56. bölüm · BANA AİT
Bölüm 56: Gizli Balayı,
Tuğra, o gün eve gittiğinde Yeliz’e tek bir şey söyledi:
"Hazırlan.
"
"Nereye?" dedi Yeliz şaşkınlıkla.
"Huzura değil, vahşete gidiyoruz,
" dedi Tuğra. Onu
Gebze’nin dağ eteklerindeki, kimsenin bilmediği eski bir av
evine götürdü. Orada ne hizmetçiler vardı ne de aile
baskısı. Sadece tahta duvarlar, şömine ateşi ve birbirlerine
duydukları o doymak bilmez açlık.
O gece av evinde, dışarıda fırtına koparken içeride
bambaşka bir yangın vardı. Tuğra, Yeliz’i şöminenin
önündeki postun üzerine yatırdığında; Yeliz onun
gözlerinde sadece kocayı değil, aylardır hasret kaldığı o
"vahşi adamı" gördü.
"Burada Arslan soyadı yok,
" dedi Tuğra, Yeliz’in ellerini
başının üzerinde sabitleyerek.
"Burada sadece sen ve ben
varız. Ve bu gece, senin o isyankar ruhunu her bir
dokunuşumla yeniden mühürleyeceğim.
"
Yeliz’in çığlıkları ormanın derinliklerinde kaybolurken, ikisi
de o an anladı: Onların evliliği kağıtlar üzerinde değil, bu
tutkuyla dolu, sert ve tavizsiz anlarda mühürlenmişti.
