30. bölüm · DEMİR KAMÇI
30.BÖLÜM:UYANIŞ
“İnsan geçmişinden korktuğunu sanır.
Oysa bazı geceler insanı korkutan şey geçmiş değildir.
Henüz yaşanmamış olanın, kendisini hatırlaması ihtimalidir.”
23.48
Kapı tamamen açıldı.
Kutay hareket etmedi.
Kimse hareket etmedi.
Merdivenlerin aşağısındaki oda, birkaç saniye önce olduğundan daha karanlık görünüyordu.
Sanki kapı açıldıkça içerisi aydınlanmak yerine karanlık büyüyordu.
Kutay'ın gözleri kapının arkasındaki boşluğa kilitlenmişti.
Çocuk sesi yeniden duyuldu.
— Kutay...
Bu kez daha yakındı.
Çok daha yakındı.
Kutay silahını kaldırdı.
Rauf hemen kolunu uzattı.
— Bekle.
Kutay gözlerini kapıdan ayırmadan konuştu.
— Çocuk.
— Ne?
— Sesini tanıyorum.
Ferhat kaşlarını çattı.
— Nereden?
Kutay cevap vermedi.
İlhan birkaç adım geride, duvardaki yazılara bakıyordu.
Sonra aniden başını kaldırdı.
— Hepiniz susun.
Rauf ona döndü.
— Ne oldu?
İlhan parmağını havaya kaldırdı.
Dinledi.
Uzaklardan çok hafif bir ses geliyordu.
Tık.
Tık.
Tık.
Düzenliydi.
Bir saat gibi.
Kutay başını yana çevirdi.
— Bu ne?
İlhan:
— Saat değil.
Tık.
Tık.
Tık.
Ferhat:
— O zaman ne?
İlhan'ın yüzü gerildi.
— Bir kalp atışı.
Kutay'ın bakışları kapıya döndü.
— İçeride biri mi var?
İlhan:
— Hayır.
Kısa bir sessizlik.
— İçeride birden fazla kişi var.
Rauf silahını kaldırdı.
— Herkes dikkatli olsun.
Kutay bir adım attı.
Ferhat hemen önüne geçti.
— Tek başına gitme.
Kutay:
— Çocuk beni çağırıyor.
Ferhat:
— Bunun tuzak olabileceğini biliyorsun.
Kutay:
— Biliyorum.
— O zaman neden gidiyorsun?
Kutay gözlerini kapının karanlığından ayırmadı.
— Çünkü çocuk beni tanıyor.
Rauf:
— Seni tanıması onun güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Kutay:
— Hayır.
Bir an durdu.
— Ama beni tanıyan herkesin yalan söylediği bir yerde, doğruyu söyleyebilecek tek kişi o olabilir.
Rauf cevap vermedi.
Kutay içeri girdi.
Ferhat hemen arkasından ilerledi.
Rauf ve İlhan da onları takip etti.
Kapı arkalarından kapanmadı.
Bu kez açık kaldı.
Kutay birkaç metre ilerledi.
Oda genişti.
Duvarların tamamında eski ekranlar vardı.
Bazıları kapalıydı.
Bazıları karıncalı görüntüler gösteriyordu.
Bazılarında ise yalnızca tek bir sayı vardı.
23.47
Kutay durdu.
— Yine.
İlhan ekrana baktı.
— Bu saat değil.
Kutay:
— Ne?
— Başlangıç noktası.
Ferhat:
— Ne demek?
İlhan ekrandaki rakamlara yaklaştı.
— Sistem zamanı göstermiyor.
Kutay:
— O zaman neyi gösteriyor?
İlhan:
— Hafızanın başladığı anı.
Kutay'ın yüzü değişti.
— 23.47.
— Evet.
— Benim doğduğum saat.
İlhan başını salladı.
— Ve ilk kaydın oluşturulduğu saat.
Kutay:
— Ben doğduğum anda mı kaydedildim?
İlhan:
— Belki.
Kutay:
— “Belki” istemiyorum.
İlhan gözlerini ona çevirdi.
— Çünkü burada kesin bildiğimiz tek şey, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı.
Tam o anda bütün ekranlar aynı anda açıldı.
