19. bölüm · DEMİR KAMÇI
19.BÖLÜM:SIFIRINCI ODA
“Bazı gerçekler hatırlanmak için beklemez.
İnsan onlara hazır olduğunda, kendilerini hatırlatırlar.”
Karanlık.
Kutay kapının önünde duruyordu.
Elini hâlâ kapı kolunun üzerinde tutuyordu.
Az önce duyduğu ses, çocukluğundan kalma bir yankı gibi zihninin içinde dolaşıyordu.
“Ağabey...”
Kutay gözlerini kapattı.
Bir an için bulunduğu yer ortadan kalktı.
Koridor yoktu.
Fuat yoktu.
Asya yoktu.
Asil yoktu.
Ferhat yoktu.
Sadece küçük bir çocuk vardı.
Karanlık bir odanın içinde tek başına duran bir çocuk.
Kutay.
Ama bu görüntü bir an sürdü.
Sonra yeniden karanlık tesisin içindeydi.
Arkasından Ferhat'ın sesi geldi.
— Ağabey.
Kutay dönmedi.
— Buradayım.
Ferhat birkaç adım yaklaştı.
— O kapının arkasına girmemeliydin.
Kutay yavaşça ona döndü.
— Neden?
Ferhat cevap vermedi.
Kutay'ın bakışları sertleşti.
— Ferhat.
— Çünkü orası hatırladığın yer değil.
— Neresi?
Ferhat kapıya baktı.
— Unuttuğun yer.
Kutay birkaç saniye kardeşine baktı.
Sonra Fuat'a döndü.
— Sen biliyordun.
Fuat başını kaldırdı.
— Evet.
— Ne zamandan beri?
Fuat cevap vermedi.
Kutay bir adım attı.
— Ne zamandır biliyorsun?
— Çok uzun zamandır.
— Ne kadar?
Fuat'ın yüzü değişti.
— On yedi yıl.
Koridor sessizliğe gömüldü.
Kutay'ın bakışları dondu.
— On yedi yıl...
Fuat başını eğdi.
— Evet.
Kutay güldü.
Ama bu gülüşte hiçbir neşe yoktu.
— Demek on yedi yıl.
Asya araya girdi.
— Kutay...
Kutay elini kaldırdı.
— Hayır.
Asya sustu.
Kutay gözlerini Fuat'tan ayırmadı.
— Bana yalan söyledin.
Fuat:
— Evet.
— Ferhat yalan söyledi.
Ferhat gözlerini kapattı.
— Evet.
Kutay:
— Herkes bir şey sakladı.
Kimse cevap vermedi.
Kutay tekrar kapıya baktı.
Üzerinde büyük harflerle:
FAZ V
yazıyordu.
Altında kırmızı bir ışık yanıp sönüyordu.
Fakat kapı açılmıyordu.
Kutay kapı kolunu çevirdi.
Kilitle karşılaştı.
— Açılmıyor.
Fuat:
— Açılmaz.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü henüz sen karar vermedin.
Kutay:
— Neye karar vereceğim?
Fuat cevap vermedi.
Asil telsizini kontrol etti.
— Komutanım.
Kutay ona baktı.
— Ne oldu?
— Telsizler çalışmıyor.
Asya kendi cihazını kaldırdı.
— Benimki de yok.
Kutay koridora baktı.
— Bizi dışarıdan izliyorlar.
Fuat:
— Hayır.
Kutay ona döndü.
— Ne demek hayır?
Fuat:
— Bu kez dışarıda kimse yok.
Kutay'ın kaşları çatıldı.
— O zaman kim izliyor?
Fuat'ın cevabı gecikmedi.
— İçeride olan herkes.
Bir anda duvardaki ekranlardan biri açıldı.
Ekranda eski bir görüntü vardı.
Siyah beyazdı.
Bir çocuk odası.
İki küçük çocuk.
Kutay ve Ferhat.
İkisi de yerde oturuyordu.
Aralarında oyuncak askerler vardı.
Kutay ekrana yaklaştı.
— Bu neresi?
Ferhat'ın yüzü bembeyaz oldu.
— Ev.
Kutay ona baktı.
— Bizim ev mi?
Ferhat başını salladı.
— Evet.
Ekrandaki çocuk Kutay bir oyuncak askeri eline aldı.
— Bu benim.
Çocuk Ferhat:
— Hayır.
Kutay:
— Benim.
Ferhat:
— Sen komutan olamazsın.
Çocuk Kutay güldü.
— Neden?
Ferhat:
— Çünkü hep yanlış karar veriyorsun.
Kutay'ın yüzünde istemsiz bir ifade oluştu.
Sanki çok uzaklardan gelen bir anı ona dokunmuştu.
— Bunu hatırlıyorum.
Ferhat:
— Gerçekten mi?
Kutay gözlerini kıstı.
— Hayır.
Ekrandaki görüntü değişti.
Bu kez çocukların karşısında üçüncü bir çocuk vardı.
Fuat.
Kutay nefesini tuttu.
Fuat ekrana baktı.
— Bunu görmemeliydik.
Asya:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü o gün...
Görüntüde kapı açıldı.
Üç çocuk bir anda başlarını kapıya çevirdi.
Kapının arkasında bir adam vardı.
Yüzü görünmüyordu.
Adam içeri girdi.
Elinde siyah bir dosya vardı.
Çocuk Fuat ayağa kalktı.
— Geldiler.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Kim geldi?
Fuat cevap vermedi.
Ekrandaki görüntü devam etti.
Adam çocukların önüne bir dosya bıraktı.
Dosyanın üzerinde tek bir yazı vardı.
DEMİR KAMÇI
Kutay ekrana yaklaştı.
— Bu görüntü gerçek mi?
