Hastane Koridoru kitap kapağı

6. bölüm / 9

Hastane Koridoru

Bölüm 6

Vaveyla Yazarı: Ervosss

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: Bölüm 6

Telefon ekranına bakmaya devam ettim.
Gökhan'a da güvenme.
Bu cümle kafamın içinde dönüp duruyordu.
Bir süre ne yapacağımı bilemedim.
Mesajı silsem mi?
Cevap mı versem?
Yoksa hiçbir şey olmamış gibi telefonu cebime mi koysam?
Sonunda mesajın ekran görüntüsünü aldım.
Tam telefonu kapatacakken yanımdan bir ses geldi.
“Ne oldu?”
Başımı kaldırdım.
Gökhan karşımdaki sıraya dayanmış, bana bakıyordu.
“Hiç.”
Kaşlarını kaldırdı.
“Sen de mi?”
“Ne?”
“Hiç diyorsun.”
Telefonumu hemen kapattım.
“Bir şey yok.”
Gökhan birkaç saniye yüzüme baktı.
Sonra gözlerini kıstı.
“Leyla.”
“Ne?”
“Telefonunu göster.”
“Niye?”
“Çünkü bir şey olduğu belli.”
“Yok.”
“Var.”
“Yok dedim ya.”
Gökhan elini uzattı.
“Ver.”
Telefonumu daha sıkı tuttum.
“Hayır.”
“Leyla.”
“Gökhan.”
İkimiz de birkaç saniye birbirimize baktık.
Sonunda iç çektim.
“Bana mesaj geldi.”
Gökhan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Kimden?”
“Bilmiyorum.”
“Göster.”
Bu kez telefonu ona uzattım.
Mesajı okudu.
Yüzü tamamen ciddileşti.
“Ne zaman geldi?”
“Az önce.”
“Numara?”
“Bilinmeyen.”
Gökhan tekrar ekrana baktı.
“Başka mesaj var mı?”
“Üç tane.”
“Üçünü de göster.”
Ekranı aşağı kaydırdım.
Mesajları okudu.
Sana söylemiştim.
Oraya bir daha gitme.
Ve sonuncusu...
Gökhan'a da güvenme.
Gökhan son mesajda durdu.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra telefonu bana geri verdi.
“Bunu kimseye gösterme.”
“Niye?”
“Çünkü bilmiyoruz kim olduğunu.”
“Sen biliyor musun?”
Başını iki yana salladı.
“Hayır.”
“Peki neden bana da yazıyor?”
Gökhan cevap vermedi.
“Dün sana da yazmıştı, değil mi?”
Bir an sustu.
Sonra:
“Evet.”
“Ne dedi?”
“Benim ne gördüğümü düşündüğünü söyledi.”
“Sen ne gördün?”
Gökhan gözlerini kaçırdı.
“Hiçbir şey.”
“Gökhan.”
“Gerçekten.”
“Peki neden seni tehdit ediyor?”
“Bilmiyorum.”
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra Gökhan telefonunu çıkardı.
Ekranı açtı.
“Benim mesajlarım da böyleydi.”
Bana telefonunu uzattı.
Bilinmeyen numaradan gelen mesajları gördüm.
Mesajlar kısa ve tehditkârdı.
Bir süre ekrana baktım.
Sonra Gökhan'a döndüm.
“Bizi biri izliyor olabilir mi?”
Gökhan cevap vermedi.
Bu sessizlik, cevaptan daha kötüydü.
“Gökhan?”
“Bilmiyorum.”
“Dün o üst katta bizi gördü.”
“Evet.”
“Bugün de seni orada gördü.”
“Evet.”
“Bizi nasıl takip ediyor?”
Gökhan telefonu cebine koydu.
“Bilmiyorum ama bir şeyden eminim.”
“Neyden?”
“Bir daha tek başına hiçbir yere gitmeyeceksin.”
Kaşlarımı kaldırdım.
“Yine mi emir?”
“Bu sefer evet.”
“Niye?”
“Çünkü bu iş şaka değil.”
Sesindeki ciddiyet yüzünden cevap veremedim.
Gökhan birkaç saniye sustu.
Sonra sınıfın kapısına baktı.
“Ve o üst kata bir daha çıkmayacağız.”
“Biz mi?”
“Evet.”
“Sen az önce orada ne arıyordun o zaman?”
Gökhan bana baktı.
“Dünkü sesi.”
“Ne?”
“Dün inerken duyduğumuz sesi.”
Bir an düşündüm.
“Tak sesini mi?”
Başını salladı.
“Evet.”
“Peki tahtanın altında ne vardı?”
“Bilmiyorum.”
“Çünkü müdür yardımcısı geldi.”
“Evet.”
“Yani hâlâ bilmiyorsun.”
“Hayır.”
Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı.
İkimiz de sustuk.
İçeri öğretmen girdi.
Herkes yerine geçti.
Ben de önüme döndüm.
Ama artık derse odaklanamıyordum.
Aklımda tek bir şey vardı.
Birisi bizi izliyordu.
Bizi biliyordu.
Nereye gittiğimizi biliyordu.
Ve şimdi bana açıkça Gökhan'a güvenmememi söylüyordu.
Ama neden?
Gökhan gerçekten bir şey mi saklıyordu?
Yoksa bizi korumaya mı çalışıyordu?
Bunu bilmiyordum.
Bildigim tek şey, artık bu işin içinde benim de olduğumdu.