5. bölüm / 6
GÖLGELER KONSEYİ:Sokak İmparatorluğuBölüm 5
Bölümler 6Şu an: Bölüm 5
- 1 Bölüm 11.631 kelime
- 2 Bölüm 25.795 kelime
- 3 Bölüm 36.130 kelime
- 4 Bölüm 47.779 kelime
- 5 Bölüm 55.086 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Bölüm 67.234 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Boran Korkut;
Karşımdaki adamın verdiği isim ile kan beynime sıçramıştı. Gözlerim direk Elina'yı bulmuştu. O adam böyle birşeye kalkışmış olabilir miydi?
-Çok saçma değil mi Boran abi? Sen beni birisiyle görüşmem için durduk yere bir restorantın konumunu atıp "Adam sana iş vericek git konuş belki iyi anlaşırsınız." diyorsun ben seni dinleyip gidiyorum. Adam sadece kendini övdüğü için iş ile alakalı hiçbir şey konuşamadan adamın burnunu kırıp oradan ayrılıyorum, sonra mahallemdeki komşunun mafya olduğunu ve onunla işbirliğine girmem gerektiğini yoksa beni öldüreceklerini söylüyorsun bende mecbur kalıp kabul ediyorum. Akşam yemekten sonra arkadaşım sayılıyor diye Murat'ı öldürten Cüneyt'in canını alıyorum ama o da ne? Marina'da buluştuğum kişi Cüneyt'in erkek kardeşi çıkıyor! Marina'nın sahibi de ortağım ve komşum olan Aras çıkıyor, Aras benden Cüneyt'in kellesini ayağına getirmemi istiyor ve ben bunu yaptığımda bana farklı davranmaya başlıyor! Herkes burda ne sikim döndüğünü anlatsın! Yoksa burayı tararım yeminle!
-Ne kadar çok dolmuşsun öyle kızım?
-Bir zahmet dolayım Demir amca, herşeyin bir anda bu kadar üst üste gelmesi sizce de çok saçma değil mi?
-Demek sana da aynı şeyleri söylemişler Elina hanım. Nedense bana da aynı saçmalıklar söylendi.
-Abicim şuanda bunların sırası değil. Biri seni kasten zehirlemeye çalışmış ve sen onun peşine düşmek yerine burda bunları mı konuşacağız gerçekten?
-Tek sorunumuz bu da değil ayrıca.
-Başka ne sorunumuz var ki?
-Aras bana bir görüntü gönderdi, peşinde düşündüğünden fazla düşman var.
-Evet Elina, lütfen olay çıkarmadan önce Alaz abiyi dinle.
-Bilmediğimiz neler dönüyor ulan burada?
-Son katıldığın racing yarışını hatırlıyor musun?
-Sokak yarışını mı? Evet doktorunu yendiğim yarış.
-Demek hatırlıyorsun!
-Hatırlamamam mı gerekirdi Barış?
-Hiç laf sokmadın da ondan dedim.
-Çocuk değiliz Barış. Evet Aras devam et.
-Orada seni öldürmek için bulunan birisi vardı desem?
-Bende zaten onun farkındayım desem?
-Nasıl yani?
-Bir süredir peşimde birisi var, kim olduğunu bilmiyorum bulamadım henüz sürekli üzerime lazer tutulduğunun da farkındayım.
-Neden daha önce söylemedin bunu bize Elina? Bu tehlike ile bir de dışarıda geziyorsun.
-Ben bu işe ilk başladığımdan beri var bu keskin nişancı abi sürekli maillerime gelen tehditleri saymıyorum ayrıca.
-Bunlardan bizim nasıl haberimiz olmaz kızım?
-Size söylemiyeyim diye tehdit ediliyordum Demir amca, artık burda güvenli bir tesiste çalıştığıma göre size herşeyi anlatabilirim.
-Bekle, ilk bu işe ilk başladığım zamanlardan dedin. İşlediğin ilk cinayetlerden birisi ile ilişkisi olabilir mi?
-Açıkcası aklıma birkaç isim geliyor ancak kimseye anlatamadığım için araştırma da yapamadım daha doğrusu tüm elektronik eşyalar Alaz abinin gözetiminde olduğundan rahat rahat araştırma yapamadım.
-Şüphelendiklerin kim peki?
-İkinci yada üçüncü cinayetimde Yener ailesinden Yusuf Yener ve adamlarını adamın kendi villasını patlatmıştım hatırlarsınız ki. Yener soyundan gelen birisi buna kalkışabilir mi orasını ben değil Aras bilir ama aklıma gelen ilk isimlerden birisi bu.
Kadın ve çocukları kafasına göre kaçırtıp kendi kurduğu barlarda sapık ve pedofili orospu çocuklarına pazarlayan birini tabiki bombayla parçalardım ona elimi bile sürmeden öldürmüştüm. Bu sayede kimse yeni yetme birinin onu öldürdüğüne kanaat getirememişti. Evin yeni hizmetçisi gibi eve sızmış belirli yerlere yerleştirdiğim bombaları aktifleştirip gece olunca evden ayrılıp evi havaya uçurmuştum. Evin bodrumunda dikkat çekmeyecek yerlere yerleştirdiğim için evi temelinden patlatmıştım.
-O patlamayı hatırlıyorum, ertesi hafta yapılan toplantıda herkes ceset parçalarının heryere nasıl dağıldığını anlatıp duruyordu. Bakmaya gidenler bile olmuştu. Yener'lerden beklenebilir ama o zaman kimin yaptığı ortaya çıkmamıştı. Hem sen o eve nasıl sızdın Elina?
-Temizlikçi kılığına girmişti Aras. Kimse kısa boylu tatlı suratlı birinin evin temeline bomba yerleştiriceğini akıl edemezdi sonuçta değil mi?
Derin'in söyledikleri mantıklı gelmiş olucaktı ki sessiz kalmayı tercih etti. Alaz abi tabletinin ekranından karşıdaki dev ekrana önce öldürdüğüm adamın fotoğrafını ve bilgilerini yansıtmıştı.
-Diğer seçenekler kimler?
-Kılınç'lar.
-Uyuşturucu sevkiyatı planlarının içinden geçtiğin için sana ölüm tehditleri gönderen Kılınç'lar değil miydi?
