37. bölüm / 37
GELECEKTEKİ KARIN (texting)ÖZEL BÖLÜM
Bölümler 37Şu an: ÖZEL BÖLÜM
- 1 1.Bölüm116 kelime
- 2 2.Bölüm88 kelime
- 3 3.Bölüm72 kelime
- 4 4.Bölüm208 kelime
- 5 5.Bölüm129 kelime
- 6 6.Bölüm76 kelime
- 7 7.Bölüm50 kelime
- 8 8.Bölüm105 kelime
- 9 9.Bölüm64 kelime
- 10 10.Bölüm110 kelime
- 11 11.Bölüm356 kelime
- 12 12.Bölüm77 kelime
- 13 13.Bölüm107 kelime
- 14 14.Bölüm47 kelime
- 15 15.Bölüm104 kelime
- 16 16.Bölüm85 kelime
- 17 17..bölüm240 kelime
- 18 18.Bölüm308 kelime
- 19 19.Bölüm94 kelime
- 20 20.Bölüm104 kelime
- 21 21.Bölüm108 kelime
- 22 22.Bölüm741 kelime
- 23 23.Bölüm412 kelime
- 24 24.Bölüm298 kelime
- 25 25.Bölüm334 kelime
- 26 26.Bölüm1.414 kelime
- 27 27.Bölüm1.329 kelime
- 28 28.Bölüm903 kelime
- 29 29.Bölüm79 kelime
- 30 30.Bölüm1.320 kelime
- 31 31.Bölüm1.381 kelime
- 32 32.Bölüm689 kelime
- 33 33.Bölüm255 kelime
- 34 34.Bölüm805 kelime
- 35 35.Bölüm827 kelime
- 36 FİNAL9.247 kelime
- 37 ÖZEL BÖLÜM1.020 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Poyraz'dan
1 ay
1 aydır yok
1 ay önce evlendiğimiz gün canını kollarımda verdi
Ve ben hala kendimde değilim
Annemgil geliyorlar teselli etmeye çalışıyorlar,yemek yedirmeye çalışıyorlar. Ben ise onun telefonundan fotoraflarımıza, mesajlaşmalarımıza bakıyor,tebessüm ediyordum. Odadan çok gerekmedikçe çıkmıyordum.
Onun yattığı yerde bize aldığı tişört vardı. En son bunu giydiğinde nezarethaneye girmişti.
Benim yüzümden!
Ayağını sakatlamıştı
Benim yüzümden!
Hastalığının farkına varmamıştı
Benim yüzümden!
O benim yüzümden ölmüştü!
Onu ben öldürmüştüm!
Beynim her saat her dakika bunları tekrar ediyordu.Onu ben öldürdüm,onu ben öldürdüm..
Telefonu çekmeceye koyup dolabıma doğru ilerledim. Güneş'in yanına gidecektim.
Onu gömdüğümüzden beri her gün mezarına gidiyor,her şeyi anlatıyordum.
Dolaptan en güzel kıyafetlerimi çıkarıp giyinmeye başladım. Ondan sonra Güneş'in üzerine makyaj masasında olan parfümümü alıp sıktım. Onun yanında güzel görünmem ve güzel korkmam gerekiyordu.
Saçlarımı taradıktan sonra telefonumu alıp odadan çıktım. Mutfağa gittiğimde kahvaltı yapıyorlardı. Masaya oturduğumda annem çayımı koyuyordu. Ruh gibiydim.
Sadece ben de değil, Meltem'de böyleydi. Nedenini bilmiyorum ama Güneş yüzünden olmadığını biliyorum. Güneş vefat ettikten sonra 2-3 hafta kendine gelememişti. Alıştı ama artık. Benim yapamadığımı o yaptı.
Son 1 haftadır çok durgundu. Ona nedenini sorduğumda ise bir şey olmadığını,merak etmemem gerektiğini söylemişti.
Sadece Meltem'le konuşuyordum. Oda ara sıra,çok değil.
Bir kaç şey atıştırdıktan sonra Güneş'in yanına gideceğimi her zaman ki gibi söyleyip evden çıktım.
Arabaya bindikten sonra sağıma baktım. Aklıma gelinlik baktığımız gün geldi. Tebessüm ettim.
