52. bölüm · BANA AİT
Bölüm 52: Gecenin ve Gündüzün Savaşı
Gündüzleri, Yeliz en şık takımların içinde
toplantılara katılıyor, Tuğra’nın yanında asil bir
eş gibi duruyordu. Ama masanın altından
birbirlerine değen bacakları, akşamın o gizli ve
karanlık tutkusunun bir provasıydı.
Bir gün şirketteki odasında Tuğra, Yeliz’i kapıyı
kilitleyip masasının üzerine oturttuğunda;
dışarıda asistanların ve iş adamlarının sesleri
duyuluyordu.
"Burada olmaz..." dedi Yeliz nefes nefese.
"Asıl burada olur," dedi Tuğra, onun dudaklarını
sertçe mühürleyerek. "Senin o ciddiyetinin
altında yatan o ateşi burada, onların burnunun
dibinde hissetmek istiyorum."
Evlilik, onlar için toplumsal bir zorunluluk olsa
da, kapalı kapılar ardında birbirlerine olan o ilkel
bağlılıkları daha da kökleniyordu. Selim’in
yarattığı travmalar artık yerini, bu yeni ve ağır
hayatın getirdiği baskıyla başa çıkmak için
kullanılan bir tür "ortak deliliğe" bırakmıştı.