Fuat:
— Evet.
— O zaman neden yıllardır bunu hatırlamıyorum?
Fuat:
— Çünkü hatırlamanı istemediler.
Kutay:
— Kim?
Fuat sustu.
Ferhat konuştu.
— Ben.
Kutay ona döndü.
— Sen mi?
Ferhat'ın gözleri doldu.
— Seni korumak için.
Kutay:
— Benden neyi korudun?
Ferhat:
— Seni.
Kutay:
— Beni kimden?
Ferhat:
— Senden.
Sessizlik.
Kutay başını eğdi.
— Aynı şeyi söylüyorsunuz.
Ferhat:
— Çünkü gerçek bu.
Kutay:
— Açıkla.
Ferhat nefes aldı.
— O gece sana bir şey yaptılar.
Kutay:
— Ne yaptılar?
Ferhat:
— Hafızanı değiştirdiler.
Asil:
— Ne?
Fuat:
— Daha doğrusu bazı anıları sildiler.
Kutay:
— Bazı anıları mı?
Fuat:
— Hayır.
Kısa bir sessizlik.
— Bazı insanları.
Kutay'ın yüzü değişti.
— İnsanları mı sildiler?
Fuat:
— Senin zihninden.
Kutay:
— Bu mümkün değil.
Fuat:
— Sen de yıllarca böyle düşündün.
Kutay ekrana baktı.
— Fakat görüntüler burada.
Fuat:
— Çünkü kayıtları silemediler.
Kutay:
— O zaman neden sakladınız?
Fuat:
— Çünkü kayıtları bulursan seni tekrar uyandıracaklarını biliyorduk.
Kutay:
— Kim?
Fuat:
— Demir Kamçı.
Kutay:
— Demir Kamçı kim?
Fuat başını kaldırdı.
— Bir örgüt değil.
Kutay sustu.
Fuat:
— Bir kişi de değil.
Asya:
— O zaman ne?
Fuat:
— Bir sistem.
Koridordaki lambalar birer birer yanmaya başladı.
Kutay:
— Ne sistemi?
Fuat:
— İnsanların hafızasını, kararlarını ve korkularını kontrol eden bir sistem.
Asil:
— Bunun için çocukları mı kullandılar?
Fuat:
— Hayır.
Ferhat:
— Çocukları denek olarak kullandılar.
Kutay'ın gözleri Ferhat'a döndü.
— Ben ve sen.
Ferhat:
— Evet.
Kutay:
— Fuat da.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Başka kim?
Fuat cevap vermedi.
Kutay:
— Kaç kişi?
Fuat:
— Üç.
Kutay:
— Sadece üç mü?
Fuat:
— Başlangıçta.
Kutay:
— Sonra?
Fuat:
— Sonra kayıtlar kayboldu.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü biri sistemi içeriden kapattı.
Kutay:
— Kim?
Fuat'ın bakışları Ferhat'a kaydı.
Ferhat başını iki yana salladı.
— Ben değildim.
Kutay:
— O zaman kimdi?
Fuat:
— Bilmiyoruz.
Kutay:
— Yalan.
Fuat:
— Hayır.
Kutay:
— Sen her şeyi biliyor gibisin.
Fuat:
— Her şeyi bilmiyorum.
Kutay:
— Ne biliyorsun?
Fuat birkaç saniye sustu.
— Senin neden seçildiğini biliyorum.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü sen diğerlerinden farklıydın.
Kutay:
— Nasıl?
Fuat:
— Karar vermekten korkmuyordun.
Kutay:
— Bunun ne anlamı var?
Fuat:
— İnsanları kontrol etmek istiyorsan onların korkularını bilmen gerekir.
Kutay:
— Benim korkum neydi?
Fuat:
— Kardeşin.
Kutay Ferhat'a baktı.
Ferhat başını eğdi.
Fuat devam etti.
— Seni kontrol etmek için Ferhat'ı kullandılar.
Kutay:
— Nasıl?
— Bir seçim verdiler.
Kutay:
— Hangi seçim?
Fuat:
— Biriniz kalacaktı.
Ferhat:
— Diğeriniz gidecekti.
Kutay:
— Nereye?
Fuat:
— Bilmiyorduk.
Kutay:
— Sonra?
Fuat:
— Ferhat seçildi.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Ne?
Ferhat gözlerini kapattı.
Kutay:
— Beni kim seçti?
Fuat:
— Sen.
Kutay:
— Ben mi?
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Ferhat'ı ben mi seçtim?
Fuat:
— Hayır.
Bir an durdu.
— Kendini seçtin.
Kutay anlamadı.
— Açık konuş.
Fuat:
— O gece sana iki kapı gösterdiler.
Kutay:
— Biri benim.
— Biri Ferhat'ın.
Kutay:
— Hangisini açtım?
Fuat:
— Hiçbirini.
Kutay:
— Sonra?
Fuat:
— Üçüncü kapıyı açtın.
Kutay'ın gözleri kapıya kaydı.
FAZ V
Fuat:
— O kapının arkasında Demir Kamçı vardı.
Kutay:
— Ne gördüm?
Fuat:
— Kendini.
Kutay birkaç saniye kıpırdamadı.
— Çocuk hâlimi mi?
Fuat:
— Hayır.
Kutay:
— O zaman?
Fuat:
— Yetişkin hâlini.
Asya:
— Bu mümkün değil.
Fuat:
— Bu tesis için mümkün olmayan tek şey ölüm.
Asil:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü burada insanlar ölmeden önce bile geçmişte kalabilir.
Kutay:
— Yeter.
Fuat sustu.
Kutay kapıya yürüdü.
— Aç bunu.
Fuat:
— Açarsan geri dönüş olmaz.
