BARISTA kitap kapağı

19. bölüm / 19

BARISTA

PART 19

Vaveyla Yazarı: Skz ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: PART 19

HEEEEELLLOOOOOOO NASILSINIZ?????
Ben iyiyim 💞💞💞

Bol keyifli okumalaaar 🖤

----
Felix'ten
[Aynı Gün]

Telefonum tezgâhın üzerinde titrediğinde önümdeki sipariş fişlerini düzenlemekle uğraşıyordum. İlk başta önemsemedim sonuçta gün boyunca telefonuma bakacak doğru düzgün bir saniye bile bulamamıştım ve büyük ihtimalle annem ya da arkadaşlarımdan biriydi. Fakat ekran yeniden aydınlanınca gözüm bildirime kaydı.

Hyunjin beyciğim
Odama gelir misin? Konuşmamız gereken birkaç şey var.

Mesajı iki kez okudum. Başımı kaldırıp kafenin diğer ucuna baktım Hyunjin ofisinin kapısının önündeydi, elindeki dosyayı inceliyor gibi görünüyordu. Telefonuma mesaj yazan kişinin o olduğuna dair en ufak bir işaret yoktu yüzünde. Sanki az önce bana hayatımın en sıradan mesajını göndermemişti.

Siz
Az önce konuşmadık mı la/
Ne alaka şimdi/
Tamam geliyorum şimdi.

Telefonumu cebime koyup tezgâhın arkasından çıktığım sırada Jisung bir anda önümde belirdi. "Nereye böyle hm?"

"Hyunjin Bey'in odasına."

Jisung'un yüzünde öyle bir ifade belirdi ki bir an yanlışlıkla ona piyangodan büyük ikramiye çıktığını söylediğimi sandım. "Ha?Ne için?iŞTEN Mİ AYRILIYORSUN LAN YOKSA!"

"Ne ha?YA BAĞIRMA İŞTEN AYRILDIĞIM FALAN YOK." Sesimizi duyan birkaç müşteri bize bakarken elimle onun ağzını hemen kapattım. "Öyle bir şey yok." Dedim daha alçak bir sesle.

"Hiç. Kolay gelsin." Dedi elime çarpan dudakları. Yanımızda bardakları dizen Seungmin başını kaldırdı. Önce bana, sonra Jisung'a baktı. Ardından yüzünde insanın bir başkasının felaketini uzaktan izlerken takınacağı o rahatsız edici gülümseme belirdi."Patronun odasına çağrıldın demek."

"Evet, Seungmin. Bazen çalışanlarıyla konuşması gerekebiliyor. İş yerleri böyle yerlerdir." Dedim yüzüme 'hadi canım' dermişçesine baktı.

"Tabii tabii." Elindeki bardağı rafa yerleştirdi. "Peki, konuşmanız bittikten sonra bize haber ver. Meraktan ölürüz."

"Ne merakı?" Jisung hemen araya girdi. "Mesela sana zam mı yapacak? Terfi mi verecek? Yoksa-"

"Jisung."

"Sana özel kahve hazırlama görevi mi verecek?"

Seungmin başını salladı. "Bence üçüncü seçenek aranızdaki profesyonel bağ son zamanlarda oldukça… köpüklü.Bol köpüklü...Fokur fok-" Demesine fırsat vermeden ensesine vurdum. "OHA OHA ŞİDDET VAR!"

Bir an ikisinin yüzüne baktım. "İkiniz de hayatımda gördüğüm en gereksiz insanlarsınız ama sizi seviyorum."

"Bunu sevgiyle söylediğini biliyoruz," dedi Jisung.

"Hayır, gerçekten söylüyorum."

"Tamam, Felix. Hadi git. Adamı bekletme."

Seungmin son darbeyi de indirdi. "Kapıyı kapatmayı unutma." Anında gözlerimi devirdim.

Elimin hemen yanında duran pos cihazını ona fırlatmamak için kendimi zor tuttum. İkisi de kahkahalarla gülmeye başlayınca gözlerimi devirip ofise doğru yürüdüm. Arkamdan hâlâ bir şeyler fısıldaştıklarını duyabiliyordum ama söylediklerini anlamak istemedim. Zaten kendi kendime yetiyordum; bir de onların senaryolarını dinlersem akşama kadar iş yapamazdım.

Hyunjin'in odasının önüne geldiğimde iki kez kapıyı tıklattım.

