31. bölüm / 37
GELECEKTEKİ KARIN (texting)31.Bölüm
Bölümler 37Şu an: 31.Bölüm
- 1 1.Bölüm116 kelime
- 2 2.Bölüm88 kelime
- 3 3.Bölüm72 kelime
- 4 4.Bölüm208 kelime
- 5 5.Bölüm129 kelime
- 6 6.Bölüm76 kelime
- 7 7.Bölüm50 kelime
- 8 8.Bölüm105 kelime
- 9 9.Bölüm64 kelime
- 10 10.Bölüm110 kelime
- 11 11.Bölüm356 kelime
- 12 12.Bölüm77 kelime
- 13 13.Bölüm107 kelime
- 14 14.Bölüm47 kelime
- 15 15.Bölüm104 kelime
- 16 16.Bölüm85 kelime
- 17 17..bölüm240 kelime
- 18 18.Bölüm308 kelime
- 19 19.Bölüm94 kelime
- 20 20.Bölüm104 kelime
- 21 21.Bölüm108 kelime
- 22 22.Bölüm741 kelime
- 23 23.Bölüm412 kelime
- 24 24.Bölüm298 kelime
- 25 25.Bölüm334 kelime
- 26 26.Bölüm1.414 kelime
- 27 27.Bölüm1.329 kelime
- 28 28.Bölüm903 kelime
- 29 29.Bölüm79 kelime
- 30 30.Bölüm1.320 kelime
- 31 31.Bölüm1.381 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 32.Bölüm689 kelime
- 33 33.Bölüm255 kelime
- 34 34.Bölüm805 kelime
- 35 35.Bölüm827 kelime
- 36 FİNAL9.247 kelime
- 37 ÖZEL BÖLÜM1.020 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Poyraz'dan
İlk defa
İlk defa ailem tarafından övülüyorum.
Bir taraftan da gömülüyorum ama.
"Abi bu kız sana nasıl baktı? Birde 5 yıldır! Kıza üzüldüm. Senin gibi bir hayırsızı nasıl sevdi acaba?"
"Sus kız cadı"
"Vicdansız, kötü abi. EVİL!"
"Evil ne kız?" Dedi annem
"İngilizce olarak şeytan"
"Sensin be şeytan"
"Baba abim bana şeytan diyooo"
Babam gülmelerinin arasında"Kusura bakma kızım ama abin yıllar sonra bir şey becermiş. Bir şey diyemem"
Ona ohh çatla da patla hareketleri yaparken babama bakıp
"O zaman bende sevgili yapayım bana da bir şey diyemesin"dedi.
Bir an da ciddileşip ona baktım
"Sakın!"
"Sana mı sorcam be varoş!"
"Tabi bana sorcam abinim ben"
Babam lafa atladı"Yoo, ben izin veriyorum kızıma, sana laf düşmez"
Ağzım açık şekilde babama bakarken Meltem babama sarılıyordu.
"Ağzını kapat ağzını,sinek kaçmasın"
Meltem bir taraftan bana ohh canıma da değsin hareketleri yaparken annem boşalan bardakları dolduruyordu.
Dün akşam Güneş'i evine bıraktıktan sonra duş alıp yattım. Şimdi ise kahvaltı yapıyorduk.
Meltem "Neyse değerli ev halkı" bana yan gözle bakıp "ve evimizin hayvanları ben okula gidiyorum" dedi.
Annem ile babam gülerek "görüşürüz"derken ben ayağımda ki terliği ona fırlatmaya çalışıyordum, fakat annem gibi olamadığım için isabet ettirememiştim.
Meltem hızla kapıdan çıktı. Bende çayımın son yudumlarını içip odama doğru gittim ve çantamı alıp evden çıktım.
Güneş'in evinin önüne geldiğim de Güneş de yeni kapıdan çıkmıştı.
Beraber okula doğru ilerlerken Akif'i gördüm. Bir kıza yardım ediyordu. Kız galiba görme engelliydi ki elinde bir çubuk vardı.
Akif kıza karşıdan karşıya geçmesine yardım ederken bir taraftan da sohbet ediyordu.