-Sadece o olsa iyi ya Boran abi, kaçak silah ticaretlerinin de içinden geçip zulalarındaki herşeyi anonim olarak çevikkuvetlere bildirdim diye ufak Kılınç sözde ben diye başkasının boş olan evini taramıştı ya!?
-Onu yapan sen miydin yenge?
-Yenge demeyin bana lütfen ya! Yok öyle bişey Aras bişey de şunlara!
-Elina'ya iş sınırları içerisinde ismi ile hitap edin beyler.
-Ne bu yenge meselesi çocuklar?
-Ben müsait bir zamanda size bu durumdan bahsedicem amcacığım lütfen konuyu dağıtmayalım şuanda. Başka aklına gelen var mı Elina?
-Arıca'lar var birde.
-E ama yok artık! Tarihi eser kaçakçısı onlar!
-Konu da o ya zaten Aras, ülkemize ait ne var ne yok saman altından su yürütür gibi yurt dışına kaçırıp satmaya çalışıyorlardı, deniz yolu ile yurt dışına gönderilmesi için hazırlanmış konteynırları bir gecede değiştirdim. Hemde moloz yığınları ile! Yurt dışına giden sözde tarihi eserler incelendiğinde rasgele moloz yığınlarını görmek insanları şaşırtmış olacak ki tüm sözleşmeyi aktarılan para akışını bozdular.
-O gece içleri moloz dolu yük gemisi ertesi sabah ortada hiçbir sorun yokmuş gibi kontrol bile edilmeden yol alınca Elina'nın yüzündeki keyfi görmeniz lazımdı.
-Gece bizim canımıza okumuş olsa da yaptıklarımız boşa gitmemişti.
-Ağlıyacaksanız oynamayalım abilerim.
-Onu da hatırlıyorum, yiğit'e gelip seni sormuştu.
-Evet, bende kişisel meseleleriniz beni ilgilendirmiyor demiştim sonra yumruk yumruğa kavga etmiştik.
-Muhtemelen o işin sonunu bırakmadılar, bir şekilde bana ulaşmış olma ihtimalleri var gibi.
-Yaşanan o kavgadan sonra aynı sorunu daha önce Kılınç'lar da yaşadığı için birlik olup izini sürmeye çalışmış olabilirler.
-Arkamda bıraktığım notu bile ben yazmadım bana ulaşmaya çalışmaları çok saçma olur.
-Kim yazdı?
-O zaman için Kelly gönüllü olmuştu.
Herkesin gözleri masanın diğer ucundaki kadını bulmuştu.
-Evet ben yazmıştım evimi rahat bulurlar diye yurda yerleştim, tahmin ettiğim gibi evimi bulmuşlardı ve içinden geçmişlerdi eve geri dönerim diye bana not bırakıldığını da öğrenmiştim ancak korkudan Elina'ya gitmiştim o da bir arkadaşına söylemişti ancak arkadaşı oraya gittiğinde karşı tarafta her kim varsa onun tarafından keskin nişancı ile öldürülmüştü.
-Aynı kişi olabilir mi Elina?
-Tüm görüntülere erişmiş incelemiştik Aras, lazer dışında hiçbirşey belli olmuyordu. Hatta simülasyon'unu bile yapmıştık. Ancak görünürde kimse olmadığı için uzaktan konrtol edilen bir silah olabiliceğini düşünmüştük.
-Peki ya not?
-Eğer eve hırsız vesire giren olmadıysa hala bırakıldığı yerde olmalı?
-Ya da sizi tuzağa çekmek için not bıraktık yalanını sıktılar?
-Bunu anlamanın tek bir yolu var.
-Saçmalama Elina! O binaya gitmeyeceksin.
-O binaya gitmiyeceğim ki zaten. Lazer'in tutulduğu binanın kamera görüntülerine sızsak arşivinden o tarihin biraz gerisine gitsek yeterli. Artık hack grubumuz işlerinde en iyi insanlardan oluştuğu için çok uzun sürmez diye düşünüyorum
-Bize sadece yarım saat bile verebilirsininiz bunun için patron!
-Evet! Bir saatte yapılacak işi kısa süre içerisinde halledebiliriz!
-E hadi neyi bekliyorsunuz!
Naomi ve Yiğit siber güçler katına çıkarken Barış telefonundan başını kaldırıp ayaklanmıştı.
-Önemli bir gelişme var, zehir ile alakalı.
-Nedir o doktor?
-Serhat bazı şeyler bildiğini itiraf etmek istiyormuş. Ayrıca Ashley'in son görüştüğü kişilerin listesi belki lazım olur diye çıkarttırdım ve sana gönderdim Aras.
-Bu harika bir haber.
-Ceset gömülmeden önce son kez incelenicekmiş ayrıca belki detaylı incelemede son temasa geçtiği kişiler de ortaya çıkar.
-Cesedi görebilir miyim Barış bey?
-Emin misiniz Sedef hanım midenizin kaldırabiliceğini sanmam.
-Barış sana kötü bir haberim var, Sedef'te bir doktor!
-Biliyorum ama bu ceset normal bir ceset değil Ceyda hanım.
-Daha kötülerine alışkın olduğuma emin olabilirsin Barış bey!
-Buyrun o halde ben uyarımı yaptım.
Onlar da labaratuvar katına çıkmak için ayaklanmışlardı.
-Aklına gelen süphe uyandırıcı birileri var mı başka Elina?
-Peşimdeki tüm düşmanlar bir potansiyel oluşturuyor amca, şimdi hepsini saymaya kalksak saatlerimizi alır.
-Sinan Korvaz'ı listeye eklemeli miyiz peki sizce patron?
-Neden Sinan Korvaz'I ekliyeceğiz ki Yavuz?
-Dışardan bakınca siz geldikten sonra ölmesi şüphe uyandırıcı olabilir diye dedim Elina hanım. Sizin herşeyi öğrenip onu öldürdüğünüzü düşünebilir, bu da haneye yeni bir düşman eklemek denilebilir.
-Serhat ona gerekli açıklamayı yalan dolan olmadan söylediyse boşuna o adamı listeye eklememize gerek olucağını sanmıyorum.
-Patronun haklı Yavuz.
-Ashley'in son görüştüğü isimler hiç şaşırtıcı gelmedi arkadaşlar, Tuğkan Kılınç ve Akın Arıca'nın en yakın adamları ile konuşmuş.
