71. bölüm · Gölge Oyunları
72.Bölüm;Gerçek Güç
"Bazı savaşlar, kaderin yazdığı gibi değil, bizim çizdiğimiz gibi biter."
---
Gücün Yükselişi
Damla’nın gözleri bembeyaz bir ışıkla yanarken, odanın içindeki hava ağırlaştı.
Atlas, Hümeyra ve Ayaz, sanki görünmez bir duvara çarpmış gibi geriye savruldular ama onlara bir zarar gelmedi.
Sadece… bir güç onları geri itmişti.
Ama düşmanlar?
Onlar için aynı şey geçerli değildi.
Liderin etrafındaki adamlar çığlık atarak geriye doğru uçtular. Bazıları duvarlara çarpıp bayılırken, bazıları yerin derinliklerine çökmüş gibi dizlerinin üstüne çöktü.
Damla adımlarını ileri attıkça, etrafındaki ışık daha da yoğunlaştı.
Lider ise hâlâ gülümsüyordu.
“Sana söyledim,” dedi sakince. “Bunu bastırmak boşuna.”
Ama Damla bu sefer farklı hissediyordu.
İlk defa... kendi gücünü gerçekten hissediyordu.
Ve onu sadece düşmanına yönlendirmeye kararlıydı.
---
Savaş Başlıyor
Ayaz, Damla’nın çevresindeki ışığı inceledi. Normalde böyle güçler kontrolden çıkardı, ama Damla kontrolü elinde tutuyordu.
“Bu kız cidden başka bir seviyede,” diye mırıldandı Ayaz.
Hümeyra ise dikkatle izledi. Damla’nın gözlerinde korku yoktu.
Sadece… kararlılık.
Atlas, Damla’nın arkasına geçti. “Ne yapmayı planlıyorsun?”
Damla, liderin üzerine yürüdü. “Bu savaşı bitiriyorum.”
Lider başını yana eğdi. “Güç yetmez, Damla.”
Ve o anda, bir hareket yaptı.
Kendi avucunu açtığında, havada koyu, gölge gibi bir şey belirdi. İçinde binlerce fısıltı vardı.
Bu… karanlık bir enerjiydi.
Ayaz anında önüne geçti. “Geri çekilin!”
Ama Damla sabit kaldı.
Gözleri liderin elindeki gölgeye dikildi.
Sonra parmaklarını sıkıca kapadı.
Ve bir anda, etrafındaki enerji şiddetle parladı.
Liderin gölge gücü, Damla’nın ışığına çarpınca bir anda çatırdamaya başladı.
Damla gözlerini kıstı. “Sana bir şey söyleyeyim mi?”
Lider nefesini tuttu.
“Ben, artık senin oyuncağın değilim.”
Ve sonra, Damla elini kaldırdı.
---
Işığın Patlaması
Damla’nın içindeki güç tam anlamıyla açığa çıktığında, odanın içindeki tüm karanlık dağılmaya başladı.
Gölge Adamlar’ın bağırışları yankılandı.
Lider, geriye doğru tökezledi. İlk defa gözlerinde bir şaşkınlık vardı.
“SENİN BÖYLE BİR GÜCÜ KONTROL EDEBİLMEN İMKANSIZ!” diye bağırdı.
Damla gülümsedi. “Bence gayet mümkün.”
Ve sonra, son hamlesini yaptı.
Etrafındaki ışık, koca bir dalga gibi düşmanların üzerine çöktü.
Bir anda her şey sarsıldı.
Lider bağırarak geri çekildi. Adamları teker teker yere düştü.
Atlas, Damla’nın arkasında onun gücünü izlerken fısıldadı. “Bu... gerçekten inanılmaz.”
Hümeyra hafifçe gülümsedi. “Bu bizim Damla.”
Ayaz ise, Damla’nın gücünü kullanmasına rağmen hâlâ kendinde olduğunu fark ettiğinde bir rahatlama hissetti.
Bu, Damla’nın savaşıydı.
Ve Damla, artık kaybeden kişi olmayacaktı.
---
Zafer ve Tehdit
Lider, yere diz çökmüş şekilde soluk soluğa kaldı.
Damla ona yaklaştı, gözlerinde hâlâ ışık vardı ama yüzü sertti.
“Bu daha başlangıç,” dedi sakince. “Bizi rahat bırakmazsan… seni tamamen yok ederim.”
Lider, gözlerini kıstı. “Bu iş burada bitmez.”
Damla başını yana eğdi. “Öyle mi? Öyleyse sıradaki savaş için iyi hazırlan.”
Ve sonra, odadaki son ışık patladı.
Gölge Adamlar tamamen geri çekildi.
Bina yıkılmaya başlarken, Damla, Atlas, Hümeyra ve Ayaz hızla çıkışa yöneldiler.
Ama hepimiz biliyorduk.
Bu, sadece ilk zaferdi.
Ve gerçek savaş… henüz başlamıştı.
---
