17. bölüm · GÖLGE KELLERİ-II

15. BÖLÜM: MASKE DÜŞÜYOR

Hasret Oktay

Köstebek, üzerindeki son baskıya daha fazla dayanamayarak başını yavaşça kaldırdı. Gözlerindeki o saklanma çabası tamamen silinmiş, geride sadece acı bir kabulleniş kalmıştı. Elini yavaşça cebine götürdüğünde Serçe ani bir refleksle silahını daha da sıkı kavradı ama o, sadece küçük, mühürlü eski bir zarf çıkarıp masanın üzerine bıraktı.
"Bunu bana verdiklerinde..." dedi, sesi titreyerek ama net bir şekilde yankılanarak, "sevdiklerimi koruyacağımı söylemişlerdi. Demir'in ölümünden sonra bile bu ağın bitmeyeceğini biliyordum. Ben sadece... hayatta kalmaya çalışıyordum."
Selin masanın üzerindeki zarfı uzanıp aldı ve mühürlü kapağını tek bir hamlede yırtarak içindeki kağıdı çıkardı. Yazıyı okuduğu an yüzündeki o sert ifade bir anda dondu; gözlerindeki şaşkınlık ve öfke birbirine karıştı. Kağıttaki isimleri bize çevirdiğinde, aramızdaki o köstebeğin kim olduğunu nihayet çok net bir şekilde görmüştük. Beklemediğimiz, o en karanlık köşeden gelen bir isim çıktı ortaya.
"Demek oyunun asıl mimarı buydu," dedim, dişlerimin arasından fısıldayarak. Mağaranın loş ışığı altında gerilim doruktaydı; artık ne bir saklanacak yer ne de söylenecek başka bir yalan kalmıştı.