34. bölüm / 37
GELECEKTEKİ KARIN (texting)34.Bölüm
Bölümler 37Şu an: 34.Bölüm
- 1 1.Bölüm116 kelime
- 2 2.Bölüm88 kelime
- 3 3.Bölüm72 kelime
- 4 4.Bölüm208 kelime
- 5 5.Bölüm129 kelime
- 6 6.Bölüm76 kelime
- 7 7.Bölüm50 kelime
- 8 8.Bölüm105 kelime
- 9 9.Bölüm64 kelime
- 10 10.Bölüm110 kelime
- 11 11.Bölüm356 kelime
- 12 12.Bölüm77 kelime
- 13 13.Bölüm107 kelime
- 14 14.Bölüm47 kelime
- 15 15.Bölüm104 kelime
- 16 16.Bölüm85 kelime
- 17 17..bölüm240 kelime
- 18 18.Bölüm308 kelime
- 19 19.Bölüm94 kelime
- 20 20.Bölüm104 kelime
- 21 21.Bölüm108 kelime
- 22 22.Bölüm741 kelime
- 23 23.Bölüm412 kelime
- 24 24.Bölüm298 kelime
- 25 25.Bölüm334 kelime
- 26 26.Bölüm1.414 kelime
- 27 27.Bölüm1.329 kelime
- 28 28.Bölüm903 kelime
- 29 29.Bölüm79 kelime
- 30 30.Bölüm1.320 kelime
- 31 31.Bölüm1.381 kelime
- 32 32.Bölüm689 kelime
- 33 33.Bölüm255 kelime
- 34 34.Bölüm805 kelime · Okuduğun bölüm
- 35 35.Bölüm827 kelime
- 36 FİNAL9.247 kelime
- 37 ÖZEL BÖLÜM1.020 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Güneş'ten
"Güneş Hanım,bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama," derin bir nefes aldı.
"Güneş Hanım. 2 haftalık ömrümüz kaldı"
Gözlerim doldu.
Kapı bir an da açılınca bakışlarım kapıya yöneldi. Akif'di.
"Ne saçmalıyorsunuz siz!?"
Bağırıyordu
"Akif sakin ol-"
"Ne sakin olması Güneş! Adam 2 haftalık ömrün kaldığını söylüyor"
"N'apalım Akif. Zamanı geriye saracak halimiz yok ya!" Artık bende bağırıyordum. Ama sinirden değil,üzüntüden.
"Nasıl olabilir Güneş ya? Sen gayet iyiydin,mutluydun"
"Değildim,iyi değildim!" Nefes alıp verişlerim artmıştı
"Siz bilmiyorsunuz belki ama ben bu kalp ağrılarını hep çektim,hep bayıldım. Ve hiç biriniz yoktunuz!"
Akif'in gözleri doldu.
"Peki neden doktora gitmedin?"sesi sakindi
"Gitmedim mi sanıyorsun? Gittim. Kaç tane doktora gittim, "bir şey yok " deyip geçiştirdiler beni"
"O doktorları bulup gebertmezsem adım da Akif değil"
"Artık çok geç Akif"gözlerimden bir yaş süzüldü.
Akif bir süre dolu gözlerle bana baktı. Daha sonra bir şey demeden kapıyı çarpıp gitti.
O gittikten sonra ellerimle yüzümü kapatıp ağlamaya başladım. Doktor da çıktıktan sonra daha çok ağlamaya başladım.
Benim daha hayallerim vardı.
Poyraz'la evlenecektim daha.
Mühendis olacaktım.
Lanet olsun!
•••
Eve geldim.
Salona geçip Poyraz'la film izlediğimiz koltuğa oturdum.
Beni ilk burada öpmüştü.
Ağlayacağım fark edip gözlerimi kapattım.
Su almak için mutfağa doğru gittim. Bir bardak su alıp odama doğru gittim. Telefonumu alıp Poyraz'a yazacaktım ki Poyraz'a ulaşamadığım aklıma geldi.
Hızla Akif'i aradım. 2 çalıştan sonra cevap verdi
"Alo Akif nasılsın? Ben iyi değilim ama boş ver. Sen Poyraz'ın telefonunu nerede bulmuştun?"
"Bi' bi' dak'ka n'oluyo?"
"Poyraz'ın telefonunu sen nerede bulmuştun?"
"Depoda"
"Tamam teşekkürler" deyip telefonu kapattım.
Hemen çantamı alıp evden çıktım. İlk olarak Poyraz'ın evine doğru ilerledim.
Kapıyı çaldıktan sonra Jülide Annem kapıyı açtı.
"Selam Jülide Anneciğim,kusura bakmayın rahatsız ediyorum. Poyraz eve geldi mi?"
"Hayır gelmedi. Bir şey mi oldu?"
Bir de Jülide annemi telaşlandıramazdım
"Hâ,yok ya. Önemli bir şey değil. Teşekkürler iyi akşamlar"
"İyi akşamlar kızım dikkat et"
Binadan hızla çıkıp okula doğru ilerledim.
Kapıda ki güvenlikçi abiye bakıp "Abi bana acil deponun kamera görüntüleri lazım"
"Niye kızım n'oldu?"