BİP.
Kutay irkildi.
Ekranların tamamında aynı görüntü vardı.
Bir çocuk.
Yaklaşık sekiz yaşında.
Kutay.
Çocuk kameraya bakıyordu.
Fakat görüntüde yalnız değildi.
Yanında başka bir çocuk vardı.
Kadir.
Küçük Kutay kameraya doğru konuştu.
— Eğer bunu izliyorsanız...
Görüntüdeki çocuk bir an durdu.
Sonra başını yanındaki Kadir'e çevirdi.
— ...onu götürmeyin.
Kadir:
— Beni değil.
Küçük Kutay:
— Seni.
Kadir:
— Hayır.
Küçük Kutay:
— Neden?
Kadir:
— Çünkü götürürlerse seni bulurlar.
Küçük Kutay:
— Beni zaten buldular.
Görüntü aniden kesildi.
Kutay ekrana yaklaştı.
— Devamı nerede?
Asya'nın sesi kulaklıktan geldi.
— Kutay.
Kutay hemen cevap verdi.
— Dinliyorum.
— O kayıt canlı değil.
— Biliyorum.
— Hayır.
Asya'nın sesi gerilmişti.
— Kayıt eski değil.
Kutay sustu.
— Ne demek istiyorsun?
— Dosyanın tarih bilgisi yok.
— Kaç yıllık?
— Bilmiyorum.
— Asya.
— Çünkü sistem dosyayı yeni oluşturmuş.
Kutay'ın kaşları çatıldı.
— Yeni mi?
— Evet.
Rauf:
— Bu imkânsız.
Asya:
— Ben de öyle düşünüyordum.
Ferhat:
— Ne zaman oluşturulmuş?
Asya cevap vermedi.
Kutay:
— Asya.
— Birkaç saniye önce.
Herkes sustu.
Kutay ekrana baktı.
Yeni bir satır belirdi.
KAYIT OLUŞTURULDU: 23.48
Kutay fısıldadı.
— Bu kayıt şu anda oluşturuluyor.
İlhan:
— Hayır.
Kutay ona döndü.
— Ne?
İlhan'ın yüzünde ilk kez gerçek bir korku vardı.
— Kayıt oluşturulmuyor.
— O zaman?
İlhan:
— Bizi kaydediyor.
Bir anda odanın tavanındaki bütün kameralar döndü.
Hepsi aynı anda Kutay'a yöneldi.
BİP.
BİP.
BİP.
Kutay geriye çekildi.
Rauf:
— Kameralar!
Ferhat:
— Kaç tane var?
İlhan:
— Saymayı bırak.
Rauf:
— Neden?
İlhan:
— Çünkü sayı değişiyor.
Kutay başını kaldırdı.
Gerçekten de kameralar çoğalıyordu.
Duvarlarda daha önce olmayan küçük siyah noktalar beliriyordu.
Bir.
İki.
Üç.
Sonra onlarca.
Kutay:
— Sistem bizi izliyor.
Asya:
— Hayır.
Kutay:
— Ne?
Asya:
— Sistemin sizi izlemesine gerek yok.
Kısa bir sessizlik.
— Çünkü siz zaten sistemin içindesiniz.
Kutay'ın yüzü sertleşti.
— O zaman dışarı çıkacağız.
Asya:
— Kutay...
— Ne?
— Çok geç.
Ekranda yeni bir yazı belirdi.
ÇIKIŞ KAPATILDI.
Ferhat küfredecek gibi oldu ama sustu.
Rauf kapıya döndü.
— Kapı!
Koşarak kapıya gitti.
Kapı kapanmamıştı.
Fakat artık duvar vardı.
Rauf elini duvara vurdu.
— Burada kapı vardı.
İlhan:
— Sistem mekânı değiştirdi.
Kutay:
— Hayır.
İlhan:
— Ne?
Kutay duvara yaklaştı.
Elini yüzeyin üzerine koydu.
— Mekân değişmedi.
Rauf:
— Nereden biliyorsun?
Kutay:
— Çünkü bunu daha önce gördüm.
Ferhat:
— Ne zaman?
Kutay cevap vermedi.
Gözlerinin önünden bir görüntü geçti.