-İsterseniz ikisi ile de ayrı ayrı görüşme hazırlayabilirim Aras.
-Bu çok iyi olur Erdem, onların ağızlarını aramamız gerekicek.
-Bunun için kendi adamlarından birini kullanman dikkat çekebilir Aras. İstersen başka birini tutabiliriz yada bizden saha içinde güvenli olucak birisi ayarlayabiliriz.
-Dikkat çekmeyecek birisi olmalı evet.
-Mesela?
-Ceyda? Bu görevi üstlenebilir misin?
-Demir amca! Neden ben değil de Ceyda?
-Çünkü Kelly, senin adın zaten ortaya çıktı. Elimizde kısıtlı şans varken Elina da nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde Aras ile ilişkisi var olarak gözüktüğü için sizi riske atamayız.
-Doğru.
-Önce Tuğkan ve Akın'ın bağlantıları içerisinde tanıdık bir isim var mı bize onu söylemelisin Aras.
-Bunu söylemek istemem ama her ikisi de Gökay'ın en yakın arkadaşlarındandı bir dönem. Sonra Gökay benim tarafıma geçtiği için görüşmeyi sözde kesmişlerdi.
-Yine mi o Gökay piçi ya! Neden her taşın altından çıkıyor?
-Yusuf Yener, Gökay'ın eniştesiydi ayrıca patron unutmayalım.
-Ne lan bu? Bu adam bilmediğimiz bir aşiret mensubu falan mı?
-Cidden her taşın altından çıkmasının başka bir açıklaması olamaz.
-O adamı neden öldürmediğini şuan daha iyi anladım Aras.
-Ben hiçbirşey anlamadım bir saniye! Kafam çok karıştı. Sen Cüneyt'i öldürdün, onu öldürmeden önceki gece gittin Gökay'ın burnunu kırdın kardeş olduklarını bilmeden, sonra Cüneyt sana geldi ve ortada hiçbir sebep yokken Murat'ı öldürmeni istedi ama sen Murat'ı değil Cüneyt'i öldürdün ama neden?
-Cüneyt'i öldürmesini ben istedim çünkü Murat benim en yakın arkadaşım.
-Tamam bunu da anladım. Sonra sizin görüntüleriniz sızmaya başladı heryerde sizi görmeye başladık ama eğer Elina bizi uyutmadıysa onun herhangi bir ilişkisi yoktu.
-Her şey dün gece oldu zaten Kelly bizim ilişkimiz sadece medya için gerçek değil. Asıl sizi uyutan Güneş olmuş bu arada. Aynısı benim salak kardeşim Berk için de geçerli! Aptal kimseye sormadan kıza evlenme teklifi etmiş!
-Bu arada Güneş nerde kızlar?
-Berk'in de ortalarda gözükmediğine göre dün gece yapamadıkları buluşmayı yapıyor olabilirler gibi Elina hanım.
-Muhtemelen Yavuz.
-Bizim burda kıçımız çıkarken onların hiçbişey yokmuş gibi flörtleşmesini izlemek beni çıldırtacak gibi hissedyorum.
-Aras abi, bırak onlar yaşasın bizim yerimize biz de gebermediğimiz sürece buluruz illahaki birilerini.
-Haklısın Ceyda haklısın.
-Şimdi şu saçma ilişki meselesini açıklığa getirir misiniz?
-Sinan Korvaz sürekli ama sürekli ben evleneyim bir aile kurayım diye uğraşıyor Albay'ım ama ben onun aksine gidip sanki inadına yapmıyormuşum gibi davranıyordum. Artık vazgeçtim, Elina ile aramızda düşünülen gibi bir ilişki yok haberde magazinlerde gördükleriniz koca bir yalandan ibaret. Yaşlı Korvazz ilişkim olduğunu düşünsün diye oynanmış bir oyun sadece.
-Ya evlenmenizi isterse o ölmeden?
-Sanmıyorum amca sadece hayatında biri olsun yanlız olmasın diye uğraşıyormuş adam.
-İşte tam bu yüzden evlenmenizi isterse.
Bakışlarım Aras'a kaydığında düzgün bir açıklama yapmasını bekliyordum çünkü ben ne diyeceğimi bilmiyordum şuanda.
-Sahte evlilik yaparız çok isterse ama baştan söyleyeyim o kadar ilgilendiğini sanmıyorum.
-Dışarıda bu saçma ilişkiyi devam ettirmek zorundaysanız eğer bize de bilgi vermelisiniz. Adam karşımıza çıkıp bunlar gerçek mi dediğinde adamın suratına bakmayalım öylece yani.
-Beş aydır ilişkimiz var sanıyor adam Alaz abi, onun dışında Elina'nın beni korumak isterken yaralandığını biliyor. Kendi öğrendiği bilgilerden henüz bir haberimiz yok.
-Yanındaki yelloz onu doldurduğuna göre magazinden öğrendikleri saçma bilgiler dışında bir fikri olduğunu sanmıyorum arkadaşlar.
-Erdem haklı, bugün eve geldiklerinde sordukları sorular magazin haberlerinde de vardı.
-eh madem ilişkiniz beş ayı geçti bunu anonim bir şekilde magazin sayfalarından birine verelim. Herkes ayakta uyutulduğunu düşünsün? Bizde onlar daha bunun şokunu atlatamamışken planları devreye sokarız?
-Olabilir aslında Alaz haklı, insanlar telefondan başlarını kaldırmıyorken herşeyi halledebiliriz?
-Size güveniyorum çocuklar benim artık çıkmam gerekiyor.
-Dikkatli olun amca!
Demir amca yanımızdan ayrıldığında Arasın telefonu çalmaya başlamıştı.
-Patron, Sinan Korvaz arıyor!
-Garip? Normalde beni ölse aramazdı?
-Belki de ölüyordur adam Aras! Açsana!
Aras telefonu açıp hapörlöre verdi. Bir süre sessizlik olmuş daha sonra o kadının sesi duyulmuştu.
-Bunu bana yapmış olamassın Aras!
Karşıdan ağlayan Hazal'ın sesi geldiğinde bıkkın bir ifade ile masaya bıraktığı telefona baktı tam kapatıcaktı ki onu durdurdum. Telefonu bana uzatmasını elimle işaret ettiğimde telefonu eline alıp bana uzattı.
