27. bölüm / 37
GELECEKTEKİ KARIN (texting)27.Bölüm
Bölümler 37Şu an: 27.Bölüm
- 1 1.Bölüm116 kelime
- 2 2.Bölüm88 kelime
- 3 3.Bölüm72 kelime
- 4 4.Bölüm208 kelime
- 5 5.Bölüm129 kelime
- 6 6.Bölüm76 kelime
- 7 7.Bölüm50 kelime
- 8 8.Bölüm105 kelime
- 9 9.Bölüm64 kelime
- 10 10.Bölüm110 kelime
- 11 11.Bölüm356 kelime
- 12 12.Bölüm77 kelime
- 13 13.Bölüm107 kelime
- 14 14.Bölüm47 kelime
- 15 15.Bölüm104 kelime
- 16 16.Bölüm85 kelime
- 17 17..bölüm240 kelime
- 18 18.Bölüm308 kelime
- 19 19.Bölüm94 kelime
- 20 20.Bölüm104 kelime
- 21 21.Bölüm108 kelime
- 22 22.Bölüm741 kelime
- 23 23.Bölüm412 kelime
- 24 24.Bölüm298 kelime
- 25 25.Bölüm334 kelime
- 26 26.Bölüm1.414 kelime
- 27 27.Bölüm1.329 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 28.Bölüm903 kelime
- 29 29.Bölüm79 kelime
- 30 30.Bölüm1.320 kelime
- 31 31.Bölüm1.381 kelime
- 32 32.Bölüm689 kelime
- 33 33.Bölüm255 kelime
- 34 34.Bölüm805 kelime
- 35 35.Bölüm827 kelime
- 36 FİNAL9.247 kelime
- 37 ÖZEL BÖLÜM1.020 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Siz: Günaydınnn
KOCACIĞIM: Günaydın
Siz: ......
KOCACIĞIM: Ha pardon
KOCACIĞIM: Günaydınnnnn
Siz: Nasılsın, napıyorsun?
KOCACIĞIM: Yatıyom
Siz: Daha kalkmadın mı?
KOCACIĞIM: Kalmadım valla
Siz: O zaman bana gelsene
Siz: Kahvaltı yaparız
Siz: Şey, tabi istersen
Siz: İstemezsen anlarım
"KOCACIĞIM" Kişisi çevrimdışı...
Telefonu kapatıp mutfağa doğru ilerledim. Tam mutfağa girecekken kapı çaldı.
Kapıyı açtığımda karşımda Poyraz vardı. Kenara çekilip eve girebilmesi için yer açtım. "Bende tam mutfağa gidiyodum"
"Yâ, o zaman kahvaltıyı beraber hazırlayalım." Derken bir taraftan mutfağa doğru ilerliyordu.
"Yok ya, sen zahmet etme hazırlarım ben " derken bir taraftan mutfağa girmiş dolaptan kahvaltılıkları çıkarıyordum.
"Ne zahmeti ya. Karıma yardım etmeyipte n'yapacağım" o an kalp atışım hızlandı. Olduğum yerde dona kaldım. Karıcığım mı demişti o? Mesajlaşırken de böyleydi ama onun ağzından duymak apayrı bir şey.
"Noldu? Neden öyle kaldın?" Dedi. Yanıma gelip elimdekileri alıp masaya koydu. Beni kendisine doğru çevirdi. Dolabın kapağını kapattı. Bir elini dolaba koymuş, üsten bana bakıyordu.
Yutkunup ona bakmaya devam ediyordum. "Bakma!" Dedi. "Bana o masum gözlerle bakma" güldü. "Bizde ki de kalp be kızım" utançla başımı aşağıya doğru eğdim.
Çenemden tutup ona bakmamı sağladı. "Kaçırma o güzel gözlerini benden. O gözlerini benden kaçırırsan ben nasıl nefes alacağım?"
Kalp atışlarım tavan yapmış, hızlı hızlı nefes alıp vermeye başladım. O hala bana üsten bakıyor, o güzel gözlerini benim gözlerimden ayırmıyordu. Gözleri ara sıra dudağıma kaysa da gözlerini tekrar gözlerime çeviriyordu.
Bana yaklaşıyordu ki kapı çaldı. "Kim o acaba?" Tam kapıya bakmak için gidecekken beni tuttu." Bırak, çalıp çalıp giderler"
Kapı tekrar çaldı . Gözlerim hala onun gözlerindeydi. Elimle kapıyı gösterip " Önemli galiba, önemli olmasa bu kadar çalmazlardı. Ben bir gidip bakıyım. Olur mu?"
Elini dolaptan çekip "kaç bakalım" dedi. Ben hızla kapıya doğru ilerleyip kapıyı açtım.
Gördüğüm yüz ile elim ayağım buz kesti. Poyraz, benim öyle dimdik durduğumu görünce yanıma doğru geldi.
"Kimmiş o karıcı-" yutkunup "Akif" dedi. Nefes alıp verişleri hızlanmıştı. "Akif, sana bir daha buraya gelme, yüzünü görmek istemiyorum dememiş miydim!?"