"Gel."Kapıyı açıp içeri girdim. "Beni çağırmışsınız, Hyunjin Bey?"

"Evet." Masasının arkasında oturuyordu. Önünde birkaç belge, yanında yarısı içilmiş bir kahve vardı. İçeri girdiğimde başını kaldırıp bana baktı, ardından kapıyı işaret etti."Kapıyı kapatır mısın?" İçimde küçük bir şüphe belirdi ama belli etmedim. Kapıyı kapattıktan sonra ona döndüm."Bir sorun mu var?"

"Gel, Felix." Masasının önüne doğru birkaç adım attım. "Ne hakkında konuşacaktık?"

Cevap vermek yerine yerinden kalktı açıkçası bunu beklemiyordum. Masanın etrafından dolaşıp bana doğru yürüdüğünde olduğum yerde kaldım. Aramızdaki mesafe azaldıkça başımı kaldırıp yüzüne bakmam gerekti. Bir şey söyleyecekmiş gibi görünüyordu fakat ağzından tek kelime dahi çıkmıyordu.

"Hyunjin Bey?"

"Evan'la ne zamandır tanışıyorsun?"

İşte bu.İŞTE BU!

Bütün o gizemli mesajın, kapalı kapının ve ciddi yüz ifadesinin sebebi buydu demek.Zaten bana numarasını verirken yerinde zor duruyordu. "Bugün tanıştık. Daha önce de söyledim ya."

"Biliyorum."

"O zaman neden soruyorsunuz?" Bakışları yüzümden elime kaydım daha doğrusu, Evan'ın numarasını yazdığı avucuma.

"Göster elini." Şaşkınlıkla kaşlarımı kaldırdım. "Ne?"

"Elini, Felix."

"Niye?"

"Lütfen hadi." İşte şimdi sinirleniyordu.

Sesindeki ton değişince bir an tereddüt ettim daha fazla onu sinir etmeden sağ elimi uzattım. Hyunjin bileğimi nazikçe kavradı ve avucumu yukarı çevirdi. Evan'ın yazdığı numara hâlâ oradaydı; gün boyunca birkaç kez silmeyi düşünmüş ama her seferinde unutmuştum gerçi nasıl bir kalemse silinmemişti bile.

Hyunjin'in çenesinin gerildiği gördüm. "Bunu hâlâ neden silmedin?"Elime baktım, sonra ona. "Çünkü çalışıyordum? Bir de numara sonuçta, duvar yazısı değil unutmuş olabilirim kafam bir sürü yerde çünkü akıl kalmıyor." Haklı bir isyandı.

Bana öyle bir baktı ki cümlenin sonunda gülümsememek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

"Komik mi?"

"Biraz." Başparmağını avucumun kenarına yerleştirip diğer eliyle cebinden küçük bir ıslak mendil paketi çıkardı. Bileğimi bırakmadan mendili paketinden çıkarıp avucuma doğru uzattı.

"Sil." Bir mendile bakıp bir yüzüne baktım.Oldukça ciddi duruyordu.

"Ciddi misiniz?"

"Evet."

"Evan'ın numarasını mı sileyim?"

"Dalga geçtiğini varsayıyorum senin sileceğin yok anlaşılan."

Mendili tam alacakken bileğimi hâlâ tuttuğunu fark ettim. Aslında çekip elimi kurtarabilirdim. O an, nedense, bunu yapmak aklıma gelmedi. Hyunjin'in bakışları yüzümdeydi ve ilk kez ne düşündüğünü anlamak için uğraşmıyordum.Cevabı zaten yüzünden okunuyordu.

Mendili bana vermeyip avucumun üzerinde gezdirip rakamları sildi. Son rakam da kaybolunca elime iyice baktı. "Oldu mu?" Gözlerini avucumdan kaldırıp yüzüme baktı. "Şimdi oldu." Bileğimi yine bırakmadı.

Bir saniye geçti. Sonra bir saniye daha.

"Hyunjin Bey," dedim, sesim beklediğimden biraz daha alçak çıkmıştı. "Başka bir şey var mı?"Bileğimi bıraktı elini geri çekip aramızdaki mesafeyi yeniden açtı; az önce yaptığı şeyin ne kadar ileri gittiğini ancak o an fark etmişti."Evan'a dikkat etmeni istiyorum."

"Niye?"

"Onu tanıyorum.Anlarsın ya hani."

"Üniversiteden arkadaşınız değil mi zaten?"

"Evet de sen bunu nerden duydun?"

