41. bölüm · Beyaz zambak

Bölüm 41

Ela Ciner

Alaz ve Ala, nikâh salonundan çıkarken yağmur damlaları ince ince düşüyordu. Şehrin ışıkları, ıslak kaldırımlarda binlerce minik yıldız gibi parlıyordu. Ala, gelinliğinin eteğini toparlayarak Alaz’a döndü, gözleri hâlâ nikâh memurunun “evet”lerinden sonra parlıyordu.
Balayı için seçtikleri yer, denizin kıyısında, küçük ama zarif bir oteldi. Odaya girdiklerinde pencereden görünen manzara büyüleyiciydi: ufuk çizgisinde denizle gökyüzü birbirine karışıyor, dalgaların sesi odanın sessizliğine karışıyordu.
Ala, saçlarını çözerek pencereye yaklaştı. “Biliyor musun, burası tam hayalimdeki gibi…” dedi.
Alaz yanına gelip onu arkasından sarıldı. “Sen hayal ettiysen, ben gerçeğe çevirmek için buradayım,” diye fısıldadı.
O akşam uzun uzun konuştular; geçmişteki hatıralar, gelecekteki planlar… Ve en çok da evleri hakkında. Ala, beyaz perdeli, büyük pencereli bir ev istiyordu. Alaz, gülümseyerek “O evde adını çok önceden seçtiğimiz bir minik koşacak,” dediğinde Ala’nın yüzü kızardı.