11. bölüm · ESİR
11. Bölüm
Çöktüğüm yerden yorgun gözlerle bakıyordum kocam olan bu ruh hastasının yüzüne. Peki ya bundan sonra ne olacak babam öldü kendi elleriyle öldürdü artık benimle bir işi kalmadı intikamını aldı beni de mi öldürecek öldürsün veya öldürmesin artık umrumda değil yaşamak için hiçbir sebebim kalmamış tutunacak tek bile alın bile yok ama eğer öldürmeyecekse burada bana işkence eziyet etmesine de gerek yok sonuçta kardeşinin katilini öldürdü intikamını aldı kısasa kısas yaptı.
Siz; babam öldü kardeşinin katilini öldürdün intikamını aldın artık beni serbest bırak benim de bir işim kalmadı
Oğuz; sana konuşman için izin vermedim
Siz; konuşmak için senden izin alacak değilim ne dediğimi duydun intikamını aldın artık benimle işin kalmadı bırak beni gideyim
Oğuz; O dediğin şey ancak ben istersem olur ve ben de böyle bir şey istemediğime göre bu evde kalmaya ve karım olmaya devam edeceksin
Siz; istemiyorum senden nefret ediyorum diyorum!
Oğuz; dediğim gibi ben ne istersem o olur ben sana özgürsün veya artık benim karım olmak zorunda değilsin demedim bu evde kalacaksın bugüne kadar nasıl devam ettiyse öyle devam edecek
Siz; polise gidicem şikayet edicem seni beni zorla alıkoydu diyeceğim onunla mecburiyetten evlendim diyeceğim başıma silah dayadı diyeceğim
Oğuz; gidebilirsin polise ama inan bana sana kimseyi inanmaz ben buna izin verir miyim sanıyorsun onların gözünde bir de yalancı durumuna düşersin akıl sağlığı yerinde değil derler psikolojisi bozuk derler derler de derler
Şu an ne yapmaya çalıştığının farkındayım psikolojik baskı uyguluyor bunun beni yıkabileceğini düşünüyor ama unuttuğu bir şey var karşısında ki kadın normal bir kadın değil bugüne kadar yaşadığım acılar bana güçlü bir insan olmayı öğret sen ruh hastasıysan ben de manyağım.
2. AY SONRA...
Duvarlarla bakışmaktan her gün aynı evin içinde dolaşmaktan her gece aynı kanepede uyuyup aynı kanepede uyanmaktan her sabah tavanı görmekten her gün bu ruh hastasına hizmet etmekten Derya Hasret güneşe Hasret yaşamaktan bütün her şeyden nefret etmekten ve her gün ölmeyi dileyerek geçmişti. 2 ay oldu tam iki ay. Yorgunluk bitkinlik halsizlik baş ağrıları bu aralar başlayan mide bulantıları. Hepsi üst üste gelmişti her gün aynı kişinin yüzünü görmekten ona mecbur olduğum için hizmet etmekten kimseyle konuşamamaktan kimseye derdimi anlatamamaktan yorulmuştum.
Yorgun ve çaresiz olmuştum zayıf bedenim halsiz bacaklarım beni artık taşımıyordu her şeyi geride bırakıp ölüp gitmek istiyorum ama ölmeme de izin vermiyor.
Geri kalan hayatım böyle mi geçti bu evde mi ölüp gideceğim ne yapacağım.
Bu evde iyi giden tek şey benimle zorla birlikte olduktan sonra hiçbir şekilde bana dokunmayan ve bana 5 metreden fazla yaklaşmayan Oğuz.
İstemediğim için bana elini bile sürmedi elini sürmeyi bırak saçının teline bile dokunma ama yine de her gece korkarak uyuyorum yastığımın altında sakladığım bir bıçak olduğunu biliyor ama bıçağının durdurmayacağını da biliyorum bilerek yapıyor bütün bunlar onun şeytani planının bir parçası biliyorum adım kadar eminim.
Sabahın erken saatleriydi aynada kendime baktığımda göz altlarımda koyu halkaların ve torbaların oluştuğunu gördüm ve tabi yorgun ve çökmüş yüzüm normal tabii böyle bir evin içinde böyle bir hayata sahip olduğum için yüzümün Çok da iyi olmasını beklemiyor.
Mutfağa girdim tam bir bardak su alıp içiyorum ki karnıma inanılmazdı sancı saplandı. Aynı anda midem bulanmaya başladı neredeyse hiç nefes alamıyordum. Sonrasında ise olanlar oldu gözlerim karardı ve kendimi yerde buldum.
YAZARIN AĞZINDAN...
