17. bölüm / 41
Aşk nöbet dinlemez | texting17.
Bölümler 41Şu an: 17.
- 1 1.669 kelime
- 2 2.439 kelime
- 3 3.417 kelime
- 4 4.232 kelime
- 5 5.273 kelime
- 6 6.281 kelime
- 7 7.817 kelime
- 8 8.418 kelime
- 9 9.1.045 kelime
- 10 10.1.216 kelime
- 11 11.520 kelime
- 12 12.497 kelime
- 13 13.960 kelime
- 14 14.462 kelime
- 15 15.1.292 kelime
- 16 16.662 kelime
- 17 17.1.291 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 18.1.019 kelime
- 19 19.860 kelime
- 20 20.1.453 kelime
- 21 21.1.819 kelime
- 22 22.2.382 kelime
- 23 23.1.334 kelime
- 24 Baran ÖNDER & Asya DUMANLI335 kelime
- 25 24.1.257 kelime
- 26 25.1.599 kelime
- 27 26.1.870 kelime
- 28 27.1.648 kelime
- 29 28.1.562 kelime
- 30 29.1.797 kelime
- 31 30.571 kelime
- 32 31.1.391 kelime
- 33 32.1.490 kelime
- 34 33.865 kelime
- 35 34.609 kelime
- 36 35.766 kelime
- 37 36.1.324 kelime
- 38 37.1.490 kelime
- 39 38.1.080 kelime
- 40 39.967 kelime
- 41 40.1.374 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Civcivgötü:
Karan denen lavukla
Ne konuşuyorsunuz gülerek
(3.33)
Siz:
Anlamadım
Civcivgötü:
Diyorum ki
Görev yerinden ayrılmış
O lavuk
Komutana söylememi
İstemiyorsa uzasın hemen
Siz:
sadece zaman geçmesi için
Sohbet ediyorduk
Komutanım
Civcivgötü:
O yerine geçsin
Öyle edin
Sohbetinizi
Siz:
tamam komutanım
ayrıca siz tanıyor musunuz
Karanı
Civcivgötü:
Evet
Bi tanıdık
Siz:
Hadi ya
Nereden tanıdık
Civcivgötü:
merak mı ettin
Siz:
Canım sıkıldı ondan
Civcivgötü:
peki
Lise arkadaşıyız
Pek de arkadaş sayılmaz aslında
Bura da denk geldik
Siz:
Kadere bak
Neden arkadaş sayılmaz peki
Civcivgötü:
Fazla meraklısın
Siz:
Dedim ya can sıkıntısı
Civcivgötü:
Ordan palyanço gibi mi
Duruyorum
Siz:
Evet
Civcivgötü:
Nezaketten hayır de bari
Siz:
Neyse o
Eee söyleyecek misin
Neden arkadaş sayılmadığınızı
Civcivgötü:
kavga ediyorduk işte
Siz:
Onu anladım
Konu ne
Kız meselesi mi
Civcivgötü:
Kısmen
Siz:
Kız meselesi yani
Civcivgötü:
Lisenin başlarında yakın arkadaştık
Sonra dan olaylar gelişti
Oldu bişeyler
Siz:
Ha
Aynı kıza aşık oldunuz
Civcivgötü:
Senin burnun
Fazla uzadı
Siz:
iyi be demedim bişey
Civcivgötü:
Peki sen
Hiçbir şey anlatmıyorsun
Siz:
Çok düzüm ben
Civcivgötü:
Mesleğin ne
Siz:
Öğretmenim
Civcivgötü:
Vay
Şaka mı?
Ciddi mi?
Siz:
Yalan borcum mu var
Komutanım
Civcivgötü:
Sadece şaşırdım
Ne öğretmenisin
Siz:
İlkokul öğretmeni
Civcivgötü:
Çocuklarla anlaşabiliyorsun
Yani
Siz:
Evet çocuklar çok iyi
Sadece aileleri sıkıntı yaratıyor
Civcivgötü:
Anladım
Sen lafını esirgemezsin ama
Siz:
Esirgemem
Civcivgötü:
Güzel
Siz:
Baran
Komutanım
Civcivgötü:
Efendim asya
Siz:
Ben galiba
Sapığı buldum
Civcivgötü:
Nasıl
Ne ara
Siz:
gözümün önünde biri
kız koğuşuna ilerliyor
Elinde iç çamaşırı var
Ben karanlıkta olduğum için görmüyor
Sikerim ben bunu
Civcivgötü:
Asya
Geliyorum yapma
Bişey
Kim görebiliyor musun
Siz:
orospu çocuğu ademmiş
Zaten hırsımı alamamıştım
Bekleyin komutanım
İki dakikaya geliyorum
Civcivgötü:
Asya
Yapma
Bak ceza yersin kızım
Sikeyim böyle işi
Geliyorum
(Gönderildi)
•••
Hızlı adımlarla nöbet yerimden ayrılıp kızların koğuşunun yanına gelmiştim. Ben çıkarken arkamdan Karan bir şeyler sormuştu ama birazdan geleceğimi söyleyip geçiştirmiştim.
