8. bölüm · GÖLGE KELLERİ-II
6. BÖLÜM: AVCININ OYUNU
Şafak sökerken sahil kasabasının üzerindeki sis henüz dağılmamıştı. Planımız basitti ama bir o kadar da riskliydi: Bizi takip edenlerin bizi bulmasını sağlayacak küçük bir iz bırakacak, ardından masanın etrafındaki o şüpheyi ortadan kaldırmak için ilk büyük hamlemizi yapacaktık.
Eski depoda toplandığımızda, herkesin yüzündeki kararlılık okunuyordu. Selin, elindeki sahte istihbarat haritasını masanın ortasına bıraktı. "Eğer aramızda gerçekten bir köstebek varsa," dedi gözlerini üzerimizde gezdirerek, "bu haritanın dışarı sızması an meselesi olacaktır. Ve köstebek kimse, kendi tuzağımıza düşecek."
Serçe, hafifçe gülümseyerek hazırladığı tuzak mekanizmalarını kontrol etti. "Bırakalım da haberi götürsünler," dedi, sesindeki o tehlikeli tınıyla. "Karşılarında ölü bir av bulacaklarını sanıyorlar ama yanılıyorlar."
Ben de derin bir nefes alıp kapıya doğru yöneldim. Dışarıda bizi bekleyen tehlikeye ve içimizdeki o gizli ihanete doğru yürürken, artık korkunun yerini sadece saf bir öfke almıştı. Oyunun ilk perdesi aralanıyordu.
