84. bölüm · Gölge Oyunları
84.Bölüm;Gerçekler ve Tripler
"Bazen en büyük savaş, tek kelimeyle biter: Haklısın."
---
Duyguların Yüzeye Çıkışı
Ayaz ve Atlas, o gün pek çok şey öğrendiler.
Öğrendikleri en önemli şey mi?
Bir şeyleri itiraf etmek, düşündüklerinden çok daha zordu.
Ama daha da kötüsü...
Bunu yaptıktan sonra yaşayacaklarıydı.
Çünkü Damla ve Hümeyra, asla kolay affeden insanlar değildi.
Ve bu, başlarına bela açacaklarının ilk işaretiydi.
---
Atlas ve Damla: Gerçekleri Söylemek
Atlas, Damla’ya doğru döndü.
“Tamam, kabul ediyorum.”
Damla kollarını kavuşturup kaşlarını kaldırdı. “Ne kabul ediyorsun?”
Atlas derin bir nefes aldı. “Sana karşı hislerim var.”
Damla gözlerini kıstı. “Ne tür hisler?”
Atlas başını hafifçe yana eğdi. “Ne tür olmasını isterdin?”
Damla gözlerini devirdi. “Soruya soruyla cevap verme.”
Atlas gülümsedi. “Seninle vakit geçirmekten hoşlanıyorum. Bazen bana inanılmaz derecede sinir bozucu geliyorsun ama... aynı zamanda senin yanındayken her şey daha anlamlı oluyor.”
Damla bir an duraksadı.
Sonra gözlerini kırpıştırıp kollarını çözdü. “Bunu neden şimdi söylüyorsun?”
Atlas hafifçe omuz silkti. “Çünkü daha önce söylersem kaçacağını biliyordum.”
Damla derin bir nefes aldı, sonra aniden döndü ve yürümeye başladı.
Atlas şaşırdı. “Hey, nereye gidiyorsun?”
Damla başını çevirmeden elini salladı. “Düşünmem lazım.”
Atlas kaşlarını çattı. “Ne düşünmesi? Zaten gerçeği söyledim!”
Damla durdu, hafifçe başını yana eğdi ve sinsice gülümsedi. “Senin tribini çektiğim kadar, sen de benim tribimi çekeceksin. Oyunun kuralı bu.”
Sonra yürümeye devam etti.
Atlas derin bir iç çekti. Harika...
---
Ayaz ve Hümeyra: Sonunda Söyledi
Ayaz, Hümeyra’nın karşısında dikiliyordu.
Hümeyra gözlerini ona dikmiş, sabırla bekliyordu.
“Ee?” diye sordu sonunda.
Ayaz iç geçirdi. “Biliyor musun? Aslında bu kadar zor olmamalıydı.”
Hümeyra başını yana eğdi. “Ne zor olmamalıydı?”
Ayaz, ona doğrudan baktı. “Sana karşı hislerim olduğunu söylemek.”
Hümeyra kaşlarını kaldırdı. “Senin gibi biri için duygularını kabul etmek zor olmalı.”
Ayaz hafifçe gülümsedi. “Evet. Ama daha da zor olan şey... onları anlamaya çalışmak.”
Hümeyra başını salladı. “İşte bu konuda sana katılıyorum.”
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Hümeyra kollarını kavuşturdu. “Peki, ne bekliyorsun?”
Ayaz kaşlarını çattı. “Ne demek istiyorsun?”
Hümeyra gözlerini devirdi. “Beni kırdın, tamam mı? Bunu biliyorsun. Ve öylece gelip bir itirafta bulununca her şey düzelmiyor.”
Ayaz başını eğdi. “Biliyorum.”
Hümeyra kaşlarını kaldırdı. “O zaman ne yapacaksın?”
Ayaz içini çekti. “Sen ne istiyorsan onu yapacağım.”
Hümeyra hafifçe gülümsedi. “Güzel. Çünkü çok sürüneceksin.”
Ayaz başını iki yana salladı. “Harika... Atlas’la kaderim aynı olacak.”
---
Tripler Başlasın
Damla ve Hümeyra, bir masanın başında oturmuş kahvelerini yudumluyorlardı.
Atlas ve Ayaz ise birkaç masa ötede, mağlup savaşçılar gibi bekliyorlardı.
Atlas, Ayaz’a baktı. “Ne yapacağız?”
Ayaz omuz silkti. “Sanırım... triplerini çekeceğiz.”
Atlas başını iki yana salladı. “Bunu yapamayız.”
Ayaz ona baktı. “Gerçekten mi? Şu an başka bir seçeneğin var mı?”
Atlas gözlerini kıstı. “Belki bir şekilde gönüllerini alabiliriz.”
Ayaz hafifçe güldü. “Onları tanıyorsan, bunun bu kadar kolay olmayacağını da biliyorsundur.”
Atlas iç geçirdi. “Evet... maalesef biliyorum.”
O sırada Damla, hafifçe başını kaldırıp Atlas’a baktı.
Atlas hemen gözlerini kaçırdı.
Hümeyra, Ayaz’a kısa bir bakış attı.
Ayaz ise olduğu yerde donup kaldı.
Sonra Damla ve Hümeyra aynı anda başlarını çevirip birbirlerine baktılar.
Ve sinsice gülümsediler.
Atlas ve Ayaz aynı anda iç çektiler.
Çünkü başlarına gelecekleri tahmin edebiliyorlardı.
Ve bu... uzun sürecek bir savaş olacaktı.
---
Bölüm Sonu
"Bazen en büyük ceza, sessizliktir. Ama en büyük intikam... tribin kendisidir."
