2. bölüm / 31
Gizli Aşk2. Bölüm
Bölümler 31Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm602 kelime
- 2 2. Bölüm1.046 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm1.008 kelime
- 4 4. Bölüm750 kelime
- 5 5. Bölüm542 kelime
- 6 6. Bölüm1.190 kelime
- 7 7. Bölüm497 kelime
- 8 8. Bölüm775 kelime
- 9 9. Bölüm553 kelime
- 10 10. Bölüm759 kelime
- 11 11. Bölüm669 kelime
- 12 12. Bölüm997 kelime
- 13 13. Bölüm551 kelime
- 14 14. Bölüm727 kelime
- 15 15. Bölüm1.151 kelime
- 16 16. Bölüm473 kelime
- 17 17. Bölüm526 kelime
- 18 18. Bölüm467 kelime
- 19 19. Bölüm652 kelime
- 20 20. Bölüm554 kelime
- 21 21. Bölüm501 kelime
- 22 22. Bölüm924 kelime
- 23 23. Bölüm536 kelime
- 24 24. Bölüm867 kelime
- 25 25. Bölüm656 kelime
- 26 26. Bölüm473 kelime
- 27 27. Bölüm470 kelime
- 28 28. Bölüm550 kelime
- 29 29. Bölüm539 kelime
- 30 30. Bölüm495 kelime
- 31 31. Bölüm540 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah yeni bir güne uyanmıştım. Birazda olsa dün yaşadığım olayı unutmaya çalışıyordum. O adam kimdi? Neden iki defa önüme çıkmıştı? En önemlisi ise ben durduk yere neden o adama karşı şimdiden bir şeyler hissetmeye başlamıştım? Aklımı kurcalayıp duruyordu. Daha adamın adını bile bilmiyorken böyle hissetmem normal miydi? Ama şuan bunları düşünmek istemiyordum. Yataktan kalkıp işe gitmek için hazırlanmam lazımdı.
Yirmi beş dakika sonra hazırlanıp evden çıkmıştım ve işe gitmek için yürümeye başlamıştım. Bu sefer aklım başka yerlerde olmasın diye telefonumu çıkartıp bluetooth kulaklığıma bağlayıp bir şarkı açmıştım. En sevdiğim şarkılardan birisini açmıştım, Aras & Helena - Broken Angel şarkısını dinleyerek iş yerine doğru gidiyordum.
Şarkı dinlediğim zaman huzurlu hissediyorum ve aklım başka şeylerle meşgul olmuyordu. Ama şöyle bir sorun vardı, ben şarkı dinlerken ormanın içinden geçip bir evin önünde durmuştum. Neden böyle bir şey olmuştu anlayamamıştım. Burası kimin eviydi? Benim burada ne işim vardı? Neden buraya gelip evin karşısında dikilmiştim? Bu durum beni daha çok tedirgin hissetmeme neden oluyordu? Ama artık daha fazla burada dikilmemin lüzumu yoktu.
En nihâyetinde işyerine varmıştım ve önlüğümü giyip işe başlamıştım. Elif ise benim bu durumumdan hiç hoşnut değildi. Çünkü bana baktığında bir şeylerin ters gittiğini ve bir şeylerin yeniden sil baştan başlamamdan korkuyordu.
Eskiden Can Demir diye bir çocukla çıkarken bana büyük bir travma yaşatmıştı. Ben Can'ı iyi birisi zannederken onun ne kadar kötü birisi olduğunu görmüştüm. Bana her geçen gün işkenceler edip duruyordu. Beni bir odada her seferinde esir tutup ara ara aç bırakıyordu. O zaman nasıl olduysa Elif beni Can denen çocuktan bir şekilde kurtarıp polislere teslim etmişti. Polisler gelmeden öncelerinde ise her seferinde işkencelere maruz kalmıştım ama artık her şeyden kurtulmuştum.
Ama şimdi yine aynısı olmasından korkuyordum. Ormanda rastladığım adam ve bugün önünde durduğum ev… Bir şeyler dönüyordu ama ne döndüğünü bilmiyordum ve açıkcası bundan korkmalı mıydım bilmiyordum.
Yine düşüncelere dalmışken Elif yanıma gelip iyi olup olmadığımı sormuştu. Ona her ne kadar iyi olduğumu geçiştirip dursam bile yine de Elif'in bunun peşini bırakmayacağını biliyordum. Çünkü Elif'in böyle huyları vardı. Devamlı bir şeyleri araştırıp dururdu. Çok fazla dedektif kitapları olur ve dedektif filmleri izlerdi. Ama ne yalan söyleyim, hepsinde de başarılı olurdu. Ona her ne kadar bu işi bırakmasını ve bir dedektif bürosunda çalışmasını söylesem de beni burada bırakmak istemediğini söyleyip dururdu. Ama benim yanımda kaldıkça harcandığını hissediyordum. O yüzden devamlı olarak başının etini yiyordum ama çabalarım nafileydi.
Yine günün yarısına gelmiştik ve yine siparişleri götürürken o adama rastlamıştım. Bu sefer çarpışmamıştık ama önümde durmuştu. Bu durumdan birazda olsa rahatsız olmaya başlamıştım artık. Diğer tarafa geçip siparişleri götürmek istemiştim ama orada da önümde durmuştu. Bende artık uçaktan sinirlenmeye başlamıştım.
“Müsaade eder misiniz? Siparişleri götürmem lazım.”
“Müsaade edicem size ama bir sorum olucak.”
“Şuanda işlerim var ve sizi dinleyecek durumda değilim. Müşteriler bekliyor.”
“Sadece bir sorum olucak Hanımefendi.”
