Bölüm 1

Vaveyla Yazarı: LYNX C

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 1

Uzun zamandır dünya adaletsizlik ile savaşıyor. Ülkeler kendi aralarında iç savaşlar çıkarıyor birçok kayıp veriyorlar, ancak devletler tarafından bastırılıyorlar. Bir çok ülkeden genç bu yaşanan olayların kendilerine verecek zararları umursamadan adaletsizliği protesto ediyor kimi bu protestolarda hapse atılıyor kimi sokak ortasında dayak yiyor ve tüm bunların tek bir sebebi var o da sadece adalet istemeleri. Hayır bu sadece bir ülkede değil birçok ülkede yaşanıyor. Gerçeklik ile ütopik bir zaman dilimi var bu kitabın içerisinde. Hem gerçek ülkeler hemde gerçek olmayacak kadar harikalıkları olan adalar yada ülkeler var bu kitapta.

Hadi şimdi biraz kitabımızın baş karakterlerini tanıyalım.

Albay Demir Aksoy 60 yaşında bir gazi, kendi ülkesindeki durumun farkında ve başka ülkelerde de aynı sorunların olduğunun bilincinde bir adam. Uzun yıllardır kendi himayesi altına aldığı kimsesiz çocukları yetiştirmesi ile bilinen bir isim. Yurt dışında da tanınan biri. Devlet dışı güçleriyle de tanınırlığı yüksek olan Albay, yurtdışında yaptığı önemli anlaşmalardan ülkenin hatrı sayılır insanlarından birisi haline gelmiştir. Zamanında yanında olduğu kendi devleti bile ona düşman kesilmişken, o kendi ülkesinde himayesi altına aldığı gençleri en doğru şekilde eğitmek için 20 seneyi aşkın çalışıyor. Sizce bu çalışmaların üstesinden gelebilicek mi dersiniz. Yorumlarda tartışalım.

Biraz da Albay'ın emrinden asla çıkmayan Özel tim'de görev yapmış ancak koğuşlarından deport edilmiş ikiliye bakalım. Boran Korkut ve Alaz Çelik...
Neden deport edildikleri konusunda kimsenin pek bir bilgisi yok fakat, Albay için önemli iki asker oldukları açık. Onları birbirlerinden ayıran bazı özellikleri de yok değil doğal olarak. Dış görünüşün yanında iki farklı kişilikten oluşmaları onları bir bütün yapıyor olmalı ki Albay için çok önemli yerleri var. Farklı timlerden aynı anda kovuldukları için yolları kesilmiş iki genç asker olmaları da cabası tabiki.

Albay odasında tek başına yeni kurucağı ekip için çalışıyordu. Önündeki kağıtlarda gezindi bakışları uzun süredir izlemekte olduğu isimlerin CV'leri önündeydi.

Biri genç bir kızdı ismi her ne kadar Rusları andırsa da Türk bir kızdı;Elina Dağhan, ailesi Albay'ın en yakın arkadaşlarıydı ancak bir trafik kazasında hayatlarını kaybetmişlerdi. O günden beri Elina, Albay'ın himayesi altındaydı. Elina'nın genel olarak sert mizacı vardı her ne kadar dış görünüş olarak da sportif ve güçlü gözükse de sevdiklerine karşı sıcacık bir kızdı. Kızıl saçları, beyaz teni, yeşile çalan mavi gözleri vardı vardı ancak boyu biraz kısaydı sadece... Ondanda bi sıkıntı olmazdı. Küçüklüğünden beri tek isteği iyi bir motor yarışçısı olmaktı. Zamanla da bu motor sevdası büyüyordu. Yakın dövüş konusunda başarılıydı kendisi, 16 yaşından beri spordan bir an bile kopmamış kendini çok iyi geliştirmişti. Şuanda 21 yaşında 1.65 boylarında alımlı bir kadındı. Silah kullanma konusunda çok zorluk çekicek biri değildi zamanında çok iyi denemeleri olmuş ancak kendisini yakın dövüşte daha iyi olduğunu düşündüğü için genel olarak yakın dövüş silahlarından uzmanlaşmıştı. Albay bu kızın dosyasını ayırmıştı diğerlerinden.

