20. bölüm · ESİR

20. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

Oğuz bugün hastaneden çıkıyor hastanede bana bir yanıt vermedin bakalım evde de aynı şekilde devam edebilecek misin mutlaka bir açığını yakalayacağım mutlaka ağzından bir laf alacağım artık beklemek ve hiçbir şey bilmeden kafayı yemek çok sıkıcı gelmeye başladı.

Musa tek başına hastaneye gitti oğuz'u almaya ben gitmedim onun yerine oğuz'un odasını hazırladım zaten dip dibe odalardayız yani bunu Oğuz istemişti en başından beri neyse şu an bununla uğraşamayacağım odasına son bir kez baktım eksik bir şey var mı pansuman malzemelerini hemen yan tarafta bulunan çekmeceye koydum ne olur ne olmaz yarası falan kanarsa diye direkt müdahale edelim.

Her şey hazırda odası temizlenmişti dip köşe nevresimler değişmiş o da tamamen temizlenmişti kıyafetlerini bile baştan aşağı değiştirdim zaten şu an hasta olduğu için yaralı olduğu için genelde pijama eşofman takımı falan giyeceği için diğer bütün kıyafetlerini başka bir odaya götürdüm şu an sadece eşofman takımları duruyor küçük dolapta.

Son birkaç eksik var mı diye bakarken araba sesini duydum gelmiş olmalılar. Hemen aşağı indim tam tahmin ettiğim gibi gelmişlerdi ama Oğuz un ayakta duracak hali yoktu her halinden belliydi onu daha fazla yormamak adına direkt odasına çıkardık yorgun olduğu için yanında fazla durmadım biraz dinlensin daha sonra uzun uzun konuşturmaya çalışırım onu. Oğuz yukarıda uyurken ben de mutfağa gittim açtığınıza Oğuz için birkaç sağlıklı yemek pişirmesini söyledim yani şu an yarısının kapanması için bu tür yemeklere ihtiyacı var yani en azından öyle düşünüyorum.

Akşam olmuştu Oğuz un yanına uğramayalı saatler oldu uyanmıştır belki yemek tepsisini alıp yukarı çıktım karnım iyice büyümüştü artık yürümekte bile zorlanıyorum neyse şu an kendimi düşünemeyecek durumdayım.

Tepsi ile birlikte odasına girdim Evet uyanmıştı yatağının üzerinde öylece duruyordu. Yemek tepsisini sehpanın üzerine indirdim sandalyeyi çekip yanına oturdum.

Siz; hastane yemeklerinden farklı değiller ama elimden gelen bu şimdilik bunlarla idare edeceksin

Oğuz; sorun değil daha kötüsünde yaşadım

Daha kötüsünü de yaşadım derken gerçekten ciddi olmalıydı gözlerine bakınca bunu anlayabiliyorum. Derin derin iç çektim ve yemeğini yedirmeye başladım. Çok fazla bir şey yemedi bir iki kaşık çorba ve biraz da salata o kadar çok ısrar ettim yemesi için ama istemediğini söyledi yemek tepsisine aşağı götürdüm ve ilaçlarıyla beraber geri döndüm.

Oğuz; sen bana böyle bakarsan iki günde iyileşirim ben

Siz; niyetim o yönde zaten bir an önce iyileşir sana bakmak istemiyorum

Oğuz; ne çabuk sıkıldın benden

Dedi sırıtarak benimle uğraşma keyif veriyordu ona gösteririm ben sana.

Siz; yemeğini yedin ilaçlarını aldın şimdi dün nerede kalmıştık bana ne alıp ne bitti hakkında hiçbir şey anlatmadın

Oğuz; dün nerede kaldıysak orada kalıyoruz sana bir şey anlatmayacağım çünkü bilmen gereken bir şey yok

Siz; var anlat diyorum artık inatçı olma bu kadar

Oğuz; asıl sen inadı bırak sana yok Bir şey dememe rağmen ısrarla anlat diyorsun

Siz; bir şey yoksa neden son zamanlarda gizli telefon konuşmaları yapıyordun sürekli dışarıdaydın neden evin güvenlik önlemlerini arttırdın neden üzerimize kurşunlar yağdı neden sen şu an bu haldesin ve neden hala tedirginsin eğer bir şey yoksa bütün bunlar ne

Oğuz; tedbir alıyorum tamam mı düşmanlarımız var kimseye bir zarar gelsin istemiyorum

Siz; ya anlatırsın

Oğuz; ya da ne çekip gider misin en çok korktuğum şeyi mi yapmak istiyorsun

En çok korktuğum şey derken ne demek istemişti onu bırakıp gitmemden mi korkuyor saçmalık bu beni sevmiyor bile.

