43. bölüm · BANA AİT
Bölüm 43: Yıkım ve Yeniden Doğuş
İpek elbisenin kumaşı, Tuğra’nın sabırsız ellerinde
parçalanırken çıkan ses, odadaki sessizliği yırtıp
geçti. Yeliz, tırnaklarını Tuğra’nın omuzlarına
geçirdi; tenine batan her tırnakla birlikte, aylardır
içinde biriken o boğucu korkunun dağıldığını
hissediyordu.
Tuğra, Yeliz’in tepkilerini bir avcı gibi izliyordu.
Onun her inlemesinde, her kasılmasında daha da
sertleşiyor, kontrolü tamamen eline alıyordu. Bu
artık sadece sevişmek değildi; bu, Selim’in Yeliz’in
ruhunda bıraktığı o zehirli artıkları yakıp kül eden
bir arınma ayiniydi.
"Daha fazlasını istiyorum," diye inledi Yeliz, başını
geriye atarak. "Durdurma zihnimi, sadece
vücudumu hissettir."
Tuğra, onun bu isteğine her bir darbesiyle, her bir
dokunuşuyla cevap verdi. Terin ve tutkunun
birbirine karıştığı o saatlerde, villanın taş duvarları
Yeliz’in teslimiyet çığlıklarıyla yankılandı. Tuğra,
onun üzerindeki her bir santimi kendi damgasıyla
işaretliyor, Yeliz’in zihnine yeni ve yakıcı anılar
kazıyordu.