Güneş, Akif'i görmemiş olacak ki bana bir şeyler anlatmaya devam ediyordu. Güneş'e çaktırmadan onu tekrardan dinlemeye başladım.
Güneş'i Akif'ten uzak tutmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki Güneş onu görürse kötü olacaktı. O yüzden elimden geldiğince uzak tutmaya çalışıyorum.
Okula geldiğimiz de öğretmen daha gelmemişti. Sıramıza geçip defterlerimizi çıkardık. Kısa bir süre sonra öğretmen geldikten sonra derse başladık.
Dersler bittikten sonra eve doğru yürümeye başladık.
"Poyraz, bisiklet sürelim mi?"
"Neden ki?"
"Ne bileyim, öyle bir içimden geldi"
"Sürelim sürmesine de sadece sen sür, ben seni izleyim olur mu?"
"Sen bisikletten mi korkuyosun?"
"Yoo, ne alaka?"
"Madem korkmuyorsun, sürmememiz için bir neden yok"
"Var!"
"Neymiş o neden?"
"Iıı şey, ben bisiklet sürmeyi bilmiyorum"
"Öğretirim sevgilim,dert etme"
"Yok yok, sen sür ben sürmeyim"
"İtiraz istemiyorum, öğreneceksin"
"Peki."
"Hatta, bisiklet sürdükten sonra alışveriş merkezine gidelim"
"İyi peki, sen istiyorsan öyle olsun"
Güneş ile birlikte biraz daha yürüdükten sonra bisikletlerin yanına gelmiştik.
"Hadi sen bin ben seni tutucam"
"Aşkım bunun tam tersi olması gerekmiyor muydu?"
"Gerekmiyor"
Bisiklete bindikten sonra pedalları çevirmeye başladım. Güneş beni tutarken bir an da bırakınca yere düştüm.
Güneş düştüğümü görünce kahkaha atmaya başladı. Kahkaha atarken dizlerinin üstüne oturup kahkaha atmaya devam etti.
"Yanıma gelip beni kaldırsana ya, niye gülüyosun?"
Kahkalarının arasında konuşmaya çalışıyordu ama konuşamıyordu. Onun bu haline ben de gülmeye başladım.
Zar zor kendine gelip benim yanıma geldi.
"Ay, sevgilim özür dilerim ama çok komikti ya" dedikten sonra tekrardan gülmeye başladı.
"Güleceğine beni kaldırsana"
"Ay aşkım özür dilerim ya. Böyle olsun istemezdim" derken bir taraftan beni kaldırmaya çalışıyordu.
Kaldıramadı ama.
"Yuh, Poyraz ayı mısın be mübarek"
Beni kaldırmaya çalışırken en sonunda pes edip benim elimi bıraktı.
"Poyraz yetti artık hâ. Azıcık çabalasana ya, her şeyi ben yapmak zorunda değilim. Aaaa"
Hemen yerimden fırlayıp onun yanına doğru gittim.
"Tamam, tamam özür dilerim."
Bana dik dik baktı.
Bakmaya devam etti.
En sonunda saçlarını savurarak bisikletine doğru gitti.
Bisikletine binip sürmeye başladı. Biraz ilerledikten sonra küçülmeye başladı. Biraz daha ve biraz daha.
Lan!
Lan kız gitti!
"Güneş!"
"Kız Güneş!"
Tam bisiklete gidecekken aklıma sürmeyi bilmediğim geldi.
Güneş'in gittiği yöne doğru koşmaya başladım.
"Güneş!"
Güneş artık gözükmeyince koşmayı bıraktım. Arkamdan bir ses geliyordu.
"Görüşürüz sevgilim" dedikten sonra Güneş yanımdan hızlı bir şekilde gitti.
Ben onun peşinden koşarken bir yerden sonra yorulduğum için koşmayı bıraktım.
Bir süre sonra Güneş öncekine göre daha sakin şekilde yanıma geldi.
"Bin"dedi.
Bir süre dik dik baktıktan sonra daha yüksek sesle
"Binsene kız"dedi.
Hemen onun arkasına bindikten sonra sürmeye devam etti.
"Ya Güneş sen neden beni bırakıp gittin ya?"