"Bu önemli değil,her neyse sorun ne o halde?"

Bir an sessiz kaldı. Gözlerini benden kaçırdı,gözlerimi gözlerime çevirdiğinde huzursuz dolu bakışlarının içine hapsolmuştum. "Her tanıdığın insana güvenmek zorunda değilsin."

"Bunu anladım ama Evan bana kötü bir şey yapmadı."

"Biliyorum."

"Bana yalnızca numarasını verdi."

"Bunu da biliyorum, Felix."

"E o zaman?"

Bu kez de cevap vermedi. Başımı hafifçe yana eğdim. Bir şeyler yerine oturuyordu tam olarak ne olduğunu anlamak için onu biraz daha konuşturmam gerekiyordu.

"Yoksa…" Dudaklarımın kenarında istemsiz bir gülümseme belirdi. "Yine kıskandınız mı?"

Hyunjin'in yüzü bir anda değişti.

"Saçmalama."

"Ben yalnızca sordum."

"İş yerinde böyle davranışları doğru bulmuyorum."

"Evan'ın bana numarasını vermesini mi, yoksa benim numarayı silmemiş olmamı mı?"

"Felix."

Bir süre birbirimize baktık.O, derin bir nefes alıp masasına döndü dosyalardan birini eline aldı ama okumaya başlamadı bile.

"İşine dön." İşte buydu. Konuşmak istediği her şeyin ortasında birden duvar örüyordu. Bir saniye önce bileğimi tutup avucumdaki numarayı silecek kadar ileri gidiyor, sonraki saniye hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.Kapıya doğru yürüdüm. Elimi kapı koluna uzatmıştım ki arkamdan seslendi.

"Felix." Gözlerimi parkenin üzerinde gezdirip gülümsedim,bu gülümsemeyi yok edip bedenimi ona doğru çevirdim. "Evet?" Bakışları bir anlığına yüzümde durdu.

"Bu akşam gelecek misin?Beraber olacağımız için seni almaya geleceğim tamam mı,adresin ben de var zaten."Şaşkınlıkla ona baktım. “E...E tabii tabii olur.Kaç gibi gelirsiniz?"

Yüzündeki ifade yeniden gerildi. "Yedi ya da sekiz gibi gelmiş olurum mesaj atarım."

Gülümsememi güçlükle bastırdım. "Tamamdır o halde."

"Bu arada Felix, lütfen odama geldiğin için pişman olmama sebep olma."

Kahkaha atmamak için dudaklarımı ısırdım. "Peki. İşime dönüyorum." Kapıyı açıp dışarı çıktım. Daha kapıyı kapatmadan Jisung'la Seungmin'in birkaç metre ötede, son derece kötü bir şekilde hiçbir şey duymamış gibi davranmaya çalıştıklarını gördüm.Jisung elindeki bezi aynı noktada üçüncü kez gezdiriyordu.Seungmin de elinde boş bir fincanla duvara dönük duruyordu.

İkisine de baktım. "Cidden mi?" Jisung hemen doğruldu. "Ne oldu? Zam aldın mı?"Seungmin fincanı tezgâha bıraktı. "Yüzün kızarmış."

"Yüzüm kızarmadı şizofren misin?"

"Tabii,"dedi Seungmin. "Biz de burada kahve çekirdeklerini sayıyorduk."Jisung yanıma sokulup fısıldadı. "Peki, numaraya ne oldu?"

Bir an donup kaldım. "SİZ BENİM AVUCUMDAKİ NUMARAYI NEREDEN BİLİYORSUNUZ?"

Jisung kahkahayı bastı. Seungmin günün en önemli sorusunu yanıtlamış gibi omuz silkti. "Felix, burada sır saklayabilen tek kişi kahve makinesi. O da bozuk zaten." İkisine de söylenerek tezgâhın arkasına geçtim. Avucumu kendime doğru çevirip bir kez daha baktım. Numara artık yoktu.Hyunjin'in başparmağının bileğime değdiği anı, yüzündeki o kıskanç ifadeyi ve söylediği her kelimeyi hatırlıyordum.

Ve en kötüsü neydi biliyor musunuz?Bütün bunlardan sonra hâlâ akşam yemeğine gitmeyi düşünüyordum.Hyunjin Evan'ın numarasını silmiş olabilirdi, ve en heyecanlı kısmı da onunla baş başa gideceğim olmamdı.

Görüşürüzzz diğer bölümde 💞🖤🫦

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 5beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18