Kutay:
— Zaten geri dönüşümüz kalmadı.
Fuat:
— Emin misin?
Kutay:
— Hayır.
Bir an durdu.
— Ama artık emin olmak istemiyorum.
Kutay kapının önünde durdu.
Elini panelin üzerine koydu.
Panelde bir ışık yandı.
KİMLİK DOĞRULAMA
Altında:
KUTAY DEMİR
Sonra:
GÖZLEM SORUMLUSU
Kutay'ın eli dondu.
Asya:
— Kutay...
Kutay:
— Bunu daha önce görmüştüm.
Asil:
— Nerede?
Kutay:
— Hatırlamıyorum.
Panelde yeni bir satır belirdi.
HAFIZA GERİ YÜKLEME: %8
Kutay'ın nefesi kesildi.
— Az önce yüzde yediydi.
Fuat:
— Çünkü hatırlamaya başladın.
Kutay:
— Her şeyi hatırlarsam ne olacak?
Fuat:
— Sistem seni tanıyacak.
Kutay:
— Sistem zaten beni tanıyor.
Fuat:
— Hayır.
Fuat'ın sesi çok daha kısıktı.
— Sistem seni bekliyor.
Kapı açıldı.
İçeride uzun bir merdiven vardı.
Merdiven aşağı doğru gidiyordu.
Hiç ışık yoktu.
Kutay ilk adımı attı.
Ferhat:
— Ağabey.
Kutay durdu.
— Ne?
Ferhat:
— Eğer aşağıda beni görürsen...
Kutay ona baktı.
— Ne?
Ferhat'ın sesi titredi.
— Sakın bana inanma.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Neden?
Ferhat cevap vermedi.
Kutay:
— Ferhat.
Ferhat:
— Çünkü orada gördüğün kişi ben olmayabilirim.
Kutay merdivene baktı.
— Sen?
Ferhat:
— Ben.
Kutay:
— Ne demek?
Ferhat:
— O odada herkesin bir kopyası var.
Asya:
— Herkesin mi?
Ferhat:
— Evet.
Asil:
— Kutay'ın da mı?
Ferhat:
— En fazla onun.
Kutay birkaç saniye sustu.
Sonra merdivenlerden inmeye başladı.
Asil peşinden gitti.
Asya da onları takip etti.
Fuat ve Ferhat en arkadaydı.
Merdiven uzundu.
Her adımda ayak sesleri yankılanıyordu.
Bir.
İki.
Üç.
Dört.
Kutay bir anda durdu.
Arkasındaki herkes durdu.
Kutay:
— Dinleyin.
Sessizlik.
Sonra aşağıdan bir ayak sesi geldi.
Bir.
Kutay:
— Bizden önce biri var.
İkinci ayak sesi.
İki.
Asil silahını kaldırdı.
Üçüncü ayak sesi.
Üç.
Asya:
— Yaklaşıyor.
Kutay elini kaldırdı.
Herkes sustu.
Ayak sesleri durdu.
Kutay aşağı baktı.
Merdivenin sonunda bir siluet vardı.
Siluet hareket etmiyordu.
Kutay:
— Kim var orada?
Cevap yoktu.
Kutay:
— Kendini göster.
Siluet bir adım attı.
Işığın içine girdi.
Kutay'ın nefesi kesildi.
Karşısındaki kişi...
Kutay'dı.
Aynı yüz.
Aynı gözler.
Aynı saç.
Aynı kıyafet.
Fakat yüzünde çocukça bir ifade vardı.
Küçük Kutay ona baktı.
— Geç kaldın.
Kutay silahını kaldırdı.
— Sen kimsin?
Çocuk gülümsedi.
— Bunu gerçekten unuttun mu?
Kutay:
— Cevap ver.
Çocuk:
— Ben sensin.
Kutay:
— Hayır.
Çocuk:
— Öyleyse neden beni hatırlıyorsun?
Kutay dondu.
Çocuk birkaç adım yaklaştı.
— İlk kez ne zaman korktuğunu hatırlıyor musun?
Kutay cevap vermedi.
— İlk kez ne zaman yalan söylediğini?
Sessizlik.
— İlk kez Ferhat'ı koruyamadığın günü?
Kutay'ın eli titredi.
Ferhat arkadan seslendi.
— Ağabey, bakma ona.
Çocuk Ferhat'a döndü.
— Sen hâlâ buradasın.
Ferhat:
— Sus.
Çocuk:
— Beni bıraktığını hatırlıyorum.
Ferhat:
— Seni bırakmadım.
Çocuk güldü.
— Hepiniz aynı şeyi söylüyorsunuz.
Kutay:
— Ferhat'a ne yaptınız?
Çocuk:
— Biz değil.
Kutay:
— Kim?
Çocuk:
— Sen.
Kutay:
— Ben ne yaptım?
Çocuk başını yana eğdi.
— Beni seçtin.
Kutay:
— Seni mi?
Çocuk:
— Evet.
Kutay:
— Neden?
Çocuk:
— Çünkü hayatta kalmak istedin.
Kutay:
— Sen kimsin?
Çocuk:
— Senin hayatta kalan tarafın.
Kutay:
— Peki diğer taraf?
Çocuk:
— O öldü.
Kutay:
— Kim öldü?
Çocuk cevap vermedi.
Arkalarındaki ışıklar söndü.
Merdivenin üstü karanlığa gömüldü.
Fuat:
— Kutay.
Kutay:
— Ne?
Fuat:
— Sakın çocuğa yaklaşma.
Çocuk başını kaldırdı.
— Fuat.
Fuat'ın yüzü değişti.
Çocuk:
— Beni hatırladın mı?
Fuat:
— Hayır.
Çocuk:
— Yalan.
Fuat bir adım geri çekildi.
