5. bölüm · Gölge Oyunları
5.Bölüm;Geri Dönülmez Yol
Damla, hızla atan kalbinin ritmini bastırmaya çalışarak gölgelerin arasından süzüldü. Hümeyra, arkasında sessizce ilerlerken gözleri dikkatle etrafı tarıyordu. Sessizlik, kulaklarına çığlık gibi geliyordu; bu sessizlik, büyük bir fırtınanın habercisi gibiydi.
Fısıltının sözleri hâlâ zihninde yankılanıyordu. "Kimseye güvenme. Kimse göründüğü gibi değil."
Damla, içinden bir sesin ona sürekli temkinli olmasını söylediğini hissediyordu ama bir yandan da göğsüne oturan ağırlık, ona bir şeylerin ters gittiğini fısıldıyordu.
"Burada bir şeyler yolunda gitmiyor," diye mırıldandı Hümeyra, gözlerini kıstı.
Damla başını çevirdiğinde gözleri kısılmış, dudakları sertçe bükülmüştü. Hümeyra bir şeyi fark ettiğinde böyle bir ifade takınırdı ve bu, çoğu zaman haklı olduğu anlamına gelirdi.
"Ne demek istiyorsun?" diye fısıldadı Damla.
Hümeyra, köşeye yaslanarak kulak kabarttı. "Bizi izleyen biri var..."
Tam o sırada, loş koridorun sonunda bir gölgeden fısıltı duyuldu."Kaçın!"
Ve o anda, ikisi birden bilinmezliğin içine doğru koşmaya başladı. Arkalarından gelen ayak sesleri, peşlerindeki tehdidin ne kadar yakın olduğunu hatırlatıyordu.Gecenin karanlığında yankılanan ayak sesleri, Damla’nın yüreğinde bir çığlık gibi büyüyordu. Hümeyra hemen yanında, nefesi kesik kesik… İkisi de ardına bile bakmadan koşuyordu. Arkalarındaki gölgelerin adımları daha da hızlanmıştı. Sokaklar labirent gibi uzanıyor, kaçış yolları bir bir tükeniyordu.
"Buraya kadar geldik, ama nereye gideceğiz?" diye sordu Hümeyra, nefesini zor kontrol ederek.
Damla duraksadı. Kendi içinde hesap yaptı. Arkalarındaki tehlikenin büyüklüğünü, karşılarına çıkacak bilinmezlikleri… Kaçmak mı, yoksa savaşmak mı?
Tam o anda, loş bir sokak lambasının aydınlattığı köşeden biri çıktı. Uzun boylu, siyah montunun içinde adeta gölgelerle bütünleşmiş bir figür… Gözleri sert ve kararlıydı. Onun kim olduğunu bilmiyorlardı, ama Damla o an içgüdüsel bir şekilde hissetti: Tehlike kapıdaydı.
Atlas.
Soğuk sesiyle, "Yanlış bir yolda yürüyorsunuz," dedi. "Eğer devam ederseniz, geri dönüşünüz olmayacak."
Damla dişlerini sıktı. "Bizim zaten geri dönecek bir yolumuz kalmadı."
Atlas’ın yüzünde hafif bir kıvrım belirdi, bir gülümseme mi, yoksa küçümseme mi olduğu anlaşılmıyordu. Ama bir şey belliydi… Onları izliyordu, bekliyordu.
Hümeyra usulca Damla’ya sokuldu. "O kim?" diye fısıldadı.
"Henüz bilmiyorum," dedi Damla, Atlas’tan gözlerini ayırmadan. "Ama öğreneceğiz."
---
