Hayat boşluğu kitap kapağı

13. bölüm / 20

Hayat boşluğu

13.bölüm yansımanın sonsuzluğu

Vaveyla Yazarı: Kimbilir Mm9

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 13.bölüm yansımanın sonsuzluğu

Zaman, bir adım daha attıkça, geriye doğru silikleşiyordu. Her şeyin, her anın, her kayboluşun içinde bir anlam bulduğumuzdan emin olamamıştık. Ama bir şey kesinleşmişti: Yolculuk devam ediyordu, sonsuz bir döngüde. Boşluk, sadece bir kavram değil, bir varoluş haline gelmişti. O anı kabul etmek, kaybolmayı bilmek, aslında en derin anlamı taşıyordu.

Barış ve ben, bir sabah, tekrar eski sinema salonunun önünde buluştuk. O eski, terkedilmiş mekan, bizim için çok şey ifade ediyordu artık. Geçmişin izlerini, kaybolmuş anıların yankılarını taşıyan bir yerdi. Artık orada bir şey aramıyorduk. Geçmişi ve geleceği, sadece o anın içinde var ediyorduk. O eski salon, tüm hikâyelerin ve kayboluşların birleşim noktasıydı.

“Burada, bir şeyler hissediyorum,” dedi Barış, sessizce. “Burası, zamanın dışında bir yer gibi. Kaybolmuş değiliz. Burada, her şey aynı anda var.”

Bunu söylediğinde, kelimeler bir anda anlam kazandı. Zaman, kaybolan bir şey değilmiş, sadece farklı bir şekilde var oluyormuş gibi gelmeye başladı. Biz de kaybolduğumuzu düşündüğümüz her an, aslında bir adım daha geriye atıyor, bir adım daha derinleşiyorduk. Her kayboluş, başka bir buluştu.

“Belki de her şeyin bir anlamı yok,” dedim, derin bir nefes alarak. “Ama o anlamın varlığını aramamız, bizdeki boşluğu şekillendiriyor. O boşluk, zamanla doluyor.”

Barış başını sallayarak, “Evet,” dedi. “Ve belki de kaybolduğumuzda, aslında kendimizi buluyoruz. Zaman, yansımanın gerisinde bir hal alıyor. Her şey birbirine bağlı. Her kaybolan şey, sonunda bir yansıma gibi geri dönüyor.”

Bir süre sessiz kaldık. Sinema salonunun önündeki karanlık, içimizi sararken, her şeyin aslında bir bütün olduğuna dair bir farkındalık doğdu. Kaybolmak, aslında bir şeylerden kaçmak değil, bir şeylere doğru adım atmak gibiydi. Biz de kayboldukça, her şey daha anlamlı hale geliyordu.

“O zaman, belki de yolculuğun kendisi bu yansıma,” dedi Barış. “Bir yansıma gibi her şeyin içinde kaybolmak. Ve kaybolduğumuzda, her şey tam olarak bulunduğu yerden devam eder.”

Gözlerimde bir ışık belirdi. O an fark ettim ki, kaybolmak, sadece bir adım geri gitmek değildi. Her kaybolan şey, aslında bulunmuş bir şeydi. Yansımanın içinde, her şeyin anlamı vardı. Ve bu yolculuk, asla sona ermeyecekti. Çünkü kayboldukça, biz de buluyorduk.

Sonra, birlikte o terkedilmiş sinema salonunun kapısını açtık ve içeri adım attık. Karanlık, bizi sararken, bir kez daha fark ettik: Kaybolduğumuz her yerde, bir anlam ve bir ışık vardı. Ve o ışık, her şeyin başladığı yerdi. Bu yolculuk, bir yansıma gibi devam edecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.