Siz; ne demek bu ne demek istedin?

Oğuz; ben diyorum bırakıp gider misin yapar mısın bunu?

Siz; ne alaka neden en çok korktuğum şey diyorsun

Oğuz; çünkü en çok korktuğum şey seni kaybetmek değil hayatta olduğun halde benden nefret edip beni sensizliğe mahkum etme

Siz; tamam yeter daha fazla saçmalıklarını dinlemek istemiyorum anlatmamak için bulmadığın bahane kalmadı ben çıkıyorum ne halin varsa gör

Oğuz; nereye ya iki kelime konuşulmuyor seninle

Siz; konuşma o zaman

Ben odadan çıkarken o da hızla kaldıtı yatağından öyle bir çıktık ki yataktan daha sonrasında birden yarısından tutmaya başladı aferin kanatmış yarasını.

Siz; ne yapıyorsun ya çocuk musun sen öyle kalkılır mı o yataktan bak kanattın işte yaranı

Oğuz; ahhhh

Siz; ahhh dersin tabii geç Uzan şuraya

Oğuz yatağına yatırıp hemen pansuman malzemelerini aldım kapüşonunu yarıya kadar çektim öf daha yeni yeni iyileşmeye başlamıştı ne diye kanattın ki bu yarayı şimdi.

Neyse önceki sargı bandını kaldırıp kınayan yaranın üzerine temiz bez koydum kan durduktan sonra da tekrar üzerini kapattım.

Siz; Bir dahakine yavaş dur

Oğuz; neden hep böyle bakacaksan her seferinde kanatırım ama ben bu yarayı

Siz; sen delimisin insan ne diye kendi canını bu kadar acıtmak ister ki

Oğuz; sevdiğin insan sana nefretle bakıyorsa bu yara hiçbir şey

Siz; ne demek istiyorsun sen?

Oğuz; yapma Aslı farkında değil misin kör müsün sen bilerek yapıyorsun her şeyin gayet de farkındasın ne halde olduğumu görmüyor musun?

Siz; bu durumda olman benim suçum değil ki üzerine kurşun yağdıran ben değilim sonuçta

Oğuz; ya Aslı sence bu kurşun mu benim canım acıtıyor bırakıp giderim dediğinde ne hale geldim görmedin mi hala anlamıyor musun aşığım sana ölüyorum senin için anlasana

Ne ne demişti bu kulaklarım yanlış mı duyuyor bana bunca acıyı yaşatan adam şimdi sana aşığım mı diyor bu gerçek olabilir mi. O yüzden mi bütün hareketleri tavırları değişti o yüzden mi kötü biri olmak yerine iyi bir insan olmaya çalıştı ne demekti bu benden hiç aşık olmamıştım ki hiç sevilmemiştim ki nasıl bir duygu bilmiyorum.

Oğuz; susacakmısın öyle Bir cevap vermeyecek misin yalan söylediğimi mi düşünüyorsun gözlerimin içine bak dil kolay yalan söyler ama gözler öyle değildir bak ne olursun bir kere bak

Bakamadım ki gözlerinin içine kaçırdım ne yapacağım ben bir yanım ona bir şans ver diyor bir yanımsa hiçbir şeyi hak etmiyor diyor.

Oğuz; biliyorum benden nefret ediyorsun haklısın da ben olsam ben de nefret ederim kendimden ama bana bir şans ver yemin ediyorum artık karşında eski Oğuz yok değiştim ben sen de görüyorsun farkındasın sen de belki bana karşı bir şeyler hissediyorsun ama yediremiyorsun bunu kendine ben nasıl bu vicdansız adama karşı bir şeyler hissedebilirim diye düşünüyorsun kendi kendine biliyorum hiçbir şeyi hak etmiyorum ama ne olursun bana bir şans ver düşün bunu İnan bana seni çok mutlu ederim.