Albay bu sefer gözlerini Aras Korvaz'ın doyasına çevirdi. Babası önemli bir mafya ailesinden geliyordu ancak mafya işlerinden nefret eden birisiydi oğlunu Albay'a emanet ederken ölüm kalım savaşı veriyordu ailesinin yaptıklarının cezasını o çekmiş Arası o bataklıktan kendi bataklığına çekmişti. Çekik gözleri,karizmatik tarzı,keskin yüz hatları ile beraber bu delikanlının iri bir yapısı vardı. 23 yaşında 1.90 boylarında silah kullanmasını en az Boran ve Alaz kadar biliyordu. Herhangi bir ilgi alanı yoktu ancak çok akıllı biriydi çoğu alanda başarısı vardı bu genç delikanlının. Okul birincilikleri katıldığı spor dallarındaki başarıları sayfalarca sürüyordu. Albay sırıtarak Aras Korvaz'ın CV'sini de ayırdı, bu iki gencin başarıları onu resmen cezbediyordu. Bu ikiliyi kesinlikle ekibine alıcaktı.

Sırada diğerleri vardı. Albay'ın eli telefonuna gitti ardından sağ kolu olan Boran'ın adına tıkladı. Telefon bir kere çaldi ardından açıldı.

Boran: Albay'ım buyrun sizi dinliyorum.
Albay: Beyler siz nerdesiniz? Ben burda akla karayı seçmeye çalışıyorum siz ortalıkta yoksunuz! 10 dakika içinde odamda olun derhal!
Boran: Bir sorun mu var Albay'ım?
Albay: Uzun zamandır beklenilen sokak imparatorluğu için çalışmalara başlanıldı çocuklar odama gelin konuşalım.
Karşı taraftan bir ses gelmedi Albay telefonu kapatıp ön indeki dosyaları incelemeye devam etti. Naomi Voss isimli dosyaya gitti eli. Bu kız da uzun süredir onun himayesi altındaydı. Annesi Alman babası Türktü. Yanına ilk geldiği günü anımsadı Albay mavi gözleri sarı sacları pespembe kışlık takımı vardı üzerinde, 20 yaşında, 1.60 boylarında sessiz sakin bir kızdı. Ailesi onu keyfi olarak göndermişti. Başlarda pek istemiyordu yurtta kalıp zorlayıcı şartlarda eğitim almayı ancak zamanla ortama ayak uydurmuştu. İlgi insan psikolojisi olduğu için insanlar üzerindeki manipüle yeteneği çok güçlüydü. Hoş bunda ailesinden aldığı güzel genlerinde katkısı büyüktü. Alanının en iyisi olma yolunda çok iyi ilerlemişti.

Albay dosyaları incelerken odaya Boran ve Alaz girdi eski alışkanlıkları olan asker selamını verip hep oturdukları koltuklara geçtiler.
-"Beyler bu ikiliyi uzun zamandır izlediğimi biliyorsunuz bir itirazınızın olucağını sanmıyorum." Dedi ve Elina ve Aras'ın dosyalarını önündeki adamlara uzattı.

Dosyadaki isme bakan Boran şaşırmadı. Elina bulundukları yerde biliniyordu yakın dövüş dersi verdiği öğrencisiydi aynı zamanda. Memnuniyetle dosyada oyalandı bakışları, ufacık kız çocuğu onun ellerinde büyümüş güçlü bir kadın olmakla kalmamış işinde de usta bir isim olmuştu. Gencecik yaşına ve boyuna rağmen işini ustalık ile yapması çoğu zaman Boranı şaşırtsa da ondan daha iyisinin de kızın kendisi olduğunun farkındaydı.

