46. bölüm · BANA AİT
Bölüm 46: Kadıköy ve Gebze’nin Çarpışması
İki hafta sonra, İstanbul’da boğazın en görkemli
mekanlarından birinde o "büyük akşam" geldi. Masanın
bir tarafında Yeliz’in annesi, eski bir sanat tarihçisi olan
Münevver Hanım ve entelektüel dostları; diğer tarafında
ise Tuğra’nın geleneklerine bağlı, otoriter ailesi
oturuyordu.
Hava o kadar gergindi ki, garsonun doldurduğu suyun
sesi bile bir tehdit gibi duyuluyordu.
"Yeliz kızımız çok yetenekli,
" dedi Haşim Bey,
gözlüklerinin üzerinden Yeliz’i süzerek.
"Ancak bizim
ailemizde kadınlar sadece sanatla ilgilenmezler. Şirket
protokollerini, vakıf işlerini ve soyadımızın ağırlığını
taşımayı bilmek zorundadırlar.
"
Münevver Hanım ise hafif bir tebessümle araya girdi:
"Bizim için soyadı değil, ruhun özgürlüğü önemlidir
Haşim Bey. Yeliz hiçbir zaman bir kalıba sığmadı, şimdi
sığmasını beklemek haksızlık olur.
"
Tuğra masanın altından Yeliz’in elini tuttu. Elini o kadar
sert sıkıyordu ki, bu bir destek mi yoksa "dayan"
demenin bir yolu mu belli değildi.
