10. bölüm · GÜLÜN ÖTESİNDE
Bölüm 10 Vay Gidi Vay
Mert, İhtiyar’ın elini öptü ve Akça’nın yanına döndü.
Mert:
“Devrem, ben artık gideyim. Sen burada kal. Dayı sana ne yapacağını anlatır. Bu arada sana yeni bir isim taktı. Bundan sonra adın Korkut.”
Akça:
“Ne alaka devrem? Korkut ismi nereden çıktı?”
Mert:
“Bilmiyorum devrem. Dayı anlatır.”
Sarılıp vedalaştılar. Mert gitti.
Akça kendi kendine düşünmeye başladı:
“Bu adam bana niye isim taktı?”
Tam o sırada İhtiyar Hamdi ve kızı Güneş yanına geldiler.
Akça Güneşi gördüğü anda içinde tarifsiz bir huzur doldu.
İhtiyar Hamdi:
“Bak kızım, bu arkadaşın adı Korkut. Senin koruman.”
Güneş:
“Baba, ben bu durumlardan çok sıkıldım. Normal bir hayat istiyorum. Korumayla gezmek istemiyorum. Çocukluğumdan beri yoruldum.”
İhtiyar Hamdi:
“Merak etme kızım. Her şey gelip geçici. Ama benim sözümden ve Korkut’un sözünden çıkmayacaksın.”
Güneş:“Peki baba… Zaten hayır desem de faydası yok.”
Güneş ayrıldı.
Akça:
“Dayı, beni neden Korkut diye tanıttın?”
İhtiyar Hamdi:
“Paşam, bu evde kuralları ben koyarım. Bu senin ve kızımın iyiliği için. Bundan sonra adın Korkut.”
Akça anlam veremedi ama kabul etti.
İhtiyar Hamdi:
“Paşam, bu akşam saat 20.00’de kızımın arkadaşının doğum günü organizasyonu varmış. Oraya gitmek istiyor. Onunla sen gideceksin. Al bu telefonu, cebine koy. Bu telefonda Güneş’in ve benim numaramız var. Bizde de bu hattın numarası kayıtlı. Tamam mı yeğen?”
Korkut:
“Eyvallah dayı.”
Saat ilerledikçe Korkut’un içinde tuhaf bir his belirmeye başladı.“Ben bu adamı sanki daha önce görmüştüm,” diye geçirdi içinden.Aynı şekilde Güneş’e karşı da garip bir yakınlık hissediyordu.
Tam bu düşünceler kafasında dönerken telefon çaldı.
Arayan Güneş’ti.
Güneş:
“Alo Korkut, ben birazdan çıkacağım. Arabayı hazırlatabilir misin?”
Korkut:
“Tamam.”
Korkut, Güneş’in şoförü Hakan’a arabayı kapının önüne çektirdi. İkisi birlikte Güneş’i beklemeye başladılar.
Kapı açıldı.Güneş dışarı çıktığı an Korkut bakakaldı.
Bu güzellik…Bu koku…
İçini tarif edemediği bir huzur kapladı. Sanki yıllardır bildiği bir şey yeniden karşısındaydı.
Hakan kapıyı açmak için hamle yaptığında Güneş sertçe dur dedi.
Güneş:
“Elim var Hakan abi, kapıyı ben açarım. Gönül ister ki tek gideyim ama babam asla izin vermez. Sizi de peşimde sürüklüyor.”
Sonra Korkut’a döndü.
Güneş:
“Bak Korkut, benim bir elim var, ayağım var. Az önce Hakan abi kapımı açmaya çalıştı ama ben bunu sevmem. Kendi işimi kendim görürüm. Mecburen yanımdasınız, size bir şey demiyorum ama sakın sen de böyle şeyler yapma.”
Korkut:
“ Benim işim sizi korumak. Hizmetçiliğinizi yapmak değil.”
Bu cevap Güneş’i hem etkiledi hem de sinirlendirdi.
⸻
Partinin olacağı mekâna geldiklerinde arabadan ilk inen Korkut oldu.Güneş kapıyı açmaya çalıştığı anda Korkut kapıyı tuttu.
Güneş:
“Ya sen ne yapıyorsun? Kaç şurdan ineceğim.”
Korkut sakince etrafı süzdü. Tehlike görmeyince kapının önünden çekildi.
Güneş indi.
Güneş:
“Bir daha böyle bir şey yapma.”
Korkut:
“Ben sizden emir almam. Siz benden alırsınız. Bir daha işime karışmayın.”
Güneş dondu. Cevap veremedi. Sinirli bir şekilde arabanın kapısını kapattı ve mekâna doğru yürümeye başladı.
Korkut Güneş’in kolundan tutup çekti.
Korkut:
“Önce ben gireceğim. Sonra siz.”
Güneş:
“Offf… Baba bana nasıl bir adam bulaştırdın.”
Korkut mekâna girdi, tüm güvenliği sağladıktan sonra Güneş’i içeri aldı.Güneş sitemkârdı ama istemsizce Korkut’tan etkilenmeye başlamıştı.
Güneş arkadaşlarının yanına geçti, sarıldılar.Korkut ise mekânın hem içini hem dışını net görebileceği bir noktaya geçti ve herkesi izlemeye başladı.
⸻
Aynı anda İhtiyar Hamdi evinde, odasında sigarasını içiyordu.
İhtiyar Hamdi (kendi kendine):
“Vay be… Şu küçük dünyaya bak. Kızımı koruyan adam çocukluk aşkı Akça ha… Vay gidi vay.”