Kutay bunu fark etti.
— Fuat.
Fuat:
— Dinleme.
Kutay:
— Korkuyorsun.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— İlk kez.
Fuat:
— Hayır.
Çocuk:
— İlk kez değil.
Fuat gözlerini kapattı.
Çocuk:
— Son kez.
Bir anda merdivenin altındaki kapı açıldı.
İçeriden beyaz ışık geldi.
Çocuk geriye çekildi.
— Gel.
Kutay:
— Nereye?
Çocuk:
— Hatırlamaya.
Kutay bir adım attı.
Ferhat:
— Ağabey!
Kutay durdu.
Ferhat:
— Ne olursa olsun, o çocuğu dinleme.
Çocuk:
— Ferhat doğru söylüyor.
Kutay şaşırdı.
Çocuk:
— Çünkü ben sana yalan söyleyeceğim.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Neden?
Çocuk:
— Çünkü bana bunu öğrettiler.
Kutay:
— Kim?
Çocuk:
— Sen.
Kutay:
— Ben sana ne öğrettim?
Çocuk:
— İnsanlara güvenmemeyi.
Kutay:
— Başka?
Çocuk:
— Kardeşini kaybetmemeyi.
Kutay:
— Başka?
Çocuk:
— Kendinden korkmayı.
Kutay sessiz kaldı.
Çocuk kapıya doğru yürüdü.
— Gel.
Kutay peşinden gitti.
Ferhat onu takip etti.
Fuat da peşlerinden ilerledi.
Asil ve Asya birbirlerine baktılar.
Sonra onlar da aşağı indiler.
Kapının ardında büyük bir salon vardı.
Salonun ortasında tek bir masa duruyordu.
Masada dört sandalye.
Dört dosya.
Dört isim.
KUTAY
FERHAT
FUAT
KADİR
Kutay masaya yaklaştı.
Kadir'in dosyasına baktı.
— Kadir burada mı?
Fuat:
— Bilmiyoruz.
Kutay dosyayı açtı.
İlk sayfa boştu.
İkinci sayfa boştu.
Üçüncü sayfa da.
Son sayfada yalnızca tek bir cümle vardı.
KADİR — GÖREVİNİ TAMAMLADI.
Kutay:
— Hangi görev?
Fuat:
— Seni buraya getirmek.
Kutay:
— Demek Kadir bizi buraya getirdi.
Fuat:
— Hayır.
Kutay:
— O zaman?
Fuat:
— Seni buraya getiren kişi Kadir değildi.
Kutay:
— Kimdi?
Fuat:
— Ferhat.
Kutay kardeşine döndü.
Ferhat:
— Evet.
Kutay:
— Sen mi?
Ferhat başını salladı.
— Evet.
Kutay:
— Bunca yıldır beni buraya mı getirmeye çalışıyordun?
Ferhat:
— Hayır.
Kutay:
— O zaman neden?
Ferhat:
— Seni buradan uzak tutmaya çalışıyordum.
Kutay:
— Ama şimdi buradayım.
Ferhat:
— Çünkü artık saklanacak yer kalmadı.
Kutay:
— Neden?
Ferhat masadaki dosyalardan birini aldı.
Dosyanın altında küçük bir kart vardı.
Kartı Kutay'a uzattı.
Üzerinde:
SON GÖZLEM TARİHİ
yazıyordu.
Tarih:
BUGÜN.
Kutay kartı çevirdi.
Arkasında:
GÖZLEM SORUMLUSU: KUTAY DEMİR
yazıyordu.
Kutay'ın yüzü taş kesildi.
— Bu kayıt benim.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Bugünün tarihi.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Ama bu kayıt daha önce hazırlanmış.
Fuat:
— Hayır.
Kutay:
— O zaman kim yazdı?
Fuat cevap vermedi.
Kutay:
— Fuat.
Fuat:
— Sen.
Kutay kartı yere bıraktı.
— Benim burada olmamı ben mi planladım?
Fuat:
— Görünüşe göre.
Kutay:
— Ben kendimi buraya mı getirdim?
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü başka kimse sana ulaşamazdı.
Kutay:
— Ben kendime neden ulaşmak istedim?
Fuat:
— Çünkü unuttuğun şeyi yalnızca sen hatırlayabilirsin.
Kutay başını kaldırdı.
Salonun karşı duvarında yeni bir ekran açıldı.
Ekranda büyük bir yazı vardı.
GÖZLEM BAŞLADI.
Sonra ikinci satır:
GÖZLEM SORUMLUSU: KUTAY DEMİR.
Üçüncü satır:
DENEK: BİLİNMİYOR.
Kutay ekrana baktı.
— Denek kim?
Fuat:
— Bilmiyoruz.
Kutay:
— Hayır.
Fuat:
— Ne?
Kutay:
— Biliyoruz.
Kutay yavaşça etrafına baktı.
Asil.
Asya.
Ferhat.
Fuat.
Sonra kendisine.
— Denek hepimiz olabiliriz.
Kimse konuşmadı.
Ekranda yeni bir yazı belirdi.
TEST 01
SORU: KİMİ KURTARACAKSIN?
Salonun diğer ucunda üç kapı açıldı.
Birinci kapının üzerinde:
FERHAT
İkinci kapının üzerinde:
FUAT
Üçüncü kapının üzerinde:
ASYA
Asil hemen Kutay'a baktı.
Kutay kapılara doğru yürüdü.
— Asya neden burada?
Fuat:
— Bilmiyorum.
Asya:
— Ben de bilmiyorum.
Kutay:
— Asil.
— Komutanım?
— Sen burada kal.
Asil:
— Neden?
Kutay:
— Çünkü kapılardan biri açıldığında ne olacağını bilmiyoruz.