Daha sonra önüme dönüp anahtarı taktım. Arabayı çalıştırdıktan sonra mezarlığa doğru gitmeye başladım.
Mezarlığa geldiğimde Güneş'in yanına gidecektim ki mezarın başında ki kadın durmama sebep oldu.
Kimdi bu kadın?
Yüzüne baktığım zaman kim olduğunu anladım
Annesi
Güneş'in annesi gelmişti. Yıllar sonra,ilk kez.
Keşke Güneş hayattayken gelseydi. Eminim ki Güneş çok sevinirdi.
"Ne diyeceğimi bilmiyorum"dedi kadın
"Yıllar sonra seninle ilk defa karşılaşıyorum. Ne yalan söyleyim,seninle ilk karşılaşmamızın mezarlıkta olacağını düşünmezdim. Hepsi eşim yüzünden"
Baban demiyordu,eşim diyordu
"Eşim,yani baban seni benden hep sakladı. İyi dedi,mutlu huzurlu dedi. Bir kere seni görmeme izin vermedi. 'Uzaktan bakayım'dedim. 'Hisseder'dedi. Yıllar önce seni yetimhaneye bıraktığı zaman da görmeme izin vermemişti. Şimdi sorcaksın 'Niye beni bıraktınız?'diye. İyiliğin için. Seni yetimhaneye vermemizin nedeni yaşaman içindi. Bizim o zamanlar durumumuz çok kötüydü. Abinin okulu vardı. Okul masrafları ev masrafları derken sana yetişemiyorduk. 'Yetimhaneye bırakalım'dedi eşim. 'Orada ona iyi bakarlar. Durumumuz iyi olunca onu yanımıza alırız' dedi. Alamadı. Ben yıllarca evlat hasreti çektim. Eşime her gün sordum. Nerede, n'apıyor,nasıl. Bana hep 'İyi,mutlu' diye bana kısa cevaplar verdi. 'Karşısına çıkalım,belki bizi kabul eder' dedim. 'Bırak'Dedi. 'O bizsiz mutlu'"
Derin bir nefes verip devam etti.
"Evlenmişsin. Eşim hiç söylemedi. Yeni aileni çok seviyormuşsun. Onları her ne kadar tanımıyor olsamda onlara minnettarım. Bizim veremediğimizi vermişler sana. Aile olmuşlar. Her gün buraya genç bir çocuk geliyor. Eşin büyük ihtimalle. Senden sürekli özür diliyor,onu affetmeni istiyordu. Hayır,yanlış anlama dinlemiyorum. Sadece yanına gelmeye cesaret edemediğim için hep burdayım. Gelince istemesemde duyuyorum onları."
"Her hafta genç bir kız geliyor. "Abla" diyor sana.Geçen hafta geldiğinde ağlıyordu. Sana 'Bana "aşık bu çocuk" dediğin çocuk bana o mesajı yazmadan önceki gece beni aldatmış' dedi ve daha çok ağladı. Bende ağladım. Çünkü senin mezarına geldiğinde hevesle sana onu anlatıyor,onunla kurduğu hayalleri anlatıyordu."
"Bir kadın geliyor bazen. "Kızım"diyor sana. Annendi o,anladım. Benim sana yapamadığımı o sana yapmış. Onun dediklerini dinleyemedim. Dinlemek istedim. Çünkü onun yaşadığı evlat acısını bende yaşamak istedim. 'Yıllar önce bıraktınız' onu diyorum kendime. 'Çek cezanı'diyorum. Ama beceremiyorum. Bir annenin evlat acısını kaldıramadım."
"Bir adam geliyor. Geceleri. Her gece buraya geliyor,hiçbir şey söylemiyor. Ağlıyordu sadece. Daha sonra yine bir şey demeden gidiyordu. Eşimin sana yapamadığını yaptı . Babalık yaptı sana. Babasızlığın ne demek olduğunu iyi bilirim. Benim babam annemle beni yıllar önce ben çok küçükken terk etmiş. Babasız büyüdüm bende senin gibi. Ama sen şanslısın. Çünkü senin bir baban var."