-“Beni hiç şaşırtmadın Albay bu kızı seçeceğini biliyordum.“

- “Albay’ı'm Aras Korvaz'da Boran'ın yetiştirdiği elemanlardan biri değil miydi?"

-“O çocuğun nasıl bir beyni olduğunu biliyorsunuz beyler! Ekibin beyninin o olduğunu düşünün sadece. Dahice planlarla ne kadar ünleneceklerini düşünün.“

-“Albay haklı Alaz bende de Elina'nın dosyası var. İkiside çok başarılı gençler. Ekipte kesinlikle olmalılar. "

-“Başka kimler varmış bir bakalım o halde biraderim."

-“Alaz, Naomi'yi hatırlıyor musun? “

-" Evet Albay'ım hatırlıyorum. “ dedi net bir şekilde.

"Ne dersin uygun mu bu ekip için? “

Alaz çok düşünmedi bile bu kararı verirken.

-"Hack konusunda o kız garip bi şekilde çok iyi bence de olmalı ancak benim aklımda bir kişi daha var. Yiğit Kayahan. "

-"O eleman senin telefonuna sızmamış mıydı birader? Emin misin?"

-"Hiç farkına varmamıştım bile! Kendisi gelip dürüstçe itiraf etmeseydi belkide hiç anlamayacaktım! İşinde gerçekten çok iyi. Albay'ım kendisi 23 yaşında genç bi kardeşimiz ailesi sizin için çalışıyordu zaten dosyası buralarda bi yerlerde vardır mutlaka onu da almalıyız daha güçlü olabiliriz. “

Albay Demir ve Boran birbirlerine kısa bi an baktı ardından Demir kesin bir şekilde onayladı. Birlikte dosyaları incelemeye devam ettiler. Aralarından en iyilerini kendi bildiklerini de öne çıkararak uzun uzun toplantı yaptılar ve ekip artık 3 yıllık bir izleme sürecinden sonra kurulmuştu. Artık Sokak İmparatorluğu ekibinin ilk tohumları atılmış on gence aynı anda bu konu hakkında konuşmak ve tanışmak için konum ve saat gönderilmişti.

Elina Dağhan;
Motorumun üzerinde son sürat gazlarken çoktan Date'imin olduğu yere gelmiştim. Bordo kaplamalı Ducati Panigale V4'ümü uygun bir yere park etmiş kafamdaki kaskı çıkartıp önümdeki valeye anahtarıyla beraber vermiştim. Vale bir kaska bir bana bakmaya başlayınca derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalışarak konuşmaya başladım.
-"Lütfen kaskıma iyi bak o benim ilk göz ağrım." Demiş içeriye geçmiştim girişteki görevliye ismimi soyismimi söylediğimde karşılama görevlisi bana masa numarasını söylemiş ve içeriye buyur etmişti. Topuklu çizmelerimin çıkardığı tok ses ile masaya geçmiş karşımdaki adama selam vermek için elimi uzatmıştım. Karşımdaki adam bir süredir benimle buluşmak için can atan Gökay Ekim'den başkası değildi. Boran abimin isteği üzerine bir süredir kendim dışında herkesle igilenip durduğum için bana resmen ceza olarak başıma bu zengin züppeyi vermişti. Taş çatlasın iki aydır zorlaya zorlaya onunla görüşüyordum daha önce hiç buluşmaya fırsatımız olmamıştı ta ki bu güne kadar.

-"Hoşgeldin!" Dedi yüzünde ona yumruk atmamı düşündürecek kadar gevşek bir gülüş vardı. Anlaşılan bu gece biraz zor geçicekti...

