16. bölüm / 17
Eurus16. BÖLÜM
Bölümler 17Şu an: 16. BÖLÜM
- 1 1. BÖLÜM677 kelime
- 2 2. BÖLÜM668 kelime
- 3 3.BÖLÜM479 kelime
- 4 4. BÖLÜM440 kelime
- 5 5. BÖLÜM190 kelime
- 6 6. BÖLÜM240 kelime
- 7 7. BÖLÜM262 kelime
- 8 8. BÖLÜM988 kelime
- 9 9.BÖLÜM218 kelime
- 10 10. BÖLÜM680 kelime
- 11 11. BÖLÜM438 kelime
- 12 12. BÖLÜM413 kelime
- 13 13.BÖLÜM512 kelime
- 14 14. BÖLÜM323 kelime
- 15 15. BÖLÜM186 kelime
- 16 16. BÖLÜM592 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 17. BÖLÜM773 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Adamın kapısının önünde birbirimize kısa bir süre baktıktan sonra kapıyı tıklatıp daha cevabı almadan içeri girdim. Bizi görür görmez ayağa telaşla kalkan; kel, zayıf, ortayaşlı, klasik takım elbise giymiş büyük burunlu ve kalın kaşlara sahip bir adam karşıladı bizi. Doğrusu o kara kutuyu farklı hayal etmiştim.
“Merhaba. Hoşgeldiniz. Ben Fazıl Demirdelen.”
“Merhaba ben başkomiser defne. Bu ise yardımcım Sinem.”
“Ne içerdiniz? Ne ikram edebilirim?”
Etrafımızda adeta pervane gibi dönüyor oturacağımız koltukları gösteriyordu. Ardından kolonya ve çikolata ikram ederek misafirperver ve masum bir ev sahibi gibi bizi etkileyemeye çalışıyordu.
Ama ne ben ne de sinem asla onun bu tavırlarını yutmuyorduk.
“Ben şekersiz bir kahve alayım madem.” Dedim memnuniyetsiz bir tavırla. Ardından,
“Bende ortaşekerli alırım.” Dedi yardımcım.
Kahveleri beklerken hiç beklemeye niyetimin ve sabrımın olmadığının farkına vardım. Bu kadar kısa bir zamanda iki cinayet görmüştük ve sorgulamamız gereken çok kişi vardı. Üstelik hepsi bağlantılı mı değil mi bunu bile bilmiyorduk.
“Bildiğin üzere kaya bey öldü. Son zamanlarda şüpheli bir şeyler farkettin mi? Sence kim yapmış olabilir?”
“Cinayet olduğu kesinleşmiş miydi?”
Akıllı adam… Açığımızı bulmuştu şimdi de anlamamazlığa geliyordu. Sessiz kalmıştım konunun değişmesini istemiyordum. Oda anlamış olacaktı ki söze tekrar girdi.
“Kaya bey iyi adamdı. Ancak bu camia zordur. Çok rakibiniz ve çok çıkarcı dostumuz vardır. İnanın son zamanlarda en aklımda kalan olay Necmi Gürpınar’dı.
O adamın aklı selim biri olmadığına yemin edebilirim. Kaya beyin tüm hayatını kıskanıyordu. Her şeyine sahip olmak ister gibi bir havası vardı.”
Hafif sırıtarak “Kaya’nın, Necmi’nin yanında yetişip onun malvarlığını çalarken, müşterilerini ve toptancılarını ayarlarken Necmi’nin yaptığı normal değil miydi?”
Yüzü birdenbire buz kesmişti.
“Bu durumlardan haberim yoktu.” Dese de ben onun gözlerini kaçırmasından anlıyordum bir şeylerin ters olduğunu. Daha da damarına basmak istedim.
“Necmi Kaya’nın evini basmış. Neler biliyorsun?”
“Necmi Kaya bey’in ihalede aldığı antikaların peşindeydi. Kaya bey açık ara kazandı bunu yediremedi diye düşünüyorum.”
Hadi canım bu da sağlam çıktı. Ağzını bıçak açmıyor. Neyse bir misilleme daha…
“Haberleri de mi görmedin yoksa? Gül hanım ile ilgili bir geçmişi var diyorlar?”
Yine gözlerini kaçırmaya başlamıştı. Önündeki dosyalarla oynuyor arada bir kaçmak istercesine pençelerine bakıyordu. Ancak kaçışı olmadığını anlayarak tekrar söze girdi.
“Evet bunu duymuştum ama inanmadım. Sonuçta Gül hanım Kaya bey’e çok aşık çok bağlı bir kadındı.”
Ahh nereye temas edeceğini iyi biliyor. Ters bir şey söylersek Hül hanımı kötüler gibi olacağız.
“Anlatacak mısın bildiklerini gerisini emniyette mi halledelim?”
İyice beti benzi atmıştı. Hemen söze girdi sanki o mütevazi ve çekingen yüz ifadesi gitmiş yerine cüretkar ve sahtekar bir adam gelmişti. Çirkin bakışlarını üzerime dikerek,
“Bakın başkomiserim, ben görevim neyse onu yaptım. Görevim Kaya bey ve bu şirketin çıkarlarını korumaktı. Bende onu yaptım. Necmi beye gelince Gül hanımla yaşadığı mazide kalmışken neden tekrar geldi ki buraya? Bu camia böyledir. Varolmak için veya hayatta kalmak için hep devam edersiniz. Ya kazarak ya da eksilerek. Ama bir şekilde devam etmelisiniz. Kaya bey varolmak için birtakım şeylere karışmış olabilir ancak Necmi beyde çok dürüst bir işadamı değildi. Yani Kaya bey ve Necmi beyin çekişmesi her zaman iş ve aşk üzerineydi. Elbette Kaya bey’in yaptıklarını onaylayamam ama yargılayamam da.”
Sineme uzun bir bakış attım. Kahvelerimiz geldi bir yudum aldım ve ağzını açmayacağını anlayarak meslektaşıma kaş göz yaparak gitmemiz gerektiğini ima ettim.
“Kahve için sağ olun Fazıl bey. İyi günler…”
Hiç bozuntuya vermeden “iyi günler.” dedi ve bizi kapıya kadar uğurladı.
Asansöre bindiğimizde meslektaşıma,
“Bu adamlar ve yaptıkları işler iyice araştırılmalı. Hiç yasal yollarla ilerlemiyorlar. Konuşmuyorsa kendini de ele vermek istemediğinden.”
“Haklısın ben halledeceğim merak etme. Ayrıca şu an Alihan ve Alya damatları ve kızlarını sorguluyor. En iyisi gel biz Erol Taşkın dosyasının şüphelilerine bakalım.”
Tamam der gibi kafamı salladım ve arabaya doğru yürüdük.
Bölüm etkileşimi
