Hayat boşluğu kitap kapağı

7. bölüm / 20

Hayat boşluğu

7.bölüm geçmişin yansıması

Vaveyla Yazarı: Kimbilir Mm9

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 7.bölüm geçmişin yansıması

Köprüdeki sessizliğimizin ardından, bir süre daha düşüncelere dalarak birbirimize bakmadan yürüdük. Artık adımlarımız birbirini takip etmekteydi, ama her biri bir öncekinden daha hafifti. Geçmişin izleriyle, geleceğin belirsizliği arasında, şu anı deneyimlemek daha kolay hale gelmişti. Belki de boşluk, yalnızca durmamız gerektiği anları hatırlatıyordu.

Barış, "Bir zamanlar bu köprüden geçerken," dedi, sesinde hafif bir hüzünle, "her şey çok daha netti. Bir hedef vardı, bir yön. Ama sonra hayat o kadar hızlı ilerledi ki, nehir gibi, her şey geçip gitti."

"Hayat hızla geçerken biz neyi kaybettik?" diye sordum. Cevap, her zaman olduğu gibi, bir boşluktu. Kafamda yankılanan bir soru daha.

"Zamanı mı? Yavaşladıkça, her şeyin değerini anlamaya başladım," dedi Barış. "Ama anlamak, bazen daha fazla kaybolmak demek."

O an, o kadar uzakta değil ama bir o kadar da yabancı olan bir düşünce geldi aklıma. "Belki de kaybolmak, bulmaktan daha değerli," dedim. "Kaybolduğunda, her şeyin ne kadar önemli olduğunu fark ediyorsun. Bulduğunda ise, yeni bir kayboluş başlıyor."

Barış, bu cümleyi içselleştirerek başını hafifçe salladı. "Bunu hissediyorum. Belki de kaybolmak, hepimizin kaçmak istediği bir şey. Ama belki de kaçmak değil, kabul etmek gerekiyor."

İçimden bir şeyler titredi. Barış’ın söyledikleri, hissettiklerimle tamamen örtüşüyordu. Kaybolmak, belki de bir şeylerden kaçmak değil, bir anlam arayışının bir parçasıydı. Biz, her gün kaybolarak bir şeyler buluyorduk. Ama bu kayboluş, nihayetinde gerçek anlamı öğrenmekti.

Bir süre sonra, köprüden ayrılmaya karar verdik. Sadece birkaç adım atmak, artık yavaşlayarak yürümek... Tüm bunlar, o kadar rahatlatıcıydı ki, adımlarımızla birlikte kaybolduğumuzu hissedebiliyordum.

Şehre dönerken, farklı bir şey fark ettim. Boşluk, ne kadar korkunç olursa olsun, zamanla sana kendini kabul ettiriyordu. Onu düşünmeden yaşamak, bir çözüm değil belki ama gerçek bir anlam arayışına dönüşüyordu.

Ve bir noktada, belki de anlamak değil, sadece var olmak gerekiyordu. Kendi içindeki boşluğu kabul etmek ve buna rağmen hayatın akışında kaybolmak, özgürleştirici bir şeydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.