38. bölüm · GÜLÜN ÖTESİNDE

Bölüm 38 Farklı Bedenler Tek Ruh

Kadir Yalım

Sarı, önündeki araca baktığında Akça’nın indiğini gördü.

Akça hızlı adımlarla şoför camına yaklaştı, rüzgâr saçlarını savuruyordu:

Akça:
“Beni takip et abi!”

Akça, aracına geri döndü ve motoru çalıştırıp yola çıktı. Sarı, ne olduğunu anlayamadı; şaşkınlığı yüzünden okunuyordu.

Akça aracı ormanlık bir yola çekti, ağaçlar iki yanlarında sıklaşmış, gölgeler aracın üzerine düşüyordu. Sarı da onun arkasında durdu. İkisi de araçtan indi; yerdeki çakıllar adımlarının altında hafifçe ses çıkardı.

Sarı Ömer:
“Hayırdır paşam, noluyo?”

Akça:
“Asıl soru sen benden ne saklıyorsun? Sana noluyo abi?”

Sarı Ömer:
“Ne saklıcam Akça, saçmalama.”

Akça:
“Abi, yuvadan çıktın biliyorum. Ben evden ilk çıktım, sonra senin çıkmanı bekledim, seni takip ettim. Kafan o kadar dolu ki takip edildiğini dahi anlamadın. Neler oluyor abi?”

Sarı Ömer:
“Bir şey yok paşam.”

Akça:
“Bana daha fazla yalan söylemeye devam edersen yüzüne bakmam, haberin olsun.”

Sarı Ömer, Akça’nın ciddiyetini anladı. Bir süre sustu, sonra derin bir nefes aldı ve Akça’ya her şeyi anlattı. Rüzgâr yaprakları savururken ikisinin bakışları birbirine kilitlenmişti.

Akça:“Yanlış düşünmüşsünüz. Öncelik hedef İtalyanlar için evet, sensin. Ama Fuat için de hala benim . Evet Celal’in teşkilat tarafından alındığını biliyor, ama o piç Gülü seviyor. Yani onunla benim hukukum başka. Hele şimdi nişan yapacağımızı bilse, işte o zaman gör sen, ilk hedef kimmiş.”

Sarı Ömer:
“Haklısın, Fuat’ın Güle aşık olduğunu bilmiyordum.”

Akça:
“Benden bir daha bir şeyler saklama abi, sakın. Biz tekiz, iki ayrı bedende tek ruh. Seninle uzun yıllar görüşmesek de çocukluğumuzu biliriz. O yüzden içinden ne geçiyorsa, ben anlarım.”

Sarı Ömer:
“Tamam paşam, söz. Bir daha saklamıcam.”

Akça:
“Şimdi ne yapmamız gerektiğini düşünelim.”

Sarı Ömer:
“Tamam paşam.”

Tam o sırada Sarı’nın telefonu çaldı; arayan Mert’ti.

Sarı Ömer:
“Efendim kardeşim?”

Mert:
“Abi buraya gelmen lazım.”

Sarı Ömer:
“Tamam paşam, geliyoruz.”

Mert:
“Geliyoruz mu?”

Sarı Ömer:
“Akça biliyor artık.”

Mert:
“Tamam abi, hızlı olun.”

Akça ve Sarı hemen araçlarına binip yuvaya doğru yola çıktılar.

Yuvaya vardıklarında toplantı odasına girdiler. Oda, loş ışıklar ve masanın üzerindeki belgelerle doluydu; Mert ve Kemal Başkan, Sarı ve Akça’yı beklemeden olayı tartışıyorlardı.

Sarı Ömer:
“Ne oldu?”

Kemal Başkan:
“Oturun evlatlar.”

Akça:
“Başkanım, yeni bir gelişme mi var?”

Kemal Başkan:
“Evet evlat.”

Mert:
“İtalya’daki beklediğimiz misafirler yola çıktı. Ama öncesinde buradaki bazı yeraltı dünyasındaki kişilerle iletişime geçtiler.”

Sarı Ömer:
“Kiminle?”

Mert:
“Abi, Seksekler diye bir çete, duydunuz mu hiç?”

Sarı Ömer:
“Evet, duydum.”

Mert:
“İşte o çeteyle iletişime geçtiler. Ama senin için olduğunu sanmıyorum, tahminlerimize göre Akça için görüşüldü.”

Sarı Ömer:
“Akça ne alaka?”

Kemal Başkan:
“Görüşen kişi Fuat’ın adamlarından.”

Akça:
“Sana demiştim abi.”

Sarı Ömer:
“Haklıymışsın paşam.”

Mert:
“Bizim anlamadığımız konu, bu neden Akça?”

Sarı Ömer:
“Fuat iti Güle aşıkmış.”

Mert:
“Vay anasını be.”

Kemal Başkan:
“İşte şimdi taşlar yerine oturdu.”

Akça:
“O Seksek denilen çete İhtiyar Hamdi’yi bilmezler mi?”

Mert:
“Zaten ilk önce kabul etmemişler. İhtiyar Hamdi’yi duyunca… ama tabi parayı görünce işler değişmiş.”

Akça:
“Parayı veren düdüğü çalmış.”

Kemal Başkan:
“Aynen öyle evlat.”

Sarı Ömer:
“O çetenin hamlelerini nasıl öğreneceğiz?”

Mert:
“O çetenin dört başı var. Birini bizim tarafımıza çekmiştik; o bize gerekli istihbaratı yapacak.”

Sarı Ömer:
“Nasıl güveneceğiz ona?”

Kemal Başkan:
“Eğer dediklerimizi yapmazsa, onu ezerler.”

Mert:
“Evet, elimizde büyük istihbarat var. Onu kullanıyoruz, mecburen dediklerimizi yapıyor ve yapacak.”

Akça:
“Peki İtalyanlar?”

Mert:
“Onlar savaşa değil, tatile geliyormuş gibiler.”

Sarı Ömer:
“Nasıl yani?”

Mert:
“Abi, senin öldürdüğün adamın kardeşi yani Salvadore Moretti, eşi Francesca Moretti ve yanında beş adamıyla geliyor.”

Akça:
“Savaşa bu kadar az adamla gelmesi imkânsız.”

Kemal Başkan:
“Biz de bunu tartışıyorduk. Düşüncemiz şu: diğer adamları farklı ülkelerden gelecek.”

Sarı Ömer:
“Bu düşünceye nasıl vardık?”

Mert:
“Çünkü bu Moretti’nin adamlarının çoğu farklı ülkelere uçmuş: İspanya, Amerika, Rusya, Yunanistan gibi. Bunu tespit ettik.”

Sarı Ömer:
“Amaçları ne acaba?”

Akça:
“Bizi biliyorlar mı?”

Mert:
“Biz de onu sorguladık. Ama şöyle de olabilir: Bu adamlar, o ülkelerdeki adamlarını toplayıp gelecekler. Bu sayede farklı ırklardan yapılan eylemler sonucunda Moretti ailesi şüpheli duruma düşmeyecek.”

Sarı Ömer:
“Gayet mantıklı. Eğer böyle düşünmüşse, zeki adam.”

Akça:
“Ya da bu fikri Fuat üzerinden Mossad verdi, onlar da bunu uyguluyor.”

Kemal Başkan:
“Bu da bir seçenek tabi.”

Akça:
“Ama emin olmadığınız için adamımız gerçekten zeki olabilir.”

Sarı Ömer:
“Bakalım, göreceğiz…”