Siz; sana bir şans vermem için önce güvenmem lazım ki sen bu güveni hiçbir zaman bana vermedin

Oğuz; veririm Aslı veririm ama lütfen benden gitme sensiz olmaz inan bana bu kurşun yarası değil bana öyle bakman canımı çok acıtıyor sen hastanede benimle ilgilenirken aslında içimden bir ses hiç gitmesin kalsın yanımda diyordu ama sadece seni değil karnındaki bebeğimiz de düşünmek zorundaydım O yüzden git dedim sana kokuna hasret geçirdiğim saatler çıkmıyor aklımdan

Bunları söylerken gözleri dolmuştu Evet gerçekten duygularında samimiydi bakınca anlayabiliyordum.

Siz; bir şans mı istiyorsun?

Oğuz; sadece bir şans emin ol bana en iyi şekilde değerlendireceğim

Siz; olup ne bittiğini anlat o zaman. o zaman sana güvenim olur

Oğuz; bilmemen gerçekten daha iyi

Siz; O zaman burada boşuna vakit kaybediyorum

Oğuz; tamam tamam anlatacağım ama lütfen gitme

Siz; dinliyorum o zaman

Yatağından kalkıp doğruldu gözümdeki bir damla yaşı sildi ve elimi sıkıca tuttu derin nefes alarak anlatmaya başladı.

Oğuz; bize saldıranlar babanın eski ortakları biliyorum ben de yeni öğrendim. Bu olaylar yaşanmadan önce yani seninle evlenmeden önce babam ortaklarına İzmir'deki bir şirket karşılığı ve ortaklık karşılığı ortağının oğluna seni verme sözü vermiş yani sen onunla evlendirecekmiş bir düşünsene benimle evlenmeseydin onunla evlenecektin belki de o benden daha çok acı yaşatacaktı sana

Siz; ne kadar korkunç bir insan olmuş olamaz benim babam

Oğuz; aksini iddia etmek isterdim ama hepsi doğru inanmıyorsan kanatın bile var ses kayıtları var gerçekten

Siz; artık onunla ilgili hiçbir şey şaşırmıyorum yalan değil biliyorum doğruları söylüyorsun ya sonra ne oldu

Oğuz; Ortaklar seninle evlendiğimizi duymuşlar ve ortağının oğlu babasının ölümünden sonra seni almaya karar vermiş tabii o kadar ortaklık ve şirket vermişler bir sürü zarar bunun acısını birinden çıkarması gerekiyordu ve o da sensin peşine düştü kaç kere geldi ofisime tehdit etti ben bunları öğrendikten sonra zaten güvenlik önlemlerini artırdım. Hastaneye gittiğimiz günden eğer o silahı saldırıya uğramasaydık yurt dışına gidecektik öyle planlamıştım ya da en azından seni gönderecektim ben buradaki işleri halledene kadar bebeğimiz doğacaktı zaten tamamen güvenliği sağladığımda da tekrar yanıma alacaktım sizi

Artık duyduğum hiçbir şeye şaşırmıyorum babam korkunç bir adam farkındayım Oğuz olmasa başka birine ile evlendirecekmiş beni hem de bunu sırf para uğruna yapacakmış korkunç bir insansın baba ölmeyi değil diri diri yakılmaya hak ediyordun.

Ya bundan sonra ne olacak başımız daha büyük bir dertte tam her şeyi düzeldi derken bir de bu adam çıktı başımıza doğum mu az kaldı başımız dertte çok büyük tehlikedeyiz Oğuz yaralı. Of düşünmekten yoruldum soğuk terler akmaya başladı yüzümden.

Oğuz; sana anlatmamakla en iyisini yapacaktım en azından şimdiki kadar endişeli olmayacaktı

Siz; bundan sonra ne olacak peki ne yapacağız?

Oğuz; bakacağım bir çaresine en azından iyileşene kadar buradayız sonra belki yurt dışına gideriz halledeceğim Bir şekilde korkma bana güven

Nasıl korkmayayım başımıza gelenler kabus gibi kabusdan da beter. Oğuz endişeli gözlerle bana bakıyordu ne yapacağımı hiç bilmiyorum başımı göğsüne yasladı ve saçlarımı okşadı ondan nefret eden yanım artık beni terk etmişti ama ona karşı bir sevgim de yoktu sadece güven vardı ona aşık olur muyum bilmiyorum ama şu an düşünecek o kadar çok şey var ki bu en son sırada gibi geliyor bir şekilde kurtulmamız lazım çocuğumun başına bir şey gelmesini istemiyorum gelmeyecek de buna izin vermeyeceğim.