36. bölüm · BANA AİT
Bölüm 36: Son Hesaplaşma (Uçurumun Kenarı)
Boğuşma, villanın vadinin yamacına bakan taş terasına
taşındı. Selim’in elinde bir bıçak, Tuğra’nın elinde ise
sadece öfkesi vardı. Şimşek çaktığı bir anda, Yeliz teras
kapısında belirdi.
Selim, Yeliz’i görünce bir an duraksadı. "Yeliz... Bak,
buradayım. Senin için geldim."
Yeliz titreyen bir sesle ama kararlılıkla konuştu: "Sen benim
için gelmedin Selim. Sen kendi nefretin için geldin. Ben
hiçbir zaman senin olmadım, olmayacağım!"
Selim, bu mutlak reddedişle sarsıldı. Gözlerindeki o son
parıltı da söndü. Elindeki bıçakla Yeliz’e doğru hamle
yapacakken, Tuğra onu belinden yakalayıp terasın alçak
korkuluklarına doğru sürükledi.
İki adam, terasın kenarında, karanlık uçuruma doğru asılı
kaldılar. Selim, Tuğra’nın gözlerinin içine bakarak güldü.
"Birlikte gidiyoruz kuzen..."
Ancak Tuğra, son bir gayretle Selim’in yakasını bıraktı ve
kendini geriye, terasın güvenli zeminine attı. Selim, o
saplantılı ve karanlık gülümsemesiyle, Toskana’nın
derinliklerine, uçurumun sessizliğine doğru kaybolup gitti.
