek hamlede çöpe boşalttı, ceketini giyip gizlice evden fırladı. Hava kararmak üzereydi ve marketler kapanmadan yetişmeliydi. Kapıyı bir hırsız sessizliğiyle açıp dışarı çıktı, aynı dikkatle arkasından kapattı. Yolda öyle büyük bir keyifle yürüyordu ki bir ara neşeyle dans bile etti. Marketten iki büyük kutu salça alıp eve döndü. Hemen kolları sıvayıp salçaları kavanozlara doldurdu. Boş teneke kutuları da çöpün en dibine fırlatınca artık huzurla uyuyabilirdi. Odasına gidip yatağa uzandı ve kafasını yastığa koyar koymaz derin bir uykuya daldı.

Gece bitti, güneş doğdu. Ve tam o anda:

— Hayyydddaaaarrrr!

Mahallede resmen ufak çaplı bir sarsıntı meydana getiren o meşhur çığlık koptu. Horul horul uyuyan Haydar, yatakta irkilerek sıçradı ve dengesini kaybedip güm diye yere düştü. İçeriden ses yükselmeye devam ediyordu:

— ÇABUK MUTFAĞA GEL!!!

Haydar, başına geleceklerden habersiz, alelacele terliklerini ayağına geçirip mutfağa koştu. Hoppidiye çöp kutusunun başında dikilmiş, gözlerinden ateş saçarak Haydar’a bakıyordu.

Haydar kendi kendine, "Eyvah Haydar, boku yedin şimdi..." diye mırıldandı.

Hoppidiye parmağıyla işaret etti:

— Buraya gel!
Haydar korkudan titreyerek Hoppidiye’nin karşısına geçti. Çöp kutusu tam ortalarında bir suç kanıtı gibi duruyordu. Hoppidiye sordu:

— Bu ne Haydar?

— Çöp...

Hoppidiye’nin sol gözü sinirden seğirmeye başlamıştı:

— İçinde ne var?

Haydar eğilip çöpün içine baktı, sesi titreyerek cevap verdi:

— Do... Domates karıcım.

Hoppidiye iki elini de beline koydu:

— Domatesin burada ne işi var? Ayrıca çöpün dibindeki o boş salça kutularını da gördüm!

Haydar zorlukla yutkundu:

— Karıcım...

— Sus Haydar! Beni kandırabileceğini mi sandın?

— Ben sadece hatamı telafi etmek, senin gözüne girmek istemiştim.

— Böyle mi hata telafi edilir Haydar?!

— Evet...

Hoppidiye sinir küpüne dönmüştü; resmen Haydar’ın kafasını koparmak istiyordu. Haydar ise bu işten nasıl sıyrılacağını kara kara düşünmekteydi. Tam o sırada Abdülrezzak esneyerek mutfağa girdi:

— Anne? Baba?

Hoppidiye hızla Abdülrezzak’a döndü. Belli ki onun öfkesinden bugün evdeki herkes nasibini alacaktı:

— Oğlum mahalle uyandı, sen yeni mi kalktın?!

— Doğru, az önce mahallede ufak bir zelzele oldu zaten.

Haydar araya girmeye çalıştı:

— Sen sus Haydar!

Abdülrezzak bugün de başına ne geleceğini çok iyi biliyordu. Bıkkın bir sesle konuştu:

— Anne, beni hiç uğraştırma. At şu terliği de sen de kurtul, ben de kurtulayım.

Hoppidiye öfkeyle ayağındaki terliğe davrandı ve Abdülrezzak’a fırlattı:

— Terbiyesiz!

Abdülrezzak kollarını iki yana açmış, terliği bir ödül gibi kabullenmişti. Kafasına çarpıp yere düşen terliği uysalca alıp annesine geri verdi ve bu kaos ortamından hızla uzaklaştı. Artık üzülmek ya da "Neden böyle bir ailem var?" diye düşünmek onu yıpratıyordu. Anne ve babası acaba ne zaman onun farkına varacaktı? Oğulları gözlerinin önünde eriyip yok oluyordu ama Hoppidiyr’nin tek derdi çöpler ve domatesler, Haydar’ın derdi ise altınlardı.

Hoppidiye tekrar kocasına döndü:

— Bana bak Haydar! Hemen şimdi pazara gidip bana sağlam domates alacaksın. İçinde tek bir tane bile çürük görürsem seni bitiririm!

— Tamam hayatım, tamamen sakin ol...

Hoppidiye’nin gözleri yuvalarından fırlayacak gibi açıldı:

— Bana sakin ol deme! Çıldırttın beni! Biraz erkek ol be!

— Üfffff, hep aynı kavga yani...

diye söylendi Haydar.

Hoppidiye öfkeyle, içi çöp dolu poşeti Haydar’ın eline tutuşturdu:

— Al şunu, doğruca çöpe atıyorsun!

Haydar, Hoppidiye’nin bu abartılı tepkilerine alışkın adımlarla poşeti sessizce aldı ve evden çıktı. Yolda yürürken kendi kendine söyleniyordu: "Bugün kahvehanede çay içmek yok Haydar... Akıllı uslu domatesini alıp eve döneceksin."

Derin bir nefes aldığı sırada karşıdan gelen Rıza’yı gördü. Rıza da Haydar’ı fark edip elini kaldırdı:

— Ooo, Haydar!

Haydar korkuyla dudaklarını ısırdı. Yine başına bir çorap örüleceğini tahmin ediyordu ama direnmesi gerekiyordu. Eğer bugün eve sağlam domateslerle dönemezse, Hoppidiye bu sefer kesin kafasını koparacaktı.

Haydar, Rıza'yı görünce adımlarını hızlandırıp görmezden gelmeye çalıştı ama Rıza çoktan yanına varmıştı bile. Rıza, Haydar'ın elindeki çöp poşetine ve yüzündeki o çaresiz ifadeye bakıp bıyık altından güldü.

— Haydar, hayırdır sabah şeriflerin hayırlı olsun? Yine Hoppidiye yengeden muhtırayı yemişsin gibi bir halin var, dedi Rıza takılarak.

Haydar çöp poşetini konteynere fırlatırken derin bir iç çekti:

— Sorma Rıza, sorma... Evde tam bir domates ihtilali yaşandı. Hemen pazara gidip sağlam domates almam lazım, yoksa akşam eve sağ giremem. Beni hiç oyalama gözünü seveyim.

Rıza, Haydar’ın koluna girip onu pazarın tam tersi istikametine, kahvehaneye doğru çekiştirirken sinsice fısıldadı:

— Yahu bırak şimdi domatesi momatesi! Sen bana şu bahsettiğin gizli altınlardan haber ver. Bizim kahveci Hüseyin'in tanıdığı bir kuyumcu var, değerinden yüksek bozuyor diyorlar. Gel iki dakika çay içelim, hem şu işi detaylıca konuşuruz hem de pazarın en iyi domatesçisinin yerini söylerim sana.

Haydar, kafasını koparmaya yeminli bir Hoppidiye ile hayatını kurtaracak altın hayali arasında sıkışıp kalmıştı. Rıza'nın cazip teklifi karşısında iradesi sallanmaya başladı, yutkundu ve kahvehaneden yükselen taze çay kokusuna doğru bakakaldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

80okunma 40beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.