4. bölüm / 20
Hayat boşluğu4.bölüm soruların izinde
Bölümler 20Şu an: 4.bölüm soruların izinde
- 1 1.bölüm başlangıçta boşluk vardı340 kelime
- 2 2.bölüm tanışma300 kelime
- 3 3.bölüm yolculuk başlıyor436 kelime
- 4 4.bölüm soruların izinde302 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm anlamın ardında389 kelime
- 6 6. Bölüm Bir anlık duruş395 kelime
- 7 7.bölüm geçmişin yansıması294 kelime
- 8 8.bölüm yeniden başlamak411 kelime
- 9 9.bölüm sonsuz bir dönüş269 kelime
- 10 10.bölüm sonsuzluktan bir adım301 kelime
- 11 11.bölüm sadece bir yansıma321 kelime
- 12 12.bölüm kaybolan zamanın ardında491 kelime
- 13 13.bölüm yansımanın sonsuzluğu372 kelime
- 14 14.bölüm Bir yansıtmanın ışığı394 kelime
- 15 15.bölüm sonsuz yansıtmanın sonu370 kelime
- 16 16.bölüm sonsuzluğun kapıları347 kelime
- 17 17. Bölüm yeniden bir başlangıç398 kelime
- 18 18.bölüm yolculuğun ışığında382 kelime
- 19 19.bölüm son sözler ve yeni ufuklar423 kelime
- 20 20.bölüm sonsuz dönüşüm369 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fabrikadan ayrıldıktan sonra, sessiz bir yürüyüş yaptık. Sokak lambalarının altında adımlarımız yankılanıyordu. Konuşmadan yan yana yürümek garip bir şekilde huzur vericiydi. Barış, arada bir gökyüzüne bakıyor, ben ise yolda çizilen gölgelerimizi izliyordum.
“Boşluk her yerde,” dedi birden, duraksayarak. “Sokaklarda, gökyüzünde, hatta insanların yüzlerinde. Ama sence bunun bir nedeni var mı? Yoksa biz mi her şeyi bu kadar büyütüyoruz?”
Sorusuna hemen cevap veremedim. Kendi içimde bu soruya kaç kez cevap aramıştım ki? “Belki de nedeni aramamak gerekir,” dedim sonunda. “Belki sadece kabul etmeliyiz. Boşluk, bizim bir parçamızdır.”
Barış, başını eğip hafifçe güldü. “Kabul etmek... Hiç kolay değil,” dedi. “Ama haklısın. Kaçmak, sadece daha çok yoruyor insanı.”
O gece, yollarımız ayrılmadan önce bir karar aldık: boşluğu daha iyi anlamak için her gün küçük bir şey yapacaktık. Bir yere gidecek, bir şey yazacak ya da sadece bir anıyı paylaşacaktık. Bu yolculuk, günlük hayatın içinde bir keşfe dönüşecekti.
---
Ertesi gün, Barış beni eski bir sahafa götürdü. İçerisi kitaplarla doluydu; raflarda yer kalmadığı için kitaplar üst üste yığılmıştı. Ortam, tozlu ve karanlık bir huzura sahipti.
“Burada bir kitap bulmuştum,” dedi Barış, raflardan birini işaret ederek. “Adını hatırlamıyorum ama içinde şöyle bir cümle vardı: ‘Boşluk, sadece dolmayı bekleyen bir yer değildir; bazen kendisi en saf haliyle yeterlidir.’”
Bu cümle, benim düşüncelerimi yerinden oynattı. “Belki de boşluk dolmamalı,” diye mırıldandım. “Belki onu doldurmak yerine onunla yaşamayı öğrenmeliyiz.”
Barış, bana dönüp gülümsedi. “O zaman bugün bunu deneyelim,” dedi. “Boşluğu değiştirmeden sadece gözlemleyelim. Belki anlamını kavramaya bir adım daha yaklaşırız.”
Kitapçıdan çıktığımızda sessizlik içinde sokakları arşınladık. İnsanları izledik; yüzlerindeki ifadeleri, adımlarındaki ağırlığı. Herkes bir şey arıyordu, ama ne olduğunu bilmek imkânsızdı.
O gün, boşluğu olduğu gibi kabul etmeye çalıştık. Sorularımıza henüz bir cevap bulamamıştık, ama artık boşluktan korkmuyorduk. Çünkü o, bizimle birlikte yolculuk eden bir yol arkadaşı gibiydi. Ve belki de, bu yolculuğun en önemli yanı cevaplar değil, soruların kendisiydi.
Bölüm etkileşimi
