22. bölüm · ESİR
22. Bölüm
Tam bir haftadır kocaeli'ndeyiz içimi kaplayan sıkıntı bir türlü beni terk edip gitmiyor. Sancılarım artmaya devam ediyor doğuma çok az kaldı oğuz'un yarası gün be gün kapanıyor ama içimizdeki yara kapanmak bilmiyor.
Her gün bastırarak devam eden korku başımıza ne gelecek diye geceleri uyuyamıyoruz oğuz'un ikide bir de yarayan kanası benim artan sancılarım derken günler nasıl geçiyor farkında bile değiliz.
En kötüsü de peşimizde olan adamdan kaçıp kurtulmuşuz gibi düşündürdüğümüz için şu an daha korkuyoruz çünkü o bunu öğrenmiş olmalı ve peşimize çoktan düşmüştür onun istediği kişi benim ve beni almadan da bırakmayacağını biliyorum ama bebeğime bir zarar gelmemeli en kısa sürede Oğuz bunu halletmeli.
Dün akşam aramızda oluşan o küçük yakınlaşma her şeyi değiştirmişti aslında ona olan güvenim kat ve kat artmıştı kalbim onun için başka atıyordu artık bana aşık olduğunu itiraf ettiği gün bütün sırlar dökülmüştü aslında çünkü benimle intikam uğruna evlenmiş bana acı çektirmiş ama bundan pişman olmuş sonrasında telafi etmek için elinden geleni yapmıştı benim için kurşunların önüne atlamış kendi canını hiçe sayarak beni kurtarmıştı.
Tabii bunlar kötü anılar şimdi düşünüp de tekrar kafamda canlandırmaya gerek yok zaten şu an düşünecek daha önemli şeylerimiz var doğumumu az bir zaman kaldı bugün yarın alırız bebeğimizi kucağımıza ama ya ondan sonra ne olacak Oğuz henüz tam iyileşmedi ve bu adam peşimizde. Of of ne yapaıcaz her şeyi üst üste geldi.
Saat öğlen 1 gibiydi yatağıma uzanmış düşünüyordum bunları o sırada oğul geldi yanıma o da yanıma uzandı sağ elinin işaret parmağıyla saçlarımla oyndı biraz durdu ve yüzüme baktı.
Oğuz; düşünceli gibisin ne oldu?
Siz; son günlerde yaşadıklarımızı düşünüyorum ne çok şey geldi başımıza
Oğuz; sana bunları düşünme ben her şeyi hallediyorum demiştim neden düşünüp de kendini strese sokuyorsun ki bak şunun şurasında doğuma kaç gün kaldı
Siz; doğum için hastaneye gideceğiz değil mi yani o kadar da değil
Oğuz; tabii ki de gideceğiz öyle bir riski göze alamam sonuçta hem karımın hem de kızımın sağlığı söz konusu merak etme gerekirse canımı veririm ama ikinize zarar gelmesine izin vermem
Siz; ne zaman bitecek bu bir esaretten kurtulup başka bir esarete düşürüyorum esir gibi yaşamaktan yoruldum artık
Oğuz; biliyorum bebeğim ama çok az kaldı bana inan bana güven gerisi hallolacak merak etme
Siz; inanıyorum da güveniyorum da ama sen de beni anla karnımda ikimizin bebeği var O yüzden endişeliyim biraz korkuyorum ne yapmalıyız bir şey bul lütfen bir çare bul
Yalvarır gibi bakıyordum yüzüne ama gerçekten yalvarıyordum sesimdeki istek ve arzu gözlerimden akan yaşlar onu daha da çok endişelendirmişti tam o sırada gelen sancıda bütün bunların cebesi karnımdan tutup acı içinde haykırışlarım onu daha çok korkutmuştu.
Oğuz; bebeğim iyi misin hastaneye gidebiliriz istersen
Siz; Yok yok gayet iyiyim sancı bu geçer zaten doğma az kaldı ya arttılar tabii
Oğuz; Evet normaldir istersen doktoru çağırabilirim bir muayene etsin bir baksın
Siz; zaten doktor geçen hafta geldi gerek yok ben korkmuyorum sağlıklı bir doğum olacak inanıyorum ama işte bu yaşadıklarımız
Oğuz; bak bunları düşünme tamam mı her şey çok daha iyi olacak bana güveniyorsan sorun yok hatta ne yapalım biliyor musun biraz dışarı çıkalım kafan dağılır çarşıya falan gidelim
Siz; bence çok ortalıkta dolaşmayalım ya yani bilmiyorum içimde kötü bir his var evde kalsak daha iyi olur
Oğuz; haklısın bebeğim o zaman bahçeye çıkalım sana göstermem gereken bir şey var
Siz; neymiş o
Oğuz; ama kalkmadan öğrenemezsin ki hadi kalk da göstereyim hadi hadi
Siz; ya bir dakika yürüyemiyorum hamileyim
Oğuz beni yataktan kaldırıp elimden tuttu beraber alt kata indik daha sonra bahçeye çıktık O sırada gözlerimi kapattı ve beraber yürümeye başladık 2 dakikalık yürüyüşün ardından gözlerimi açtı arka bahçedeki kocaman ağacın altına piknik örtüsü sermiş ve bize bolca yiyecek hazırlattım işte bir de salıncak yaptırmış.
Görünce çok mutlu oldum ruh hastası manyak kocam romantik birine dönüşüyor ayrıca iyi bir adam olma yolunda da epey ilerleme kaydetti.
Oğuz; beğendin mi?
Siz; çok beğendim
Oğuz; salıncağa geç biraz sallayayım seni
Siz; olur
Sen ocağa oturdum Oğuz daha arkama geçip beni hafif sallamaya başladı çok hızlı değildi her sallanışta yüzüme çarpan hafif rüzgarın esintisi bana bütün sıkıntılarımı bir yandığını unutturmuştu.
Merak ediyorum peşimizde bu adam olmasa ya da böyle bir şey yaşamamış olsaydık Oğuz da şu an ne durumda olurduk gene bu halde olur muyduk beni bu kadar seviyor olur muydu yoksa iyi bir adam olmaya çalışır mıydı sanırım bunlar yaşanmamış olsaydı bu soruların cevabını zaten hiçbir zaman alamayacaktım.
Oğlum bir süre benim salladıktan sonra durdu beraber oturduk ve biraz yemek yedik aslında bir şey yiyesim yok ama Oğuz yememe içmeme çok dikkat ediyor oturduğumuzdan beridir kaç bardak meyve suyu verdi hatırlamıyorum bile her seferinde bir tane daha içmelisin bebeğimizin sağlığı için çok önemli deyip duruyordu zaten şu sıra sadece sıvı şeyler tüketebiliyorum meyve suyu da iyi geliyor aslında.
böyle devam ederse her şey yolunda olacak gibi geliyor ama oğuz'un burada oturarak bir şey yapmadığını biliyorum ya da belki adamlarından birine Emir vermiştir tek bildiğim şu anda evde güvende olduğumuz ama bu evden dışarı çıkarsak güvende olamayacağız bunun farkındayım doğumuma az kaldığı için de korkuyorum ya doğum sorumlu geçerse ya bebeğimize bir şey olursa ya bana bir şey olursa bütün bunları düşündükçe korkuyorum.
Neyse bütün bunları düşünmek yerine şu anki güzel ana odaklanacağım en azından bir süreliğine kafam dağılır ve içimdeki sıkıntılar beni az bir zamanda olsa terk edip gidebilir...