Asil:
— Sizi yalnız bırakmam.
Kutay:
— Bu emir.
Asil istemeyerek başını salladı.
Kutay üç kapıya baktı.
Ferhat'ın kapısı.
Fuat'ın kapısı.
Asya'nın kapısı.
Sonra duvardaki yazıyı gördü.
BİRİNİ SEÇ.
Kutay:
— Hayır.
Ekran değişti.
İKİSİNİ KAYBET.
Kutay'ın yüzü sertleşti.
— Bu oyunu daha önce oynadık.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Ve bu kez kuralları ben yazacağım.
Kutay cebinden 08 numaralı anahtarı çıkardı.
Anahtarın üzerinde küçük bir çizik vardı.
Kutay anahtarı üç kapının önündeki zemine bıraktı.
Metal zemine değdi.
Tık.
Bütün kapılar aynı anda kapandı.
Fuat:
— Ne yaptın?
Kutay:
— Seçimi reddettim.
Ekran:
HATA.
Kutay:
— Bekliyordum.
Ekran:
GÖZLEM SORUMLUSU KARAR VERDİ.
Kutay:
— Hayır.
Ekran:
KARAR KAYDEDİLDİ.
Kutay:
— Ben karar vermedim.
Ekran:
VERDİN.
Kutay:
— Ne zaman?
Ekran birkaç saniye karardı.
Sonra tek bir görüntü çıktı.
Çocuk Kutay.
Çocuk Ferhat.
Çocuk Fuat.
Üçü masanın önünde duruyordu.
Ve çocuk Kutay kameraya bakıyordu.
Dudakları hareket etti.
“Ben kararımı verdim.”
Kutay'ın yüzü değişti.
Çocuk devam etti.
“Büyüdüğümde hatırlamayacağım.”
Ekran kapandı.
Kutay fısıldadı.
— Ben bunu söyledim.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Ne karar verdim?
Fuat:
— Kendini unutmaktı.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü gerçek Kutay'ın yaşaması için...
Fuat sustu.
Kutay:
— Devam et.
Fuat:
— Eski Kutay'ın ölmesi gerekiyordu.
Sessizlik.
Kutay:
— Eski Kutay...
Çocuk odasındaki görüntü zihninde yeniden belirdi.
İki oyuncak asker.
Kutay.
Ferhat.
Ve üçüncü oyuncak.
Fuat.
Kutay yavaşça anladı.
— Üçüncü oyuncak neden vardı?
Fuat:
— Çünkü üçüncü kişi hiç olmaması gereken kişiydi.
Kutay:
— Kim?
Fuat:
— Ben.
Kutay:
— Sen neden oradaydın?
Fuat:
— Çünkü o gece seni ben seçtim.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Ne?
Fuat:
— Ferhat'ı değil.
Kutay:
— Kimi?
Fuat gözlerini Kutay'dan kaçırdı.
— Seni.
Kutay:
— Beni neden seçtin?
Fuat:
— Çünkü sistem bana bir soru sordu.
Kutay:
— Neydi?
Fuat:
— “Hangisinin hatırlamasını istiyorsun?”
Kutay:
— Ne cevap verdin?
Fuat:
— Seni.
Kutay:
— Ama ben hiçbir şey hatırlamıyorum.
Fuat:
— Çünkü yanlış cevap verdim.
Kutay sessiz kaldı.
Fuat:
— Seni hatırlatmak yerine seni unutturdum.
Kutay:
— Neyi?
Fuat:
— Kendini.
Bir alarm sesi duyuldu.
Ekran yeniden açıldı.
TEST 01 TAMAMLANDI.
SONUÇ: BAŞARISIZ.
Kutay:
— Başarısız mı?
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü kimseyi seçmedin.
Kutay:
— Bu başarısızlık değil.
Ekranda yeni bir yazı çıktı.
TEST 02 BAŞLIYOR.
Salonun duvarları titremeye başladı.
Asya:
— Bina hareket ediyor.
Asil:
— Hayır.
Kutay:
— Bina değil.
Asil:
— Ne?
Kutay tavana baktı.
— Oda değişiyor.
Duvarlardan biri geriye doğru kaydı.
Arkasında uzun bir koridor belirdi.
Koridorun sonunda tek bir sandalye vardı.
Sandalyede biri oturuyordu.
Yüzü görünmüyordu.
Kutay:
— Kim var orada?
Cevap gelmedi.
Kutay ilerledi.
Fuat:
— Kutay, dur.
Kutay:
— Hayır.
Fuat:
— Onu görmemelisin.
Kutay:
— Neden?
Fuat:
— Çünkü o kişi...
Sustu.
Kutay:
— Kim?
Fuat:
— Senin kararlarını yazan kişi.
Kutay yürümeye devam etti.
Sandalye yaklaşmaya başladı.
Yüz hâlâ görünmüyordu.
Kutay birkaç metre kala durdu.
— Başını kaldır.
Adam başını kaldırdı.
Kutay'ın nefesi kesildi.
Yüz...
Tanıdıktı.
Ama aynı zamanda yabancıydı.
Adam konuştu.
— Sonunda geldin.
Kutay:
— Kimsin?
Adam:
— Bunu sormaman gerekiyordu.
Kutay:
— Cevap ver.
Adam:
— Çünkü cevabı biliyorsun.
Kutay:
— Seni tanımıyorum.
Adam gülümsedi.
— Tanıyorsun.
Kutay:
— Adın ne?
Adam:
— Kutay.
Koridorda sessizlik oldu.
Kutay'ın yüzü değişti.
Adam:
— Benim adım da Kutay.
Kutay:
— Bu mümkün değil.
Adam:
— Burada mümkün olmayan hiçbir şey yok.