"2 çocuğum var benim biliyor musun? Daha doğrusu 3. Sensin,ama beni annen olarak görmek isteyemeyeceğini farzediyorum. 2 oğlum var. Biri senden 5 yaş büyük. Diğeri ise 2 yaş küçük. Şimdi sorcaksın. Madem durumunuz kötü diye beni verdiniz,neden bir kardeşim oldu? Diye. Seni yetimhaneye verdikten 1.5 yıl sonra durumumuz iyiye gidiyordu. Eşime 'Güneş'i alalım' dedim. 'Bırak,bizsiz büyüsün. Daha mutlu olur'dedi."
"Küçük çocuğum seni çok merak ediyor biliyor musun? Hep bana 'Ablam nasıl biriydi?'Diye soruyor. Elimde bir fotoğrafın olmadığı için anlatamıyordum. Bebeklik yüzün aklımdaydı. Yaşlandıkça onuda unuttum. Eşimden istedim vermedi. Eğer cesaret edebilirsem eşinden isteyeceğim. Umarım verir. "
"Ben çok pişmanım Güneş. 'Keşke'dedim 'Keşke durumumuz iyi olduğunda seni geri alsaydım'. Biliyorum,beni affetmeyeceksin hiçbir zaman affetmedin de. Yine de senden çok özür diliyorum. Kendi adıma,eşim adına senden çok özür diliyorum. Keşke sana bir aile olabilseydik."
Bir süre durdu,daha sonra devam etti
"1 ay önce eşim eve geldiğinde ağlıyordu. Normalde sessiz şekilde ağlar,ağladığını kimseye göstermezdi. Ama bu sefer çok şiddetli bir şekilde ağlıyordu ve kimseden saklamaya çalışmıyordu. 'Ne oldu?' dedim 'Güneş'e bir şey mi oldu?' dedim. 'Vefat etmiş' dedi. Bunu duyduğumda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. 'Nasıl olmuş? Neden ölmüş?' dedim. 'Bir rahatsızlığı varmış' dedi. 'Ne rahatsızlığı?' dedim. 'Bilmiyorum'dedi."
"O gün kendimi öldürmek istedim. Senin ölümüne biz sebep olduk çünkü. Eşiminde rahatsızlığı vardı. Sen bizim yüzümüzden öldün Güneş. Keşke..keşke bunları söylemeseydim ama ne yazık ki hakikat böyle. Senden hiçbir şey değişmeyeceğini bilerek tekrardan özür dilerim. Biliyorum affetmeyeceksin"
"Affeder" dedim
Kadın bir anlığına irkildi. Daha sonra beni görünce hemen ayağa kalkıp yere bakmaya başladı."Özür dilerim"dedi gözyaşlarını silerken.
"Ben gideyim" dediğinde onu durdurdum. "Gitmeyin lütfen"dedim.
Bana baktıktan sonra istemeyerek de olsa geri yerine döndü.
"Eğer yaşasaydı eminim ki sizi affederdi"
"Ner'den biliyorsunuz?"dedi
"Ona daha önce 'Nasıl anne baba diyebiliyorsun?' diye sormuştum. Bana 'Ben onları hiç bir zaman tanıyamadım. Neden bıraktıkları hakkında bir fikrim yok. Belki tehdit ediyorlardı, hayatım tehlikedeydi ve beni yaşatmak için bıraktılar. Bilemem. Önyargılı olmayı sevmediğim için onlara kızamıyorum. Ha olur da bir gün beni istemedikleri, sevmedikleri için bıraktıklarını öğrenirim, işte o zaman onlar benim için 2 yabancıdan başka bir şey olamaz'demişti. Bana bazen sizi çok özlediğini,onun yanında olmanızı istediği zamanların olduğunu söylemişti. Hatta bir keresinde bana 'Şuan karşıma çıksalar,özür dileseler bir an bile düşünmeden onlara sarılırdım'dedi. O sizi seviyordu,sizi istiyordu."
"Onu ne kadar çok seviyordun?"dedi bir anda
"Dediği her şeyi ezberledim, birlikte geçirdiğimiz zamanların hepsi salisesine kadar zihnimde kazılı. Bunlar onu sevdiğimi göstermez, biliyorum. Onu ne kadar sevdiğimi ben size ne yazarak anlatabilirim,ne konuşarak. Benim ona olan sevgim tarifsizdi. Hala da öyle."
Biraz durduktan sonra bana baktı "Bana bir fotoğrafını verebilir misiniz?"
Gülümsedim. "Elbette"
Bölüm etkileşimi