-Sen eski sevgilinin dedesi ile evlenince hiçbirşey olmuyor da Aras yeni bir ilişkiye başlayınca mı sorun oluyor?
-Sen! Herşey senin yüzünden!
-Hayır Hazal'cığım beş hatta altıncı ayımıza girdik artık, altı aydır Aras benden başkası ile yapamıyor ve biliyor musun? Her gece onun sevgilisi olduğum için yaradana dua ediyor! Ama korumalardan öğrendiğime göre seninle iken her gece lanet okuyormuş. Senin gibi birinden sonra ben ona ilaç gibi gelmişim.
-Saçmalamayı kes!
-Neden aradın sevgilimi Hazal? Yoksa kocan seni mutlu edemiyor mu? O bunak ile neden evlendin ki? Aptal mısın kızım sen?
-Ben senden büyüğüm benimle doğru konuş!
-Akıl yaşı olarak küçük olduğun belli ama. Neden aradın sevgilimi dedim sana!?
-Dedesinden boşanmaya karar verdim.
-O adam onun dedesi değil! Seninde hayatımızın herhangi bir yerinde bir işin yok!
-Yaptığım salaklığın farkındayım! Beni affetsin istiyorum!
-Sen beni onun adamları ile karıştırdın galiba Hazal hanım! Ben Aras Korvaz'ın sevgilisiyim koruması değil!
-O beni kıskansın istedim!
-Dedesi ile evlenerek mi? Aptallığından başım ağrıdı kapat bir daha rahatsız etme bizi!
-Edersem ne olur be?!
-Beni tanımadığın ne kadar da belli...
Demiş telefonu kapatıp ağrıyan başımı masaya gömmüştüm. Kadının sesi ve aptallığı aynı anda kafa sikiyordu.
-Aras sen bu kadına nasıl katlandın? Beş dakika konuşmaya dayanamadı Elina!
-Kulaklarım çınlıyor resmen! Eski sevgili seçimin berbatmış sevgilim.
-Eskisini boşver yenisi ona milyar basar Elina hanım!
-Dur Erdem kıçını kaldırma şimdi sonra indiremiyoruz!
-Yalansa yalan de Derin, patronun yaptığı en doğru kararlardan biri Elina hanımla bu işin içine girmek olabilir.
-O ne demek lan? Açsana bahsettiğin şeyi Kevin.
-Uzun zamandır sizi kurşuna dizerim tehditi yemiyoruz Boran abi! Bu yeterince iyi hissettiriyor.
-Magazinin tam ortasına bombayı gönderdin farkında olmadan Elina.
Yüzüm hala masadayken Alaz abinin bahsettiği şey ile kafamı kaldırdım. Sorgulayan bakışlarım Alaz abideyken o da konuşmaya başladı.
-Hazal'ı ufak bir araştırdım. En yakın arkadaşlarından birisi magazin çalışanıymış eğer ona ağzından kaçırırsa bu tüm mecraya yayılır.
-Ama işi garantiye alalım derim Alaz sen yine de birkaç kişiye haber uçur biz de o sırada kalan planlamanın üzerinden geçelim.
-Önce hangisinden başlamalıyız? Veyrith'mi? Lazer mi?
-Kesinlikle lazer!
-Bize lazeri gördüğünüz yerleri tek tek anlatmalısınız o halde. Yavaştan simülasyonu için üçüncü kata çıkalım o sırada.
-Elina'dan önce ben video ile birlikte size anlatmak istiyorum.
-Seni dinliyoruz Aras.
Aras Korvaz;
Telefonumdaki görüntüyü yansıtması için Alaz abiye gönderdim. Burada baştan sona yarışı izlememiz gerekmiyordu. Dakikaları ve saniyeleri ezberlediğim için oraya atlamasını söyledim. Ekrandaki görüntüde önce Barış'ın üzerine düşen kırmızı lazer saliseler içinde Elina'nın bordo kaskında belli olmuş yarış bitene kadar da onu takip etmişti.
-Üstten geldiğine göre ve sokaklarda benimle birlikte belli olduğuna göre drone olabilir bu.
-Büyük bir ihtimalle çünkü önden seni takip ediyor gibi resmen.
-Acaba Kelly'in karşı apartmanındaki de kurulu bir Tarret olabilir mi arkadaşlar?
Tam cevap verecektim ki Yiğit ve Naomi arşivlerin içinden geçmiş olucaklar ki yanımıza geldiler.
-Oha! Çok hızlı oldu bu?!
-Evin konumunu bildiğimiz için apartmanın kamera kayıtlarına ulaşmak çok zor olmadı Boran abi, ben konumu buldum Yiğit silinen görüntüleri geri getirdi. Hepsi burada.
Alaz abi Naomi'nin uzattığı belleği alıp ekranın arkasına geçmişti. Ekrana kilitlendiğimizde karşımda beliren tanıdık simalar ile konuşmaya başladım.
-Işık hızından bir tık geridesiniz resmen! Bunlar Tuğkan'ın adamları.
-Bu kadar senkronize çalışıcağınızı düşünmezdim ve tahmin ettiğim gibi Tarret kullanmışlar.
-Bizde beklemiyorduk Elina!
-Benim bize güvenim tam ya! Oldu bu ekip okey yani.
-Tarret önceden 3 saniye bekler lazeri ile nişan alır ve ateş eder. O arada arkadaşın eğer karşıda Tarret olduğunu bilseydi muhtemelen şuanda yaşıyor olurdu.
-O zaten yaşıyor Aras. Ben öldü gibi gözükmesini istedim.
-Lan! Bana neden vicdan azabı çektirdin o zaman?
-Gerçekçi olması gerekiyordu Kelly.
-Nerde o adam şuanda?
-Yurt dışında yaşıyor. Hem konumuz bu değil. Bu apartman'a girmemiz gerekiyor.
-Şey, o zaman size bir haberim daha var. Yiğit arşivleri kurcalarken bende evin giriş kameralarını inceledim. O günden haftalar önce apartmandaki herkes teker teker taşınma kararı almış birden.
-Yani şuanda boş öyle mi?
-Evet Aras abi.
-Erdem, görüş bakalım şu Tuğkan Kılınç ile o ev ona aitse bana satmasını söyle bakalım.
-Tamam olmuş bil!