Hiç tanımadığım bir yabancıyla konuşurken patronum beni bir başkasıyla konuşurken görüp yanımıza gelmişti. Yine maaşımdan olucağım kesindi.
“Erem ne oluyor burada? Beyefendi bir sorun mu var?”
“Evet bir sorun var. Bu Hanımefendiye bir şey sormak istiyorum ama sorumu dinlemek istemiyor.”
“Patron elimde siparişler var ve siparişleri müşterilere götürmem lazım. O yüzden Beyefendiye durumumu izah etmeye çalışıyordum.”
“Burada benim çalışanım haklı Beyefendi. Eğer bir sorunuz varsa kasaya geçersiniz oradaki çalışanlardan birine sorarsınız.”
“Neyse sorun çıkarmak istememiştim. Size kolay gelsin.”
Hiç tanımadığım bu yabancı giderken bana baktı ve seninle tekrar karşılaşacağız der gibi bakmıştı. Anlaşılan başıma tekrar yeniden bir bela bekliyordu beni.
Artık günün sonuna gelip işten çıktığımızda Elif'le beraber benim eve gidiyorduk. Yol boyunca sohbetler edip durmuştuk. En sonunda evime gelip içeriye girdiğimizde ben odaya geçip üzerimi değiştirir değiştirmez mutfağa geçmiştim. Elif'le kendime birer kahve yaptığımda hemen Elif'in yanına geçip kahvesini ona doğru uzatmıştım. Elimden kahveyi aldıktan sonra ise bana doğru baktı ve artık sorması gereken soruyu en nihayetinde sormuştu.
“Erem, senin yanına gelen o yabancı adam kim? Tanıyor musun o adamı?”
“Tanımıyorum ki. Bugün de aksilikler üst üste gelip duruyor zaten.”
“Nasıl yani? Ne gibi aksilikler bunlar?”
“Dünde bugünde de restorana gelen adam. Dün çarpıştık, restorana geldi, bugün hiç bilmediğim bir evin önünde müzik dinlerken kendimi orada buldum ve tekrar o adamın restorana gelmesi. Neden bilmiyorum ama beni o adama çeken bir şey var Elif.”
“Ev derken nasıl bir ev?”
“Ormanda ahşaplardan yapılmış kocaman bir ev. İnsanı büyüleyebilecek bir ev.”
“İstersen bugün senin yanında kalayım ve yarın beraber gidip bakalım. Merak ettim.”
“Tamam, olur.”
Elif'le bir süre daha sohbet ettikten sonra ikimiz de iki farklı odalara geçip uyumak için yataklarımıza yatmıştık. Yarın da Elif'le beraber o eve gidip bakacaktık ama benim korkum o yabancının da orada olmasıydı.
~🍁~🍁~🍁~🍁~🍁~
Sabah uyandığımda mutfaktan seslerin geldiğini duymuştum. Elif'in kalkıp kahvaltı hazırladığını biliyordum çünkü sabah en erkenden kalkıp kahvaltı hazırlama işine koyulurdu. Bende yataktan kalkar kalkmaz mutfağa gidip Elif'e günaydın dedikten sonra banyoya girip elimi yüzümü yıkamıştım. Odaya geri dönüp yatağımı topladıktan sonra hemen üzerimi giyinip saçımı başımı düzelttikten sonra mutfağa geri dönmüştüm.
Elif yine her şeyi döktürmüştü. Omletler, peynirler, zeytinler, domatesler vb olan herşey vardı. İki kişilik kahvaltı yapacaktık ama Elif yine herşeyi fazladan koyuyordu. Yine de onun bu huyunu da çok seviyorum. En yakın arkadaşımın olması da bu yüzdendi.
Artık kahvaltıya oturup bir güzel kahvaltı yapmaya başladığımızda sohbet etmeye de başlamıştık. Ben yine ve yeniden onun bu garsonluk işini bırakmasını ve dedektiflik bürosuna başvurmasını ısrar etmeye devam ediyordum. Çünkü gerçekten de bu işte başarılıydı. Ama yine red ediyordu bunu. O yüzden de yine başarısız olmuştum.
Kahvaltımızı bitirdiğimizde hemen sofrayı toplayıp evden çıkmıştık. Dün Elif'e bahsettiğim eve doğru yol almıştık ilk önce. Yolda giderken yine ve yeniden o konuyu anlatmamı istemişti ve tekrardan Elif'e anlatmıştım. Yol boyunca kaç kez anlatmıştım bilmiyorum ama en sonunda o evin önüne gelmiştik. İkimiz de o evin önünde duruyorduk ve nedense ürpermeme neden olmuştu.
Elif evi iyice incelemeye başlamıştı. Şüphelendiği birşey var mı yok mu diye kontrol ediyordu. Ama bana kalırsa bu ev o yabancıya ait olabilirdi. İçimde öyle bir his vardı. İçten içe biraz korkuyordum ama yapabilecek bir şeyiminde olduğunu sanmıyordum.
Elif etrafı izlemeyi bitirdikten sonra artık gitmek için beni oradan sıyırıp götürmüştü. Elif yol boyunca konuşmamıştı, o evden ayrıldığımızdan beri. Bir şeyler düşündüğüne emindim. Ama neler düşündüğünü hiç bilmiyordum. Bana da hiçbir şey anlatmıyordu. Sormak istesem bile cevap vermeyeceğinden emindim. O anlatana kadar da ben de konuşmıyacaktım. Onun anlatmasını bekleyecektim.
İş yerine geldiğimizde ise önlüklerimizi giymiştik ve işimize başlamıştık. Elif'in bu işi bırakmayacağını biliyorum ama sonucu ne olurdu hiçbir fikrim yoktu. Ama sonucu ne olursa olsun bekleyecektim.
Bölüm etkileşimi
