29. bölüm · BARAN’IN ZEMHERİSİ

Bölüm 28 – Kelepçeler Ardındaki Gerçek

Zehra Balcı

Bölümler

Şahsuvar Malikânesi'nde ölüm sessizliği hâkimdi.
Kimse konuşamıyordu.
Sıla'nın gözlerinden yaşlar durmaksızın akarken Rüya ona sarılmış, "Ağabeyim suçsuz... Buna inanıyorum." diyerek onu ayakta tutmaya çalışıyordu.
Korhan ise ceketini almıştı.
"Kimse burada beklemeyecek. Hepimiz emniyete gidiyoruz."
Hazar anahtarları kaptı.
"Arabayı ben kullanıyorum."
Botan öfkesini bastıramıyordu.
"Eğer bunu Baran abime yapanı bulursam..."
Korhan sertçe döndü.
"Öfkeyle değil, akılla hareket edeceğiz."
Botan dişlerini sıktı ama sustu.
İl Emniyet Müdürlüğü...
Baran sorgu odasında tek başına oturuyordu.
Bileklerindeki kelepçeler çözülmüş olsa da hâlâ ellerindeki kurumuş kan lekeleri duruyordu.
Kapı açıldı.
Komiser içeri girdi.
Önüne dosyayı bıraktı.
"Baran Şahsuvar..."
Baran başını kaldırdı.
"Avukatım gelmeden ifade vermeyeceğim."
Komiser dosyadan birkaç fotoğraf çıkardı.
"Belki bunları görmek istersiniz."
Masaya fotoğraflar bırakıldı.
Depodaki ceset...
Kanlı bıçak...
Ve güvenlik kamerasından alınmış bir görüntü...
Baran'ın depoya giriş anı...
Komiser konuştu.
"Olay yerine senden başka giren görünmüyor."
Baran fotoğrafa dikkatlice baktı.
"Bu eksik."
"Ben içeri girdiğimde adam zaten yaralıydı."
Komiser gözlerini kıstı.
"Bunu ispatlayabilir misin?"
Baran sessiz kaldı.
Çünkü gerçekten hiçbir kanıtı yoktu.
Aynı dakikalarda...
Şahsuvar Holding...
Hazar ile Botan güvenlik merkezine inmişti.
"Bütün kamera kayıtlarını açın."
Görevli şaşkınlıkla bilgisayarı çalıştırdı.
"Kayıtlar burada efendim."
Eski deponun görüntüleri açıldı.
Tam olay saatine gelindi.
Ekran bir anda karardı.
Görevli şaşkınlıkla konuştu.
"İmkânsız..."
Hazar öne eğildi.
"Ne oldu?"
"Kayıtlar silinmiş."
Botan masaya yumruğunu indirdi.
"Kim sildi bunları?"
Görevli korkuyla cevap verdi.
"Profesyonel biri..."
"Sunucuya uzaktan girilmiş."
Hazar'ın yüzü ciddileşti.
"Demek plan çok önceden hazırlanmış."
Sorgu odasında...
Komiser yeniden konuştu.
"Ölen kişinin adı Murat Kalkan."
Baran ilk kez bu ismi duyuyordu.
"Tanımıyorum."
Komiser dosyayı çevirdi.
"İlginç."
"Çünkü adamın cebinden senin şirketine ait eski belgeler çıktı."
Baran'ın kaşları çatıldı.
"Şirketime ait mi?"
"Evet."
Baran düşünmeye başladı.
Bu bir tesadüf olamazdı.
Biri özellikle onu olayın içine çekmişti.
Tam o sırada...
Emniyetin kapısı açıldı.
Korhan, Rüya, Hazar, Botan, Ecem ve aile avukatı içeri girdi.
Görevli polis ayağa kalktı.
"Görüş saati henüz başlamadı."
Korhan kimliğini masaya bıraktı.
"O benim oğlum."
"Ve onu göreceğim."
Avukat da konuştu.
"Müvekkilimle derhal görüşmek istiyoruz."
Kısa bir bekleyişten sonra izin çıktı.
Baran görüş odasına getirildi.
Sıla gelememişti.
Doktoru, doğuma iki hafta kala bu stresin bebeklere zarar verebileceğini söylemişti.
Baran ailesini görünce ayağa kalktı.
Korhan hiç konuşmadan oğluna sarıldı.
"Oğlum..."
Baran'ın gözleri doldu.
"Baba... Ben yapmadım."
Korhan onun omzunu sıktı.
"Biliyorum."
"Bir an bile senden şüphe etmedim."
Hazar öne çıktı.
"Kamera kayıtları silinmiş."
Botan ekledi.
"Bu apaçık bir tuzak."
Avukat dosyasını açtı.
"Merak etmeyin."
"Bu oyunu kuran kimse ortaya çıkaracağız."
Baran derin bir nefes aldı.
"Sıla nasıl?"
Rüya gülümsemeye çalıştı.
"Seni bekliyor."
"İkizler de annelerini tekmeliyor."
Baran gözlerini kapattı.
"Onların yanında olmalıydım."
O sırada...
Şehrin dışındaki eski bir villada...
Siyah takım elbiseli adam büyük bir masanın başında oturuyordu.
Kapı açıldı.
İçeri başka biri girdi.
"Planın ilk kısmı kusursuz ilerledi."
Adam gülümsedi.
"Şahsuvarlar artık savunmada."
"İkinci aşamayı başlatın."
Masadaki dosyanın kapağında tek bir isim yazıyordu.
ŞAHSUVAR AİLESİ
Dosyanın altında ise kırmızı kalemle şu cümle yer alıyordu:
"Hepsi tek tek her şeyini kaybedecek."
Adam pencereye yürüdü.
Uzaktan şehir ışıklarını izledi.
Ve alçak bir sesle fısıldadı:
"Bu daha başlangıç..."
Devam Edecek...