"Abi sorgulama bana deponun kamera görüntüleri lazım acil"
"Tamam,dur sakin ol müdürü arayım bir dur"
•••
Kamera görüntülerine bakıyorduk.
Poyraz 2 adam tarafından depoya doğru götürülüyordu.
Orada Poyraz'ı bir sandalyeye bağlayıp adamlar oradan uzaklaştı. Daha sonra tekrar gelip Poyraz'ı alıp götürdüler,ama nereden götürüldüğünü bilmiyorduk.
Hemen polisi çağırdık. İfade verdikten sonra aramalar başladı.
Şuan da karakolda oturuyordum. Yanıma Poyraz'ın ailesi de geldi. Onlara elbette haber vermiştim.
Daha doğrusu söylemek zorunda kaldım.
Jülide annem ben gittikten sonra endişelenmiş olacak ki beni aramıştı. Ben de her şeyi anlatmıştım.
"Güneş kızım,n'oldu,nasılsın iyi misin?"
Kafamı iki tarafa salladım. Daha sonra dolu gözlerle Jülide anneme baktım. Ardından ayağa kalkıp ona sarılarak ağlamaya devam ettim.
Bana bir anne sıcaklığını veriyordu. Anne sıcaklığı nasıl bir şey bilmiyorum ama eğer böyle bir şey ise bir annem olsun isterdim.
Bu zamana kadar annemi istediğim çok zaman olmuştu. Ama şuan anneme en çok ihtiyacım olan zamandı.
Neredesin anne?
Jülide annemden ayrıldıktan sonra gözlerimi silip başımı tekrardan iki yana salladım.
"Yok, hâlâ arıyorlar"
"Peki nasıl oldu?"
"2 adam Poyraz'ı depoya götürüp orada bir sandalyeye bağlayıp bir yere gidiyorlar. Daha sonra tekrar gelip Poyraz'ı bir yere götürüyorlar. Ama nereye götürdüler ner'den götürdüler bilinmiyor"
"Peki sen nasılsın?"
"Hiç iyi değilim. Bugün berbat bir gün"
"Bize söylemediğin bir şey daha mı oldu?"
"Daha sonra söylerim"
Anlayışla başını sallayıp yanıma oturdu. Meltem bir konuda kararsız kalmış gibiydi. En sonunda yanıma gelip bana sarıldı.
"Merak etme her şey geçecek"
Peki benim ölümüm?
Asla!
Aklıma tekrardan ölümüm gelince daha fazla ağlamaya başladım.
Meltem benden ayrıldıktan sonra diğer yanımda oturan Osman babam elimi tuttu.
"Her şeyi atlatacağız kızım,her şeyi halledeceğiz merak etme"
Başımı iki tarafa salladım.
"Hayır"
"Ne demek hayır"
"Poyraz'dan bahsetmiyorum. Evet o bulunabilir ama," sessiz kaldım
"Ama?"
"Boşverin babacığım"
"Kızım bir derdin bir sıkıntın varsa bize söyle. Biz senin aileniz. Bizden çekinmene gerek yok"
Ailen sayılırız demedi,aileniz dedi.
Bu daha çok ağlamama neden olurken Osman babam beni omzundan çekip başımı omzuna yaslamamı sağladı.
Herkes ağlıyordu,ama şuan sanki tek ağlyan benmişim gibi herkes benimle ilgileniyordu.
Benim gerçekten bir ailem vardı.
•••
Sabah oldu.
Dün gece herkes karakolda kaldı. Sabaha karşı herkes uyumuştu. Uyandıklarında benim eve gitmemi hatta Meltem'inde istersem benimle gelebileceğini söylediler. Gitmedim.
Gözüme gram uyku girmedi. Hep ağladım. Daha sonra ağlamalarım iç çekişlere döndü.
Bu sabah Akif'de gelmişti. Benimle konuşmak istediğinin farkındaydım ama gerçekten kötü görünüyor olmalıyım ki benimle konuşmak yerine gelip bana sarılmıştı.
Şuan bir restoranda hepimiz oturmuş kahvaltı yapıyorduk.
"Kızım yesene bir şeyler. Dünden beri ağzına tek bir lokma sokmadın"
"Yerim anneciğim merak etmeyin"
"Nasıl etmeyelim kızım. Perişan haldesin" o kadar kötü müydüm ya?
"Eğer izniniz olursa kahvaltıdan sonra bir eve gideyim."
"Tabi ki de gidebilirsin. Bize sormana gerek yok"
•••
Akif ile beraber evimin önüne gelmiştik.
"İstersen seni bekleyebilirim,yine bayılma ihtimaline karşı"
"Yok yok,sen git"
"Tamam. Kendine dikkat et. İşin bitince beni ararsın"
"Tamam, görüşürüz"
Binadan içeriye girip merdivenleri çıkmaya başladım.
Kapıyı açtığımda karşımda Poyraz sandalyeye bağlanmış başına silah dayanmış bir şekilde duruyordu.
"Sevgilinle vedalaşman için bekledik. 5 dakikanız var."
Bölüm etkileşimi