"E sevgilim,sen de kalksaydın"
"Ama çok komiktin"
"Bak Poyraz. Seni bisikletten bir iterim,sonra seni bırakıp giderim hâ. Umrumda bile olmazsın"
"Tamam tamam,sustum"
"Adam ol"
"Bu arada sevgilim,biz şimdi nereye gidiyoruz?"
"Alışveriş merkezine"
"Bisikletle?"
"Evet bisikletle,yakın zaten bir şey olmaz"
Kısa süre sonra alışveriş merkezine gelmiştik. Güneş tam bir mağazaya girecekken,
"Sevgilim,senin bedenin ne?" Diye sordu.
"Xl"
"Tamam" dedikten sonra hızlı şekilde mağazaya girdi.
"Güneş,beni bekle!"
"Sen bekle beni" dedi ve gözden kayboldu.
Kısa bir süre sonra elinde poşetlerle yanıma geldi. Sevimli bir ses tonuyla,
"İkimize çok güzel şeyler aldım" dedi.
"Ne aldın?" Derken bir taraftan poşetlerin içine bakmaya çalışıyordum.
Poşetleri kendine çekip kaşlarını çattı.
"Hayır,süpriz eve gidince göstericem"
"Sevgilim,"
"Efendim?"
"Sinirlenince çok tatlı oluyorsun biliyorsun değil mi?"
Bir an da ciddileşip bana vurmaya başladı. Alışveriş merkezinin içinde beni döverken etrafımız da ki insanlar bizi izliyor,kimisi gülüyor,kimisi Güneş'i benden ayırmaya çalışıyordu.
Güneş onu benden ayırmaya çalışan adama kedi gibi hırlayınca adam korkudan geri çekildi.
•••
"Sevgilim mutlu musun?"
Kollarını önüne bağlayıp başını başka tarafa çevirdi.
"Sevgilim,farkındaysan sen beni dövdüğün için alışveriş merkezinden atıldık."
Kaşlarını çatıp hızlıca bana döndü.
"Sen de beni sinirlendirmeseydin"
"Ne dedim ki,sinirlenince çok tatlı olduğunu söyledim. Bir şey demedim ki"
"Bak hala tatlı diyo. Poyraz,seni bir posta da burda döverim kaşınma"
"Hayır,sen niye sinirlendin ki şimdi?"
"Çünkü Poyraz,bugün beni fazla yoruyorsun"
Bir süre sessizce kaldıktan sonra,onun yanına gidip kollarımı ona sardım.
"Özür dilerim,bir daha yapmayacağım" dedikten sonra saçlarını öptüm.
"Tamam,affettim"
"Evet,şimdi nereye gidiyoruz"
"Alışveriş merkezine" dedi.
Bir süre ona dik dik baktım.
"Ciddi misin?"
Kafasını salladı.
"İyi peki madem sen istiyorsun,gidelim"
"Ya da boşver,film izlemeye gidelim"
"Tamam,hadi gidelim"
"Off,Poyraz yâ! Çok sıkıcısın"
"Ama sonra beni dövüyorsun"
"Ama böyle böyle nereye kadar?"
"Peki madem öyle,ben yemek yemeye gitmek istiyorum yemek yemeye gidelim"
Kaşlarını kaldırıp bana baktı. Sinsi bir sırıtıştan sonra kaşlarını çatıp,
"Hayır,film izlemeye gidelim"
"Hayır yemek yemeye gidelim"
"Filme"
"Yemeğe"
"Filme"
"Yemeğe"
"Film-"
"Eee,yeter be çocuğum başımız şişti şurada. İlk önce yemeğe gidin güzelce karnınızı doyurun,daha sonra film izlemeye gidin"dedi yoldan geçen bir teyze.
"Tamam" dedi Güneş. Bisiklete ilerleyip koltuğuna oturdu. Benim oturmamı beklerken ben de hızla peşinden gidip arkasında ki demire oturdum.
Güneş beklemeden bisikleti sürmeye başladı.
"Boğa mısın be mübarek,bisiklet gitmiyo"
"Abartma"
"Abartmıyorum sevgilim"
Daha sonra etrafımıza bakınca baya bir yavaş gittiğimizi fark ettim.
