7. bölüm / 9
FALLANDBölüm 7- ARAŞTIRMA MERKEZİ
Bölümler 9Şu an: Bölüm 7- ARAŞTIRMA MERKEZİ
- 1 TOPRAKTAKİ İZ -11.658 kelime
- 2 TOPRAKTAKİ İZ -21.801 kelime
- 3 TOPRAKTAKİ İZ -32.985 kelime
- 4 DEFTERDEKİ UNUTULMUŞ ADRES899 kelime
- 5 ARALANCA KÜTÜPHANESİ1.340 kelime
- 6 Bölüm 6- GİZEMLİ KORDİNAT1.158 kelime
- 7 Bölüm 7- ARAŞTIRMA MERKEZİ895 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Bölüm 8- ARAŞTIRMA MERKEZİ -II1.000 kelime
- 9 Bölüm 9- ARAŞTIRMA MERKEZİ -III963 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
17 Eylül 2040 Gece Saatleri;
Saat 22.17'de araştırma merkezinin kuzey laboratuvarında bütün ışıklar aynı anda söndü.
Dr. Adrian Voss başını kaldırıp tavandaki lambalara baktı. Laboratuvar birkaç saniye boyunca tamamen karanlıkta kaldı. Ardından acil durum aydınlatmaları devreye girdi ve duvarların kenarlarında ince kırmızı ışıklar belirdi.
"Jeneratör mü?"
Masasının karşısındaki kadın bilgisayar ekranını kontrol etti. Dr. Elena Keller, önündeki verileri incelemekten başını kaldırmadan cevap verdi.
"Hayır. Ana güç hattında kesinti görünmüyor."
Voss kaşlarını çattı.
"Sigorta?"
"Devrede."
"Kontrol paneli?"
"Cevap vermiyor."
Laboratuvarın diğer tarafında çalışan iki araştırmacı birbirlerine baktı. İçlerinden biri elindeki cihazı masaya bıraktı.
"Bunu daha önce yaşadık mı?"
Keller başını iki yana salladı.
"Bu şekilde değil."
Voss ayağa kalktı. Beyaz önlüğünün cebinden kalemini çıkarıp masanın üzerindeki raporun üzerine bıraktı. Laboratuvarın cam duvarına doğru yürürken dışarıdaki karanlığa baktı.
"Dışarıda durum ne?"
"Henüz bilmiyoruz."
"Güvenliği ara."
Keller iletişim panelini açtı.
"Güvenlik birimi cevap vermiyor."
Voss birkaç saniye sustu.
"Tekrar dene."
Keller tekrar denedi.
Cevap yoktu.
Tam o sırada laboratuvarın merkezindeki monitörlerden biri yeniden çalıştı.
Ekranda tek bir veri satırı belirdi.
ATMOSFERİK RADYASYON - ANOMALİ
Keller ekrana yaklaştı.
"Adrian."
Voss dönüp baktı.
"Ne oldu?"
"Değer yükseliyor."
"Ne kadar?"
"Henüz ölçüm tamamlanmadı."
"Tamamlanmasını bekle."
Birkaç saniye sonra yeni rakamlar ekranda belirdi.
Keller'ın yüzündeki ifade değişti.
"Bu doğru olamaz."
Voss monitörün yanına geldi.
"Ne görüyorsun?"
"Üst atmosferde lokalize bir artış."
"Bölge?"
"Henüz belirleyemiyorum."
"Uydu verisini aç."
Keller başka bir ekrana geçti. Harita birkaç saniye sonra açıldı.
Kırmızı bir nokta belirdi.
Ardından ikinci.
Sonra üçüncü.
Laboratuvar sessizleşti.
Voss haritaya baktı.
"Bunlar ne?"
Keller cevap vermeden verileri üst üste bindirdi.
Üç kırmızı nokta aynı gece içinde farklı bölgelerde meydana gelen anormal enerji değişimlerini gösteriyordu.
Araştırmacılardan biri yavaşça sandalyesinden kalktı.
"Bunlar meteor olabilir mi?"
Voss başını kaldırmadan cevap verdi.
"Olabilir."
"Üç tane mi?"
"Şimdilik üç."
Keller yeni veriyi ekrana getirdi.
"Dördüncü tespit edildi."
Kimse konuşmadı.
Voss haritaya biraz daha yaklaştı.
Dört farklı nokta.
Dört farklı koordinat.
Aynı tarih.
Aynı saat aralığı.
"Düşüş gerçekleşti mi?"
Keller başını salladı.
"Henüz teyit edilmedi."
"Ekip gönder."
"Gece mi?"
"Evet."
"Bu bölgelerde iletişim altyapısı yok."
"Uydu bağlantısı var."
"Adrian, eğer gerçekten meteorik materyalse-"
"Tam da bu yüzden ekip göndereceğiz."
Keller birkaç saniye ona baktı.
Sonra bilgisayarına döndü.
"Tamam."
Saat 23.06.
İlk ekip geri döndüğünde üç kişi vardı.
Dördüncü kişi ambulansın içinde bulunuyordu.
Voss laboratuvarın girişinde onları karşıladı.
"Ne oldu?"
Ekip lideri maskesini çıkarmadı.
"Numune aldık."
"Diğer kişi?"
"Düşüş alanında bayıldı."
"Radyasyon?"
"Normalin üzerinde."
"Ne kadar?"
Adam elindeki ölçüm cihazına baktı.
"Kesin değer vermek için analiz gerekiyor."
Voss ambulansa baktı.
"Bilinci açık mı?"
"Hayır."
"Fiziksel yaralanma?"
"Yok."