Kutay silahını kaldırdı.
— Sen kimsin?
Adam ayağa kalktı.
— İlk kayıt.
Kutay:
— Hangi kayıt?
Adam:
— İlk Kutay.
Kutay:
— Benim.
Adam:
— Hayır.
Bir adım attı.
— Sen ikinci Kutay'sın.
Kutay:
— Kaç tane var?
Adam:
— Bilmiyorum.
Kutay:
— Kaç tane?
Adam:
— Sistem her başarısız olduğunda yenisini oluşturdu.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Ben kaçıncıyım?
Adam:
— Sonuncu.
Kutay:
— Benden önce kaç tane vardı?
Adam:
— Sekiz.
Kutay'ın gözleri büyüdü.
Sekiz.
Sekizinci kapı.
Sekiz kayıt.
Sekiz Kutay.
Adam:
— Sekizinci kapının gerçek anlamını şimdi anladın mı?
Kutay:
— Sekiz Kutay.
Adam:
— Evet.
Kutay:
— Peki ben?
Adam:
— Dokuzuncu.
Kutay:
— Dokuzuncu kapı...
Adam:
— Senin için değil.
Kutay:
— Kimin için?
Adam:
— İlk Kutay için.
Kutay'ın arkasından Ferhat'ın sesi duyuldu.
— Ağabey.
Kutay dönmedi.
Ferhat:
— Ona inanma.
Adam güldü.
— Ferhat hep böyle söyler.
Kutay:
— Sen Ferhat'ı tanıyor musun?
Adam:
— İlk Ferhat'ı.
Kutay:
— İlk Ferhat?
Adam:
— Evet.
Kutay'ın yüzü gerildi.
— Kaç Ferhat var?
Adam:
— Sekiz.
Ferhat'ın yüzü bembeyaz oldu.
— Hayır.
Adam:
— Sen üçüncüsün.
Ferhat:
— Yalan.
Adam:
— İnanmak istemediğin şey yalan değildir.
Kutay:
— Fuat?
Adam:
— Fuat tek.
Kutay:
— Neden?
Adam:
— Çünkü Fuat denek değildi.
Kutay Fuat'a baktı.
Fuat başını eğdi.
Kutay:
— Sen neydin?
Fuat:
— Gözlemci.
Kutay:
— Başından beri mi?
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Peki neden hatırlamıyordun?
Fuat:
— Çünkü ben de hafızamı kaybettim.
Kutay:
— Kim sildi?
Fuat:
— Sen.
Kutay sustu.
Adam:
— İşte gerçek burada başlıyor.
Kutay:
— Sen neden buradasın?
Adam:
— Çünkü benim görevim bitmedi.
Kutay:
— Görevin ne?
Adam:
— Seni durdurmak.
Kutay:
— Neden?
Adam:
— Çünkü sen sistemin dışına çıkarsan...
Adamın sesi ilk kez değişti.
— Hepimiz yok oluruz.
Kutay:
— Siz kimsiniz?
Adam:
— Senin hatırlamadığın insanlar.
Kutay:
— Ferman?
Adam sustu.
Kutay:
— Ferman burada mı?
Adam:
— Evet.
Kutay'ın gözleri büyüdü.
— Nerede?
Adam arkasındaki karanlığı gösterdi.
— Her zaman olduğu yerde.
Kutay:
— Neresi?
Adam:
— Senin arkanda.
Kutay yavaşça arkasını döndü.
Kimse yoktu.
Sonra omzunun hemen arkasından bir nefes sesi geldi.
Kutay dondu.
Bir ses duyuldu.
— Kutay...
Ferman.
Kutay'ın gözleri doldu.
— Ferman?
Ses:
— Bu kez beni dinle.
Kutay:
— Neredesin?
— Arkanda değilim.
Kutay:
— Nerdesin?
— İçindeyim.
Kutay'ın nefesi kesildi.
Fuat:
— Hayır.
Ses tekrar duyuldu.
— Faz V'nin gerçek amacı bu.
Kutay:
— Nedir?
— Seni hatırlatmak değil.
Kutay:
— O zaman?
— Seni kimin yönettiğini göstermek.
Kutay:
— Kim yönetiyor?
Sessizlik.
Sonra cevap geldi.
— Sen.
Kutay başını eğdi.
Bir an boyunca hiçbir şey söylemedi.
Sonra gözlerini kapattı.
Çocukluk görüntüsü.
Ferhat.
Fuat.
Karanlık oda.
Üç kapı.
Bir seçim.
Ve kendisi.
Çocuk Kutay'ın sesi zihninde yankılandı.
“Ben kararımı verdim.”
Kutay gözlerini açtı.
— Hatırlıyorum.
Ferhat ona baktı.
— Neyi?
Kutay:
— O geceyi.
Fuat:
— Ne oldu?
Kutay:
— Kapıyı ben açmadım.
Fuat:
— Ne yaptın?
Kutay:
— Kapıyı kilitledim.
Asya:
— Neden?
Kutay:
— Çünkü içeride biri vardı.
Asil:
— Kim?
Kutay'ın yüzü sertleşti.
— Ben.
Herkes sustu.
Kutay:
— O gece kendimi gördüm.
Ferhat:
— Ne?
Kutay:
— Çocuk değildim.
Fuat:
— Ne gördün?
Kutay:
— Gelecekteki hâlimi.
Fuat'ın yüzü değişti.
Kutay:
— Bana bir şey söyledi.
Ferhat:
— Ne?
Kutay:
— “Büyüdüğünde beni hatırlama.”
Fuat:
— Sonra?
Kutay:
— Ona inandım.
Fuat:
— Neden?
Kutay:
— Çünkü o kişi benim yüzüme bakıp...
Kutay durdu.