Beyaz bir oda.
Kırmızı ışık.
Bir sandalye.
Bir masa.
Masada küçük bir çocuk.
Ve karşısında...
Kendisi.
Kutay başını tuttu.
— Hayır...
Ferhat hemen yanına geldi.
— Kutay?
— Geri çekil.
— İyi misin?
— Geri çekil!
Ferhat durdu.
Kutay nefesini düzenlemeye çalıştı.
Görüntü hâlâ gözlerinin önündeydi.
Çocuk ona bakıyordu.
Çocuk konuştu.
— Beni hatırladın.
Kutay gözlerini açtı.
Odanın ortasında çocuk yoktu.
Ama sesi vardı.
— Evet.
Kutay:
— Nerede saklanıyorsun?
Çocuk:
— Saklanmıyorum.
— O zaman çık.
— Çıkarsam beni yine göndereceksin.
Kutay'ın yüzü gerildi.
— Seni göndermedim.
— Gönderdin.
— Ne zaman?
— İlk kez.
Kutay sustu.
Çocuk devam etti.
— Bana bakmadın.
Kutay:
— Sen kimsin?
— Bunu biliyorsun.
— Söyle.
— Ben senin hatırlamadığın kişiyim.
Kutay:
— Kadir mi?
Çocuk:
— Hayır.
Kutay'ın nefesi kesildi.
— O zaman kim?
Çocuk cevap vermedi.
Ekranlardan biri açıldı.
Bu kez görüntüde genç bir Emre vardı.
Yanında Kutay'ın annesi.
İkisi bir odada konuşuyordu.
Kutay annesinin yüzüne baktı.
Uzun süre.
Sonra fısıldadı:
— Anne...
Ferhat görüntüye yaklaştı.
— Bu kayıt...
İlhan:
— Daha önce görmedik.
Rauf:
— Sessiz olun.
Görüntüde Emre konuşuyordu.
— Onu buradan çıkarırsak sistem çöker.
Kutay'ın annesi:
— O zaman çıkar.
Emre:
— Ama çocuk ne olduğunu bilmiyor.
Kadın:
— Bilmesine gerek yok.
Emre:
— Bir gün öğrenecek.
Kadın:
— Öğrendiğinde ne olacak?
Emre sustu.
Kadın:
— Emre.
Emre:
— İki Kutay oluşacak.
Kutay dondu.
Rauf:
— İki Kutay...
Görüntüde kadın başını salladı.
— Hayır.
Emre:
— Ne?
— İki Kutay oluşmayacak.
— O zaman?
Kadın çocuğa baktı.
— Bir Kutay hatırlayacak.
Emre:
— Kimi?
Kadın:
— Bizi.
Görüntü kesildi.
Kutay:
— Annem ne biliyordu?
Kimse cevap vermedi.
Kutay bağırdı.
— Annem ne biliyordu?!
İlhan:
— Belki her şeyi.
Kutay ona döndü.
— “Belki” deme.
İlhan sustu.
Kutay:
— Hepiniz aynı şeyi yapıyorsunuz.
Rauf:
— Kutay...
— Biriniz bir şey biliyor.
Ferhat:
— Hepimiz bilmiyoruz.
Kutay:
— Ama biriniz biliyor.
Sessizlik.
Sonra Rauf konuştu.
— Ben bir şey biliyorum.
Kutay ona döndü.
Rauf:
— Ama bunu şimdi söylemem doğru olmayabilir.
Kutay:
— Söyle.
— Hazır değilsin.
— Hazırım.
— Hayır.
Kutay bir adım attı.
— Beni burada çocukken bıraktınız.
Rauf sustu.
— Hafızamı değiştirdiniz.
Sessizlik.
— Kadir'i kullandınız.
Rauf gözlerini indirdi.
— Annemi benden sakladınız.
Rauf cevap vermedi.
Kutay'ın sesi daha da sertleşti.
— Şimdi de gerçek kimliğimi saklıyorsunuz.
Rauf başını kaldırdı.
— Çünkü seni korumaya çalışıyoruz.
Kutay:
— Hepiniz aynı cümleyi kuruyorsunuz.
Rauf:
— Çünkü doğru.
Kutay:
— Hayır.
