27. bölüm · GÖLGE KELLERİ-II

25. BÖLÜM: ESKİ FENERİN IŞIĞI

Hasret Oktay

Plazadan çıkıp sahil kasabasına doğru geceyi yararak ilerlediğimizde, sabahın ilk ışıkları ufuk çizgisinde siluetler oluşturmaya başlamıştı. Varacağımız yer bellidir: Her şeyin başladığı o eski fener kulesi.
Serçe, arabayı fenerin arkasındaki kayalıkların arasına sessizce sakladı. Kapıyı açıp dışarı adım attığımızda, denizin sert dalgalarının kayalara çarparak çıkardığı ses geceye eşlik ediyordu. Fenerin tepesinden sızan o soluk sarı ışık, içeride birinin bizi beklediğinin en net kanıtıydı.
Selin belindeki tabancanın kabzasını kontrol ederken, "Bu kez kaçmasına asla izin yok," dedi, kararlı adımlarla taş basamaklara yönelirken.
Fenerin ahşap kapısı rüzgarın etkisiyle hafifçe gıcırdarak aralandı. İçeri girdiğimizde, bizi tepeden tırnağa saran o ağır ve tanıdık koku ile merdivenlerden gelen hafif ayak sesleri karşıladı. 30. bölüme doğru giden bu yolda, en büyük hesaplaşmanın eşiğindeydik.