27. bölüm · Gölge Oyunları
27.Bölüm;Gerçeklerin Gölgesi
Damla’nın içi buz kesti. Atlas’ın elleri arkadan bağlanmıştı ve yüzü öfkeyle kasılmıştı. Hümeyra yanındaki duvara yaslanarak doğruldu, gözleri Ayaz’a kilitlenmişti.
“Ayaz,” diye tısladı, gözlerindeki öfke apaçık ortadaydı. “Bunu neden yapıyorsun?”
Ayaz, ifadesiz bir şekilde ona baktı. “Ben sadece üzerime düşeni yapıyorum.”
Damla dişlerini sıktı. “Bu ne demek oluyor? Bizi buraya getirenlerle birliktesin, öyle mi?”
Ayaz’ın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi ama gözlerinde hiçbir duygu yoktu. “Ne sandınız? İlk günden beri sizin tarafınızda mıydım?”
Atlas hızla konuştu. “Yalan söylüyor.”
Damla, Atlas’a döndü. “Ne?”
Atlas gözlerini Ayaz’dan ayırmadan devam etti. “Söylediklerinin hepsi palavra. Eğer gerçekten onlarla birlikte olsaydı, bizi şimdiye kadar çoktan öldürmüş olurdu.”
Ayaz hafifçe başını yana eğdi. “Belki de sizi canlı tutmamın başka bir nedeni vardır.”
Hümeyra gözlerini kıstı. “Bize ne yapacaklar?”
Ayaz, kısa bir duraksamayla konuştu. “Sizin kim olduğunuzu öğrenmek istiyorlar.”
Damla kaşlarını çattı. “Ne demek istiyorsun?”
Ayaz’ın sesi soğuktu. “Bunu gerçekten bilmiyor musunuz?”
Sessizlik çöktü. Damla’nın kalbi hızla atıyordu. Bu işte bir tuhaflık vardı. Ayaz gerçekten ihanet mi ediyordu, yoksa bu bir oyun muydu?
Hümeyra’nın sesi titredi. “Sana güvenmiştik.”
Ayaz’ın yüzü anlık bir ifadeyle gölgelendi ama hemen kendini toparladı. “Yanlış bir şey yaptım demedim.”
Atlas aniden kelepçelenmiş ellerine rağmen öne atıldı. “Bizi buradan çıkar.”
Ayaz ona sert bir bakış attı. “Öyle kolay olsaydı, çoktan gitmiş olurdunuz.”
Damla nefesini tuttu. “Yardım mı edeceksin?”
Ayaz bir an sessiz kaldı. Sonra yavaşça başını salladı.
Hümeyra şok olmuştu. “Sen bizim tarafımızda mısın, değil misin?”
Ayaz gözlerini kapattı. “Bu, neye inandığınıza bağlı.”
Ardından hızla cebinden küçük bir anahtar çıkardı ve Atlas’ın kelepçelerini çözdü. Atlas bileklerini ovarken Damla ve Hümeyra’ya döndü.
“Ne yapacağız?” diye sordu Damla.
Ayaz kısa bir an duraksadı. Sonra sessizce fısıldadı: “Koşun.”
Hümeyra bir saniye bile tereddüt etmeden Damla’nın bileklerindeki kelepçeleri çözdü. Atlas çoktan kapının yanına geçmişti.
Ama tam o anda alarm çalmaya başladı.
“Sizi buldular,” dedi Ayaz, sesi hala soğukkanlıydı.
Damla dişlerini sıktı. “O zaman savaşacağız.”
Hümeyra başını kaldırdı. “Buradan sağ çıkacağız.”
Atlas hafifçe gülümsedi. “Öyleyse başlayalım.”
Ve o an, kaçışları başlamıştı.