— Ferhat'ı kurtarmamı söyledi.
Ferhat:
— Beni mi?
Kutay başını salladı.
— Evet.
Ferhat:
— Peki ne oldu?
Kutay:
— Seni kurtardım.
Ferhat'ın gözleri doldu.
Kutay:
— Ama karşılığında kendimi kaybettim.
Salon sessizdi.
Fuat başını eğdi.
— İşte Demir Kamçı buydu.
Kutay:
— Hayır.
Fuat ona baktı.
Kutay:
— Bu sadece başlangıç.
Ekran yeniden açıldı.
HAFIZA GERİ YÜKLEME: %19
Sonra:
%27
%34
%41
Rakamlar hızla yükseliyordu.
Fuat:
— Kutay!
Kutay:
— Ne?
Fuat:
— Dur.
Kutay:
— Nasıl?
Fuat:
— Hatırlamayı durdur.
Kutay:
— Artık yapamam.
%52
Kutay'ın gözleri karardı.
Bir anda yere çöktü.
Ferhat ona koştu.
— Ağabey!
Kutay'ın zihninde yüzlerce görüntü aynı anda belirdi.
Bir oda.
Bir koridor.
Bir hastane.
Bir masa.
Bir çocuk.
Bir asker.
Bir kadın.
Bir adam.
Ve sürekli aynı cümle:
“Gözlem sorumlusu Kutay Demir.”
Sonra başka bir ses:
“Denekleri kontrol et.”
Kutay:
— Hayır...
Ferhat:
— Ağabey!
Kutay:
— Ben...
Fuat:
— Kutay!
Kutay başını kaldırdı.
Gözleri değişmişti.
— Ben onları izliyordum.
Fuat sustu.
Kutay:
— Çocukken değil.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Daha önce.
Fuat:
— Evet.
Kutay:
— Ben Demir Kamçı'nın deneği değildim.
Fuat:
— Hayır.
Kutay:
— Ben...
Fuat gözlerini kapattı.
Kutay:
— Gözlemcisiydim.
Fuat:
— Evet.
Kutay ayağa kalktı.
— O zaman neden hafızam silindi?
Fuat:
— Çünkü gözlemci sisteme karşı geldi.
Kutay:
— Ben mi?
Fuat:
— Sen.
Kutay:
— Ne yaptım?
Fuat:
— Bütün kayıtları yok etmeye çalıştın.
Kutay:
— Başardım mı?
Fuat:
— Hayır.
Kutay:
— Ne kaldı?
Fuat:
— Sen.
Kutay birkaç saniye sustu.
Sonra kapıya baktı.
FAZ V
Kapı kendiliğinden açıldı.
İçeride hiçbir şey yoktu.
Sadece karanlık.
Kutay içeri baktı.
Karanlığın içinden bir ses geldi.
— Hazır mısın?
Kutay:
— Hayır.
Ses:
— O zaman başlıyoruz.
Kutay bir adım attı.
Ferhat onu takip etti.
Fuat:
— Kutay!
Kutay durdu.
Fuat:
— İçeri girersen artık seni geri getiremeyiz.
Kutay:
— Biliyorum.
Fuat:
— Nereye gittiğini bilmiyorsun.
Kutay:
— Biliyorum.
Fuat:
— İçeride kendinle karşılaşacaksın.
Kutay:
— Belki de yıllardır bundan kaçıyorum.
Ferhat:
— Ağabey...
Kutay kardeşine baktı.
— Bu kez seni bırakmayacağım.
Ferhat'ın gözlerinden yaş süzüldü.
— Söz mü?
Kutay:
— Söz.
Ferhat:
— O zaman ben de seninle geliyorum.
Kutay başını salladı.
Asil silahını kontrol etti.
— Ben de.
Asya:
— Ben de.
Fuat birkaç saniye onlara baktı.
Sonra dosyasını kapattı.
— O zaman hepimiz hazırız.
Kutay:
— Hayır.
Fuat:
— Ne?
Kutay karanlık kapıya baktı.
— Henüz değiliz.
— Neden?
Kutay:
— Çünkü içeride ne olduğunu bilmiyoruz.
Fuat:
— Bunu öğrenmenin tek yolu var.
Kutay:
— Girmek.
Fuat başını salladı.
Kutay kapıya yaklaştı.
Elini kapı çerçevesine koydu.
İçeriden çocuk sesi geldi.
— Ağabey...
Kutay gözlerini kapattı.
— Bu kez seni bırakmayacağım.
Çocuk sesi:
— Beni değil.
Kutay gözlerini açtı.
— Ne?
Ses:
— Kendini.
Kutay bir an durdu.
Sonra içeri girdi.
Ferhat peşinden ilerledi.
Asya.
Asil.
Fuat.
Beşi birden karanlığa adım attı.
Kapı arkalarından kapandı.
GÜM.
Salon sessiz kaldı.
Ekranda tek bir yazı belirdi.
FAZ V BAŞLADI.
Bir saniye sonra yazı değişti.
GÖZLEM SORUMLUSU: KUTAY DEMİR
Bir saniye daha.
GERÇEK DENEK: KUTAY DEMİR
Ekran karardı.
Sonra üçüncü bir yazı çıktı.
UYARI: KUTAY DEMİR HAFIZASINI GERİ KAZANIYOR.
Altında:
HAFIZA: %63
Bir kadın sesi duyuldu.
— Çok hızlı.
Başka bir ses:
— Durduralım mı?
Kadın:
— Hayır.
— Neden?
Kadın ekrana baktı.
— Çünkü artık onu durduramayız.
— Ya Faz VI?
Kadın sustu.
— Faz VI için onun hatırlaması gerekiyordu.
— Peki ya Ferman?