Erdem telefonunu ceketinin iç cebinden çıkarıp arama yapmak için yanımızdan ayrıldığında bizde ayaklanmıştık.
-Planın ne Aras?
-Eğer o binayı satın alırsam hiçbir sorun yaşanmadan binaya girer karşı binayı dikizleyebiliriz diye düşünüyordum.
-Ya satın alamazsan ne olucak?
-Drone ile izleyemez miyiz?
Kevin'in verdiği fikir herkesin kafasına girmişti.
-Olabilir aslında, eğer satmazsa binayı Aras'a bunu B planı olarak uygulayabiliriz.
-Sıradan kameralı, üzerinde hiçbir logo bulunmayan bir drone ile izlersek bir sorun olucağını düşünmüyorum açıkcası ne dersin Alaz abi?
-Hiç zor birşey değil bu Kevin. Drone takımı ile görüşüp en kısa sürede elimize ulaşmasını sağlarım.
Erdem geri yanımıza geldiğinde bizde çoktan simülasyon katına gelmiştik.
-Yakaladım sizi, Tuğkan Kılınç görüşmeyi kabul etti, hatta yengeyi de yanında getirebilirmişsin öyle söyledi. Yarın akşam Winston'da olacakmış seni bekleyecekmiş.
-Orospu çocuğuna bak! Birde pişkin pişkin Elina'yı çağırdı öyle mi?
-Üstelik yine senin mekanına patron!
-Üstünlük sende olur hiçbirşey yapmaya kalkışamaz Aras, benim için sorun yok gelebilirim.
-Hem biraz daha görüntü vermiş olursunuz fena mı Aras enişte?
-Senlik bir sorun yoksa benlik de sorun yoktur ama ters bir lafı hareketi olursa onu oraya gömerim ve ayrıca kendimi yaşlı hissediyorum lütfen Aras abi demeye devam edin hanımlar.
-O halde yarın akşam gidiyoruz.
-Patron? Apartmanı ne bahane ile alıcaksın?
-Oradaki evlerin çoğu bana ait bunu bahane ederek alıcam Yavuz. Çalışanlarımın eve ihtiyacı var gibisinden koçum anlarsın ya.
-Anladım patron.
Biz planlamaları yapmaya başladığımızda saatin nasıl geçtiğini anlamamıştık ancak simülasyon odasında herkes uyuklamaya başlayınca saatin gecenin ikisi olduğunu anlamış odalara dağılmıştık. Bana ait olan süit odayı incelemeye başladığımda karşımdaki denizz manzarası ve balkonu görmek keyfimi yerine getirmişti. Yan odamda kim kalıyordu çok iyi biliyordum. Alaz abi çifte kumruları ayırmayalım bahanesi ile sözde sevgilim ile beni yan yana odalara yerleştirmişti.
Odaya girdikten sonra istediğim tek şeyin rahat bir duş almak olduğunu fark etmiş kendimi banyoya atmıştım. Rahat bir şekilde duşumu almış üzerime rahat birşeyler almak için dolaba ilerlemiştim dolabınn kapağını açtığımda buranın basit bir dolaptan çok giyinme odası olduğunu anlamıştım. Altıma sadece rahat bir şort geçirip kendimi yatağa atmıştım ki şu bahsi geçip duran magazin haberlerine göz atmak istedim. Ama keşke istemeseydim. Arama motoruna benim adımı yazınca bile sevgilisi seçeneği çıkıyordu resmen. Ona tıkladığımda Elina'nın fotoğrafları ve instagram hesabı çıkmıştı karşıma. Yattığım yerden doğruldum yutkunduktan sonra önümdeki instagram linkine tıkladım. Karşıma çıkan hesap gerçekten de Elina'nın onaylı hesabı olduğunu fark etmiştim. Yüzümde hınzır bir şekilde oluşan gülümsemeyi durduramadım ve gezinmeye başladım. Arkadaşları motoru spordan sonra yada önce çektiği fotoğraflar ve kedisi dışında çok birşey paylaşmamıştı. Gözüm bir posta takıldı. Ailesi ile olan bir fotoğraf vardı açıklamasında da beşinci ölüm yıldönümleri olduğunu onları çok özlediğini söylemişti. Ailesi ile alakalı başka hiçbirşey yoktu. Annesi, babası, ablası ve abisi vardı fotoğrafı o çekmiş olmalıydı ki kadrajda o yoktu. Bir saniye bu hesabın gizli olması gerekmez miydi? En üste çıktığımda zaten takipleştiğimizi görmüştüm. Galiba Yiğit yine kendi kafasına göre bişeyler yapmıştı. Son gönderisine baktığımda dün akşamki yemeğe hazırlanırken çekildiği tüm fotoğraflar vardı. Gönderiyi beğenip ergenler gibi mesaj kutusuna istek gönderdim. Uykum yoktu ve uğraşıcak bişeyler lazımdı. Balkona kendimi atıp beklemeye başladım. Yan odadan gelen kıkırtılar Elina'nın yine yanlız olmadığını gösteriyordu. Onun odasının balkon kapısı açıldığında kızları kovalamış beni görünce yanımda bitmişti. Balkonlarımızın birleşik olması çok mantıklı gelmişti.
-Nesin sen? Ergen mi?
-Ne yapmışım ki?
-Gönderimi bana tekrar gönderip "bu kadar güzel olmak yasaklanmalı kafamı karıştırıyorsun!" Yazman yeterli değil mi? Kızlar ilişkimizin sahte olmadığını ima edip duruyor sayende.
-Bir yerden yazmam gerekiyordu ama.
-Neden hesabımda gezdiğini sorsam?
Nemli saçlarını gördüğümde onunda benim gibi duş aldığını anlamıştım. Havaların sıcak olmasından kaynaklı kurutmak istememişti yine.
-Aslında amacım magazin sayfalarının neler yazdığını görmekti kendi adımı soyadımı yazınca senin "sevgilisi" ibaresi çıktığı için kendimi seni stalklarken buldum.
-Bak sen şu işe telefonu elime alır almaz kızları odadan kovdum senin yüzünden kesin Naomi hesabımı kurcaladı. Kıkır kıkır gülerek gittiler.
-Bişey olmaz sevgilim değil misin istediğimi yazarım banane.
-Sen kendini bu işe çok kaptırmaya başladın bakıyorumda.