Bir an durdu.
— Çünkü yalan söylemenin en kolay yolu, doğru bir cümleyi yanlış zamanda söylemektir.
Rauf'un yüzü değişti.
Kutay bunu fark etti.
— Bir şey hatırladın.
Rauf:
— Hayır.
— Hatırladın.
— Kutay...
— Ne gördün?
Rauf sustu.
Kutay:
— Beni ilk gördüğünde ne gördün?
Rauf:
— Bir çocuk.
— Nerede?
— Beyaz odada.
— Yanında kim vardı?
Rauf cevap vermedi.
Kutay'ın gözleri daraldı.
— Kadir mi?
Rauf:
— Hayır.
— O zaman kim?
Rauf'un sesi neredeyse duyulmayacak kadar alçaldı.
— Sen.
Kutay:
— Ben zaten oradaydım.
Rauf:
— Hayır.
Kısa bir sessizlik.
— İki tane vardınız.
Kutay'ın nefesi kesildi.
Ferhat:
— Rauf...
Rauf:
— Artık saklayamam.
Kutay:
— İkinci çocuk kimdi?
Rauf cevap vermeden önce odadaki bütün ışıklar söndü.
Tamamen.
Karanlık.
Sonra bir ses duyuldu.
Kadir.
— Rauf.
Rauf dondu.
Kadir:
— Bunu söylememeliydin.
Rauf:
— Kadir?
Kadir:
— Artık çok geç.
Kutay:
— Kadir, neredesin?
Kadir:
— Yanlış yerde.
Kutay:
— Neresi?
Kadir:
— Senin olduğun yer.
Kutay:
— Ne demek bu?
Kadir:
— Ben yukarıdayım.
Kutay:
— Hayır.
— Sen aşağıdasın.
Kutay başını kaldırdı.
— Seni bulacağım.
Kadir:
— Bulursan beni tanıyamazsın.
Kutay:
— Tanırım.
Kadir:
— Hayır.
Kutay:
— Neden?
Kadir:
— Çünkü beni gördüğünde...
Kısa bir sessizlik.
— ...kendini göreceksin.
Kutay'ın kalbi hızlandı.
— Sen İlk Kutay'sın.
Kadir:
— Hayır.
Kutay:
— Az önce öyle dedin.
Kadir:
— Çünkü sana öyle hatırlattılar.
Kutay:
— Gerçek ne?
Kadir:
— Gerçek diye bir şey yok.
Kutay:
— Yalan.
Kadir:
— Gerçek var.
— Nerede?
Kadir:
— İlk hafızanda.
Kutay:
— Hangisi?
Kadir:
— Doğduğun gece.
Kutay gözlerini kapattı.
Aynı görüntü yeniden geldi.
Beyaz oda.
Annesi.
Emre.
Bir bebek.
Fakat bu kez görüntü farklıydı.
Odanın köşesinde biri daha vardı.
Bir çocuk.
Kutay'ın yaşlarında.
Çocuk sessizce bebeğe bakıyordu.
Kutay görüntünün içine baktı.
— Bu kim?
Kadir cevap vermedi.
Kutay:
— Kadir?
Sessizlik.
— Kadir!
Sonra çocuk başını kaldırdı.
Kameraya baktı.
Kutay'ın nefesi kesildi.
Çocuğun yüzü...
Kutay'ın yüzüydü.
Ama aynı değildi.
Çocuk gülümsedi.
Ve konuştu.
— Beni bulduğun için teşekkür ederim.
Kutay fısıldadı:
— Sen...
Çocuk:
— Geç kaldın.
Kutay:
— Sen kimsin?
Çocuk:
— Senin başlamadığın yerim.
Kutay:
— Ne?
Çocuk:
— Sen doğmadan önce vardım.
Kutay'ın yüzü bembeyaz oldu.
Rauf:
— Kutay, ekrandan uzaklaş.
Kutay:
— Hayır.
Rauf:
— Hemen!
Kutay:
— Bu çocuk kim?
Rauf cevap vermedi.
Kutay ona döndü.
— Rauf!
Rauf:
— Bilmiyorum.
İlhan araya girdi.
— Biliyor.
Rauf ona baktı.
— İlhan.
