37. bölüm · GÜLÜN ÖTESİNDE
Bölüm 37 Kafada Tilkiler
Ömer, yuvadan ayrılmış ve eve doğru yola çıkmıştı. Sabahın hafif serinliği ve yol boyunca geçip giden Güneş ışıkları arasında düşünceleri derinleşmişti. Eve ne ara geldiğini anlamadı bile; kafasında planlar ve olasılıklar birbirine karışıyordu.
İhtiyar Hamdi:
“Oğlum, nerde kaldın?”
Sarı Ömer:
“Eşimi ve oğlumu ziyarete gittim baba.”
İhtiyar Hamdi:
“Bir gün beni de götür, gelinimle torunumu ziyarete.”
Sarı Ömer:
“Tamam baba.”
Akça:
“Hep birlikte gideriz.”
Gül:
“Evet, birlikte gidelim.”
İhtiyar Hamdi:
“Gideriz kızım.”
Akça:
“Hadi bakalım kahvaltıya.”
Kahvaltı boyunca Ömer hiç konuşmadan yiyeceğini yedi; gözleri tek bir noktaya odaklanmış, zihni sürekli tetikteydi.
İhtiyar Hamdi ve Gül, Ömer’in kaybettiği ailesini düşündüğünü sanıyordu. Fakat Akça, onun zihninde çok daha geniş bir tablo olduğunu seziyordu.
Akça:
“Abi, benim bir devrem vardı, yaralanmış. Sabah aldım haberi, hastanedeymiş. Ben onu ziyarete gideceğim.”
Sarı Ömer:
“Tamam paşam, ben de kayınpederimi ziyarete gideceğim. Uzun zaman oldu, gitmedim, ayıp olur.”
Gül:
“Tamam ama geç kalmayın, biliyorsunuz akşama organizasyon var.”
Akça:
“Tamam gülüm.”
Akça kahvaltısını bitirdikten sonra masadan kalktı ve evden ilk çıkan o oldu. Kısa bir süre sonra Ömer de sessizce evden çıktı.
Yuvaya geri döndü. Loş ışıklar altında aracını park ettikten sonra Kemal Başkan’ın kapısının önüne geldi ve kapıyı çaldı.
Kemal Başkan:
“Hoşgeldin evlat, gel.”
Sarı Ömer:
“Hoşbuldum başkanım.”
Kemal Başkan:
“Neden geldin? Bir şey mi oldu?”
Sarı Ömer:
“Hayır başkanım, evde duramadım. Orada durdukça ailemi tehlikeye sokuyormuş gibi hissediyorum.”
Kemal Başkan:
“İçin rahat olsun evlat, merak etme. Onlar tehlikede falan değil.”
Sarı Ömer:
“İçimde kötü bir his var, başkanım.”
Kemal Başkan:
“Anlıyorum Sarı, ama merak etme. Çünkü bizim bunları bildiğimizi bilmiyorlar; onlardan bir adım öndeyiz.”
Sarı Ömer:
“Biliyorum başkanım, biliyorum.”
Yaklaşık bir saat boyunca Sarı, yuvada kaldı. Yeni bir gelişme çıkmadığı için sonunda evine doğru yola çıktı.
Aracıyla sakin bir şekilde ilerlerken, bir anda önüne bir araç kırdı. Sarı ani fren yaptı; kalbi hızla çarpmaya başladı, gözleri hızla çevresine kaydı.
Sarı Ömer (içinden):
“Kimdi bu?”