-Gerçekçi olmamız gerekmez mi sence de?
-Öyle evet ama- o bakışları hiç beğenmedim Aras.
Üzerindeki siyah şortlu ve ip askılı geceliği yeni fark etmiştim. Söylediği şeyi duymamazlıktan gelmiş gibi görünsem de kendimi onu izlemekten alıkoyamıyordum şuanda.
-Sapık gibi dikizlemeyi bırakıcak mısın? Birşey konuşuyorum şurada.
-Hep ben mi soyunacağım istediğin herşeyi giyebilirsin sadece tuhaf geldi. Böyle şeyler giyer miydin sen?
-Hayır, elime bu geçti.
-Pansumanını yeniledin mi?
-Evet.
-Güzel, yarın gelmek istediğine emin misin?
-Eminim Aras, salak salak konuşmaya başlarsa ağzının payını veririm biliyorsun bunu daha önce de yaptım Sinan ve Hazal'ın yanındayken.
-Bu arada demişken bugün cidden kadının ağzına sıçtın üstüne sürekli sevgilim demen de hoşuma gitmedi değil. Bir ara Yavuz bana dönüp "patron emin miyiz sahte ilişki olduğuna" dedi.
-O kadın salağın önde gideni. Sinan'dan boşanıp seninle tekrar barışacağını sanıcak kadar aptal hemde.
-Sana böyle mi söyledi?
-Sen orda hiç dinlemedin mi beni?
-Sevgilim demene takılmıştım orayı kaçırmışım.
-Ben seninle ne yapıcağım? Mafya olan burda sen değilsin de benim gibi hissettiriyor şuanda bu kadar yavşak olmana gerek var mı?
-Sadece sana bu kadar yavşak olmama bence gayet gerek var. Ya şuanda bizim farkımızda olmadan izleniyorsak? Karşıdaki gemilere yatlara bak, ya ordan bizi izzleyen insanlar varsa dürbünle?
-Yok artık! Var mıdır?
-En üst kattayız ve etrafımızda bir sürü kameralar var gibi hissediyorum.
-Ben hissetmiyorum ama?
-Arkana bak.
O arkasına hışımla döndüğünde elinde fotoğraf makinası ile bize doğru gelen Alaz'ı görmüştü. Evet edindiğim bilgilere göre Alaz'a abi dememe gerek yoktu çünkü o istemiyordu.
-Ya Aras! Korkuttun beni!
-Korkma bücürüm. Biz burdayız.
-Noldu abi?
-Bazı magazin sayfaları daha önce hiç paylaşılmamış fotoğraflar istiyor inanmıyorlar sizin aynı yerde kaldığınıza, şu oturma gruplarında sarmaş dolaş gizli çekilmiş gibi fotoğraflarınızı çekmem gerekiyor da Maşallah sizde birazdan sevişmeye giriceksiniz gibi duruyorsunuz çok afedersiniz.
-Abi!
-Hadi bekletmeyin beni birsürü işim var.
Elina'nın laf etmesine bile izin vermemiş onu kucaklamıştım. Balkonda varlığından bile bir haber olduğum oturma grubuna o kucağımdayken oturmuş kafasını kol dayama yerine dayamış üzerine eğilmiştim. Arkamdan gelen denklanşör seslerinden sonra Alaz'ın söylenmelerinden dolayı geri kalktım.
-Aras bazen güverte gibi omuzların olduğunu unutuyorsun abicim bak bakalım burda Elina'yı görebiliyor musun amına koyayım?
-Karşıdan çek sende abi? Orda da saksılar var.
İstediği fotoğrafları çekmiş yanımızdan gitmişti ama biz hala olduğumuz şekildeydik. Ne o kıpırdıyordu ne de ben kıpırdayabiliyordum. Hala dik dik birbirimize inatla baktığımız için biri uyarmadığı sürece kendimize gelemiycek gibiydik. arkamda duyduğum tıkırtı dikattimi çekse de hareket etmedim.
-Aras.
-Hm?
-Arkada birisi var.
-Bizimkilerden biridir boşver.
-Aras, arkanda Boran abi var.
-Lan! Kalk lan kızın üstünden! Kıstırmışsın kızı kedi yavrusu gibi! Bırak lan!
-Abi! Vurma adama kocaman kız oldum hala aşamıyorsun sevgilim olmasını!
-Orta yerde sevişmeyin bari lan!
-Sevişmiyoruz Boran abi bakışıyoruz sadece!
-Sen sus lan hayvan herif! Güzel kadını yakaladın tabi telefonlarımızı bile açmıyorsun. Yarım saatir seni arıyorum.
-Telefon odamda kalmış abi. Bir sorun mu var?
-Yok koçum yok yoklayayım bir dedim de maşallah yani. Daha fazla duramam ben burada gidiyorum.
-Bu kadının da bir hayatı var Boran Korkut özel hayata biraz saygı lütfen!
Söylediklerimden sonra ona baktığımda bize dönmeden yumruklarını sıkmış odasına geri gitmişti. Elina'nın yanındaki odada kalması yeterince baskıcı birisi olduğunu gösteriyordu. Ama Elina benim yanımdaydı kollarım arasındaydı bu onun sinirlerini yeterince hoplatıyordu. Genç bir kadının hayatı yaşını almış bir adamı ne ilgilendirirdi ki?
-Neden bu kadar sana kafayı takmış anlamış değilim?
-Korumaya çalışıyor ama ben tehlikenin ne olduğunu anlayacak yaştayım.
-Tek sorun o mu sence? Bu kadarı da fazla değil mi? Aynısını sen yapsan onun hoşuna gider mi Elina?
-Gitmez tabiki illa kendisini haklı görücek.
-Uyumayacak mısın?
-Hayır uyku kotamı fazlasıyla doldurdum.
-Birlikte yatabiliriz yine uykun varsa?
-Yok. Uyumak istemiyorum.
-Nedense bende uyumak istemiyorum. Napalım o zaman?
-Önce üstümden kalksan?
-Yok ben böyle rahatım. Rüyandan bahsetmek ister misin?
-Lütfen beni bu konuda sıkıştırma. Benim de atlatabildiğim birşey değil.
-Tamam, o zaman ben sana seninle karşılaştığım denk geldiğim ama seni koruduğum zamanlardan bahsedeyim sana?
-Nasıl yani? Benimle daha önce kaç defa karşılaştın ki?
