BARISTA kitap kapağı

12. bölüm / 20

BARISTA

PART 12

Yazar: Skz ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: PART 12

Merhabaaa biraz yorum yapar mısın 🥲🥲❤🐥

Keyifli olumalarr ~~

[İKİ YIL ÖNCE]

Felix'den
Akşam mesaisi bittikten sonra üçümüz birlikte kafeden çıktık. Hava serinlemişti; gün boyunca üstümüze sinen kahve kokusu bile sokağın soğuğuna karışınca biraz olsun üzerimizden atılmış gibi hissettim. Jisung ellerini montunun ceplerine sokmuş, kaldırımın kenarındaki taşlara basa basa yürüyordu. Seungmin ise telefonuna bakarak bizim birkaç adım gerimizden geliyordu.

Ben ikisinin arasında yürüyordum ama aklım başka yerdeydi.Daha doğrusu, başka birindeydi.

Hyunjin.

Ne zaman onu düşünmeye başladığımı bilmiyordum. Belki ilk kez bana gülümsediği gündü. Belki ismimi söylerken sesindeki o sakin tondu.Ama bildiğim bir şey vardı.Ben bu adamı düşündükçe yüzümde istemsiz bir gülümseme oluşuyordu.Ve bu hiç iyiye işaret değildi.

"Felix."

Jisung'un sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. "Hı?" Bana yan gözle baktı."Bir şey söyleyeceğim ama kızma."

"Bu cümleyle başlayan hiçbir şey iyi olmadı hayatımda."Seungmin arkamızdan kuru bir kahkaha attı."Doğru. Jisung'un ağzından çıkan 'bir şey söyleyeceğim' cümlesi genelde toplu felaket habercisidir."Jisung ona elini sallayıp tekrar bana döndü.

"Hyunjin senden hoşlanıyor bence."

Adımlarım aniden yavaşladı."Ne?"Jisung bu kez tamamen bana döndü. "Bak, ben ciddi söylüyorum."Seungmin telefonunu cebine koydu.

"Ben de katılıyorum."

İkisine birden baktım."Bir dakika. Siz ikiniz ne ara toplantı yaptınız da benim hayatımı konuşmaya başladınız?"

"Toplantı yapmadık," dedi Jisung. "Gözümüz var,götümüz var?"

Seungmin başını salladı."Ve senin patronun sana normal bir patronun çalışanına baktığından biraz farklı bakıyor."

"Nasıl bakıyor?"

İkisi birden sustu sonra Seungmin omuz silkti."Nasıl anlatsam... İnsan kahve siparişine öyle bakmaz.Özellikle de götüne bakıyor." Dediğinde gözlerimi devirdim.

"Ne alaka be?"

"Alakası şu," dedi Jisung. "Adam seninle konuşurken yüzü değişiyor."

"Belki bana gıcık oluyordur."Seungmin hemen araya girdi."İnsan gıcık olduğu çalışanın yaptığı kahveyi her gün aynı şekilde istemez."

"Çünkü kahveyi iyi yapıyorum."

"Ben de onu diyorum zaten. Kahveyi değil, seni seviyor olabilir."

"Seungmin!"

Gülerek omzuma vurdu."Ne var? Gerçekleri konuşuyoruz."Jisung birden parmağını kaldırdı. "Bir de yüzük meselesi var."Kaşlarımı çattım. "Ne yüzüğü?"

"Parmağında hiç yüzük görmedik."Seungmin hemen düzeltti. "Biz görmedik diye yok demek değil."

"Tamam işte," dedim. "Belki takmıyordur."

"Olabilir," dedi Seungmin. "Ama adamın sana karşı tavırları da ortada."Bir süre sessiz kaldım.İçimde tuhaf bir sıcaklık yayıldı.İnsan duymak istediği bir şeyi başkasından duyunca neden bu kadar aptalca mutlu oluyordu?Jisung'un söylediklerini düşünmemeye çalıştım ama zihnim çoktan dün geceye gitmişti.

Hyunjin'in evime gelişi, benimle mesai molalarında sohbet etmesi, bana yakın davranması, beni sürekli bir yerlere götürmesi. Bir keresinde saçımı kulağımın arkasına atmıştı. Yüzlerimiz çok yakındı, o kadar yakındı ki bir anlığına beni öpecek sanmıştım...

Bütün bunlar gerçekten sadece patron-çalışan arasında yaşanabilecek şeyler miydi?

"Felix?" Jisung'un sesiyle tekrar onlara baktım. "Evet?

"Bir şey söylemiyorsun."Omuz silktim. "Ne diyebilirim ki?"Seungmin tek bir kaşını kaldırdı."Neyi bilmiyorsun?"

"Gerçekten benden hoşlanıyor mu, bilmiyorum."Bu kez ikisi de sustu.Ben de birkaç saniye kaldırım taşlarına baktım."Belki siz haklısınızdır," dedim sonunda. "Belki bana karşı bir şey hissediyordur. Ama... ben emin değilim."Jisung'un yüzündeki sırıtış biraz kayboldu.

"Sen ne hissediyorsun?"

Soruyu duyduğumda cevap vermek kolay olmadı.Çünkü bunu kendime bile tam olarak itiraf etmemiştim.Ellerimi montumun ceplerine sokup derin bir nefes aldım."Ben onu seviyorum."

İkisi de bir anda bana baktı.Seungmin'in yüzündeki sarkastik ifade bile kaybolmuştu.

"Felix..."

"Ne?" dedim, hafifçe gülerek. "Biliyorum. Saçmalıyorum."Jisung başını iki yana salladı. "Hayır. Sadece sen gerçekten seviyorsun."

"Galiba." Sonra başımı kaldırıp gece gökyüzüne baktım. "Yani, ne kadar saçma olduğunu biliyorum. Adam benim patronum. Aramızda bir sürü şey var. Üstelik onun hayatında ne olduğunu bile tam olarak bilmiyorum."

Bir an durdum. "Ama onu gördüğümde mutlu oluyorum." Bu kez sesim daha alçaktı.

"Mesaj attığında günüm değişiyor. Bana gülümsediğinde bütün gün onu düşünüyorum. Yanımda olduğunda saçma sapan şeyler söyleyip kendimi rezil ediyorum."Seungmin dudaklarını birbirine bastırarak başını salladı.

"Teşhis belli."

Jisung güldü. "Aşık olmuşsun. Evin yanıyor Felix."Ben de istemsizce güldüm. "Boş ver yansın,yanacağı kadar yandı zaten." İçimdeki o küçük korku hâlâ oradaydı.

Çünkü birini sevmek kolaydı.

Zor olan, o kişinin seni sevip sevmediğini bilmeden bunu içinde taşımaktı.

Ve ben Hyunjin'in bana baktığında ne gördüğünü hâlâ bilmiyordum.

Hmmmmmm 🐬

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

44okunma 5beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…