7. bölüm · Akasya Ağacı
6. Bölüm
1 HAFTA SONRA
♪ Yalnız Kuş - Göksel ♪
Aradan 1 hafta geçmişti ve Güney hastaneden çıkmıştı. Her sabah olduğu gibi okula doğru yürürken Duru’yu gördüm. İçimden beni görmemesi için dua ederken “Gökçe.” diyen cırtlak sesini duydum. Ellerimi sıkıp arkamı döndüğümde yanıma çoktan gelmişti. “Selam.” dedim samimiyetsizce. “Günaydın, Selim’le nasıl gidiyor?” diye sordu. Bir kere de Selim’i sormasa şaşırırdım zaten.
Bu kız ne işler çeviriyor? “İyi işte.” dedim göz devirerek. “Neyse okulda görüşürüz.” diyerek yanımdan uzaklaştığında derin bir nefes aldım ve yoluma devam ettim.
Okulda geldim ve bölümüme doğru ilerlemeye başladım. Psikoloji bölümünün önünden geçerken biri gözlerimi kapadı. Kim olduğunu anladığım için rahatladım. “Hayal, yapma!” dedim gülerek. Ellerini gözlerimden çekerek yanıma geldi. “Günaydın, sabah karşılaşmadık.” dedi gülümseyerek. İç çekerek “Duru ile karşılaşmamak için geç çıktım, fakat yanılmışım.” dedim. Kollarını bağlayarak “Gökçe ben bu kızı hiç sevmedim.” dedi. “Aman neyse önemi yok işte. Ders başlayacak ben kaçar.” dedim ve koşarak sınıfa gittim. Sınıfa girdiğimde hemen ikisinden uzak bir yere oturdum. Ders başladığında derin bir nefes aldım ve kendimi tamamen derse odakladım. O sırada ellerim önümdeki kâğıda istemsizce “Savcı Gökçe Öztürk” yazdı. Gülümsedim ve hırslandım. Bu ünvan bir gün gerçek olacaktı..
***
Okuldan çıktığımda garip bir şekilde Giray ile karşılaştım. Yanında bir kız vardı. Garipsemedim çünkü Giray bunu çok yapardı. “Gökçe.” diye seslendi bana. Sesi soğuktu. Bir an duraksadım. Normalde bana adımla seslenmezdi. Pek umursamayıp yanına gittim. “Selam.” dedim gülümseyerek. “Tünaydın.” dedi yanındaki kız. “Tanıştırayım yeni arkadaşım Melisa. Bu da Gökçe.” dedi bize bakarak. “Memnun oldum.” dedim elimi uzatarak. Elimi sıkarak “Bende memnun oldum.” dedi. “Neyse görüşürüz.” diyerek yanlarından ayrıldım. Giray bana kariı bu kadar soğukken onunla çok vakit geçirmek istemiyordum.
Tam bu sırada telefonuma bir mesaj geldi. Mesaj annemdendi. Hızla telefonu açıp mesajı okumaya başladım.
Annem:Kızım,bu akşam Hayal’lere gidebilir misin?
Annem:Ben sana sonra anlatırım ne olduğunu. Ama lütfen eve gelme.
Sonunada bir kalp emojisi bırakmıştı.
Onayladığımı belirten bir mesaj bırakarak yolumu değiştirip karşı apartmana girdim. Merdivenlerden hızla çıkıp kapıyı çaldım. Esin Teyze kapıyı açtı. “Hoşgeldin kızım.” dedi gülümseyerek. “Hoşbulduk Esin Teyze, annem bu akşam burda kalmamamı söyledi. Müsait misiniz?” dedim ayakkabılarımı çıkartırken. “Lafı mı olur, içeri geç güzelim.” dediğinde içeri girdim. “Hayal odasında.” dedi Esin Teyze adeta ne istediğimi anlayarak. Koşarak Hayal’in odasına gittim. Normalde kapıyı çalardım ama bu sefer nedense unuttum. Kapıyı açtığımda Hayal’in ağladığını görüp durdum. “Gökçe.” dedi burnunu çekerek. Hemen ardımdaki kapıyı kapatıp yatağa oturdum. “Noldu?”diye sordum merakla. “Yok bişey ya, sadece biraz duygu boşaltımı yapıyordum.” Hayal’i daha fazla zorlamak istemedim. Sadece ona sımsıkı sarıldım.
