3. bölüm · Beyaz zambak

Bölüm 3

Ela Ciner

Bölüm 3 – Gölgenin Altında
Mahallenin parkı sessizdi. Kuş sesleri, yaprakların arasından süzülen ışıkla birlikte dans ediyor; gölgeler yavaşça yer değiştiriyordu. Ala, okul çıkışı alışverişten dönüyordu. Elinde birkaç kitap ve küçük bir kumaş torba vardı. Alaz ise parkın bankında oturmuş, önündeki not defterine bir şeyler karalıyordu.
Ala onu fark etti. Bir an durdu. Gözleri deftere kaydı.
“Bir şey mi çiziyorsun?” dedi gülümseyerek.
Alaz başını kaldırdı. “Hayır, bu bir taslak. Küçük bir kitap kütüphanesi projesi… Mahalle için.”
Ala gözlerini hafif kısıp baktı. “Mühendisliğin estetikle dansı gibi... Güzel düşünmüşsün.”
Alaz yerinden kalktı. “İstersen biraz yürüyelim, anlatırım.”
Yanyana yürümeye başladılar. Ala, torbasındaki kitapları gösterdi. “Bunlar öğrenciler için... ama bazen onlar için değil de kendim için seçiyorum gibi hissediyorum.”
Alaz gülümsedi. “Belki de iyi bir öğretmen önce kendi ruhunu beslemeli.”
Kısa bir sessizlik oldu. Ardından Ala, biraz duraksayarak sordu:
“Askerlik nasıl geçti?”
Alaz’ın gözleri hafif bulutlandı. “Zordu. İnsan çok şeyi sorguluyor orada. Ama en çok da… dönünce her şey aynı kalmaz diye korkuyorsun.”
“Değişmiş misin peki?”
“Belki... Ama bu sabahlar, bu sokaklar… ve sen,” dedi Alaz, “bana hâlâ güzel şeylerin var olduğunu hatırlattı.”
Ala, o an ne diyeceğini bilemedi. Kalbi bir an durdu, sonra sanki yeniden başladı. “Seninle yürümek güzelmiş,” dedi sadece.
Alaz hafifçe başını eğdi. “Seninle konuşmak da.”
Gölgelik bir ağacın altına vardıklarında Ala durdu.
“Buraya bazen kitap okumaya gelirim,” dedi. “Ama belki bundan sonra biriyle konuşmak için de gelirim.”
Alaz başını salladı. “Ve ben, artık not defterimi sadece projelerle değil, anılarla da doldururum.”
O gün, mahallede rüzgar yine hafif esiyordu. Ama parkın gölgesinde, iki insanın içindeki duygular sessizce kök salıyordu.
Henüz adını koymamışlardı. Ama bu, “Beyaz Zambak”ın gölgesiydi artık.