5. bölüm · GÖLGE KELLERİ-II

3. BÖLÜM: KÜLLERİN ALTINDAKİ KIVILCIM

Hasret Oktay

Gecenin karanlığı, sahil kasabasının dar ve sessiz sokaklarını tamamen yutmuştu. Uzaktan gelen dalga sesleri, içimizdeki fırtınayı dindirmeye yetmiyordu. Loş ışıklı küçük odanın ortasında duran masanın etrafında toplanmıştık. Her birimizin yüzünde, yaşanan ihanetin bıraktığı keskin bir öfke ve kararlılık vardı.
"Bizi bulmaları uzun sürmez," dedi Selin, sesindeki o buz gibi soğukluk odayı bir anda gererek. "Demir öldü belki ama bıraktığı pislikler hâlâ aramızda geziniyor. Ve en kötüsü, kimin dost kimin düşman olduğunu artık tam olarak bilmiyoruz."
Masanın üzerine serilen harita ve eski notlar, yeni bir planın, daha doğrusu büyük bir intikam yürüyüşünün ilk adımlarıydı. Kaybettiğimiz her şeyi geri almak, sadece bir onur meselesi değil, hayatta kalmanın tek yoluydu. Gözlerimizi birbirimize diktik; kelimelere gerek yoktu. Aramızdaki o sessiz ve güçlü bağ, en keskin kılıçtan daha keskinleşmişti.
"O zaman tahtımıza geri dönme vakti," dedim kararlı adımlarla masadan uzaklaşarak pencereye yönelirken. "Bizi küllerimizden yeniden doğduk sanıp yok ettiklerini zannedenler, o küllerin altında nasıl bir volkan yattığını görecekler."