5. bölüm · Beyaz zambak
Bölüm 5
Bölüm 5 – Mektubun Gölgesi
O gece Ala, yatağının ucunda oturuyordu. Odada yalnızca küçük bir masa lambası yanıyordu. Masanın üzerinde duran beyaz zambak hâlâ tazeydi. Gözlerini çiçeğe dikmiş, bir türlü düşüncelerinden kurtulamıyordu.
O gülümseme.
O bakış.
Ve o sessizlikte gizlenen duygu.
Ama kalbinin bir köşesi hâlâ temkinliydi. Çünkü bazı kapılar kolay açılmazdı.
Bir an çantasının fermuarını açtı. Kitapların arasında eskimiş bir zarfa gözleri takıldı. Kenarları sararmıştı. Yazı ise hâlâ tanıdıktı.
Bir mektup.
Geçmişten.
Titreyen ellerle açtı mektubu. Kâğıt hafifçe hışırdadı.
"Sevgili Ala,
Gitmek zorunda kaldım. Belki bir gün dönerim, belki dönmem... ama bilmeni isterim ki bazı duygular mesafe tanımaz.
Seni unutmam mümkün değil.
– E."
Ala gözlerini kapattı. Bu mektup, yıllar önce verdiği bir vedanın iziydi. Unutmuş gibi yapmıştı, ama bazı şeyler unutulmazdı.
Tam o anda telefon titredi.
Alaz – 21:42
“Yarın sabah, zambaklı bankta olur musun? Kahve benden.”
Ala bir an durdu.
Mektuba baktı.
Sonra beyaz zambağa.
Ve cevap yazdı:
“Olurum.”
O gece Ala uyuyamadı. Ama bu sefer nedeni geçmiş değil, gelecekti.
Ve belki de, “E” harfiyle kapanan o eski mektup, artık bir “A” harfiyle yeniden yazılacaktı.