Kadın:
— Ferman çoktan uyandı.
— Ferhat?
— O zaten hazır.
— Fuat?
Kadın:
— Fuat kararını verdi.
Karşıdaki kişi:
— Ya Kutay?
Kadın uzun süre ekrana baktı.
— Kutay henüz karar vermedi.
— Ne zaman verecek?
Kadın:
— Kendisini bulduğunda.
Ekran yeniden açıldı.
Kutay'ın görüntüsü vardı.
Karanlık bir koridorda yürüyordu.
Arkasında Ferhat.
Asya.
Asil.
Fuat.
Ama ekranın başka bir köşesinde başka bir Kutay daha yürüyordu.
Aynı anda.
Aynı koridorda.
Aynı yöne doğru.
Kadın fısıldadı.
— İşte şimdi başladı.
Ekranda son yazı belirdi.
FAZ VI — İKİ KUTAY
Ve karanlığın içinden bir çocuk sesi yükseldi.
— Ağabey...
Kutay durdu.
Ferhat da durdu.
Kutay başını kaldırdı.
Koridorun sonunda bir çocuk duruyordu.
Çocuk elinde iki oyuncak asker tutuyordu.
Birini Kutay'a uzattı.
— Hangisini seçiyorsun?
Kutay çocuğa baktı.
— Artık seçim yapmıyorum.
Çocuk gülümsedi.
— O zaman ikisini de kaybedeceksin.
Kutay:
— Hayır.
Çocuk:
— Neden?
Kutay:
— Çünkü bu kez oyunun kurallarını ben yazacağım.
Çocuk bir adım geri çekildi.
İlk kez korkmuş gibiydi.
Kutay yürümeye başladı.
Çocuk:
— Yaklaşma.
Kutay:
— Neden?
Çocuk:
— Çünkü beni bulursan...
Kutay:
— Ne olacak?
Çocuk:
— Ben yok olacağım.
Kutay durdu.
Çocuğun gözlerine baktı.
Ve o anda anladı.
Bu çocuk...
Kendisinin geçmişi değildi.
Kendisinin korkusuydu.
Kutay silahını indirdi.
— Hayır.
Çocuk:
— Ne?
Kutay:
— Seni yok etmeye gelmedim.
Çocuk:
— O zaman neden geldin?
Kutay:
— Seni hatırlamaya.
Çocuğun yüzündeki ifade değişti.
İlk kez gülümsedi.
— Geç kaldın.
Kutay:
— Belki.
Çocuk:
— Çok geç.
Kutay:
— Hayır.
Çocuk:
— Neden?
Kutay:
— Çünkü hâlâ buradayım.
Çocuk elindeki oyuncak askeri yere bıraktı.
Oyuncak asker metal zemine çarptı.
Tık.
Koridorun bütün ışıkları aynı anda yandı.
Ve duvarlarda yüzlerce fotoğraf belirdi.
Kutay'ın çocukluğu.
Ferhat'ın çocukluğu.
Fuat'ın çocukluğu.
Kadir.
Ferman.
Ve daha önce hiç görmediği onlarca insan.
Kutay fotoğraflara baktı.
Sonra en ortadaki fotoğrafı gördü.
Fotoğrafta kendisi vardı.
Ama yanında kimse yoktu.
Altında tek bir tarih vardı.
2006.
Ve fotoğrafın altında şu yazıyordu:
“DEMİR KAMÇI'NIN İLK GÜNÜ.”
Kutay'ın yüzü değişti.
Ferhat yanına geldi.
— Ağabey...
Kutay fotoğrafı eline aldı.
Arkasında tek bir cümle vardı.
“Bu fotoğraftaki kişi Kutay Demir değildir.”
Kutay'ın nefesi kesildi.
Fuat:
— Hayır...
Kutay yavaşça Fuat'a döndü.
— O zaman kim?
Fuat cevap veremedi.
Çünkü fotoğrafın arkasında ikinci bir cümle daha vardı.
“GERÇEK KİMLİK: DOSYA 00.”
Kutay fotoğrafı elinde tuttu.
Koridorun sonunda sıfır numaralı kapı yeniden açıldı.
Bu kez kapının üzerinde tek bir yazı vardı.
00 — KİMLİK ODASI
İçeriden bir ses geldi.
Kutay'ın kendi sesi.
Ama yetişkin hâliyle.
— Sonunda geldin.
Kutay kapıya baktı.
— Bu kez kaçmayacağım.
Ses:
— Kaçmana gerek yok.
Kutay:
— Neden?
Ses:
— Çünkü kaçan kişi sen değilsin.
Kutay:
— Kim?
Karanlığın içindeki ses cevap verdi.
— Ben.
Kutay kapıya doğru bir adım attı.
Ve kapının arkasındaki kişi son cümleyi söyledi:
— Çünkü yıllardır senin yerine yaşayan kişi bendim.
Kapı açıldı.
Karanlık.
Kutay içeri girdi.
Kapı kapandı.
GÜM.
Ve tesisin bütün ekranlarında aynı anda tek bir yazı belirdi:
“KUTAY DEMİR HAFIZASINI HATIRLAMIYOR.”
Bir saniye geçti.
Yazı değişti.
“ÇÜNKÜ HAFIZASINI HATIRLAYAN KİŞİ KUTAY DEĞİL.”
Sonra ekran tamamen karardı.
Ve çok uzaktan...
Bir çocuk sesi duyuldu.
— Ağabey...
Ardından yetişkin bir ses:
— Kutay...
Sonra üçüncü bir ses:
— Geri döndün.
Karanlık.
Ve son cümle:
“Bazı insanlar geçmişini hatırlamaz. Çünkü geçmiş dediği şey, aslında hiç yaşanmamıştır.”