Aslı nın uzun süredir mutfaktan dönmediğini fark eden Oğuz biraz endişelerinde aslında uzandığı yerden kalkarak aşağı kata iner mutfak kapısının önünde yerde baygın yatan Aslı yı görünce korkarak bağırmaya başlar önce adamlarına haber verir daha sonra aslı'nın uyanması için ona dürter fakat Aslı uyanmaz birkaç dakika sonra adamları gelir Oğuz aslı yı kucağına alır ve arabaya doğru koşar hemen oradan hastaneye giderler.
Aslı dan devam...
Gözlerimi açtığımda burnuma direkt hastane kokusu geldi tam tahmin ettiğim gibi hastanedeydim ve koluma serum takılmıştı biraz kendime gelip etrafıma baktığımda hemen birkaç adım ötemde oturan oğuz'u gördüm endişe ve merak dolu bakışlarda yüzüme bakıyordu.
Oturduğu yerden kalkıp yanına geldi elini bana doğru uzattı saçlarımı okşayacaktı sanırım ama kafamı geri çektim O sırada havada olan eli öylece kalakaldı.
Tam o sırada doktor girdi içeri hem ben hem Oğuz doktora bakıyorduk ne olmuştu neden bayılmıştım hiçbir fikrim yok ama %90 şey yiyip içmediğin için.
Doktor; öncelikle geçmiş olsun Aslı hanım size de geçmiş olsun Oğuz bey
Oğuz; teşekkür ederim karımın nesi var?
Doktor; merak etmeyin endişelenecek bir şey yok İlk aylarda olur bu normaldir zaten Aslı hanım kendisine dikkat etmemiş çoğu da bu yüzden olmuş aslında ama Aslı hanım bundan sonra çok dikkat etmemiz lazım bebeğinizin sağlığı için
Siz; ne!
Doktor; yoksa haberiniz yok mu 6 haftalık hamilesiniz bayılmalar ve mide bulantısı da o yüzden olmuş ama sizi uyarıyorum lütfen kendinize çok dikkat edin
Ne diyor bu adam ne hamilesin ne bebeği.
Gerçekten ne saçmalıyor ben ben hamileyim hem de bu adamdan Allah kahretsin bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de ortada bir bebek mi olacak şimdi hem de Oğuz karahan'ın çocuğu böyle bir şey olamaz olmaması lazım.
Dolmuş gözlerimle doktora baktım o da duygulandığımı sandı herhalde biraz daha odada kalıp çıktı ben hala olayın şokundaydım oğuz bu çocuğu isteyecek mi istemezki O kendinden başka kimseyi düşünmez küçücük masum bir bebeğin canını mı kıyacak.
Bütün bu düşünceler beynimin içinde gözlerimin önünde film şeridi gibi geçerken Oğuz bana yaklaştı yatağın boş köşesine oturdum ben yüzümü çevirdim ona bakamadım bile bu bebeği aldıracağız bu bebek yaşamayacak diye konuşmasını beklerken elini karnıma koydu yavaşça karnımı okşadı ve karnımdaki küçük bebeği sevdi.
Şaşkın gözlerle ona baktım neden yaptı bunu yapmaktaki amacı neydi o insan sevemez ki onun da sevginin s si bile yoktur.
Oğuz; doktoru duydun bundan sonra kendine çok dikkat edeceksin ne olursa olsun üzülmek yorulmak veya başka bir şey yapmak yok oturup dinleneceksin ne istiyorsan önüne gelecek karnındaki benim çocuğum benim kanım canım benden bir parça ona çok iyi bakacaksın merak etme Bir dediğini iki etmeyeceğim çok mutlu olacaksın çocuğumla beraber çok mutlu olucaz
Siz; sen deli misin senin gibi bir ruh hastası insan sevebilir mi bu bebeğe de yazık değil mi bu bebeği doğurup da senin gibi bir babası olacağına bu ortamda büyüyeceğini hiç de olmam daha iyi aldırırım
Oğuz; şimdi beni çok iyi dinle bir daha bebeği aldırırım gibi bir söz duyarsam ağzından gerçekten başına hiç istemeyeceğin şeyler bile bu karnındaki çocuk benim çocuğum ona çok iyi bakacaksın sağlıklı bir şekilde doğacak ve sen de onun annesi olarak her zaman yanında olacaksın
Bakışlarındaki kararlılık ve öfke kanımı dondurdu ilk defa onu bu kadar ciddi görüyorum peki ya bundan sonra ne olacak hiç beklemediğim bir anda gelmişti bu bebek bundan sonra tutunacak tek dalım o mu biliyorum babası Oğuz ama bu benim bebeğim benim karnımda büyüyecek bana anne diyecek.
Tam da yaşamak için hiçbir sebebim yok demişken bir anda geldi Allah'ım bu bana bir hediyen mi yoksa başka bir ceza mı daha fazla ne gelebilir ki başıma....