— Artık söylemelisin.
Rauf:
— Hayır.
İlhan:
— Eğer söylemezsen sistem onun yerine söyleyecek.
Tam o anda ekranda yeni bir yazı çıktı.
KAYIT 01
İLK HAFIZA
Altında:
DENEK: BELİRSİZ
Kutay:
— Belirsiz mi?
Yeni satır çıktı.
DENEK: KUTAY DEMİR
Kutay başını iki yana salladı.
— Hayır.
Bir satır daha.
DENEK: KADİR
Kutay:
— Hayır.
Bir satır daha belirdi.
DENEK: EMRE
Kutay:
— Dur.
Ekran titredi.
Üç isim birden silindi.
Yerine tek bir cümle geldi.
DENEK: HATIRLAYAN
Kutay uzun süre ekrana baktı.
Ferhat:
— Bu ne demek?
İlhan:
— Sistem artık kişiyi değil, hafızayı denek olarak kabul ediyor.
Kutay:
— Yani?
İlhan:
— Kimin hatırladığı önemli değil.
Kutay:
— Ne önemli?
İlhan:
— Hatırlanan şey.
Kutay:
— O zaman bütün bu yıllar...
İlhan:
— Bir kişiyi bulmak için değildi.
Kutay:
— Neydi?
İlhan:
— Bir anıyı bulmak içindi.
Kutay'ın gözleri yavaşça ekrandaki çocuğa döndü.
Çocuk hâlâ ona bakıyordu.
— Sen o anı mısın?
Çocuk başını salladı.
— Hayır.
Kutay:
— O zaman nesin?
Çocuk:
— O anının sahibi.
Kutay:
— Kim?
Çocuk:
— Sen değil.
Kutay sustu.
Çocuk devam etti.
— Henüz değil.
Kutay:
— Ne zaman benim olacak?
Çocuk:
— Hatırladığında.
Kutay:
— Neyi?
Çocuk gülümsedi.
— O gece kimi öldürdüğünü.
Kutay'ın yüzü değişti.
Rauf:
— Hayır.
Kutay ona döndü.
— Ne?
Rauf:
— O soruyu sorma.
Kutay:
— Neden?
Rauf:
— Çünkü cevabı duyarsan geri dönüşü olmayabilir.
Kutay:
— Kadir “kimse ölmedi” dedi.
Rauf:
— Kadir'in söylediği her şey doğru değil.
Kutay:
— Senin söylediklerin doğru mu?
Rauf sustu.
Kutay:
— Emre'nin?
Sessizlik.
— Annemin?
Cevap yok.
— Kadir'in?
Yine sessizlik.
Kutay derin bir nefes aldı.
— O zaman bir şeyi kendim bulacağım.
Ferhat:
— Neyi?
Kutay:
— Gerçeği.
İlhan:
— Nereden başlayacaksın?
Kutay ekrandaki çocuğa baktı.
— Doğduğum geceden.
Asya'nın sesi kulaklıktan geldi.
— Kutay...
— Ne?
— Bir sorun var.
— Söyle.
— Sistemde yeni bir dosya açıldı.
— Adı ne?
Asya sustu.
Kutay:
— Asya.
— DOĞUM KAYDI.
Kutay:
— Aç.
Asya:
— Açarsam geri kapatamayabilirim.
Kutay:
— Aç.
— Emin misin?
Kutay:
— Evet.
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra bütün ekranlarda aynı dosya açıldı.
10 MAYIS
23.47
DOĞUM KAYDI
Kutay ekrana yaklaştı.
İlk satır:
ÇOCUK: KUTAY DEMİR
İkinci satır:
ANNE: KAYIT DIŞI
Üçüncü:
BABA: EMRE DEMİR
Dördüncü:
DURUM: YAŞIYOR
Kutay'ın nefesi kesildi.
— Annem neden kayıt dışı?
İlhan:
— Çünkü sistem onu kişi olarak kaydetmemiş.
Kutay:
— Ne olarak kaydetmiş?
Ekranda yeni satır belirdi.
GÖREV: TANIK
Kutay'ın yüzü değişti.
— Tanık...
Ferhat:
— Liste.
Kutay:
— Ne?
