7. bölüm / 20
Hayat boşluğu7.bölüm geçmişin yansıması
Bölümler 20Şu an: 7.bölüm geçmişin yansıması
- 1 1.bölüm başlangıçta boşluk vardı340 kelime
- 2 2.bölüm tanışma300 kelime
- 3 3.bölüm yolculuk başlıyor436 kelime
- 4 4.bölüm soruların izinde302 kelime
- 5 5.Bölüm anlamın ardında389 kelime
- 6 6. Bölüm Bir anlık duruş395 kelime
- 7 7.bölüm geçmişin yansıması294 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8.bölüm yeniden başlamak411 kelime
- 9 9.bölüm sonsuz bir dönüş269 kelime
- 10 10.bölüm sonsuzluktan bir adım301 kelime
- 11 11.bölüm sadece bir yansıma321 kelime
- 12 12.bölüm kaybolan zamanın ardında491 kelime
- 13 13.bölüm yansımanın sonsuzluğu372 kelime
- 14 14.bölüm Bir yansıtmanın ışığı394 kelime
- 15 15.bölüm sonsuz yansıtmanın sonu370 kelime
- 16 16.bölüm sonsuzluğun kapıları347 kelime
- 17 17. Bölüm yeniden bir başlangıç398 kelime
- 18 18.bölüm yolculuğun ışığında382 kelime
- 19 19.bölüm son sözler ve yeni ufuklar423 kelime
- 20 20.bölüm sonsuz dönüşüm369 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Köprüdeki sessizliğimizin ardından, bir süre daha düşüncelere dalarak birbirimize bakmadan yürüdük. Artık adımlarımız birbirini takip etmekteydi, ama her biri bir öncekinden daha hafifti. Geçmişin izleriyle, geleceğin belirsizliği arasında, şu anı deneyimlemek daha kolay hale gelmişti. Belki de boşluk, yalnızca durmamız gerektiği anları hatırlatıyordu.
Barış, "Bir zamanlar bu köprüden geçerken," dedi, sesinde hafif bir hüzünle, "her şey çok daha netti. Bir hedef vardı, bir yön. Ama sonra hayat o kadar hızlı ilerledi ki, nehir gibi, her şey geçip gitti."
"Hayat hızla geçerken biz neyi kaybettik?" diye sordum. Cevap, her zaman olduğu gibi, bir boşluktu. Kafamda yankılanan bir soru daha.
"Zamanı mı? Yavaşladıkça, her şeyin değerini anlamaya başladım," dedi Barış. "Ama anlamak, bazen daha fazla kaybolmak demek."
O an, o kadar uzakta değil ama bir o kadar da yabancı olan bir düşünce geldi aklıma. "Belki de kaybolmak, bulmaktan daha değerli," dedim. "Kaybolduğunda, her şeyin ne kadar önemli olduğunu fark ediyorsun. Bulduğunda ise, yeni bir kayboluş başlıyor."
Barış, bu cümleyi içselleştirerek başını hafifçe salladı. "Bunu hissediyorum. Belki de kaybolmak, hepimizin kaçmak istediği bir şey. Ama belki de kaçmak değil, kabul etmek gerekiyor."
İçimden bir şeyler titredi. Barış’ın söyledikleri, hissettiklerimle tamamen örtüşüyordu. Kaybolmak, belki de bir şeylerden kaçmak değil, bir anlam arayışının bir parçasıydı. Biz, her gün kaybolarak bir şeyler buluyorduk. Ama bu kayboluş, nihayetinde gerçek anlamı öğrenmekti.
Bir süre sonra, köprüden ayrılmaya karar verdik. Sadece birkaç adım atmak, artık yavaşlayarak yürümek... Tüm bunlar, o kadar rahatlatıcıydı ki, adımlarımızla birlikte kaybolduğumuzu hissedebiliyordum.
Şehre dönerken, farklı bir şey fark ettim. Boşluk, ne kadar korkunç olursa olsun, zamanla sana kendini kabul ettiriyordu. Onu düşünmeden yaşamak, bir çözüm değil belki ama gerçek bir anlam arayışına dönüşüyordu.
Ve bir noktada, belki de anlamak değil, sadece var olmak gerekiyordu. Kendi içindeki boşluğu kabul etmek ve buna rağmen hayatın akışında kaybolmak, özgürleştirici bir şeydi.
Bölüm etkileşimi