Nöbet yerimi terk ettiğim için zaten ceza yiyecektim ama şu an tek odaklandığım şey, o Adem piçini bir güzel benzetmekti. Sapık olduğunu bilsem onunla asla iş birliği yapmazdım.
Cebimde telefonumun ekranı sürekli yanıp sönüyordu büyük ihtimalle Baran arıyordu. Hiç umursamadan binanın arkasındaki gölgeliğe doğru ilerledim.
Karanlıkta ilk başta pek bir şey seçemedim ama biraz daha ilerleyince Adem'in gölgesini fark ettim. Camdan içeri, kızların odasına bakmaya çalışıyordu.
Ben seni burada mahvetmez miyim şimdi?
Tek bir koşuda yanına varıp üniformasının ensesinden tuttuğum gibi onu yere fırlattım.
"Ulan Adem!" dedim dişlerimin arasından tıslayarak.
Yere çakılmasıyla birlikte ağzından acı dolu bir inleme döküldü elindeki pembe sütyen de toprak zemine boylamıştı. Orospu çocuğu, ne yapacaksa o çamaşırla!
Karşısında beni görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. "Asya?!"
"Asya ya!" dedim üzerine tekinsiz bir adım atarak.
"Asya, ben bir şey yapmadım vallahi!"
Korkudan sesi titriyordu. Üzerine yürüdükçe kendini panikle geri geri sürüklüyordu.
"Sen bu yalanları komutana anlatırsın!"
Sırtı duvara yapışınca ellerinden destek alıp ayağa kalkmaya çalıştı. Ancak tam o anda bacak arasına attığım sert tekmeyle acıdan iki büklüm olup tekrar yere yapıştı.
"Merak etme," dedim yanına eğilerek. Kulağını tutup hırsla büktüm. "Önce ben seninle biraz özel konuşacağım."
Acı içinde kıvranarak eliyle elimi çekmeye çalışıyordu. Çıkardığı sesleri içerideki kızlar duymuş olmalıydı ki kışlanın içinden ayak sesleri gelmeye başladı.
Hızla eliyle ağzını kapatıp kulağına fısıldadım "Kes sesini, sikerim!"
Sesini çıkarmayacağını anlayınca onu yakasından tutup ayağa kaldırdım ve zifiri karanlığa doğru sürükledim. Burası neredeyse kimsenin uğramadığı, ışıklandırması olmayan ücra bir köşeydi. Tek elimle telefonumu çıkarıp flaşını açtım ve etrafı biraz olsun aydınlatması için hafifçe yere attım.
Kızların adım sesleri uzaklaşıp kesilmişti.
Elimi ağzından çekip yüzüne baktım. "Tek bir ses çıkarırsan seni buraya gömerim!"
Başını yukarı aşağı hızla sallayarak beni onayladı.
"Şimdi..." dedim ellerimi birbirine vurarak. "Ne zamandır yapıyorsun bu sapıklığı?"
"2 hafta oldu Asya! Vallahi erkek olduğum için kendimi kontrol edemedim!"
Alaycı bir kahkaha attım. "Hadi ya? Erkek olduğun için demek!"
Çelimsiz bir tip olduğu için bana karşılık vermesi zaten imkansızdı. Bunu kendisi de çok iyi bildiğinden hamle yapamıyordu. Ve galiba ölesiye dayak yemekten korkuyordu.
"Asya bak, ben zaten iç çamaşırlarını buraya geri bırakmaya gelmiştim. Hadi bırak beni, gideyim."
"Tch..." dedim üzerine doğru bir adım daha atarak. "Tekrar yapmayacağın ne malum?"
Ben adım attıkça o da sürünerek geri çekiliyordu. "Söz yapmayacağım! Vallahi Allah çarpsın!"
Ayağımla sert bir çelme takıp onu tekrar yere fırlattım. "Allah'ı karıştırma lan piç!"
İnleyerek kalçasını tuttu. Şu an ellerim o kadar kaşınıyordu ki, onu bir güzel benzetmeden kimseye teslim etmeye niyetim yoktu.
"Adem..." dedim üniformamın kollarını dirseklerime kadar katlayarak. "Biliyor musun, sapıkları hiç sevmem."
Cümlem biter bitmez eğilip yüzünün ortasına okkalı bir yumruk geçirdim. Bilerek tam gücümle vurmamıştım, sadece yanağı biraz kızarmıştı.
Tam o sırada duyduğum seslerle bakışlarım yana kaydı.
"Asya! Neredesin?!" Bu Baran'ın sesiydi.
Anlık dikkat dağınıklığımdan faydalanan Adem piçi, yüzüme sert bir tokat geçirdi ve kaçmaya çalıştı. Tokadın şiddetiyle dudağımdan patlayan sıcak kanın tadını hissettim.