Ferhat:
— Annenin taşıdığı liste.
Kutay:
— Denek listesi.
Ferhat başını salladı.
— Evet.
Kutay:
— Annem denek değildi.
İlhan:
— Hayır.
Kutay:
— O zaman neden burada?
İlhan:
— Çünkü tanıkların da sistem için bir değeri vardı.
Kutay:
— Neydi?
İlhan:
— Her şeyi gören kişi.
Kutay:
— Ve annem her şeyi gördü.
Rauf:
— Kutay...
Kutay:
— O yüzden öldü mü?
Rauf sustu.
Kutay:
— Rauf!
Rauf:
— Bilmiyorum.
Kutay:
— Kadir “kimse ölmedi” dedi.
Rauf:
— Kadir bazı şeyleri senden saklıyor.
Kutay:
— Neden?
Rauf:
— Çünkü senden korkuyor.
Kutay durdu.
— Benden mi?
Rauf:
— Hayır.
Kısa bir sessizlik.
— Hatırlayacağın kişiden.
Kutay:
— Kimden?
Rauf cevap vermedi.
Ekran yeniden değişti.
Bu kez bir video açıldı.
Görüntüde Kutay'ın annesi vardı.
Yüzünde yorgunluk vardı.
Kucağında bebek.
Bebek Kutay.
Kadın kameraya bakıyordu.
Sonra konuştu.
— Eğer bu kayıt açıldıysa...
Görüntü birkaç saniye dondu.
Kadının sesi devam etti.
— ...demek ki Kutay geri döndü.
Kutay nefesini tuttu.
Annesi devam etti.
— Oğlum, bunu duyuyorsan sana söylemem gereken tek bir şey var.
Kutay ekrana yaklaştı.
— Anne...
Kadın:
— Baban sana her şeyi anlatmayacak.
Kutay'ın bakışları kapıdaki Emre'ye kaydı.
Emre'nin yüzü değişti.
Kadın:
— Çünkü o da gerçeğin tamamını bilmiyor.
Kutay:
— Ne?
Kadın:
— Kadir'i bulduğunda ona güven.
Kutay dondu.
Ferhat:
— Neden Kadir?
Kadın:
— Çünkü Kadir seni hatırlayan tek kişi değil.
Görüntü titredi.
Kadının sesi daha da alçaldı.
— O, seni hatırlamak zorunda kalan kişi.
Kutay:
— Neden?
Kadın:
— Çünkü seni koruyan kişi...
Bir an durdu.
— ...sen değildin.
Kutay'ın gözleri büyüdü.
Kadın:
— Seni koruyan kişi...
Görüntü bir anda bozuldu.
CIZZT.
Ekran karardı.
Kutay:
— Anne!
Asya'nın sesi geldi.
— Kayıt kesildi.
Kutay:
— Geri getir.
— Deniyorum.
— Geri getir!
— Kutay, sistem izin vermiyor.
Kutay ekrana yumruğunu indirmek üzereyken durdu.
Çünkü karanlık ekranda bir yazı belirdi.
KAYIT 01 TAMAMLANDI.
Altında:
KAYIT 02 BAŞLATILIYOR.
Kutay:
— Kayıt 02?
İlhan:
— Daha önce yoktu.
Ekran yeniden açıldı.
Bu kez görüntüde Emre vardı.
Ama genç değildi.
Yaşlıydı.
Kutay'ın bugünkü babasına benziyordu.
Fakat gözlerinde başka bir şey vardı.
Emre kameraya bakıyordu.
— Kutay.
Kutay nefesini tuttu.
Video devam etti.
— Eğer bunu görüyorsan...
Emre birkaç saniye sustu.
— ...başarısız olduk.
Kutay:
— Neyi?
Video içindeki Emre:
— Seni unutmanı sağlayamadık.
Kutay'ın yüzü değişti.
Emre devam etti.
— Ve belki de bu iyi bir şey.
Görüntünün arkasından bir çocuk sesi geldi.
— Baba.
Emre başını çevirdi.
— Git buradan.
Çocuk:
— Neden?
Emre:
— Çünkü birazdan Kutay gelecek.
Çocuk:
— Hangi Kutay?
Emre cevap vermedi.