Akif gözlerini Poyraz'dan ayırmıyordu. Benim dediklerimi duymamış olacak ki cevap vermedi.
Hala Poyraz'a bakıyor gözlerini gözlerine sabitlemişti.
Aralarında ne var bilmiyorum, ama Akif'in sinirli gözlerine bakarsak çok da iyi bir şey olmadığı kesin.
"Yazıklar olsun" dedi. Zorlukla nefes alıp devam etti. Gözleri dolmuştu. "Ben sana güvendim be abi! Sana inandım!" Bağırıyordu. Yüksek sesi irkilmeme neden olurken o aynı ses tonuyla konuşmaya devam etti.
" Ben sana güvendim. Yapar o. Dediyse yapar. Kandırmaz o beni. Dedim. Sen ise geldin benim sana hayranlıkla anlattığım kızın evinde, ona karıcığım diyorsun!" Gözünden bir damla yaş döküldü .
"Sen beni Güneş'ten de fazla yaraladın be abi. Geldin kalbimin ortasına bıçağı sapladın!"
Gözlerinden akan yaşların ardı arkası kesilmiyordu. Gözlerini elinin tersiyle sildi. Bakışlarımı Poyraz' a sabitlemişti. Kızgındı, kırgındı...
Daha sonra bakışları bana indi. Bir süre bana baktı. Sonra hızla merdivenlerden indi.
Kapının önünde bir çiçek buketi vardı. O anlık şaşkınlıkla görmemiş olmalıydım. Güzeldi, hem de çok.
Poyraz ve ben kapının önünde bekliyorduk. İkimizde hareket etmiyor, tek kelime etmiyorduk.
Poyraz ağır adımlarla yanıma geldi. Göz yaşlarımı sildi. Ağlamış mıydım?
"Ağlama!" Dedi. "Bilmiyordun." Ona sarıldım. "Her şey benim yüzümden oldu. Özür dilerim"
Ağlıyordu. Hareketlenen göğüsünden ağladığını anlayabiliyordum. "Niye ağlıyorsun?" Dedim. "Seni ağlattığım için " dedi.
Ondan ayrılıp kapıyı kapatıp yüzümü yıkamak için banyoya doğru ilerledim.
Yüzümü yıkayıp, mutfağa doğru ilerledim.
Poyraz domatesleri doğruyordu. Ama hala ağlıyordu. Yüreğim burkuldu.
Poyraz'ı daha önce ağlarken görmemiştim. Keşke görmeseydim. Keşke onu bu halde görmeseydim.
Onu görünce ağlamamak için kendimi zor tuttum. Gözlerimi kapatıp bir süre bekledikten sonra yanına gittim.
"Neden hâlâ ağlıyorsun. Bak ben artık ağlamıyorum. Sen de ağlama"
Hemen gözlerini silip "Yoo, ağlamıyorum ki ben" dedi burnunu çekerek. "Bu dediğine sen inandın mı Allah'ını seversen?" Güldü. "Haklısın" dedi.
"Ben her zaman haklıyım canım" dedim imalı bir ses tonuyla. Amaç ortamı yumuşatmaktı ve öyle de oldu. Güldü.
O muhteşem gülümsemesini sundu bana. Bende güldüm.
Çayın suyunu ocağa koyup ona yardım etmeye başladım.
Kahvaltımızı yaptıktan sonra bana " Film izleyelim mi !?" Dedi. Sesi küçük çocuklar gibi heyecanlı çıkıyordu. Onun bu haline güldüm. " Tamam o zaman, izleyelim." Biraz durdu. "Ama mısır patlatmayalım olur mu?" Dedi.
Kaşlarımı çattım. "Neden?" "Eeeeee , şey ben geçen gün mısır patlatmaya çalışırken kapağını kapatmayı unuttum ve mutfakta her yer mısır olmuştu. Bunun yüzünden mısır yerine terlik yedim. "
Güldüm. Hatta gülmedim kahkaha attım. Kahkaha atmadım.HAYKIRDIM!
Zar zor nefes alıp "Ay, ay sen ciddi misin?" Dedikten sonra tekrar gülmeye başladım. Gülerken ayakta duramayıp dizlerimin üstüne düşmüştüm. Ben yerde gülerken o bana kaşlarımı çatmış, yanaklarını şişirmiş şekilde bakıyordu.
"Gülme ya !" Dedi. Sesi çocuk gibi çıkıyordu. Bu benim biraz daha gülmeme neden olurken en sonunda sakinleşip ayağa kalktım.
"Ay çen terlik mi yedin çen?" Yere çökmüş benim belime sarılarak"Evet , hemde tam kafama" dedi.
"Oyy, kıyamam ben sana". Bana alttan bakıp"kıyma bana " dedi. Dudaklarını büzünce çok tatlıydı ama bu."tamam kavurum o zaman"dedim.
Ayağa kalktı. Yüzünü buruşturmuş bana bakıyordu. "Sen onu dedin mi gerçekten ya?" Dedi. Gülerek "evet dedim "
Tek eliyle tezgaha tutunup diğer eliyle başını tutmuştu. "Ay ,ay bana bir şeyler oluyo. Bayılcam galiba"
Onu tutup "Tamam, tamam hadi. Ben kapağı açık unutmam merak etme."
