55. bölüm · Gölge Oyunları
56.Bölüm;Küllerin Altında
"Bazı kayıplar gerçek değildir. Ama bazen, gerçek bile yanıltıcı olabilir."
---
Soğuk Taş Duvarlar
Ayaz, bileklerindeki zincirin metalik soğukluğunu hissetti. Derin bir nefes aldı. Başını yavaşça kaldırıp etrafına baktı.
Hapsoldukları yer, taş duvarlarla çevrili bir bodrum gibiydi. Havadaki rutubet ve metal kokusu boğucuydu. Loş ışıklar gölgeleri daha da korkutucu hale getiriyordu.
Damla bir köşeye sinmiş, boş gözlerle yere bakıyordu. Atlas zincirleri çözmeye çalışıyordu ama her hareketinde bileklerinden kan sızıyordu.
Ve Hümeyra...
O hâlâ yerde yatıyordu.
Hareket etmiyordu.
Atlas bir küfür savurdu. "Bizi buraya kilitleyenler kimdi? Neden hepimiz buradayız?"
Ayaz’ın sesi her zamankinden daha soğuktu. "Bizi öldürmek isteselerdi, bunu çoktan yaparlardı."
Damla başını kaldırdı. Gözleri hala boştu. "Hümeyra..." Sesi kırılmış gibiydi. "O öldü..."
Bu kelime odanın içine bir bıçak gibi saplandı.
Öldü.
Ayaz, Damla'nın bu kelimeyi böyle kolayca söylemesine tahammül edemedi. İçinde bir şeyler parçalanıyordu ama o hissetmemeye çalışıyordu.
Atlas, nefesini tuttu. "Kaçmalıyız."
Ayaz başını Hümeyra'nın hareketsiz bedenine çevirdi. "Onu bırakıyor muyuz?"
Sessizlik.
Damla dişlerini sıktı. "Asla."
---
Kaçış Planı
Atlas, zincirleri çekiştirdi. Bir noktada zincirlerin bağlantısını gevşetmişti. "Sanırım bunu açabilirim..."
Ayaz sessizce izledi. Sonunda Atlas zinciri sertçe çekti ve bileğinden çıkardı. Metalin yere düşerken çıkardığı ses yankılandı.
Damla hemen ona döndü. "Bizi de çöz."
Atlas, önce Damla'nın zincirlerini açtı, sonra Ayaz’ınkini.
Ama kimse hareket etmedi.
Gözleri hâlâ Hümeyra’daydı.
Atlas yere çöktü. "Onu taşıyacağız."
Damla, elleri titreyerek Hümeyra'nın başını dizlerine aldı. "Soğuk..." diye fısıldadı.
Ayaz dudaklarını sıktı. "Buradan çıkana kadar dayanmak zorundayız."
Atlas başını salladı ve duvara yaslandı. "Kapıyı açmak için bir yol bulmalıyız."
---
Hümeyra - Sessiz Uyanış
Her şey siyah.
Hiçbir şey hissetmiyordu.
Ama sonra...
Soğuk.
Soğukluk tenine işliyordu.
Ve bir şey daha...
Bir ses.
"Kaçmalıyız."
Bir şeyler hatırlamaya çalıştı.
Ama sadece parçalar vardı.
Ayaz’ın yüzü... Atlas’ın öfkeli bakışları... Damla’nın sesi...
Ve sonra...
Kan.
Gözlerini açmaya çalıştı ama yapamadı.
Ama hâlâ buradaydı.
Ölmemişti.
Ama daha ne kadar dayanabilirdi...
---
Kaosun Başlangıcı
Atlas kapıya yaklaşırken, dışarıdan ayak sesleri geldi.
Herkes dondu.
Damla nefesini tuttu.
Kapının kilidi çevrildi.
Ve ardından, içeriyi aydınlatan sert bir ışık süzüldü.
İçeriye silahlı iki adam girdi.
Biri alaycı bir gülümsemeyle eğildi. "Uyandınız mı?"
Atlas ileri atılacak gibi oldu ama Ayaz kolunu tuttu.
Adam, Hümeyra’nın hareketsiz bedenine baktı ve başını iki yana salladı. "Ne yazık..."
Damla, öfkeyle dişlerini sıktı.
Ayaz ise hiç tepki vermedi. Ama gözleri buz gibiydi.
Adam devam etti. "Ama merak etmeyin, yakında ona katılacaksınız."
Ve sonra, bir emir verdi.
"Onları götürün."
Kaos patlak verdi.