Sesler gittikçe yaklaşırken karanlığın içinden il gördüğüm şey baranın endişeli görünen yüzüydü. Baran koşarak yanımıza geldi ama ben o sırada kaçmaya çalışan Adem'i omzundan yakalamış, yüzüne peş peşe yumruklar indiriyordum. Bu sefer tüm gücümü kullanmıştım; Adem yumrukların etkisiyle duvara yapışmış gibi duruyordu.
Beni durduran şey, belimi saran bir çift güçlü kol oldu. "Asya, tamam!" dedi beni geriye doğru çekerek.
Adem duvara yaslanmış, bayılmamıştı ama zar zor ayağa kalkmaya çalışıyordu.
"Baran bırak!" dedim onu itmeye çalışarak. Ama imkansızdı, kaslı bedeniyle zaten tüm görüş açımı kapatmıştı.
"Asya, sakin ol!" Bu seferki sesi yatıştırıcı değil, düpedüz emir verir gibiydi.
Ben inatla kurtulmaya çalıştıkça Baran omzumdaki ellerini belime indirip beni daha sıkı kavradı. "Komutanım!" dedim sabır dilercesine. Tek elimle dudağımı gösterdim. "Dudağıma bakın! O piç yaptı, bırakın da hırsımı alayım!"
Dudaklarıma kısa ve keskin bir bakış attı. Bakışları derinleşti, çene kasları anında kasıldı. "Hayır," dedi net bir sesle. Bakışları tekrar gözlerimi buldu. "Ben halledeceğim, burada dur."
Dediği şeyden sonra kısa bir sessizlik oldu. Fakat bu sessizliği bozan biz değil, arkadan acıyla, "Orospu karı..." diye homurdanan Adem oldu.
Baran'la bir an anlamsızca birbirimize baktık. Baran öfkeden deliye dönmüştü, aynı şekilde ben de. Tam Baran'ı itip öne atılacaktım ki, bana fırsat kalmadan Baran hızla arkasını döndü. Adem'i yakasından kavradığı gibi tek bir yumrukta adamı duvara yapıştırıp yere serdi. "Sen de sus piç herif!"
Adamı bayılttıktan ettikten hemen sonra söylediği bu lafla kendi de kontrolünü kaybettiğini anladı. Bakışları tekrar bana kaydı.
"Komutanım..." dedim korkuyla. Adamı resmen tek hamlede pille çalışan bebek gibi kapatmıştı! Tabii ben önceden haşat ettiğim için işi kolaylaşmıştı, yoksa tek yumrukla adam mı bayılır canım?
"Siktir..." dedi bana bakarak. Birisi bizi bu halde görse kesinlikle açıklayamazdık.
"Adam mı öldürdük biz şimdi?!" Stres ve korkudan bir sağa bir sola volta atmaya başladım.
"Saçmalama Asya," diyerek beni omuzlarımdan yakalayıp durdurdu. Şu an yakalanırsak, sebebi ne olursa olsun feci bir ceza yerdik.
Karanlığın içinden yaklaşan adım seslerini duyunca Baran hızla yerdeki telefonu alıp flaşı kapattı ve diğer eliyle aniden ağzımı kapattı.
Adım sesleri gittikçe yaklaşıyordu. Ağzım kapalı olduğu için burnumdan derin nefesler almak zorundaydım. Hiçbir şey göremiyordum ama Baran o kadar yakınımdaydı ki, kokusu buram buram burnuma doluyordu.
Bu tehlikeli yakınlaşmayla birlikte aklıma ister istemez kazara öpüşmemiz geldi. Derin bir yutkunma geçirdim. Umarım şu an kızarmıyorumdur... Gerçi zifiri karanlıkta göremezdi zaten.
"Asya?" dedi fısıltıyla. Eli hâlâ ağzımda olduğu için sadece boğuk bir ses çıkarabildim. "Hasta mı oldun sen? Ateşin mi var?"
Dediği şeyle yanaklarımdaki o hücum eden sıcaklığı hissedebildiğini anladım. Ama neyse ki sadece hasta olduğumu sanıyordu, bu da harika bir şeydi! Onaylar anlamda başımı salladım.
"Anladım," dedi tekrar fısıldayarak. "
"Yatarken ilaç iç, yoksa söyle bana gel ben veririm." Yavaşça başımı sallayıp onu tekrar onayladım.
Adım sesleri hâlâ geliyordu. Allah aşkına kimdi bu Allah'ın belası?! Üstelik hiç ses de çıkarmıyordu.
Baran'ın omuzlarının arkasından yaklaşan bir ışık hüzmesi fark edince oraya odaklandım. Baran da elini ağzımdan çekip benim baktığım yöne döndü ama hâlâ bedenlerimiz dip dibeydi.
Işığın doğrudan bize doğru yaklaştığını görünce, ikimizin de dudaklarından aynı anda aynı fısıltı döküldü
"Siktir..."
Sanırım buraya kadardı...
•••
Ayayayayyaya bayıldım bu bölüme
Kısacık sorum var temsili karakter
ister misiniz??
Ademin "erkeğim kendimi kontrol edemedim" dediğinde bizdir
Bölüm etkileşimi
