8. bölüm · Bir Bakış

Pembe mi??

Zeliha Taş

Allak bullak olmuş kafamın içiyle otobüsün kapısında Ali'ye bakıyordum. İstemem dedim arkadaşlarımla gideceğim ben. Dememle gözlerinin bana öfkeyle bakması bir oldu. Arkadaşların mı? O çocuk mu? Onun bir adı var diye geri püskürttüm sözlerini.Benim için yok dedi o sadece sana asılan zibidinin teki.. Tövbe tövbe diye kafa işareti yaptım. Yanımdan gider misin?Şimdi tüm sınıfın bana ne oluyor der gibi bakmasını çekemeyecektim.Arkadaşlarım geliyor. Bir anda arkamı İlkay'ın geldiği yöne doğru dönünce gitmiş olduğunu farkettim.Artık nasıl davranacağımı bilmiyordum.Şelaleye varınca herkes bu güzelliğin büyüsüne dalmış ve kendi içine dönmüştü.Etrafa baktığımda tüm arkadaşları ordaydı ama Ali kişisi yoktu. Gitmiş miydi?Gerçi gitmesi daha iyi olmuştu.Ersin ve İlkayla çok eğlenceli tam bir saat geçirdim. Şelale'ye ayaklarımızı soktuk.Birbirimize sular püskürttük. Gençliğimizin en tepe zamanlarında olduğumuzu bir kez daha anlayarak güldük ve yine güldük.Beni biraz fazla ıslatmış olacaklar ki giydiğim beyaz tişörtümde sütyenim belli olunca İlkay'ın uyarısıyla otobüse gidip yedek tişörtümü giymeye karar verdim.Otobüste kimsenin olmadığına emin olduğum koltukların arkasında ıslak tişörtü çıkardım.Tam o sırada arka koltukta beni sütyenimle izleyen Ali'yi gördüm.Yutkunarak bana bakarken ben de farkında olmadan ellerimle göğsümü kapatmış şok olmuş gözlerle ona bakıyordum. Sen ne yapıyorsun ne işin var burda diye çemkirdim. Asıl senin ne işin var dedi bu halin ne?Neden ıslaksın diye sorunca? Arkadaşlar ıslattı dedim şakalaşıyorduk.Anladım dedi hala gözleri pembe sütyenimde gezinirken arkanı dön dedim. Güzelmiş dedi. Efendim diye şaşkınlığımı gizlemeyerek sorarken arkasını döndü ve devam etti .Sütyenin diyorum rengi çok güzelmiş.Baştan ayağı yanıyor muydum? Ateş mi yağıyordu? Ne diyordu bu böyle hiç utanması yok muydu? Tişörtümü giyerken ben senin sınıf arkadaşınım utanmıyor musun? Bana böyle şeyler söylemeye diye de ekledim.Arkası dönüktü ama güldüğüne emindim. Utanmıyorum ben dedi. Hele ki karşımda böyle bu halde duran sensen hiç utanmıyorum..Artık kelimelerim tükenmişti.Ne söylesem işe yarayacağını düşünmüyordum.Zaten beni öyle gördüğü için yerin dibine girmiştim. Bu konuyu daha da uzatarak kendimi daha fazla rezil edemezdim.Bir daha böyle ulu orta soyunma dedi.Ya ben değilde başka bir erkek olsaydı ne olacaktı o zaman diye de söylenmeye devam etti.Yani kendisinin beni o halde görmesinde hiçbir sıkıntı yoktu ama başka erkekler kim onlar bilmiyorum.Sınıftakilerden bahsediyor olabilirdi ya da kendinden hariç Dünyadaki bütün erkeklerden..İşte o zaman sıkıntı vardı.Derin bir nefesi aldım. Tişörtümü değiştirmiştim.Bitti mi dedi? Evet diye cevapladım.Bana dönünce üstümde gözlerini tekrar gezdirdi.Sütyenin dedi ıslanmamış mıydı?Onu da değiştirseydin diye sorunca bendeki bütün Ocaklar tekrar yanmaya başladı.Her cümlesi nasıl bu kadar arsız olabilirdi?Sanane dedim. Senin için söylüyorum dedi. Hasta olma diye sonra iki gün okula gelmezsin..Bu çocuk nerden biliyordu gerçekten de ne zaman grip gibi olsam iki gün rapor alırdım. Heralde öylesine söyledi diye gözlerine bakıp yedeğim yok dedim. Sütyenin mi yok? Diye yine içinde süyten geçen bir cümleye imza atıyordu. Evet dedim. Tekrar gözlerini göğüslerimin olduğu noktaya dikince istemsizce ellerimle kapattım.Ellerini sırtıma değdirip çok mu ıslak diye kontrol ederken artık ben bu dünyadan göçmeye başlamıştım.Yutkunarak ne yapıyorsun çek ellerini derken. Sakin ol dedi sadece kontrol ediyorum. Sen dedim sen benden uzak dur bu gördüklerini de unut. Tam Otobüsten inecekken kulağıma eğilip unutmam imkansız dedi.Pembe olan şeyleri severim. Özellikle o senin üzerindeyse. Bu çocuk kesinlikle benimle dalga geçiyordu.Ve çok eğlendiği her halinden belliydi..