Ayrıldığımızda gözyaşlarını sildi. “Kusura bakma, sen neden gelmiştin?” diye sordu kendini toparlayarak. İç çekerek “Annem buraya gelmemi söyledi, sebebini bende bilmiyorum.” dedim. Şaşırarak “Garip, bu gece burada mısın?” diye sorduğunda başımla onayladım. “Neyse boşver sen şimdi bunu. Sahi Güney odasında mı?” diye sordum.
“Evet odasındada neden sordun ki?” dediğinde omuz silktim. “Hiç, yani, öylesine işte.” dedim tedirginlikle. Aslında kötü bir amacım olmamasına rağmen tedirgin olmuştum. Boşu boşuna bir şeydi. Yani, umarım.
***
Aradan birkaç saat geçmişti. Esin Teyze dışarı çıkıcağını söyleyerek gitmişti. Saat çok geç değildi. Yemek yemiştik ve Hayal uyumuştu. Ben ise yatakta uzanıyordum. Tuvalete gitmeye karar verdim ve ayağa kalktım. Koridorda yürüyerek banyoyu buldum. Banyo ve Güney’in odası karşılıklıydı. Tam banyoya girecektim ki ne olduğunu fark edemeden odanın kapısı açıldı. Biri beni içeri çekti. Bağırmayı denedim ama şoktan bişey yapamadım. Odanın kapısı kapandığında beni içeri çekenin Güney olduğunu fark ettim. Beni yatağa itti. “Napıyorsun?” dedim sessizce.
“Seni özledim.” dedi sırıtarak. Sinirli bir şekilde ona baktığım sırada yanıma yattı. “Ne demek özledim? Güney sen sarhoş musun?” diye sordum.
“Ne alaka, sadece seni özledim. Hem ben içmiyorum biliyorsun.” İyice üstüme geldiğinde sinirden delirecektim.
“Güney biri görecek.” Sırıttı.
“Olmaz birşey.”
O sırada şaka maka Güney’n yanında huzur bulduğumu fark ettim. Garipti ama evet, kesinlikle huzur buluyordum. Fakat artık gitmem gerekiyordu. “Güney yapma.” Tam bunu söylerken korktuğum başıma geldi ve odanın kapısı açıldı. Hayal bizi gördüğü an duraksadı. Yüzündeki şok bir anda hayal kırıklığına büründü. Güney “H-Hayal.” dedi korkuyla. Hayal daha fazla dayanamayıp koşarak odadan çıktı.
“Hayal, bekle!” dedim peşinden koşarak. “Çık evimden Gökçe.” dediğinde durdum. Gözlerim doldu. “Ama sandığın gibi değil.” dedim ağlamaklı bir sesle. “Ne yaşandığı umrumda bile değil. Sen hiçbir zaman sözünü tutmuyorsun. Çık şimdi evden!” diye bağırdı. Yapıcak birşey yoktu. Güney’in odasında döndüm. Yüzündeki üzüntüyü görebiliyordum fakat umrumda değildi. “Bravo. Tek diyeceğim şey bravo.” dedim ve odadan çıktım. Hiçbir şey diyemedi.
Hemen evden çıkıp kendi apartmanma doğru gittim. Şansıma yolda Esin Teyze’yle karşılaşmadım. Kapıyı çaldım. Bir süre bekledikten sonra kapı açıldı. Karşımda tanımadığım bir adam vardı. Arkasında duran annem beni görünce dehşete kapıldı. “Kızım.” dedi tanımadığım adam bana. Hızlıca ayakkabılarımı çıkartıp içeri girdim. “Anne bu kim?” diye sordum merakla. Annem cevap veremedi. Karşımda duran adam sadece sinirli bir şekilde anneme baktı. “Gökçe’ye babasını anlatmadın demek.”
Bekle. Babam mı?
Yıl: 2009
Yer: Gökçe’nin evi
“Anne, babam bugün gelicek mi?”
“Gökçe’m babam bugün gelmicek. Ama ben geliyorum, Giray geliyor. Hepimiz orda olucaz.”
“Ama bütün arkadaşlarımın babası geliyor dans gösterisine.”
“Biliyorum, ama babanın işi var. Bugünlük gelmeyecek. Tamam mı Gökçe’m?”
“Tamam annecim.”