"Doğru"
"N'apalım o zaman?"
"Taksiye binelim"
"Bisiklet?"
"Bagaja koyarız"
"Tamam,in"
Bisikletten indikten sonra Güneş de indi. Kısa bir süre sonra taksi geldikten sonra taksiye bindik ve gideceğimiz yeri söyledik.
Çok geçmeden geldiğimizde bagajdan bisikleti alıp ufak bir restoranın önüne bıraktık ve içeriye girdik.
Yemeklerimizi sipariş ettikten kısa bir süre sonra yemeklerimiz geldi. Yemeklerimizi yerken sohbet etmiş,annem arayınca biraz onunla konuşmuştuk.
Yemeklerimizi yedikten sonra hesabı ödeyip restorandan ayrıldık. Başka bir taksi çevirip ona bindik.
Kısa bir süre sonra sinemaya gelmiştik.
"Evet,ne izliyoruz?"
"Barbie"
"Ciddisin?"
"Evet"
"Hayır,ben s-"
"Bunda itiraz istemiyorum"
"Peki."
Barbie filmine 2 bilet 1 mısır aldıktan sonra sinema salonuna doğru yürüdük.
Film başlayınca Güneş'e baktım. Gözlerinin içi gülüyordu. Filmi gerçekten izlemeyi istiyor olmalı.
Filmi izlerken gözlerim sürekli Güneş'e dönüyor,onu izliyordu.
Daha sonra filmi boşverip Güneş'i izlemeye başladım. Güneş filme odaklanmış olacak ki onu izlediğimi fark etmedi.
•••
"Sevgilim,film çok güzeldi değil mi?"
"Evet,çok çok çok güzeldi"
Şaşırdı.
"Yâ,gerçekten mi? Seveceğini düşünmemiştim"
"Ben filmi izlemedim ki"
"Niye çok çok çok güzeldi diyorsun o zaman?"
"Çünkü filmi değil seni izledim"
Güneş yüzünü buruşturup bana baktı.
"Ay gerçekten ortalıkta aptal aşıklar gibi mi gezicez?"
"Aptal aşıklar mı?"
"Doğru,ben değil sen aptal aşık gibi geziyorsun. Azıcık normal insan gibi davran"
"Tamam sevgilim,yine sen haklısın"
"Ben her zaman haklıyım canım" dedikten sonra saçlarını savurup bisiklete doğru ilerledi.
"Bu arada sevgilim,yanlış anlama ama benim bisiklet süresiliğim var. Sen taksiyle gelsen olur mu?"
"Öğrenicem lan! Ben de öğrenicem sürmeyi. Sonra birlikte sürecez"
"Ay sevgilim,şaka yaptım sadece bu kadar bağırmana gerek yoktu."
Bağırmış mıydım?
Hiç farkında değilim.
Umrumda da değil.
"Hadi bir taksi çağırda eve gidelim"
"Aaa,sen bana aldığını gösterecektin"
"Göstermicem,bugün beni çok kızdırdın"
"Of,of. Peki sevgilim öyle olsun"
"Hadi hadi, taksi çağır"
Taksi geldikten sonra taksiye binip evin adresini söyledikten sonra eve doğru ilerledikt.
Güneş'i eve bıraktıktan sonra eve doğru ilerlemeye başladım.
Eve girdikten sonra telefonumdan bildirim sesi geldi.
Güneş yazmıştı.
Ay ne kadar seviyor ama beni,daha ayrılalı 5 dk oldu hemen özlemiş çiçeğim benim.
Telefonu açtıktan sonra gördüğüm mesaj beni bozguna uğrattı.
KARICIĞIM:Erkenden yatsan iyi olur çünkü aldığım şeyi sana göstermicem,belki rüyanda görürsün
KARICIĞIM:O yüzden erkenden yat
KARICIĞIM:İyi geceler
Siz:Peki sevgilim,ne aldığını ne zaman öğrenicem?
KARICIĞIM:Evlenince öğrenirsin
KARICIĞIM:İyi geceler sevgilim
Siz:İyi geceler sevgilim
Bölüm etkileşimi