Çocuk tekrar sordu.
— İlk olan mı?
Emre:
— Hayır.
— İkinci mi?
Emre:
— Hayır.
Çocuk:
— O zaman hangisi?
Emre kameraya baktı.
Ve ilk kez doğrudan Kutay'a konuştu.
— Gerçek olan.
Kutay'ın kalbi hızlandı.
Emre:
— Eğer bir gün iki kişiden hangisinin gerçek olduğunu seçmek zorunda kalırsan...
Kutay nefesini tuttu.
— ...hiçbirini seçme.
Video kesildi.
Kutay:
— Neden?
Ekran siyaha döndü.
Sonra tek bir cümle belirdi.
ÇÜNKÜ İKİSİ DE GERÇEK DEĞİL.
Ferhat:
— Ne?
Rauf:
— Bu sistem çıldırmış.
İlhan:
— Hayır.
Kutay ona baktı.
— Ne?
İlhan:
— Sistem ilk kez doğruyu söylüyor olabilir.
Kutay:
— İki Emre de gerçek değil mi?
İlhan:
— Belki.
Kutay:
— O zaman gerçek Emre nerede?
İlhan cevap vermeden önce odanın en uzak köşesinden bir ses geldi.
Ayak sesi.
Bir.
İki.
Üç.
Herkes aynı anda döndü.
Karanlığın içinden biri yürüyordu.
Önce ayakkabıları göründü.
Sonra pantolonu.
Sonra gövdesi.
Sonra yüzü.
Kutay'ın nefesi kesildi.
Ferhat:
— Bu...
Rauf silahını kaldırdı.
— Kimse hareket etmesin.
Adam karanlıktan tamamen çıktı.
Emre'ydi.
Fakat bu kez odada zaten iki Emre vardı.
Kapının yanında duran Emre'ye baktı.
Sonra ikinci Emre'ye.
Sonra Kutay'a.
Üçüncü Emre konuştu.
— Nihayet.
Kutay'ın sesi çıkmadı.
Rauf:
— Sen kimsin?
Adam gülümsedi.
— Bunu gerçekten sormak zorunda mısınız?
Ferhat:
— Üçüncü bir Emre mümkün değil.
Adam:
— Burada hiçbir şey mümkün değil.
Kutay:
— Adın ne?
Adam Kutay'a baktı.
— Sen bana yıllardır başka bir isimle seslendin.
Kutay:
— Hangi isimle?
Adam:
— Baba.
Kutay'ın yüzü gerildi.
Kapıdaki Emre:
— Kutay, ona yaklaşma.
İkinci Emre:
— Dinleme onu.
Üçüncü Emre:
— İkisine de inanma.
Kutay:
— Yeter!
Üçü de sustu.
Kutay silahını indirdi.
— Artık hiçbirinizin söylediğine inanmayacağım.
Üçüncü Emre hafifçe başını salladı.
— Güzel.
Kutay:
— Neden güzel?
— Çünkü sonunda sistemin istediği şeyi yapmıyorsun.
Kutay:
— Sistem benden ne istiyor?
Üçüncü Emre:
— Seçmeni.
Kutay:
— Kimi?
Üçüncü Emre:
— Beni.
Kutay:
— Neden?
Adam bir adım yaklaştı.
— Çünkü ben...
Durdu.
Kutay'a baktı.
— ...seni gerçekten hatırlıyorum.
Kutay'ın gözleri büyüdü.
— Nereden?
Adam cevap verdi.
— Doğduğun geceden.
Kutay'ın nefesi kesildi.
— O gece orada mıydın?
Adam:
— Evet.
— Annemi gördün mü?
— Evet.
— Kadir'i?
— Evet.
— İlk Kutay'ı?
Adamın yüzündeki ifade değişti.
— Evet.
Kutay:
— O zaman söyle.
Adam:
— Neyi?
Kutay:
— O gece kim öldü?
Uzun bir sessizlik oldu.
Adam başını eğdi.
Sonra Kutay'a baktı.
— Bunu gerçekten öğrenmek istiyor musun?
Kutay:
— Evet.
Adam:
— O zaman önce kendine bak.
Kutay:
— Ne?
