16. bölüm · ESİR
16. Bölüm
Bu duygu içime nasıl kaplandıb bilmiyorum ama ters giden bir şeyler var iyi olmayan bir şey.
Mesela Oğuz normalde telefonda konuştuğunda hep yanımda konuşurdu önceleri beni takmadığı için yanımda konuştuğunu düşünüyorum ama meğerse gizli saklı bir şey yokmuş. Ama son bir aydır her şey çok değişti hareketleri tavırları konuşması yürümesi bakışları bile değişti telefonla gelen mesajı bile gizli gizli okuyor yanımda telefonda konuşmuyor genelde dışarıya veya başka bir odaya geçip konuşuyor.
Ne oluyor ne bitiyor hiçbir şekilde bir fikrim yok ama ters giden bir şeyler olduğunu biliyorum umarım bu ters giden şeylerin arasında kötü bir şey gelmez başımıza.
Yine bir akşam saati ve Oğuz yine gizli gizli telefonda konuşmakla meşgul normalde olsa bu beni hiç ilgilendirmez ama aynı evin içinde yaşıyoruz ve artık ikimizin de düşünmesi gereken bir bebeğimiz var onun başına bir şey gelmemesi her şeyden çok daha önemli.
Bu düşüncelerimle yoğunlaşırken kapısını dinlemeye gittim nefes alış veriş seslerin bile bana yüksek geliyordu beni fark etmemesi lazım.
Kulağımı kapıya yaslayıp neler olduğunu dinlemeye başladım.
Oğuz; sana söyledim böyle bir şey asla olmayacak o adamı bulun getirin ya da geniş güvenlik önlemleri alın bu evde karım ve doğmamış çocuğun var onların güvenliği her şeyden daha önemli sana dediğimi yap itiraz etme bana!
Diye konuşuyordu yüksek sesle ne oluyor ne bitiyor anlamadım ama benim ve bebeğimizin güvende olmadığımızı artık biliyorum ters giden bir şeyler var ve Oğuz bunu bilmemi istemiyor.
Oğuz; bak sana dediğimi yap hayır yurt dışına falan gitmeyeceğiz eğer böyle yaparsam korkup kaçtığımı düşünecekler evet farkındayım karım ve çocuğunu korumak için iyi bir fikir ama dediğim gibi o adam bizim 5 metre yakınımıza bile yaklaşmayacak.
Bu sefer sesi daha yüksek çıkıyordu telefonda her kiminle konuşuyorsa ve bahsettiği adam her kimse oğuz u çok sinirlendirmiş olmalı. Ben kapıyı dinlerken birden bire kapı açılıverdi karşımda sinirli gözlerle Oğuz u görünce çok panik oldum ne yapacağımı bilemedim gözlerine dikmiş bana bakıyordu şimdi başım gerçekten dertte.
Oğuz; ne zamandan beridir kapı dinliyorsun?
Siz; neden gizli gizli konuşuyorsun telefonda yanımda konuşsana ters bir durum mu var?
Oğuz; soruya soru ile yanıt verilmez önce bana cevabı ver ne zamandan beri de beni gizli gizli dinliyorsun?
Siz; ilk defa dinledim tamam mı tuhaf hareketlerin başladığından beridir ilk defa ne oluyor ne bitiyor bilmek istiyorum başımız dertte mi bahsettiğin adam kim neden bize uzak olmasını istiyorsun karın ve bebeğinin güvenliği her şeyden önemli dedim ne oluyor?
Oğuz; yok öyle bir şey yanlış duymuşsun
Siz; çocuk mu var senin karşında salakmıyım ben sence duydum diyorum kendi kulaklarımla duydum ters giden bir şeyler var ve görüyorum ki bu ters giden şeyler seni korkutuyor
Oğuz; ben hiçbir şeyden korkmam tamam mı kendine gel bu saçma sapan düşünceleri de at kafandan her şey yolunda ilaçlarını aldın mı sen hem ayrıca yarın doktor randevusu var unuttun mu hadi git yat artık yorgun görünüyorsun zaten
Siz; sen bana bir açıklama yapmadan ben hiçbir yere gitmiyorum
Oğuz; sana gider misin diye sormadım zaten git dedim o kadar hadi
Siz; gitmiyorum bir cevap alana kadar gitmeyeceğim
Oğuz; bak benimle inatlaşmak istemezsin sevgili karım sonunda sen zararlı çıkarsın çünkü
Dedi ve çekip gitti hiçbir açıklama yapmadı sorarım ben bunun hesabını sana hele bir sabah olsun.
Yatağıma geçip uzandım ama uyuyamadım ki yatağın içinde saatlerce dönüp durdum kafamın içinde birbirini kurcalayan tonlarca soru var. Örneğin ahmet'le babamın arasında ne vardı ne oldu da babam Ahmet'i öldürdü sonra neden Ahmet'in cansız bedeninden kurtulmak yerine bir ormanda bulunan arsanın yanındaki boş köprü altına bıraktı ki yani orada hiç bulunmayacağını mı düşündü.
