Bölümler 40Şu an: Bölüm 12
- 1 Bölüm 1656 kelime
- 2 Bölüm 2651 kelime
- 3 Bölüm 3408 kelime
- 4 Bölüm 4402 kelime
- 5 Bölüm 5461 kelime
- 6 Bölüm 6501 kelime
- 7 Bölüm 7558 kelime
- 8 Bölüm 8488 kelime
- 9 Bölüm 9537 kelime
- 10 Bölüm 10322 kelime
- 11 Bölüm 11369 kelime
- 12 Bölüm 12338 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Bölüm 13329 kelime
- 14 Bölüm 14327 kelime
- 15 Bölüm 15303 kelime
- 16 Bölüm 16313 kelime
- 17 Bölüm 17404 kelime
- 18 Bölüm 18292 kelime
- 19 Bölüm 19263 kelime
- 20 Bölüm 20205 kelime
- 21 Bölüm 21240 kelime
- 22 Bölüm 22252 kelime
- 23 Bölüm 23204 kelime
- 24 Bölüm 24373 kelime
- 25 Bölüm 25323 kelime
- 26 Bölüm 26354 kelime
- 27 Bölüm 27213 kelime
- 28 Bölüm 28114 kelime
- 29 Bölüm 29334 kelime
- 30 Bölüm 30147 kelime
- 31 Bölüm 31116 kelime
- 32 Bölüm 32107 kelime
- 33 Bölüm 33124 kelime
- 34 Bölüm 34178 kelime
- 35 Bölüm 3589 kelime
- 36 Bölüm 36153 kelime
- 37 Bölüm 37134 kelime
- 38 Bölüm 38223 kelime
- 39 Bölüm 39217 kelime
- 40 Bölüm 4083 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Toplantı salonunda herkes susmuştu. Gözler Ali’ye çevrilmişti.Sanki bütün oda onun vereceği kararı bekliyordu. Ali’nin kalbi hızla atıyordu. Bir tarafta Ünsal Bey vardı. Yılların yöneticisi, güçlü ve tecrübeli biri. Diğer tarafta ise Elif…
Sevdiği kadın.
Ama aynı zamanda şirkete gizli bir amaçla gelmiş biri. Ali birkaç saniye hiçbir şey söylemeden durdu. İçinde büyük bir fırtına kopuyordu. Sonra Elif’e döndü.
“Bana baştan beri gerçeği söylemedin.”
Elif gözlerini kaçırmadı.
“Haklısın.”
Ali’nin sesi ağırdı.
“Beni kullandın mı?”
Salondaki herkes bu sorunun cevabını bekliyordu.
Elif derin bir nefes aldı.
“Başta… evet.”
Ali’nin içi sanki parçalandı.
Ama Elif hemen devam etti.
“Buraya yatırım grubunun temsilcisi olarak geldim. Şirketin gerçek değerini görmek ve satın alma planını hazırlamak için.”
Ali’nin yumrukları sıkıldı.
“Sonra ne değişti?”
Elif’in sesi bu kez çok daha duygusaldı.
“Sen.”
Salonda hafif bir hareket oldu.
Elif Ali’ye bakarak konuştu.
“Sen bu projeye gerçekten inanıyordun. Bu şirketi kurtarmak için mücadele ediyordun. Ve o zaman anladım… bu şirket satılmamalı.”
Ünsal Bey hafifçe güldü.
“Ne kadar duygusal.”
Ali ona sert bir bakış attı.
Ünsal Bey devam etti:
“Ali, bu sadece iş dünyası. Duygularla karar verilmez.”
Ali bir an düşündü.
Sonra yavaşça konuştu.
“Belki haklısınız.”
Salonda bir uğultu yükseldi.
Elif’in yüzü soldu.
“Ama…” dedi Ali.
Herkes tekrar sustu.
Ali gözlerini Elif’e çevirdi.
“Ben yine de Elif’e güveniyorum.”
Salonda büyük bir şaşkınlık oldu.
Ünsal Bey’in yüzündeki gülümseme ilk kez kayboldu.
Ali devam etti:
“Çünkü bu şirketi satmak yerine kurtarmak isteyen tek kişi o.”
Elif’in gözleri dolmuştu.
Ama Ünsal Bey hemen karşılık verdi.
“Peki o zaman sana bir soru sorayım Ali.”
Ali ona döndü.
Ünsal Bey masanın üzerine bir dosya koydu.
“Şirketin gerçek borcunu biliyor musun?”
Ali kaşlarını çattı.
Ünsal Bey dosyayı açtı.
“Bu şirketin borcu düşündüğünden çok daha büyük.”
Ali sayfalara baktı.
Rakamları görünce yüzü değişti.
Bu rakamlar korkutucuydu.
Ünsal Bey sakin bir şekilde konuştu:
“Bu şirketi kurtarmak için ya satacağız…”
Sonra Ali’ye baktı.
“Ya da birkaç ay içinde tamamen batacak.”
Ali şimdi yeni bir gerçekle karşı karşıyaydı.
Aşk…
Güven…
Ve şirketin geleceği.
Hepsi onun vereceği karara bağlıydı.
Ve Ali artık şunu anlamıştı:
Bu savaş daha yeni başlıyordu.
Bölüm etkileşimi