Adam:
— Çünkü o gece ölen kişi...
Adam Kutay'ın gözlerinin içine baktı.
— ...sen değildin.
Kutay'ın yüzü değişti.
— Kimdi?
Adam cevap vermedi.
Ekranlardan biri yeniden açıldı.
23.49
Kutay başını çevirdi.
Bir başka satır belirdi.
UYANIŞ %12
Asya'nın sesi kulaklıktan geldi.
— Kutay...
— Ne?
— Bir şey daha var.
— Söyle.
— Sistem yeni bir isim algıladı.
Kutay:
— Kimin?
Asya'nın sesi titredi.
— Senin.
Kutay:
— Zaten benim.
— Hayır.
Kısa bir sessizlik.
— Aynı anda iki farklı Kutay algılıyor.
Kutay'ın gözleri yavaşça karşısındaki üç Emre'ye kaydı.
Sonra odanın karanlık köşesine.
Orada az önce çocuk vardı.
Artık yoktu.
Ama zeminde küçük bir ayak izi duruyordu.
Kutay ona baktı.
Bir tane.
Sonra ikinci.
Sonra üçüncü.
Ayak izleri karanlığın içine doğru gidiyordu.
Ve sonuncusunun yanında küçük bir yazı vardı.
BULUŞMA NOKTASI: DOĞDUĞUN ODA.
Kutay yavaşça başını kaldırdı.
— Beni oraya götürün.
Rauf:
— Kutay...
— Bu kez kaçmayacağım.
Ferhat:
— Ya içeride gerçekten başka bir Kutay varsa?
Kutay birkaç saniye sustu.
Sonra:
— O zaman...
Gözlerini karanlığa çevirdi.
— ...hangimizin gerçek olduğunu ona sorarım.
Tam o anda bütün ekranlar kapandı.
Karanlık.
Ve karanlığın içinden çocuk sesi son kez duyuldu.
— Hayır, Kutay.
Kutay dondu.
Çocuk:
— Bu kez sen ona soru sormayacaksın.
Kutay:
— Neden?
Çocuk:
— Çünkü o seni çoktan tanıyor.
Kutay:
— Kim?
Çocuk:
— Gerçek Kutay.
Bir saniye sessizlik.
Sonra kapının ardında bir ses duyuldu.
GÜM!
Herkes irkildi.
Bir kapı açıldı.
İçeriden beyaz ışık sızdı.
Ve o ışığın içinde...
bir çocuk duruyordu.
Kutay'ın çocukluğundaki hâli.
Sekiz yaşındaki Kutay.
Çocuk başını kaldırdı.
Kutay'a baktı.
Ve hiç korkmadan konuştu.
— Geç kaldın.
Kutay'ın dudakları aralandı.
— Sen...
Çocuk:
— Ben seni bekliyordum.
Kutay:
— Ne zamandır?
Çocuk gülümsedi.
— On dört yıldır.
Kutay bir adım attı.
Çocuk geri çekildi.
— Yaklaşma.
Kutay:
— Neden?
Çocuk:
— Çünkü sana dokunursam...
Bir an durdu.
— ...hangimizin uyanacağını bilmiyorum.
Kutay'ın yüzü sertleşti.
Rauf:
— Kutay, geri çekil.
Kutay onu duymadı.
Çocuğa baktı.
— Sen gerçek misin?
Çocuk başını yana eğdi.
— Bunu bana sen söyleyeceksin.
Kutay:
— Ben mi?
Çocuk:
— Evet.
Kutay:
— Nasıl?
Çocuk:
— Beni hatırlayarak.
Kutay:
— Ya hatırlamazsam?
Çocuk gülümsedi.
— O zaman ben seni hatırlayacağım.
Işık bir anda söndü.
BİP.
Ekranlar yeniden açıldı.
23.49
UYANIŞ %13
Ve son satır:
GERÇEK KUTAY UYANIYOR.
Kutay ekrana baktı.
Sonra karanlığa.
Bu kez korkmuyordu.
Çünkü artık sorunun...
“Gerçek Kutay kim?”
olmadığını anlamıştı.
Asıl soru şuydu:
Gerçek Kutay uyandığında...
buradaki Kutay'a ne olacaktı?
