28. bölüm · GÖLGE KELLERİ-II
26. BÖLÜM: AHŞAP BASAMAKLARIN SESİ
Fener kulesinin dar ve gıcırdayan ahşap merdivenlerini tırmanırken, attığımız her adım kulaklarımızda yankılanıyordu. Dışarıdaki rüzgar kuleyi sarsarken, içerideki sessizlik neredeyse elle tutulacak kadar ağırdı.
Serçe önde, silahının feneriyle köşeleri kollayarak yukarı doğru süzülüyordu. "Yukarıdan gelen başka bir ses yok," diye fısıldadı hafifçe arkasına dönerek. "Ama tepe odasında bir hareketlilik var, bizi bekliyor."
Selin nefesini düzenlemeye çalışarak başını salladı. "Son kata geldik," dedi. "Artık saklanacak ya da kaçacak hiçbir yeri kalmadı."
Tepe odasına açılan demir kapının önüne vardığımızda, içeriden gelen o hafif kâğıt hışırtısı ve sandalye gıcırtısı durduğumuzu ele verdi. Göz göze geldik; kapıyı itip içeri dalmak için işaretleştik.