"Ohh, bir rahatlama geldi" . Dolaptan tencereyi çıkarırken "Ben mısırı patlatana kadar sende gidip marketten bir şeyler al da gel."
Hazır ol komutuna gelip "Emredersiniz komutanım! " Dedi. "Yok ben kocacığım demeyi tercih ediyorum" dedim cilveli şekilde .
İlk başta anlamadı. Daha sonra yüzünü buruşturdu. "Ayy , yeto artık ben daha fazla burada duramam gidiyorum ben." Gülerek . "Tamam, görüşürüz."
Ben tencereyi ocağa koyarken hala dibimdeydi. "Noldu? Niye dibimde bekliyon, gitsen ya."
Başını çevirip işaret parmağıyla yanağını gösterdi. Gülümseyip yanağından öptüm. Bu sefer diğer yanağını gösterdi.
O yanağını da öptükten sonra bu sefer o benim yanaklarımı öptü. Daha sonra "Görüşürüz karıcığım" diyip evden çıktı.
•••
Kapı çaldığında bende mısırları sehpaya koyuyordum. Kapıyı açtığımda bana bir öpücük bırakıp salona doğru ilerledi.
Kapıyı kapatıp salona yanına gittim. Elindekileri alıp "ben bunları tabağa koyup geliyorum, sen otur."
Poşeti alıp mutfağa doğru ilerledim. Dolaptan tabakları çıkarıp aldıklarını koyarken bir beden belime sarıldı. Başını omzuna koyup kokumu çekti.
"Özledim" dedi. Kıkırdadım. " Bir şey dicem sen hep böyle romantik olucaksan işimiz zor. Ben öyle aptal aşıklar gibi gezemem" dedim imalı bir sesle.
Başımı ona çevirdiğimde bana ne kadar yakın olduğunu fark ettim. Bana dik dik bakıyordu. "Sen bana aptal mı diyorsun karıcım? Aşk olsun." Gülümseyip onun yanaklarına birer tane öpücük kondurdum. "Aşk var zaten"
"Yaa, öylemi " dedi. Beni kendine çevirdi. Belim tezgaha değiyordu ve bana çok yakındı. Bu yakınlık rahatsız etmiyordu, ama garip geliyordu.
Yaklaştı , yaklaştı, tam öpecekken kapı çaldı."Hay ben böyle kapıya!" Hızlı bir şekilde gidip kapıyı açtı. "Güneş Hanım, ben aydat almaya gelmişti-"
Poyraz sinirli bakıyor olucaktı ki adam biraz ürkmüştü. "Ne kadar?" Dedi. "Ee şey abi 100" . Poyraz hemen eline para tutuşturup kapıyı hızla kapatıp yanıma geldi.
"Ee, nerde kalmıştık?"
"Film izleyecektik"
"Ben başka bir yerde kaldık diye hatırlıyorum"
"Nerde kaldık?"
"Ben en son seni öpüyordum."
"Rüyanda gördün herhalde"
"Yoo," çapkınca sırıtarak "Ben rüyamda başka şeyler görüyorum"
Omzuna vurup "of Poyraz ya çok kötüsün" belime sarıldı. "Sende çok güzelsin "dedi.
Kalbim yine hızlı atmaya başlamıştı. Nefes alıp verişlerim hızlanmıştı.
Hızla onu ittirip arkamda ki tabakları elime aldım. Hızla salona doğru ilerledim.
Bu tavrımın hoşuna gittiği belliydi. Gülüyordu ve çok güzel gülüyordu. Neyse. Konumuz bu değil.
Ben koltuğa oturduğumda yanıma gelmesini bekledim. Yanıma oturduktan sonra filmi başlattım.
"Ee, ne izliyoruz?"
"Sünger Bob"
Güldü. "Ciddi misin?"
"Evet"
"Tamam izleyelim bakalım."
" Çok güzel bak, eminim çok seversin"
"Senin kadar güzel olmadığı kesin" devam etti,
"Ve ayrıca hiçbir şeyi senden daha çok sevmem"
"Aileni de mi?"
"Bu hayatta en çok ailemi severim"
"Hani hiçbir şeyi benden daha çok sevmezdin?"
"Sen benim ailemsin Güneş"
O an donakaldım. O bana ailemsin mi demişti yoksa ben şizofrenliğe doğru mu ilerliyorum?
İnanabiliyor musunuz!?
Bana ailem dedi!
Allaaaaahhhh
"Bu kadar sevineceğini bilseydim daha önce söylerdim"
Ney?
O kadar belli mi ettim ya?
"Neyse , film başlıyor sus"
"Tamam karıcığım, yeter ki sen iste"
Bir süre film izledikten sonra Poyraz bana doğru yanaşmaya başladı. Biraz daha geldikten sonra artık dibimdeydi. "Güneş!" Dedi.
Ona baktıktan sonra bana yaklaşmaya başladı.
Yaklaştı, yaklaştı ve öptü!
***
Ay cringelikten bayılıcam şimdi
Nolur zorbalamayın beni ilk kitabımdı😔😔😔
Bölüm etkileşimi