Keller hemen yanlarına geldi.
"Solunumu?"
"Normal."
"Kalp ritmi?"
"Düzensiz."
Voss'un bakışları değişti.
"Düzensiz mi?"
"Evet."
Keller ambulansa yöneldi.
"Numuneyi laboratuvara alın. Hastayı izolasyon odasına götürün."
Voss onun arkasından seslendi.
"Elena."
Keller durdu.
"Temas yok."
"Biliyorum."
"Emin ol."
Keller cevap vermeden devam etti.
Saat 23.41'de ikinci ekip geldi.
Bu kez getirdikleri numune diğerinden farklıydı.
Dış yüzeyi siyaha yakın, düzensiz bir taş parçasıydı.
Voss cam bölmenin arkasından onu izledi.
"Bu meteor mu?"
Jeoloji uzmanı Dr. Marcus Hale başını salladı.
"Kesin olarak söylemek için analiz gerekiyor."
"Yap."
Hale numuneyi tarayıcıya yerleştirdi.
Cihaz çalışmaya başladı.
İlk sonuçlar birkaç saniye sonra ekranda belirdi.
Hale'nin kaşları çatıldı.
"İlginç."
Voss ona baktı.
"Ne?"
"Yapısı beklediğim gibi değil."
"Ne anlama geliyor?"
"Normal bir meteorik kayaç değil."
"Peki ne?"
Hale ekrana baktı.
"Bilmiyorum."
Voss sessiz kaldı.
Hale devam etti.
"İçinde bazı elementlerin oranı doğal oluşumlarla açıklanamıyor."
"Radyasyon?"
"Yüksek."
"Ne kadar?"
Hale rakamı gösterdi.
Voss birkaç saniye ekrana baktı.
"Bu seviyede bir şeyin çevresindeki canlı organizmalar-"
"Biliyorum."
Hale sözünü tamamlamadı.
Keller laboratuvarın diğer tarafından seslendi.
"Adrian!"
Voss döndü.
Keller cam bölmenin arkasındaki izolasyon odasını gösteriyordu.
İçeride az önce getirilen araştırmacı yatıyordu.
Monitördeki kalp ritmi değişmişti.
Voss hızla oraya yöneldi.
"Ne oldu?"
Keller ekrana baktı.
"Kalp ritmi düzeliyor."
Voss şaşırdı.
"Ne?"
"Düzeliyor."
"Nasıl?"
"Bilmiyorum."
Kalp ritmi birkaç saniye boyunca normale yaklaştı.
Sonra tekrar değişti.
Keller ekrana eğildi.
"Bekle."
"Ne?"
"Bu kalp ritmi değil."
Voss ona baktı.
Keller'ın yüzündeki ifade değişmişti.
"Bu..."
Cümlesini tamamlayamadı.
Monitördeki çizgi birkaç saniye boyunca düz bir ritimde ilerledi.
Sonra aniden yükseldi.
Tekrar düştü.
Tekrar yükseldi.
Voss cama yaklaştı.
İçeride yatan adamın göğsü normalden daha yavaş hareket ediyordu.
Keller fısıldadı:
"Bu fizyolojik olarak mümkün değil."
Voss cevap vermedi.
İzolasyon odasındaki adamın gözleri açıldı.
İkisi de olduğu yerde kaldı.
Adam tavana baktı.
Sonra başını yavaşça yana çevirdi.
Doğrudan camın arkasındaki Voss'a baktı.
Voss'un yüzündeki ifade değişmedi.
Fakat Keller bir adım geriye çekildi.
Adamın gözleri birkaç saniye boyunca hareket etmedi.
Sonra kapalı dudaklarının arasından çok hafif bir ses çıktı.
Anlaşılmayan, boğuk bir ses.
Keller monitöre baktı.
"Adrian..."
"Ne?"
"Kalp ritmi tekrar değişti."
Voss gözlerini hastadan ayırmadı.
"Ne kadar?"
"Artıyor."
"Stres tepkisi olabilir."
"Hayır."
"Nereden biliyorsun?"
Keller cevap vermedi.
Monitördeki çizgiyi gösterdi.
"Çünkü artış kalp atışıyla senkronize değil."
Laboratuvar sessizleşti.
Hale yavaşça yanlarına geldi.
"Ne demek istiyorsun?"
Keller ekrana baktı.
"Bir şey daha var."
"Ne?"
"Vücut sıcaklığı düşüyor."
Voss kaşlarını çattı.
"Ne kadar?"
"Otuz iki derece."
Hale şaşkınlıkla ona baktı.
"Bu mümkün değil."
Keller gözlerini hastadan ayırmadı.
"Ben de aynı şeyi söyledim."
O sırada izolasyon odasının içinden bir ses geldi.
Tak.
Üçü de cama döndü.
Hasta elini yatağın kenarına koymuştu.
Parmakları hareket ediyordu.
Yavaşça.
Kontrolsüz değil.
Sanki bir şeyi öğrenmeye çalışıyormuş gibi.
Voss bir adım geriye çekildi.
"Kapıyı kilitleyin."
Keller hemen panele yöneldi.
"Zaten kilitli."
"İkinci güvenlik protokolünü başlat."
Keller düğmeye bastı.
Kırmızı ışıklar yandı.
İzolasyon odasının kapısındaki kilit mekanizması devreye girdi.
İçerideki adam başını kaldırdı.
Gözleri kapıya çevrildi.
Sonra camın arkasındaki insanlara baktı.
Bu kez yüzünde hiçbir ifade yoktu.
Voss elindeki rapora baktı.
Bölüm etkileşimi