Yeter Aslı yeter cevabını bilmediğin sorularla vakit kaybetme bir an önce uyu hiçbir şey olmasa da sabah olur en azından.
Sabahın erken saatlerinde çoktan uyanmış ve hazırlanmıştım daha doktor randevumuza var biliyorum ama bir ümit kahvaltıda belki Oğuz un ağzından laf alabilirim.
Kahvaltı masasına oturalım 10 dakika oldu ama ne o konuştu ne ben konuştum konuya nereden başlayacağımı bilmiyorum ama başlasam bile bir şey yok deyip kestirip atacak ya da sinirlenince kahvaltıdan bir an önce kalkacak ama mutlaka öğrenmem lazım çünkü burada söz konusu bebeğimin sağlığı hayata tutunma sebebim o onu da kaybedemem.
Siz; artık anlatacak mısın dün akşam ne konuşuyordun o adamla?
Oğuz; yine mi aynı konu sana yok bir şey dedim ya neden uzatıp duruyorsun?
Siz; telefonda karım ve bebeğimin güvende olmaları her şeyden önemli dedin güvende değil miyiz bunu bilmek istiyorum çünkü karnımda her ne kadar istemesen de senin çocuğunu taşıyorum ve o benim hayata tutunmak için son sebebim onu da kaybetmek istemiyorum eğer bir şey oluyorsa bilmeye hakkım var!
Siz; eğer bir şey oluyorsa da bilmek zorunda değilsin çünkü halledeceğim tamam mı kafanı yorma böyle şeylere kahvaltın bittiyse artık gidelim
Yine yapamadım yine ağzından laf alamadım ne olacak bu halimiz of of. Arabaya bindik normalde doktora ikimiz tek giderdik ama bu sefer hem önümüzde hem arkamızda korumalarımız var 3-4 arabayla gidiyoruz resmen. Ne oluyor ne bitiyor hiçbir fikrim yok ama iyi şeyler olmayacak eminim.
Oğuz sıkıntılı gibi bir eliyle direksiyonu tutuyor diğer eliyle de habire saçlarını karıştırıyor bazen yüzünden soğuk terler akıyor bunu hissedebiliyorum derin derin yutkunuyor gözlerinin içinde koyu gölgeler var. Bir sıkıntısı var ama ne.
Bu sefer hastanenin olduğu yol biraz uzadı çünkü farklı bir yoldan gittik neden böyle yaptık anlamadım.
Doktor yine aynı şeyleri söyledi yememe içmeme dikkat etmem gerekiyormuş ilaçlarımı saatinde almam gerekiyormuş ve düzenli uyku sinir stres hiç olmayacakmış bu kadar zaten doğuma da şunun şurasında ne kaldı 2 ay belki de daha az karnım büyümüştü ve birçok şeyi yapmama engel oluyordu.
Hastaneden çıktık arabaya doğru ilerledik bir anda son sürat ve fren sesi duydum siyah ticari bir araç ve birden camları açıldı üzerimize de doğru ateş etmeye başladılar. Oğuz bir anda beni arkasına aldı ve belindeki silahı çıkardı Aslı diye bağırdığında çığlıkları kulağıma tırmaladı tam o anda yanımızdaki adamlar da silahlarına davranıp ateş etmeye başladılar hastanenin önü bir anda mahşer alanına döndü.
Oğuz beni hızlı arabaya bindirdi ama kapısı tam kapanmadı ben korkudan ağlamaya başlamıştım kulaklarımı ellerimle kapatmış silah seslerini duymamaya çalışıyorum sadece 5 dakika silahların patlaması birkaç kişinin yazılması ve etrafı kan götürmesi yalnızca birkaç dakika sürdü tam bitti sandım ama o anda daha kötü bir şey oldu Oğuz gözlerimin önünde vuruldu ve yere yarıldı.
O an ne yapacağımı bilemedim kanlar içinde kalan oğuz'un yarasını elimle kapatmaya çalıştım bir yandan ağlıyor bir yandan da oğuz'a uyanması için yalvarıyorum hayatımda hiç kendimi bu kadar çaresiz hissetmemiştim canım yanıyordu biliyorum onunla aramda hiçbir şey yok ama yine de onun ölmemesi için dua ediyorum ağlayarak etrafımdakilerden yardım istedim silah patlama sesleri çoktan bitmişti tam o sırada oğuz'un adamları etrafımızı sardı. Bana bir tek onlar yardım edebilirdi yardım edin diye çığlıklarım bütün her yerde yankılanıyordu resmen.
(Yeni bölüm geldi arkadaşlar beğenip yorum yapmayı unutmayın)