-Sayamadığım kadar fazla olabilir.
Olduğu yerde dikleşip dinlemeye başladı. Bende ona biraz alan tanıdım ardından konuşmaya başladım.
-İlk seni akşam bahsi geçen moloz sevkiyatında görmüştüm. Tuğkan Kılınç şirkete geldiğinde bir şekilde seni bulmuş bana yalvarmaya başlamıştı adını soyadını verdiğinde benden başka yardım edebilicek kimsesi olmadıığını vermişti.
-Nasıl bulmuş peki beni?
-Molozların içinde çiğnediğin sakızı bulmuşlar.
-Güneş yüzünden boğazımda kalan sakız... O gün ömrümde duyduğum en korkunç espriyi yapmış sakızı şişireyim derken tükürmüş öksürük krizine girmiştim...
-Seni araştırmaya başladık bizde sonra bana notu getirdiler. O sırada senin CV'ini getirmişti Yiğit bana ben senin kağıdını incelerken o bişeyler sayıklayıp gitti ama ben sadece senin dosyana odaklanmıştım. Yiğit, Boran abi ile bağlantın olduğunu söyleyince direk onu arayıp seni sordum. Başta neler olduğunu anlamadı o sıra eğitimlerimiz bir yandan devam ediyordu seni sahada yada eğitim tesisinde gördüğümü düşündüğü için buluşup öyle anlatmak istediğini söyledi. buluştuğumuzda ona olanarı anlatınca bana seni gizlemem için bana yüklü miktarda para bayabiliceğini bile söyledi ama ben zaten aynı işi yaptığımız için herhangi birşey istemediğimi söyledim. Aksine sana destek oldum. Tek başına gittiğin çoğu görevde peşinden gelip arkanda bıraktığın sana ait olan tüm delilleri kaldırdım. Yusuf Yener'in evini patlattığın gün ne yaptığını bile çözemeden evi havaya uçurduğunu öğrendik. O günden sonra hiçbirşey olmamış gibi eğitim alanında önündeki adamların haşatını çıkarmanı izlemek o kadar rahatlatmıştı ki bizi.
-Neden?
-Hiçbir yara almadan döndüğün içindi belki de bilmiyorum.
-Başka?
-Racing yarışından önce yaptığın sokak dövüşü?
Dediğimde ağzımı iki eliyle kapatıp etrafına endişeyle bakınmaya başladı.
-Onlara katıldığımdan kimsenin haberi yok! Sen nasıl bilebilirsin?
Demişti fısır fısır. Nasıl yani bundan kimsenin haberi yok muydu?
-Kızım sen deli misin? Kendinden iri adamları ölesiye dövüp kazandığın parayı eğitim kurumuna neden bağışlıyorsun?
Demiştim aynı şekilde fısıldayarak.
-Sinirimi kontrol edemiyorum bazen kimseye zarar vermemek için gidip adam dövüp parasını da eğitim kurumlarına bağışlıyorum.
-Özellikle kız çocuklarının yoğun olduğu kurumlara bağışlıyorsun.
-Evet.
-Saçının rengini değiştirdiğin ilk günü bile biliyorum. 4 sene önce yaptığın bir katlianda kızıl peruk takmıştın ama galiba yakıştığını düşündün o günden beri kızılsın.
-Aslında aklımda kızıl olmak yoktu ama değişiklik istiyordum. Kızlara saçlarımı kızıl mı yapsak dediğimde hepsi bana öcü görmüş gibi bakmaya başlamıştı. Değişiklik olsun istiyorum dediğimde Kelly tüm kızıl boyalarla evde belirmişti.
-İlk defa Anya ile yaptığın cinayet.
-O kadar uyumluyduk ki Albay ikimize de 2 hafta izin vermiş üstüne bizi tatile göndermişti.. sakın bana orda da peşinden geldim deme!
-Sakin ol gelmedim. Ama güvende olmanız için görevlendirilen adamlar bil bakalım kimiin adamlarıydı?
-Onlar senin korumalarından mıydı?
-Evet. Sizin tatile çıktığınız gün abim sürekli birinin arkasını kolladığımı duymuş evi bastığında seni sordu direk kim o kadın bizden habersiz ne işlere kalkışıyorsun dedi. Eh malum şirketlerimden birisi güvenlik şirketi olduğundan senin VİP müşteri olduğunu söylemiştim. Yıllar sonra aynı kadını benim yanımda sevgilim olarak görmek onu da şaşırttı.
-Yanında değildim kucağındaydım.
-Doğru, evet şuanda olduğu gibi kucağımdaydın.
-Peki neden hiç ortaya çıkmadın?
-Birçok kez çıkmak istedim ama Boran abi istemedi. Kafasını karıştırma kızın dedi durdu bende çıkmak için Albay'a başvurdum.
-Albay ne dedi?
-O da karşına çıkmamam konusunda kararlıydı, nedenini sorduğumda bana dedikleri tek şey sana önceden söylemedikleri için ortalığı birbirine katıcağındı. Yapıcak mısın bunu?
Bir süre sessiz kaldığında yapacakmış gibi bir his vardı içimde.
-Şuan yapmayabilirim ama üzerime gelirlerse bu konuyu bildiğimi yüzlerine karşı söylemekten çekinmem diye düşünüyorum Aras. Bugüne kadar beni kendi çıkarları için bu hale getirdiler, hoş benim için de iyi oldu olmadı değil kendimi savunma konusunda çok geliştim bunun iyi tarafları da var ama sonuç olarak bende bir insanım. Bana boyumdan büyük cinayetler işlettirdiler sürekli, çoğu zaman kendimi kaybediyorum cinayet işlerken bambaşka birine dönüşüyorum ve bu beni çevremi aşırı etkiliyor. Ne zaman bir cinayet işlesem dün geceki gibi uzun süre uyuyamıyorum bile.
-Bunların üstesinden birlikte geliceğiz dün geceye kadar yaptığım araştırmalardaki o kadındın ama şuan kendinsin Elina, kendini zorlama arkanda daima ben varım.
-Teşekkür ederim, keşke Demir amcamları dinlemeyip karşıma çıksaydın. Tehlike anında bile içimde oluşan bir güven oluyordu sürekli demek ki o senmişsin.
