31. bölüm / 31
Gizli Aşk31. Bölüm
Bölümler 31Şu an: 31. Bölüm
- 1 1. Bölüm602 kelime
- 2 2. Bölüm1.046 kelime
- 3 3. Bölüm1.008 kelime
- 4 4. Bölüm750 kelime
- 5 5. Bölüm542 kelime
- 6 6. Bölüm1.190 kelime
- 7 7. Bölüm497 kelime
- 8 8. Bölüm775 kelime
- 9 9. Bölüm553 kelime
- 10 10. Bölüm759 kelime
- 11 11. Bölüm669 kelime
- 12 12. Bölüm997 kelime
- 13 13. Bölüm551 kelime
- 14 14. Bölüm727 kelime
- 15 15. Bölüm1.151 kelime
- 16 16. Bölüm473 kelime
- 17 17. Bölüm526 kelime
- 18 18. Bölüm467 kelime
- 19 19. Bölüm652 kelime
- 20 20. Bölüm554 kelime
- 21 21. Bölüm501 kelime
- 22 22. Bölüm924 kelime
- 23 23. Bölüm536 kelime
- 24 24. Bölüm867 kelime
- 25 25. Bölüm656 kelime
- 26 26. Bölüm473 kelime
- 27 27. Bölüm470 kelime
- 28 28. Bölüm550 kelime
- 29 29. Bölüm539 kelime
- 30 30. Bölüm495 kelime
- 31 31. Bölüm540 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Artık hepimiz kendi evlerimizdeydik ve hiçbir sorun çıkmadan eve dönebilmiştik. Ama hâlâ gerginliğimiz devam ediyordu ve hiçbir şekilde bitmeyeceği de kesindi. Bunun bir çözüm yolunu bulmamız lazımdı. Ben Burak'la mutluydum ve ayrılmak istemiyordum.
Aradan üç gün geçmişti ama bu üç günün ardında ne ben, Burak'la konuşabilmiştim, ne Burak, benimle konuşmuştu. Benden uzak duruyor gibiydi ve sanki bana aşık olması onun suçuymuş gibi duruyordu. Ben de pek yanına gidip konuşamamıştım belki yanıma o gelir konuşur benimle diye. Ama artık buna ikimizden birisinin dur demesi şarttı.
“Burak biraz vaktin var mı?”
“Erem görüyorsun ki çalışıyorum.”
“Görüyorum da fazla vaktini almıcam.”
“Molada konuşuruz. Zaten on dakika kalmış.”
“Tamam.”
Burak, bana tamamen soğuk davranıyordu ve sanırsam artık beni istemiyordu. Ben sanki ona kötülük yapmışım gibiydi. Artık benden tamamen her şeyi kesmiş gibi.
On dakika geçtikten sonra molaya çıkmıştık ve en nihayetinde Burak'la konuşma fırsatım olmuştu. Onunla artık konuşma zamanıydı ve bu konu üzerinde konuşmamız lazımdı.
“Burak senin neyin var? Neden bana böyle davranıyorsun?”
“Neyim var ki? Sana nasıl davranıyorum? Anlamadım.”
“Gayette iyi anladın. Çünkü ne zaman baksam bana çok uzak davranıyorsun. Bana hiç bakmıyorsun. Ben sanki artık sevgilin değilmişim gibi.”
“Evet artık öyle. Sen artık benim sevgilim değilsin Erem Sağnıç. Artık seni sevmiyorum, seni artık hayatımda istemiyorum. Seninle birlikte olduğum bu süre zarfında başıma gelmeyen kalmıyor. Yeter artık.”
“Ne?”
“Açıkca söyledim. Benimle artık yan yana gelmezsen sevinirim.”
Burak yanımdan geçip gitmişti ve ben kalakalmıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum artık. Olduğum yerde oturup bir anda ağlamaya başlamıştım. Hıçkıra hıçkıra ağlarken yanıma birisi gelmişti. Kim olduğunu baktığımda Elif'i görmüştüm ve ayağa kalkar kalkmaz ona sımsıkı sarılmaya başlamıştım. Anlaşılan o ki Burak'la konuşmalarımızı duymuş olmalıydı.
Canım o kadar çok yanıyordu ki artık ne yapıcağımı bilmiyordum. Eve gidip odama geçmiştim ve kapıyı kapatıp kimse girmemesi için kilitlemiştim. Çünkü yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Burak'ın, beni bırakacağını hiç düşünmezdim. Beni sevdiğini düşünürdüm ama onun sevgisi yalan çıkmıştı. Benim için bütün zorluklara göğüs gerebilir sanırken o kaçmayı ve benden ayrılmayı planlıyormuş. Bu durum oldukça beni mahvetmişti.
Akşam olmuştu ve Elif odamın kapısına gelip akşam yemeğini hazırladığını söylemişti ama yemeğeceğimi de biliyordu. Elif ise benim bu durumuma baya üzülüyordu bu yüzden ne yapacağını düşünüyordu. Arkadaşımı böyle benim için uğraşmasını istemiyordum ama beni neşelendirmek için elinden geleni yapacağından emindim.
“Erem odadan çıkıp benimle film izlemeye ne dersin? Yalnız başıma izlemek istemiyorum.”
“Oğuz'u çağır, o sana eşlik eder.”
“Ben Oğuz'la değil, ben arkadaşım olan Erem'le izlemek istiyorum.”
“Maalesef olmaz. Çünkü odamdan dışarıya çıkmaya hiç niyetim yok.”
Ben böyle yaparak Elif'i kendimden uzaklaştırıyordum. O da bunun farkındaydı ama onun hiçbir şekilde pes etmeye niyeti yoktu. Keşke Burak'da, Elif gibi olabilseydi.
O kadar kötü bir zaman geçiriyordum ki birkaç gündür yemek yemiyordum. Sadece bir bardak suyu zar zor içebiliyordum. O derece kötü durumdaydım. Elif ise artık benim için endişelenip korkmaya başlamıştı. Benim tedavi görmemi istemişti ama ben red etmiştim. Tedavi olmak istemiyordum.
Birkaç gün daha böyle devam ederken ayağa kalkmamla yere düşüp bayılmam bir olmuştu. Ne olmuştu? Neden böyle bayılmıştım? Anlayamamıştım ama Elif ile Oğuz, beni apar topar hastaneye götürmüşlerdi.
Hastaneye geldiğimizde beni bir odaya almışlardı ve serumlar falan takılmıştı. O sırada Asya'da oradaydı ve benimle o ilgilenmişti. Burak'la ayrıldığımızı ve birkaç gündür odamdan çıkmadığımı ve yemek yemediğimi biliyordu. O yüzden de bana yardım etmeye ve beni iyileştirmeye çalışıyordu. Peki ya ben iyileşmek istiyor muydum?
Devam Edecek…
Bölüm etkileşimi