Aras Korvaz;
Evde boş boş Kevin ile ps5 oynuyor Mortal Kombat 11'de onu bu oyunu bir daha benimle oynamaması adına ikna etmek istercesine yeniyordum kaçıncı elde olduğumuzu artık saymayı bırakmış sürekli kazanmaktan sıkılmaya başlamıştım ki salon kapısında beliren bir diğer yenilmelere doyamayan arkadaşım Berk girmişti.
-"Ya kardeşim yine mi bu oyun ya ben o kadar oyuna boşa mı para verdim!"
-"Kevin de senin gibi yenilmelere doyamadı kardeşim. Bu eli de kazanınca kolu sana bırakıcam iki kaybedenler olaarak bi rövanş maçı atar ne oynayacaksanız oynarsınız." Dedim ölümcül vuruşum bu laflarımın ardından gelmiş elimdeki kontrolcüyü Berk'e devretmiştim. Onları arkamda bırakıp önce mutfağa gittim dolaptan soğuk su alıp balkona geçmiştim ki karşı komşumun kedisi yine sapık gibi beni röntgenliyordu. Sahibi ile henüz adam akıllı denk gelmişliğimiz yoktu, yeni taşınmışlardı ancak karşımdaki kaliko cinsindeki dişi kediyle baya kaynaşmıştık. Üzerimde gezdirdiği bakışlarından sonra dili ile yalanıp içeriye girdi o ana kadar üzerimde sadece eşofmanımın olduğunun farkında değildim. Çapraz balkonumda oturan yaşlı emekli çift kınar gözlerle bana bakmaya başlayınca kendimi rahatsız hissedip geri içeriye girdim. Elimdeki su şişesi ile geri salona döndüğümde Kevin ve Berk'in yanına Yiğit ve Yavuz da gelmişti onları salonda bırakıp arabamın anahtarını aldım ne zaman canım sıkılsa yaptığım şeyi yapıp kendimi sokağa atıcaktım ki üzerimde hala kıyafet anlamında hiçbirşey yoktu, sıkıntıyla odama çıkıp üzerime bir sweat geçirdim, salondakilere dışarıya çıktığıma dair birşeyler söylenerek kendimi evden attım. Cılız sokak lambalarının zar zor aydınlattığı koca sokağa çıktım ve gözden kayboldum...

Albay Demir Aksoy;
Uzun süren toplantılar, konferans görüşmeleri ve bazı mailleşmelerden sonra artık herşey için hazırdık. Yarın akşam gölgeler konseyi üyelerinin oylamaları ile seçilmiş on farkı dalda eğitim almış genç aynı üssün olduğu yere gelicek ve artık yeni ajanlar olarak hayatlarına yeni bir sayfa açacaklardı. Karşımda oturan ikiliden ses çıkmıyor ek yardımlar doktor, hemşire, gerekirse psikolog hatta avukat ayarlamak için harıl harıl çalışıyorlardı. Benim bu ekibin kurulmasında katkım büyüktü ancak ekibin başında olması gerekenler onlar olmalıydı. Ben artık karımla ve torunlarımla emekliliğin dibine vurmak istiyordum yaşanacak kaos bana yük olucaktı bunca seneden sonra bunu çok iyi biliyordum. Gözlerimi önümdeki bilgisayardan koparıp karşımdaki iki dalyan adama baktım birinin doğal kızıl dalgalı saçları varken diğerinin tam tersi kömür karası dümdüz saçları vardı. Yıllardır bu iş için bıkmadan usanmadan çalışmışlardı artık bu konu hakkında konuşmaya başlamam gerekiyordu.

-"Bu ekibin başına ikinizi koyuyorum beyler başından beri sizin öğrencilerinizlerdi eğer işin içinden çıkamam ben diyosanız kapı orda. Ama yok ben bu işe ölene kadar devam ederim diyosanız oturun oturduğunuz yerde karar sizin. "

İki asker artık eminlerdi ki asıl herşey yeni başlıyordu....

Helloriiii canikolaarım bu benim uzun zaman sonra yazıp yayınladığım ilk kurdum henüz herşey tam oturmuş değil evet ama zamanla anlicaksınız bence.

Düzenlenme tarihi:05.09.2026
Bu ikikiliyk

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

122okunma 54beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.