-Gerçekten mi? Kadınlar hissediyor dedikleri gerçekten doğruymuş o zaman.
-Kesinlikle! Bundan sonra da önceden olduğu gibi kafama hiçbirşeyi takmadan orospu çocuklarını öldürmeye devam edicem.
-Önce kimi öldürüceksin peki bücürüğüm?
Dudağını büzüp düşünmeye başlamasını beklemiyordum. Gözlerimi dudaklarından çekemezken farkında bile olmadan ona gerçek anlamda kapıldığımı çok sonradan fark edicektim...
-Bana kalırsa önce Gökay'ın canını almalıyız gibi ama? Elemanın her taşın altından bize el sallaması aşırı gıcık ediyor!
-Zaten yaraladım onu bacağından bir süre karşımıza çıkabileceğini sanmıyorum açıkcası. Senin kadar hızlı da ayaklanmaz o adam nazlıdır biraz.
-Yüce rabbim benden almış ona vermiş desen anlardım!
Dediği şey istemeden de olsa güldürmüştü. Hoş, alımlı ve komik bir kadındı. Acaba gerçekten sevgili olur muydu benimle.
-Aras, ne düşünüyorsun?
-Bu şekilde değilde daha normal bir şekilde tanışmış olsaydık nasıl olurdu diye düşünüyorum. Ya ben karşına çıksaydım mesela? Nasıl olurdu?
-O zaman bana böyle bir teklif yapar mıydın?
-Nasıl bir teklif?
-Sahte ilişki teklifi?
Bu kadın cidden ama cidden müneccin olabilir miydi?
-Sahtesini ne yapıcam? Gerçekten benimle sevgili olur musun diye sorardım o zamanlar.
-Peki neden sormadın en başında? Belki kabul ederdim?
-Hadi ama Elina! Daha dün tanıştığın birinin sana çıkma teklifi etmesi seninde kabul etmen biraz saçma değil mi?
-Sen de bir nevi bunu yapıp benden onay almadın mı?
Gözlerimi ona dikmiş suratına bakakalmıştım. Bizimki çıkar ilişkisiydi ölmemek için girmiştik bu işe ve ölümüne çalışacaktık.
-Bu işi yaparken salak saçma insanlarla date adı altında buluşma yapmak ne kadar berbat biliyor musun? Burnunu kırdığım ilk insan Gökay değil bu konuda! Karşılarında mükemmel derecede bir kadın görünce kıçları kalkıyor hepsinin. Bu ilişkide senin ne kadar çıkarın varsa benimde o kadar çıkarım var.
-Ben ilk Gökay'ı duydum ondan o üzerinden örnek veriyordum.
-Bu günlük Gökay muhabbetinin sınırına geldik. Kusucam ben yoksa!
-Tamam! Sonraki kim olsun?
-Akın'ın bana dokunan bir tarafı yok ama seninle bir meselesi varsa öldürebilirim.
-Yani iş yerinde bana çıkardığı kayıplar dışında çok bir zararı yok.
-Ne kaybı tam olarak?
-Adamlarımı kafasına göre tarıyordu bir ara ondan daha iyi olduğum için iş yerinde birde üstüne Sinan'ın herşeyini bana devrettiğini öğrenince kafayı sıyırdı. İş yerine kendi kafasına gör köstebek sokup işimi bozmaya çalışıyordu.
-Klasik şirket kaosu yani. Her rakip şirket buna maruz kalır, istersen ona güzel bir vurgun yapabiliriz.
-Ne geçiyor o zehir beyninden?
-Bu adamın lüks takı şirketi yok mu?
-Babasının şirketi ama yarısından fazlası ona ait.
-Madem şimdiye kadar yaptığım tüm yıkımları biliyorsun sen seç ne yapalım?
-Şirket binasını değil ama içinde kimse yokken imalat fabrikalarını patlatabiliriz. Peki sence bundan ekibe bahsetmeli miyiz?
-Bahsetmezsek bizsiz hiçbirşey beceremezsiniz diye cırlayan kızların sesleri kulaklarımda çınlanıyor Aras...
-Kızlar demişken onları gizlemeyi çok iyi biliyorsun, şimdiye kadar sadece sen ve Kelly'i tanıyordum ama bildiğin kadın kolları kurmuşsun.
-Ben değil Albay kurdu.
-Neyse işte, dün akşama kadar diğer kızlardan haberimiz yoktu.
-Güneş sokağın sonundaki atölyesinden başka bir yer çok çıkmaz, Ceyda ile Derin sabah'tan şirketlerinde çalışmaya gider Sedef hastane ev arası mekik dokuyor diğer kızlar yeni geldi zaten bende cinayet işlediğim zamanlar dışında evden çok çıkmıyorum. Kestane bana yetiyordu.
-Kestane demişken kedin beni sapık gibi dikizliyordu siz taşındığınızdan beri haberin olsun.
-Bırak çıplağı hayatında gördüğü erkek sayısı bir elin parmağını geçmezdi. Sen de üstüne bişey giymediğin ve erkek olduğun için kilitleniyodur sana kızım napsın? Of Kestane demişken özledim kızımı iki gündür görmüyorum.
-Bizimkilere söyleyelim yarın Baron ile beraber getirsinler olur mu?
-Cidden mi?
-Akşamı bulmaz getirmeleri hatta. Akşam demişken ne giyiceksin? Ona göre gömlek seçeyim?
-Hiç bilmiyorum, o koca kıyafet odasına girince bile bambaşka bir yere gelmişim gibi hissettirdi. Bizim evdekinden daha ihtişamlısı da varmış demekki dedim.
-İstersen seçelim?
-Birlikte mi?
-Olmaz mı?
-Olur tabiki de normalde kıyafet seçmemiz kızlarla saatler sürüyor.
-Gidiceğimiz yere göre seçersek bence süreyi kısaltmış oluruz.
-Tamam. Winston'da daha önce birkaç defa bulundum genelde takım elbiseli adamların yanında şıkır şıkır giyinimli kadınlar vardı.
-Peki sen tercihini neyden yana kullanıcaksın?
Odasına balkon kapısından girip kıyafet odasına adımlarken sorum hakkında bir süre düşündü.
-Normalde fazla elbise giyen birisi değilim. Hatta dün akşama kadar uzun zamandır giymemiştim ama nedense yine elbise giyesim var.
Bölüm etkileşimi
